SDG Lideri Kobani'de 'silahtan arındırılmış bölge' kurulmasını önerdi

SDG Lideri Mazlum Abdi Türkiye sınırındaki Kobani’de silahtan arındırılmış bir bölge kurulmasını önerdi (Reuters)
SDG Lideri Mazlum Abdi Türkiye sınırındaki Kobani’de silahtan arındırılmış bir bölge kurulmasını önerdi (Reuters)
TT

SDG Lideri Kobani'de 'silahtan arındırılmış bölge' kurulmasını önerdi

SDG Lideri Mazlum Abdi Türkiye sınırındaki Kobani’de silahtan arındırılmış bir bölge kurulmasını önerdi (Reuters)
SDG Lideri Mazlum Abdi Türkiye sınırındaki Kobani’de silahtan arındırılmış bir bölge kurulmasını önerdi (Reuters)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Lideri Mazlum Abdi, dün yaptığı açıklamada SDG’nin Türkiye sınırındaki Kobani'de (Ayn el-Arab) ‘silahtan arındırılmış bölge’ kurulması önerisinde bulunmaya hazır olduğunu söyledi. Öte yandan Washington, Münbiç bölgesinde Kürt güçler ile Türkiye’ye yakın güçler arasındaki ateşkesin uzatıldığını duyurdu.

Halep ilinin kuzeydoğusunda yer alan ve nüfusunun çoğunluğunu Arapların oluşturduğu Münbiç, ABD destekli ve Kürt ağırlıklı SDG çatısı altında faaliyet gösteren  Münbiç Askeri Konseyi tarafından kontrol ediliyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre Abdi, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “Suriye genelinde kapsamlı bir ateşkesin sağlanmasına yönelik kesin kararlılığımızı vurgulamak için Kobani’de ABD'nin gözetimi ve varlığı altında, güvenlik güçlerinin yeniden dağıtılmasıyla silahtan arındırılmış bir bölge kurulmasına yönelik öneri sunmaya hazır olduğumuzu duyuruyoruz” ifadelerini kullandı.

Abdi, bu hamlenin ‘Türkiye'nin güvenlik kaygılarını gidermeyi’ amaçladığını vurguladı.

Öte yandan ABD, Münbiç’te Türkiye’ye yakın güçler ile Suriyeli Kürt güçler arasındaki ateşkesin uzatılmasını sağladığını ve Ankara ile daha geniş bir mutabakat arayışında olduğunu açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller gazetecilere yaptığı açıklamada, Münbiç'te süresi dolan ateşkesin ‘hafta sonuna kadar uzatıldığını’ söyledi. Miller, Washington'ın ‘ateşkesi gelecekte de mümkün olduğunca uzatmak amacıyla çalışacağının’ altını çizdi.

SDG tarafından dün yapılan açıklamada, Türkiye, ‘Kobani'ye saldırı’ planlamakla suçlandı. Açıklamada “Türkiye çok sayıda askerini ve ağır silahlara sahip milislerini Kobani çevresine yığdı” denildi.

Türkiye’ye yakın gruplar, geçtiğimiz hafta Münbiç Askeri Konseyi'ne karşı bir saldırı başlattı. Çıkan çatışmalarda her iki taraftan yaklaşık 220 unsur hayatını kaybetti.

SDG Lideri Abdi, geçtiğimiz çarşamba günü ABD arabuluculuğunda bir ateşkese varıldığını duyurdu.

Münbiç, Halep'in kuzeyindeki Tel Rıfat'tan sonra Heyet Tahrir Şam (HTŞ) ve müttefiki olan grupların, 27 Kasım'da Suriye'nin kuzeyinde başlattığı ve 8 Aralık'ta Beşşar Esed rejiminin düşmesi ve Esed’in Suriye'den kaçmasıyla sona eren daha önce eşi ve benzeri görülmemiş saldırının gerçekleşmesinden sonra SDG’nin güçlerini tahliye ettiği Arap nüfusun yoğun olduğu ikinci bölge.

Münbiç ve Ayn el-Arab yıllardır, Türkiye'nin ‘terörist’ olarak sınıflandırdığı Kürt ağırlıklı silahlı grupları sınırlarından uzak tutmak için askeri operasyonlar başlatma tehdidinde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hedefindeydi.

Türkiye, 2016 yılından bu yana Suriye'nin kuzeydoğusunda Kürt ağırlıklı silahlı gruplara karşı birçok askeri operasyon gerçekleştirerek, geniş bir sınır şeridini kontrolü altına aldı.

ABD’nin öncülündeki DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu (DMUK) tarafından desteklenen SDG, Suriye'nin kuzeyinde ve doğusunda DEAŞ’a karşı çetin savaşlar verdi. DEAŞ’ın halifeliğini devirmeyi ve 2019 yılında son kontrol bölgelerinden de çıkarmayı başardı.



“Gazze Uluslararası İstikrar Gücü” nisan ayında göreve başlayacak

Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)
Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)
TT

“Gazze Uluslararası İstikrar Gücü” nisan ayında göreve başlayacak

Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)
Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)

Filistin asıllı Amerikalı arabulucu Bishara Bahbah dün Şarku’l Avsat gazetesine yaptığı açıklamada, ‘Gazze Uluslararası İstikrar Gücü’nün ilk grubunun nisan ayı başlarında görevine başlayacağını ve önümüzdeki aylarda daha fazla askerin Gazze Şeridi'ne gireceğini belirtti.

Bahbah, Mısır ve Ürdün'ün Filistin polis güçlerini eğitmek için çalıştığını ve bu güçlere katılmak isteyenlerin kayıt olabilmeleri için bir internet sitesi kurulduğunu açıkladı.

Barış İçin Arap Amerikalılar Komitesi Başkanı Bahbah ayrıca Washington'ın Hamas'a ‘kademeli’ olarak silahsızlanma konusunda bir teklif sunma sürecinde olduğunu söyledi.

Polis gücünü Gazze İdare Komitesi'nin yeni güçlerine entegre etme teklifinin olduğunu açıklayan Bahbah, sürecin ağır silahlarla başlayacağını, Hamas'ın herhangi bir silah geliştirmeyeceğini ve üretmeyeceğini, silah kaçakçılığı yapmayacağını, tünel sorununun çözüleceğini ve ardından Hamas'ın kendini savunma amacıyla elinde tutmak istediği bireysel silahlarla devam edeceğini ekledi.


Eleştirilere karşılık olarak Trump, Robert De Niro’yu ‘hasta ve akıl sağlığı bozuk’ olarak nitelendirdi

Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)
Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)
TT

Eleştirilere karşılık olarak Trump, Robert De Niro’yu ‘hasta ve akıl sağlığı bozuk’ olarak nitelendirdi

Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)
Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)

ABD Başkanı Donald Trump ile usta oyuncu Robert De Niro arasındaki söz düellosu yeniden alevlendi. De Niro’nun bir podcast programında başkan ve destekçilerine yönelik sert eleştirilerde bulunmasının ardından Trump, uzun bir açıklamayla oyuncuya ağır ifadelerle yüklendi. Böylece iki isim arasındaki gerilim bir kez daha gündeme taşındı.

Şarku’l Avsat’ın Independent’tan aktardığına göre tartışma, 82 yaşındaki De Niro’nun pazartesi günü MSNBC kanalında yayımlanan ‘The Best People with Nicolle Wallace’ adlı podcast programına katılmasıyla başladı.

Programda Trump ve destekçilerini sert sözlerle eleştiren De Niro, “O bir aptal. Ondan kurtulmalıyız. Ülkeyi mahvedecek. Herkesin ‘Make America Great Again’ sloganları ve Amerikan bayraklarıyla dolaşmasını istemiyorum, sanki sadece onlar Amerikalıymış gibi… Biz de Amerikalıyız” ifadelerini kullandı.

De Niro bununla da yetinmeyerek, Trump’ın salı günü yaptığı Birliğin Durumu konuşmasına atıfla ‘Bataklığın Durumu’ başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Söz konusu konuşma, Trump’ın Birliğin Durumu hitabına karşı bir mesaj olarak değerlendirildi.

Trump ise dün Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda De Niro’yu ‘hasta ve akıl sağlığı bozuk bir kişi’ olarak nitelendirdi. Başkan ayrıca paylaşımında Temsilciler Meclisi üyeleri İlhan Omar ve Rashida Tlaib’e de değinerek, Birliğin Durumu konuşması sırasındaki tutumlarını eleştirdi.

Trump paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Dün gece son derece önemli ve güzel bir etkinlik olan Birliğin Durumu konuşmasında İlhan Omar ve Rashida Tlaib’i histerik şekilde bağırırken izlediğinizde, gözlerinin kan çanağına dönmüş, adeta akıl hastaları gibi göründüğünü fark edersiniz. Açıkçası bir akıl hastanesine yatırılmaları gerekiyor gibi duruyorlar.”

Trump ayrıca, “Robert De Niro ile birlikte bir tekneye binsinler. De Niro takıntılı, hasta ve akıl sağlığı bozuk bir başka kişi. Son derece düşük bir zekâ seviyesine sahip olduğunu düşünüyorum. Ne yaptığının ya da ne söylediğinin farkında değil; söylediklerinin bazıları ise ağır suç niteliğinde” sözleriyle eleştirilerini sürdürdü.

Öte yandan De Niro, katıldığı podcast programında ‘ülkesi tarafından ihanete uğramış’ hissettiğini dile getirerek, ‘temel değerlere’ dönülmesi gerektiğini vurguladı.

De Niro, “Her şey mükemmel olmak zorunda değil ama bize gücümüzü ve insanlığımızı veren değerlere geri dönmeliyiz. Liderlerimizin hesap verebilir olmasını istiyorsanız, Anayasa’ya ve hukukun üstünlüğüne bağlıysanız ve ABD’nin sevginize layık olmasını istiyorsanız, birlikte sokaklara çıkmaya hazır olun; ülkemizi geri alacağız” dedi.

İki Oscar ödüllü oyuncu De Niro, özellikle 2024’te ikinci kez seçilmesinden önceki süreçte Trump’a yönelik eleştirileriyle biliniyor ve başkana karşı açık muhalefetini sık sık dile getiriyor.


Ürdün, Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olan "İslami Hareket Cephesi" partisinin adının değiştirilmesini talep etti

2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
TT

Ürdün, Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olan "İslami Hareket Cephesi" partisinin adının değiştirilmesini talep etti

2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)

Ürdün Bağımsız Seçim Komisyonu Komiserler Kurulu dün yaptığı açıklamada, yasaklı Müslüman Kardeşler'in siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisine, adını "dini, mezhepsel veya etnik çağrışımlardan arındırılmış" bir isimle değiştirmesi gerektiği konusunda bildirimde bulunduğunu duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Komisyon, 2022 tarihli 7 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 33. maddesi hükümlerine dayanarak, İslami Hareket Cephesi partisine ihlalleri bildirim tarihinden itibaren 60 gün içinde düzeltmesi gerektiğini bildirdi.  

Açıklamaya göre, “Parti, ihlaller konusunda daha önce 17 Şubat tarihli Sicil Memurundan bir mektupla bilgilendirilmişti.”

Açıklamada ayrıca, ihlalin partinin tüzüğü ve adıyla ilgili olduğu, bunların Siyasi Partiler Kanununa aykırı olduğu belirtildi. Kanunda, “bir partinin dini, mezhepsel, etnik veya sınıfsal temellere veya cinsiyet veya köken ayrımcılığına dayalı olarak kurulamayacağı” hükmü yer almaktadır.

Konsey, “partinin adının tüzüğünün ayrılmaz bir parçası olduğunu ve siyasi kimliğini ifade ettiğini, bu nedenle dini, mezhepsel, etnik veya ayrımcı çağrışımlardan arındırılmış olması gerektiğini” belirtti.

Ayrıca, partinin Yüksek Mahkemesi ve Merkez Mahkemesi'nin oluşumuyla ilgili diğer ihlallere de işaret eden yetkili, bu kurulların, Genel Kurul tarafından seçilmediğini, bunun da iyi yönetişim ilkelerini ihlal ettiğini ve bağımsızlıklarını zayıflattığını belirtti.

Nisan 2015'te faaliyetleri yasaklanan Ürdün'deki Müslüman Kardeşler'in siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi Partisi, ülkenin en önde gelen siyasi ve muhalefet partisi olarak kabul ediliyor.

16 Temmuz 2020'de Ürdün yargı makamları, daha önce faaliyetlerine müsamaha göstermiş olmasına rağmen, yasal statüsünü düzeltmemesi nedeniyle Müslüman Kardeşler'i feshetme kararı aldı.

Müslüman Kardeşler'in feshedilmesinin ardından, İslami Hareket Cephesi partisi lisanslı bir siyasi parti olarak yasal statüsünü korudu ve adayları Eylül 2024'teki son parlamento seçimlerine katılarak Temsilciler Meclisi'ndeki 138 sandalyeden 31'ini kazandı.