MİT Başkanı Kalın, Blinken'ın Ankara ziyareti öncesinde Şam'da temaslarda bulundu

Şarku'l Avsat’a konuşan kaynaklar, Türkiye’nin Suriye’de ABD'den taleplerini açıkladı

Dün (Perşembe) Şam'daki Emevi Camii'ne giren MİT Başkanı İbrahim Kalın ve heyetinin etrafını yüzlerce Suriyeli sardı. (Türk televizyon kanalları)
Dün (Perşembe) Şam'daki Emevi Camii'ne giren MİT Başkanı İbrahim Kalın ve heyetinin etrafını yüzlerce Suriyeli sardı. (Türk televizyon kanalları)
TT

MİT Başkanı Kalın, Blinken'ın Ankara ziyareti öncesinde Şam'da temaslarda bulundu

Dün (Perşembe) Şam'daki Emevi Camii'ne giren MİT Başkanı İbrahim Kalın ve heyetinin etrafını yüzlerce Suriyeli sardı. (Türk televizyon kanalları)
Dün (Perşembe) Şam'daki Emevi Camii'ne giren MİT Başkanı İbrahim Kalın ve heyetinin etrafını yüzlerce Suriyeli sardı. (Türk televizyon kanalları)

Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Muhammed el-Beşir başkanlığında Suriye hükümetinin kurulmasının ardından bir Türk heyetinin başkanlığında Şam'a ilk ziyaretini gerçekleştirdi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da MİT Başkanı ve Türk heyetine Şam'da eşlik etmesi planlanıyordu, ancak Dışişleri Bakanlığı kaynakları Fidan'ın programının buna izin vermediğini bildirdi.

Kalın'ın dün (Perşembe) Şam'a yaptığı ziyaret, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'ın bugün (Cuma) Ankara'ya yapacağı ve Fidan ile Suriye'deki gelişmeleri görüşeceği ziyaretin arifesinde gerçekleşti.

Şam ziyareti ve ABD'den talepler

Kalın ve beraberindeki heyet, Suriye Kurtuluş Hükümeti liderleriyle geçiş sürecinin nasıl yönetileceği ve bu süreçte atılacak adımlar üzerinde durarak, Suriye halkının çeşitli grup ve kesimlerinin isteklerini karşılayan yeni bir anayasanın oluşturulması ve ülkede istikrar ve refahın sağlanması konularına odaklandı.

dwf
MİT Başkanı İbrahim Kalın ve beraberindeki heyet, yüzlerce Suriyelinin toplandığı Şam'daki Emevi Camii'ne güçlükle ilerliyor. (Türk televizyon kanalları)

Türk televizyon kanalları, Kalın ve Türk heyetinin akşam namazını kılmak üzere Şam'daki Emevi Camii'ne giderken, camiye giden sokaklarda Türk heyetinin etrafını saran büyük bir Suriyeli kalabalığın ortasında çekilmiş canlı görüntülerini yayınladı.

Bu arada diplomatik kaynaklar Şarku’l Avsat'a, Türkiye'nin Blinken'ın temasları sırasında ABD'ye Suriye'nin yeni ve kritik bir aşamadan geçtiği, Suriye'de düzenli bir geçiş sürecine ihtiyaç duyulduğu, bu aşamada ülkenin daha fazla istikrarsızlığa ve parçalanmaya sürüklenmesinin önlenmesinin önemli olduğu, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve birliğinin korunmasının vurgulanması ve Suriye'deki durumla ilgilenen uluslararası tarafların geçiş sürecinin sorunsuz bir şekilde tamamlanması, gerekli insani yardım ve siyasi desteğin sağlanması için rol oynaması gerektiği gibi bir dizi önemli mesaj vereceğini açıkladı.

hhyju
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Ürdün ziyareti için dün (Perşembe) Amman'a geldi ve akşam saatlerinde Suriye konusunda görüşmelerde bulunmak üzere Türkiye'ye uçtu. (Reuters)

Kaynaklar, Fidan'ın ABD'li mevkidaşına sahadaki yeni gerçekliği göz önünde bulundurarak Suriye'deki gelişmeleri yönlendirmek için Birleşmiş Milletler (BM) dahil çeşitli forumlarda yoğun çaba sarf edilmesi gerektiğini de vurgulayacağını söyledi.

Kaynaklar, Türkiye'nin Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) en büyük bileşeni olan YPG’nin desteklenmesi konusunda ABD'den net ve kararlı bir tutum isteyeceğini bildirdi.

Kaynaklar, “Blinken'a, ülkesinin bir pozisyon almaması ve YPG ile arasına mesafe koymaması halinde, Türkiye'nin sınırlarını ve halkını onların tehditlerinden korumak için gerekeni yapacağı söylenecek” ifadesini kullandı.

Kaynaklar, Washington'un Türkiye ile ‘Münbiç ve Fırat'ın doğusuyla ilgili olarak 2018 ve 2019'da YPG’yi Türkiye'nin güney sınırından 30-40 kilometre uzakta tutma konusunda’ imzaladığı mutabakatlara uymadığına dikkat çekti.

Kaynaklar ayrıca, Türkiye'nin Suriye ile olan 900 kilometrelik sınırı boyunca güvenlik kuşağını bu derinlikte tamamlamaya kararlı olduğunu vurguladı.

YPG üzerindeki baskı

Diğer yandan Savunma Bakanlığı'ndan bir yetkili, Suriye Milli Ordusu (SMO) gruplarının ‘Suriye'nin kuzeyini terörden temizlemek’ için ilerlemeye devam ettiğini doğrulayarak, grupların SDG'nin kontrolündeki bölgelerde yürüttüğü ve Tel Rıfat ve Münbiç kentlerinin ele geçirildiği Özgürlük Şafağı Operasyonu’na atıfta bulundu.

Dün Savunma Bakanlığı'nın haftalık brifinginde konuşan Türk askeri yetkili, “Türkiye, ABD'ye bir terör örgütünün (DEAŞ) başka bir terör örgütü (YPG) kullanılarak ortadan kaldırılamayacağını defalarca söyledi” dedi.

s
Türkiye ile ABD heyetleri arasında Kasım 2023'te Ankara'da yapılan görüşmelerden (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Yetkili, YPG'nin ‘kirli bir plan’ üzerinde çalıştığını ve ‘DEAŞ teröristlerinin kıyafetlerini giyerek dünyaya Suriye'nin kuzeydoğusunda DEAŞ'ın bitmediği izlenimi yaratmaya çalıştığını’ belirtti. Yetkili ayrıca, Türk güçleri ve müttefik grupların onlara Suriye'nin kuzeyinde toprak kazanma fırsatı vermeyeceğini vurguladı.

Öte yandan, Blinken'ın Türkiye ziyareti öncesinde Washington, Türkiye'nin saldırılara karşı kendini savunma hakkını kabul ederken YPG'ye desteğinin devam edeceğine dair açık

csdvfgb
Türk İHA’ları Kamışlı Havaalanı yakınlarında eski rejim güçlerine ait bir silah deposunu vurdu. (SOHR)

Türkiye, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke vilayetinde yer alan Kamışlı Havaalanı civarında Beşşar Esed rejimi güçlerinin geride bıraktığı askeri teçhizat, silah ve mühimmat depolarını hedef almaya devam etti. Rejim ordusu Kamışlı'nın güneyindeki 54. Alay'dan çekilmeden önce bu depoları terk etmiş ve daha sonra SDG'nin iç güvenlik güçleri (Asayiş) bölgeyi kontrol altına almıştı.

Suriyelilerin ülkelerine dönüşü

Türkiye'deki Suriyeliler ülkelerine dönmek için üç sınır kapısına akın etmeye devam ediyor: Türkiye'nin güneyindeki Hatay ile İdlib'in kuzeyini birbirine bağlayan Cilvegözü, Hatay ile Halep arasındaki Yayladağı ve Kilis ile Halep arasındaki Öncüpınar.

fvgbhy
Suriyeliler, Hatay ile İdlib'in kuzeyi arasındaki Cilvegözü Sınır Kapısı’nda evlerine dönmek için hazırlık yapıyor. (AFP)

Çarşamba gününden bu yana Türkiye’den ayrılmak üzere sınır kapılarına yönelen Suriyelilerin sayısında düşüş yaşanırken, onlarca Suriyeli beklenmedik durumlarla karşı karşıya kaldı. Zira Türk yetkililer, İnterpol tarafından aranan ya da Türkiye'de davası olan ya da gitmeden önce borçlarını ve mali durumunu kapatmayan Suriyeliler ile çifte vatandaşlığa sahip olan ve Türk vatandaşlığı dışında bir vatandaşlığa sahip olan Suriyelileri sınır kapılarından geri gönderiyor.



Müfettişler Suriye'de 100'den fazla kimyasal silah sahası olduğunu tahmin ediyor

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) müfettişleri Suriye'de (AP)
Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) müfettişleri Suriye'de (AP)
TT

Müfettişler Suriye'de 100'den fazla kimyasal silah sahası olduğunu tahmin ediyor

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) müfettişleri Suriye'de (AP)
Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) müfettişleri Suriye'de (AP)

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) müfettişleri, Beşşar Esed'in devrilmesinden sonra Suriye'de 100'den fazla kimyasal silah sahasının kaldığından şüphelendiklerini açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın New York Times'tan aktardığına göre bu rakam türünün ilk tahmini ve Esed'in şimdiye kadar kabul ettiği rakamlardan çok daha yüksek. OPCW, Esed'in kötü şöhretli askeri programından geriye kalanları değerlendirmek üzere Suriye'de araştırma yapmak istiyor.

OPCW, bu sayıya dışarıdan araştırmacılar, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar ve OPCW üyesi devletler tarafından paylaşılan istihbarattan elde edilen bilgilere dayanarak ulaştığını belirtti.

Bu tesislerin kimyasal silahların araştırılması, üretilmesi ve depolanması için kullanıldığından şüpheleniliyor. Esed rejimi, on yılı aşkın süredir devam eden iç savaş sırasında muhalif savaşçılara ve Suriyeli sivillere karşı sarin ve klor gazı gibi silahlar kullanmıştı.

Araştırmacılara, örgütün eski çalışanlarına ve diğer uzmanlara göre bazı tesislerin mağaralarda ya da uydu görüntüleri kullanılarak bulunması zor olan diğer yerlerde gizlenmiş olması muhtemel. Bu da bazı silahların emniyete alınmamış olabileceği ihtimalini arttırıyor.

Esed'in Suriye'si, 2013 yılında yüzlerce kişinin ölümüne yol açan sarin gazı saldırısının ardından ABD ve Rusya arasında varılan anlaşma uyarınca OPCW’ye katıldı.

Esed yönetimindeki Suriyeli yetkililer OPCW müfettişlerini engelledi ve eski başkanın devrilmesinden bu yana kimyasal silah sahalarının sayısı ve bunların güvenliğinin sağlanıp sağlanmadığı bir muamma olarak kaldı.

İç savaşın ilk yıllarında Esed hükümeti 27 tesisin yerini OPCW’ye bildirmiş, örgüt de bu tesisleri ziyaret edip kapatmaları için müfettişler göndermişti. Ancak Esed, 2018 yılına kadar kimyasal silah kullanmaya devam etti ve araştırmalar, Esed rejiminin temel kimyasal öncülleri ithal etmeye devam ettiğini gösterdi.

(foto altı) Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW), Suriye'de 100'den fazla kimyasal silah sahası olduğundan şüpheleniyor. (Reuters)

Müfettişler bu silahların özellikle nüfusun yoğun olduğu bölgelerde kullanıldığında tehlikeli olduğu konusunda uyarıda bulundu.

Bir sinir gazı olan sarin, insanları dakikalar içinde öldürebilir. Birinci Dünya Savaşı'nda ünlenen iki silah olan klor gazı ve hardal gazı gözleri ve cildi yakarak ciğerleri sıvıyla doldurur.

Geçtiğimiz mart ayında OPCW'nin Lahey'deki merkezine sürpriz bir ziyarette bulunan Suriye Dışişleri Bakanı, yeni hükümetin ‘Esed rejimi altında geliştirilen kimyasal silah programının tüm kalıntılarını yok edeceğini’ ve uluslararası hukuka uyacağını belirtti.

Konuyla ilgili bilgi sahibi kişilere göre, mevcut hükümet geçtiğimiz ay bir OPCW ekibinin sahaları belgeleme çalışmalarına başlamak üzere ülkeye girmesine izin verdi.

Ancak hükümet henüz OPCW'ye bir temsilci atamadı. Bu, ülkenin konuya olan bağlılığını gösteren önemli bir ilk adım.