İşgal altındaki Golan'da Trump Heights yerleşimcileri genişlemeye hazır

Trump Heights yerleşimi (AFP)
Trump Heights yerleşimi (AFP)
TT

İşgal altındaki Golan'da Trump Heights yerleşimcileri genişlemeye hazır

Trump Heights yerleşimi (AFP)
Trump Heights yerleşimi (AFP)

İsrail'in ilhak ettiği Suriye'ye ait Golan Tepeleri'ndeki toprak bir tepeye çıkan dolambaçlı bir yolun sonunda, araçların bir kartal heykelinin ve ABD'nin seçilmiş başkanının adını taşıyan altın renkli bir tabelanın yanından geçmesi için sıfır kapılar yavaşça açılıyor.

Donald Trump'ın adını taşıyan ‘Trump Heights’ (Trump Tepeleri) yerleşiminin giriş tabelasında, 2019 yılında İsrail'in stratejik konumdaki platoyu ilhakını tanıyarak ABD'yi bunu yapan ilk ve şu ana kadar tek ülke haline getirmesine şükran olarak İsrail ve ABD bayrakları bulunuyor.

Beş yıl sonra, yaklaşık 26 aile yerleşimde geçici ve mobil evlerde yaşarken, büyük ölçekli bir genişleme planı bekleniyor.

Topluluk yetkilisi Yarden Freeman'a göre Trump Heights yerleşiminin nüfusu üç yıl içinde iki katına çıkacak. Freeman, 99 ailenin geniş araziler üzerindeki yeni evlere taşınmasını ve bu evlere uygun yeni altyapının kurulmasını bekliyor.

Freeman, İsrail hükümetinin pazar günü Golan'daki Yahudi yerleşimci sayısını iki katına çıkarmak için 40 milyon şekel (11 milyon dolar) harcama planını onaylaması beklendiğinden planın resmi destek almasını bekliyor.

Plan, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in devrilmesi ve ordu güçlerinin Suriye ile İsrail arasındaki tampon bölgeye girerek kontrolü ele geçirmesinin ardından açıklandı.

İsrail, düşmanların eline geçmesini önlemek amacıyla Suriye'nin askeri tesislerine yüzlerce saldırı düzenledi ve Suriye'nin yeni liderlerinin oluşturduğu tehdit konusunda defalarca uyarıda bulundu.

İsrail 1967'de Golan Tepeleri'nin büyük bölümünü işgal etti ve 1981'de sadece ABD'nin tanıdığı bir hamleyle ilhak ettiğini duyurdu.

‘Güçlü sivil cephe’

Yerleşimciler, özellikle İran destekli Hizbullah'ın füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) bir yılı aşkın süredir devam eden saldırılarının ardından yeni bütçeyi memnuniyetle karşıladı.

Bölge Konseyi Başkan Yardımcısı Yacoub Sylvain, “Hükümetin Golan'ın önemini ve sadece güvenlik değil toplumsal kalkınma için de yatırım yapılması gerektiğini kabul etmesinden dolayı çok mutluyuz. İsrail'in kuzeydoğu cephesi olarak, sadece manzara için burada değiliz” ifadelerini kullandı.

Sylvain'e göre 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'in güneyine düzenlediği saldırı ‘güçlü bir sivil cepheye duyulan ihtiyacı’ gösterdi.

Komşu yerleşim topluluğu Yonatan'da yaşayan Sylvain, “İsrail devleti tarihindeki en kötü trajedinin ardından, şimdi daha iyisini inşa etmeye ve yeniden inşa etmeye devam etmemiz gerekiyor” dedi.

Sylvain, yaklaşık 30 bin Yahudi nüfusun yanı sıra işgal edildiğinde topraklarını terk etmeyen ve Suriyeli olmaktan gurur duyan 23 bin Dürzi'nin yaşadığı bölgeyi kalkındırmak için stratejik bir planın olduğunu belirtti.

Plan, yolların ve diğer altyapının iyileştirilmesi ve tek Golan kasabası Katzrin de dahil olmak üzere mevcut yerleşim topluluklarının genişletilmesinin yanı sıra, biri Trump Heights yakınlarında ve diğeri Lübnan ile tartışmalı topraklarda inşa edilebilecek üç yeni topluluğun kurulmasını da içeriyor.

İsraillilerin Dov Dağı, Lübnanlıların ise Şeba Çiftlikleri olarak adlandırdığı bölgeye atıfta bulunan Sylvain, “İsrail Toprak İdaresi'nden belgeleri yeni aldık” dedi.

Sylvain, bir ekibin orada inşaat yapma olasılığını araştırmaya hazırlandığını söyledi. Toprak İdaresi bu açıklama hakkında henüz yorum yapmadı.

‘Bu bizim gerçeğimiz’

Trump Heights'ta, inşaat halindeki binaların yanında, yaklaşık 50 yeni evin temelini atmak için zemin temizlendi.

Freeman, ilk ailenin 2021'de bölgeye gelmesinden bu yana, toplulukta bugün yaklaşık 70 yetişkin ve 13 yaşın altında 60'tan fazla çocuk bulunduğunu belirtti.

Freeman, 2023'te patlak veren savaşa rağmen tüm ailelerin kişisel bağları sayesinde bölgede kaldığını; yerleşim topluluğunun hem dindar hem de seküler Yahudileri içerdiğini bildirdi.

Küçük bir evin dışında, 31 yaşındaki Yedidia Ostrov, düşen dalları ve yaprakları topluyordu.

Salı günü eşiyle birlikte Trump Heights'a taşınan Ostrov AFP'ye verdiği demeçte, “Buraya geldik, çünkü toplumun vizyonuna, buradaki insanlara ve onların geleceğe yönelik arzularına katılıyoruz” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre güvenlik durumundaki istikrarsızlıkla ilgili endişeleri sorulan Ostroff şunları söyledi: “Endişeli değilim... Ne yazık ki alıştığımız şey bu. Umarım durum sakin kalır ama bu bizim gerçeğimiz.”



El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
TT

El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi ve Başkan Yardımcısı Salim el-Hanbaşi, Hadramaut'un "kendi adına zafer kazandığını" ve "herkese yer olduğunu" belirterek, sivil barışı etkileyebilecek kışkırtma ve çağrılara karşı uyardı ve vilayette sivil davranışın benimsenmesi ve istikrarın korunması çağrısında bulundu.

El-Hanbeşi, "Şarku’l Avsat Podcast"e verdiği röportajda, Hadramut'ta geçen yılın sonu ve ocak ayının başlarında yaşananların, iç çatışmalardan korunması amacıyla “kampların ele geçirilmesi” çerçevesinde gerçekleştiğini açıkladı. El-Hanbeşi, bugün önceliğin güvenliği sağlamak, kalkınmayı teşvik etmek ve yatırım için cazip bir ortam yaratmak olduğunu vurguladı.

El-Hanbeşi, Hadramut'taki istikrarın daha geniş bir kalkınma aşamasının kapısını açacağını vurgulayarak, enerji ve yatırım alanlarındaki fırsatların valiliğin ekonomik rolünü güçlendirebileceğini ve sakinlerinin yaşamlarını iyileştirebileceğini belirtti.

Liderlik Konseyi üyesi, yeni Yemen hükümetine üç tavsiyede bulundu: Partizanlıktan uzak durmak ve dar çıkarlara kapılmamak, devlet kurumlarındaki yolsuzlukla mücadele etmek ve özellikle gelir getiren bakanlıklarda Merkez Bankası'na kaynak toplama ve sağlama verimliliğini artırmak.


ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
TT

ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)

Üç kaynak, ABD'nin Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe Çin teknolojisine güvenmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu, bunun ABD'nin çıkarlarına aykırı olduğunu ve ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini savunduğunu bildirdi.

Bu mesaj, salı günü San Francisco'da ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir heyet ile Suriye İletişim Bakanı Abdusselam Heykel arasında yapılan bir toplantıda iletildi. Toplantının yapılacağı bilinmiyordu. Washington, muhalefetin Çin ile stratejik ortaklığı olan eski Devlet Başkanı Beşşar Esed rejimini devirdiği 2024 yılından bu yana Şam ile yakın iş birliği yapıyor.

Suriye'li bir iş adamı, Suriye'nin telekomünikasyon kulelerini ve yerel internet servis sağlayıcılarının altyapısını desteklemek için Çin’in teknolojisini satın almayı düşündüğünü söyledi. Görüşmelere dair bilgi sahibi bir kaynak, ABD tarafının bakanlığın Çin telekomünikasyon ekipmanlarına ilişkin planları hakkında açıklama istediğini aktardı. Kaynak, Suriyeli yetkililerin altyapı geliştirme projelerinin zaman açısından hassas olduğunu ve Şam'ın tedarikçilerin çeşitliliğini artırmak istediğini söylediğini açıkladı.

cdfvg
Suriye devrimi bayrağını sallayan Suriyeliler (AFP)

San Francisco'da düzenlenen toplantıyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, Suriye'nin Amerikan şirketleriyle iş birliğine açık olduğunu, ancak konunun aciliyeti karşısında ihracat kontrolleri ile bunlara ‘aşırı uyumun’ bir engel teşkil etmeye devam ettiğini söyledi.

ABD'li bir diplomat ise Reuters'a yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ‘Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe ABD veya müttefiklerinin teknolojisini kullanması için açıkça çağrıda bulunduğunu’ söyledi. ABD'nin bu konuda Suriye'ye mali veya lojistik destek sözü verip vermediği bilinmiyor.

Öte yandan Reuters'ın sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü şunları söyledi:

“Kritik altyapı ile ilgili tüm satın alımlarda, ülkelerin daha düşük fiyatlı ekipman ve hizmetler yerine ulusal güvenlik ve gizliliği öncelikli tutmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz.”

Sözcü, Çin istihbarat ve güvenlik kurumlarının ‘Çin vatandaşlarını ve şirketlerini hassas verileri paylaşmaya zorlama veya müşterilerinin sistemlerine yetkisiz erişim izni verme konusunda yasal hakka sahip olduğunu’ ve Çinli şirketlerin müşterilerinin gizliliğini koruma vaatlerinin ‘Çin yasaları ve yerleşik uygulamalarla tamamen çeliştiğini’ de sözlerine ekledi. Buna karşın Çin, casusluk amacıyla teknoloji kullandığı iddialarını defalarca kez reddetti.

Suriye İletişim Bakanlığı tarafından Reuters'a yapılan açıklamada, ekipman ve altyapı ile ilgili tüm kararların ulusal teknik ve güvenlik standartlarına uygun olarak alındığı, veri koruma ve hizmet sürekliliğinin sağlandığı belirtildi. Bakanlık, ulusal çıkarlar doğrultusunda ortaklıkların ve teknoloji kaynaklarının çeşitlendirilmesine öncelik verdiğini vurguladı.


Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor
TT

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli grupların saha komutanları ve üyeleri, ABD'nin Tahran'a olası bir saldırı sinyalleriyle eşzamanlı olarak tırmanan mali krizle karşı karşıya kalırken ‘tam bir çöküşten’ korkuyorlar.

Neredeyse iki yıldır süren İsrail'in Gazze'de yürüttüğü uzun soluklu savaşı ve Lübnan, İran ve Suriye'nin bazı bölgelerini de kapsayan saldırıların kapsamı, para transferi yollarına baskı uyguladı ve bu grupların varlıklarını ve birikimlerini tüketti.

İslami Cihad Hareketi, Gazze’deki İran’la mali ve lojistik olarak bağlantılı en büyük grup. Daha az ölçüde de olsa, bu bağlantılar ‘Direniş Komiteleri’, ‘Mücahit Tugayları’ ve diğer askeri gruplar için de söz konusu.

Bu gruplardan kaynaklar ve Gazze'deki diğer aktivistler, zorlu mali koşulların herkesi etkilediği konusunda hemfikir.

Washington'ın İranlı kuruluşlara ve kişilere uyguladığı ekonomik yaptırımlar, krizin geleceğini tartışmaya devam eden grupları desteklemeyi zorlaştırdı.