Doğu Kudüs'teki Filistin mahallesi yıkım tehdidi altında: Bizi buradan sürmek istiyorlar

Doğu Kudüs'ün el-Bostan Mahallesi’nde İsrail güçleri tarafından yıkılan evlerinin kalıntılarını inceleyen Filistinli Ebu Diyab ailesinin üyeleri (AFP)
Doğu Kudüs'ün el-Bostan Mahallesi’nde İsrail güçleri tarafından yıkılan evlerinin kalıntılarını inceleyen Filistinli Ebu Diyab ailesinin üyeleri (AFP)
TT

Doğu Kudüs'teki Filistin mahallesi yıkım tehdidi altında: Bizi buradan sürmek istiyorlar

Doğu Kudüs'ün el-Bostan Mahallesi’nde İsrail güçleri tarafından yıkılan evlerinin kalıntılarını inceleyen Filistinli Ebu Diyab ailesinin üyeleri (AFP)
Doğu Kudüs'ün el-Bostan Mahallesi’nde İsrail güçleri tarafından yıkılan evlerinin kalıntılarını inceleyen Filistinli Ebu Diyab ailesinin üyeleri (AFP)

Fahri Ebu Diyab yere diz çöküp İsrailli Kudüs Belediyesi tarafından işgal altındaki Doğu Kudüs'ün el-Bostan Mahallesi’nde izinsiz inşa edildiği gerekçesiyle yıkılan evinin enkazından bir taş alarak “Bizi buradan sürmek istiyorlar” dedi.

ABD’liler 5 Kasım'da başkanlarını seçerken Kudüs Belediyesi'ne ait buldozerler mahallenin doğu kesiminde aralarında aktivist Ebu Diyab'ın ikinci kez yıkılan evinin de bulunduğu yedi evi yıktı.

afdvbg
Kudüs'ün el-Bostan Mahallesi’nde Ebu Diyab ailesine ait bir evi yıkan İsrail güçleri (AFP)

Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan Ebu Diyab, “İsrailliler buradaki varlığımıza son vermek ve bizi bölgeden sürmek istiyorlar. Bunun adı etnik temizliktir. Ama biz topraklarımızda, meyve bahçelerinde, çadırda ya da bir ağacın altında kalacağız” ifadelerini kullandı.

“Yeşil alanlar”

Yıkılan evler, Kudüs Belediyesi'nin hazırladığı ‘yasadışı yapılaşma sorununa çözüm getiren, mahalle sakinleri için uygun altyapı ve yeni kamu binaları inşa edilmesine olanak tanıyan ve bölgenin büyük bir kısmını mahalle halkının refahı için yeşil alan olarak asıl amacına geri döndüren’ plan çerçevesinde yıkım listesine alınan ve yaklaşık bin 500 Filistinlinin yaşadığı 115 konut arasında yer alıyor

Silvan semtinin merkezinde, Eski Şehir bölgesinin güneyinde bulunan el-Bostan Mahallesi’nin ağaçlar ve çitlerle kaplı sokaklarında duvar yazıları yer alıyor. Bu duvar yazılarından bazıları ‘Silvan'ın kurtarılması’ çağrısında bulunuyor.

İsrailli yerleşim karşıtı insanlar hakları örgütü Ir Amim, inşaat izni verilmeyen yeşil alanların ilan edilmesinin Doğu Kudüs'te ‘olağan’ bir durum olduğunu ve ‘Filistinlilerin konut inşa etmelerini engellerken topraklarının İsrail çıkarları için kullanılmasını sağlamayı’ amaçladığını belirtti. Bölge sakinlerinden Filistinliler, belediyenin mahalleyi, üzerinde yer alan Davut Şehri'ne ve mahallenin karşı tarafındaki Batn el-Hava Mahallesi’ndeki yerleşimci ileri karakollarına bağlamaya çalıştığını düşünüyor.

Silvan'daki yerleşim birimi inşaları 1980'li yıllarda başladı. Uluslararası toplum, İsrail'in 1967 yılından bu yana işgal altında tuttuğu ve 1980'de ilhak ettiği Kudüs'ün de dâhil olduğu bölgelerde yerleşim birimi inşalarını yasadışı kabul ediyor.

Yerleşimciler, Kral Davut'un 3 bin yıl önce şehrini burada inşa ettiği iddiasıyla bölgeyle İncil'de geçen bağları olduğunu söylüyorlar.

Silvan'da yaklaşık 50 bin Filistinlinin arasında yüzlerce yerleşimci yaşıyor. Evleri, çatılarındaki ve pencerelerindeki İsrail bayraklarından ve üzerlerine yerleştirilmiş güvenlik kameralarından tanınabiliyor.

Doğu Kudüs'teki Filistinliler konut sıkıntısı çekiyor. İsrailli belediye, inşaat izinlerini nüfus artışıyla orantısız olacak şekilde çok küçük oranlarda veriyor.

“Misilleme yapılması korkusu”

Ebu Diyab'ın evi ilk olarak geçtiğimiz şubat ayında yıkıldı, ancak Ebu Diyab evini yeniden inşa etti.

Ebu Diyab, üzüntü içinde “Bu sefer beni yordular” dedi. Eski evin 1950'lilerde inşa edildiğini belirten Ebu Diyab, “Ben burada doğdum, büyüdüm, evlendim ve çocuklarım oldu” ifadelerini kullandı.

fvgrbthy
İsrail güçlerine ait bir buldozer el-Bostan Mahallesi’nde Filistinli Ebu Diyab ailesine ait evi yıkıyor (AFP)

Şu an evinin yıkıntılarının yanındaki bir karavanda yaşayan Ebu Diyab, “Karavanım bile yıkım tehdidi altında ve çocuklarım Silvan dışında bir ev kiraladı” diye konuştu.

Ebu Diyab, belediyenin Filistinlilere (kuzeydeki) Beyt Hanine Mahallesi’nde arazi teklif ettiğini, ancak onların bunu reddettiğini söyledi.

Ebu Diyab’ın evinin yakınlarında, Ömer er-Ruveydi oğluyla birlikte, belediyenin buldozerleri tarafından yıkılan evinin ve dört kardeşinin evlerinin enkazının yanında yaktıkları bir ateşin etrafında oturuyordu.

Yorgunluğu yüzünden okunan Ruveydi, “12'si çocuk olmak üzere yaklaşık 30 kişi evsiz kaldı” dedi.

Ruveeydi, söyle devam etti:

“2004 yılından beri mahkemelere gidiyoruz. On binlerce dolar ödedik, ama nafile.”

AFP, Kudüs Belediyesi’nden yıkım emri alan ailelerle iletişime geçmeye çalıştı. Ancak kendilerine misilleme yapılmasından korktuklarını belirterek bunu reddettiler.

Ir Amim, 7 Ekim 2023 tarihinde Gazze Şeridi'nde savaşın patlak vermesinden bu yana Doğu Kudüs'teki yıkılan ev sayısının daha önce görülmemiş seviyelere ulaştığını ve ocak ile kasım ayları arasında 154 evin yıkıldığını belirtiyor.

“Suç”

Buldozerler 13 Kasım günü, çoğu genç olmak üzere çeşitli yaşlardan bin 500 Filistinliye ev sahipliği yapan el-Bostan Derneği'ni, çatısındaki mahalle dayanışma çadırı ve bir apartman dairesiyle birlikte yıktı.

Dernek Başkanı Kuteybe Avde’ye göre dernek, üyelerine becerilerini ve yeteneklerini geliştirebilecekleri spor ve kültürel eğitim gibi birçok hizmet sunuyordu. Aynı zamanda diğer hizmetlerin yanı sıra 21'den fazla Fransız şehri ve belediyesi ile ortaklık kuran bir fırsatlar platformuydu.

Avde, derneğin ‘mahallede herhangi bir toplum hizmeti merkezi olmadığından güvenli bir sığınak ve kültürel bir çıkış noktası’ olduğunu söyledi.

Avde, bölge sakinleri tarafından 2009 yılında yerleşimlerin durdurulması talebiyle kurulan, 20 yıl boyunca diplomatik heyetleri ve kendileriyle dayanışmalarını ifade eden kuruluşların heyetlerini ağırlayan ve el-Bostan Mahallesi sakinlerinin, evlerinin yıkılmasına “hayır” dediği bir yer olan derneğin yıkılmasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

El-Bostan Derneği Başkanı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Onlar sadece bir binayı yıkmadılar, anılarımızı, hayallerimizi, uğruna yorulduklarımızı yıktılar. Bugün bile okuldan eve yürüyen çocuklar, faaliyetleri arasında ahşap bir tiyatro ve eğitici oyunlar bulunan derneğin kalıntılarının önünden geçiyor.”

Avde, burada yapılanın ‘bir savaş suçu’ ve ‘zorla yerinden edilme’ olduğunu vurguladı.

Derneğin yıkılmasının ardından, kuruluşun faaliyetlerini finanse eden Fransa, İsrail makamlarından bir açıklama talep etti.

Derneğin üyelerinden biri olan Kinda Berakat (15), derneğin yıkılmasıyla birlikte 'güvenli evini’ kaybettiğini söyledi.

Berakat, “Derneğin yıkılmasından sonra evimi de yıkabileceklerini hissettim. Çok ağladım” diye anlattı.

Arkadaşlarıyla birlikte el-Bostan Mahallesi’nin ara sokaklarında yürümeye devam eden Berakat, ‘yerleşimciler için Filistinlilerin sayısını azaltmak ve Silvan'ı Yahudi nüfusun yoğun olduğu bir yer’ yapmak istedikleri için derneğin yıkıldığına ikna olduğunu belirtti.

Evi yıkılan Ruveydi, “Evden çıkmayacağız. Silvan'dan çıkmayacağız. Silvan'ın dışında boğuluruz” şeklinde konuştu.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.