Cumhurbaşkanı Erdoğan YPG’ye yönelik operasyonların ve Şam'ı desteklemek için atılacak büyük adımların ipuçlarını verdi

Halep'in doğusundaki gerilim tırmanmaya devam ederken SDG Münbiç’teki saldırının sorumluluğunu reddetti

Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti Bursa 8. Olağan İl Kongresi'nde konuşurken, 28 Aralık 2024 (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti Bursa 8. Olağan İl Kongresi'nde konuşurken, 28 Aralık 2024 (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan YPG’ye yönelik operasyonların ve Şam'ı desteklemek için atılacak büyük adımların ipuçlarını verdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti Bursa 8. Olağan İl Kongresi'nde konuşurken, 28 Aralık 2024 (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti Bursa 8. Olağan İl Kongresi'nde konuşurken, 28 Aralık 2024 (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Türkiye’ye yakın Suriyeli muhalif gruplar arasındaki şiddetli çatışmalar Halep'in doğusundaki Tişrin Barajı çevresinde devam ediyor. Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'nın Türkiye’nin güney sınırlarını güvence altına almak için yeni tedbirler alacağını doğruladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin 2025 yılına güney sınırlarının güvenliğini güçlendirecek ve ‘terör tehditlerini’ ortadan kaldıracak yeni adımlarla başlayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin güney sınırlarının ötesinde güvenliği sağlayıp gerek PKK gerek Suriye'deki uzantısı (SDG'nin en büyük bileşeni olan Kürt ağırlıklı YPG) gerekse DEAŞ olsun, halkın güvenliğini ve bölgenin istikrarını tehdit eden örgütleri ortadan kaldırma konusundaki kararlılığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün, AK Parti Bursa 8. Olağan İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 13 yıllık insani kriz boyunca Suriye halkına yönelik rolüne ve iç savaştan kaçan 3 milyondan fazla Suriyeliye ev sahipliği yaptığına işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin ülkelerine dönmek isteyen Suriyelilerin gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde geri dönmelerini sağlamak için yardım etmeye devam edeceğini vurguladı.

Bursa'nın tıpkı geriye kalan Anadolu coğrafyası gibi koca yürekli bir şehir olduğunu, Balkanlar'dan Kafkaslar'a, Şam'dan Halep'e kadar kardeşleri bulunduğunu, Bursa'nın Hama ve Şam'ın da kardeşi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) ülkedeki Suriyeliler meselesini olumsuz propaganda için istismar etmeye devam etmekle suçladı. Erdoğan, Suriyelilerin ülkelerine dönmelerinin, onların varlığını siyasi istismar aracı olarak kullananları üzdüğünü belirtti.

Halep'in doğusunda gerilim tırmanıyor

Diğer taraftan Türkiye’ye yakın Suriye Milli Ordusu (SMO) grupları ile YPG öncülüğündeki SDG arasında Halep'in doğusunda, Türkiye sınırındaki Ayn el-Arap (Kobani) ilçesi yakınlarında bulunan Tişrin Barajı çevresinde yaşanan şiddetli çatışmalar cuma gecesi ve cumartesi sabahı devam etti.

SDG tarafından yapılan açıklamada, SMO gruplarıyla yaşanan çatışmaların birçok cephede devam ettiği ve bazı haberlere göre biri komutan 17 unsurun öldürüldüğü belirtildi. Açıklamada “SDG, Tişrin Barajı ve Karakozak Köprüsü yakınlarındaki SMO mevzilerini füzelerle hedef alırken SMO grupları, Ayn el-Arap’ın güneyindeki Aslanki köyüne yoğun topçu ateşiyle karşılık vererek sivil kayıplara ve ağır maddi hasara neden oldu” denildi.

vjuk
Tişrin Barajı ekseninde ilerlemeye çalışan SDG güçleri (Getty)

Sultan Süleyman Şah Tümeni (Emşat) ile SDG arasında Kalkil köyünün eteklerinde şiddetli çatışmalar yaşandı. SDG'nin es-Saideyn köyüne sızma girişimi püskürtülürken 7 SDG üyesi öldürüldü. Ayn el-Arap, Türkiye’nin SDG’nin kontrolündeki bölgelere yönelik son saldırılarını kınamak amacıyla düzenlenen büyük bir halk protesto gösterisine sahne oldu. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi SOHR’un aktardığına göre göstericiler, Türkiye karşıtı sloganlar atarken SDG bayrakları ile “Hepimiz SDG'yiz” yazılı pankartlar taşıdı.

Bu arada SDG üyelerinin Rakka’nın kuzeyindeki Tel Abyad’ın güneybatı kırsalında yer alan Nebe es-Selam bölgesindeki toprak barikatlara yakın noktalara sızma girişimine karşı koyan SMO gruplarından Feylak el-Mecd grubunun 3 üyesi yaralandı.

Nebe es-Selam'da konuşlu Türk topçu birlikleri Ebu Rasin kırsalındaki birkaç köyü hedef aldı ve Tel Tamer kırsalındaki bölgeleri bombaladı. SDG'ye bağlı Rakka Askeri Konseyi güçlerinin Rakka kırsalındaki Ayn İsa köyünün doğusunda yer alan Ummu’l-Beramil köyüne sızma girişimini püskürtmesi sonucu Türkiye yakın grupların iki üyesi hayatını kaybetti.

fvegb
SDG’ye destek gösterisinden bir kare (AFP)

Öte yandan SDG, aralık ayı başlarında Türkiye’ye yakın gruplar tarafından ele geçirilen Halep'in doğusundaki Münbiç’in merkezinde bulunan Ulu Cami önünde meydana gelen bombalı saldırının sorumluluğunu reddetti. SDG tarafından yapılan açıklamada, cumayı cumartesiye bağlayan gece Münbiç'te meydana gelen saldırı ‘terör saldırısı’ denilerek kınanırken SDG’nin bu olaya karıştığı yönündeki suçlamalar reddedildi. SDG açıklamada, Münbiçlileri ve akil adamlarını, ‘sivilleri öldürme, yağmalama ve terörize etme suçları giderek artan işgalin paralı askerleri’ olarak tanımladığı ‘gerçek failleri’ ortaya çıkarmak için el ele vermeye çağırdı.

grth5y
Münbiç'te Ulu Cami önünde bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi (X)

Suriye Sivil Savunma Teşkilatı, Münbiç'in merkezindeki Ulu Cami önünde bomba yüklü bir aracın infilak ettiğini bildirmişti.

Şam’ın desteklenmesi

Diğer yandan Türk makamları, Türkiye'nin Şam'da Ahmed eş-Şera başkanlığındaki yeni Suriye yönetimine verdiği destek bağlamında, yeni Suriye yönetiminin talebi üzerine Suriyeliler için kimlik, pasaport ve ehliyet gibi resmi belgelerin basılmasına yardımcı olmak üzere hazırlıklara başladı.

İktidara yakınlığıyla bilinen Türkiye gazetesinin haberine göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye yönetiminin her alandaki taleplerinin karşılanması için tüm bakanlara gerekli talimatları verdi. Türk makamları tarafından yapılan hazırlıklar çerçevesinde Suriye vatandaşlarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere Türkiye'de kullanılan ve elektronik çiplere dayanan akıllı belgelere benzer bir sistem benimsenecek. Suriye'deki durumun istikrara kavuşmasının ardından, geçici koruma aşamasının sona ermesiyle iki ülke arasındaki dolaşımın daha iyi düzenlenmesine katkıda bulunmak amacıyla, Suriye ve Türkiye arasında giriş ve çıkışlar için bir vize sisteminin uygulanmasına yönelik bir plan geliştirilecek.

Geçici koruma statüsünün iptal edilmesinin ardından Türkiye'de ikamet etmeye devam edecek Suriyelilere yönelik olarak, kalıcı ikamet ya da çalışma izni verilmesi yahut belirli süreli vize sisteminin uygulanması gibi yeni seçeneklerle ilgili de çalışmalar devam ediyor.

Suriyelilerin geri dönüşüne ilişkin istatistikler, ülkelerine dönmek isteyenlerin oranının yüzde 45'ten yüzde 70'e yükseldiğini gösterdi.

rgthyj6u7k
Suriyeliler evlerine dönmek için Türkiye sınır kapılarından ayrılmaya devam ediyor (AFP)

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan kaynaklar, Suriye'de birçok alanda çalışmaların başlatılması için harekete geçildiğini söylediler. Kaynaklara göre okulların onarımı ve inşası ile öğretmen ve idari personelin eğitiminden, bilimsel ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda yeni eğitim müfredatlarının hazırlanmasına, meslek okulları açılarak ekonomik kalkınmanın desteklenmesinden, Suriye'de yıllardır süren savaş ortamından etkilenen ailelere ve çocuklara psikolojik ve sosyal destek sağlanarak okula dönebilmelerine kadar pek çok alanda çalışmalar yürütülüyor.

Yeni iş birliği

Öte yandan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Encümen Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, belediyeler arası iş birliğinin yeniden tesis edilmesi ve sürdürülebilir bir temele oturtulması konusunu görüşmek üzere TBB’nin bir heyet ile en kısa zamanda Suriye'yi ziyaret edeceğini söyledi.

Dün yaptığı açıklamada, yerel yönetimlerin Suriyeli mültecilerin gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde geri dönüşlerine katkıda bulunması gerektiğine inandığını ifade eden İmamoğlu, “TBB olarak başta Şam olmak üzere Suriye'deki şehirlerin ihtiyaçlarını yerinde tespit etmek amacıyla bir TBB heyetinin en kısa zamanda Suriye'yi ziyaret etmesini hep birlikte kararlaştırdık” dedi.

TBB heyetinin Şam ziyareti için Dışişleri Bakanlığı ve Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği ile koordinasyon halinde olduklarını açıklayan İmamoğlu, ziyaretin en kısa zamanda gerçekleşmesini ve TBB’nin Türk belediyelerinin deneyimlerini Suriye'deki yerel yönetimlerle paylaşmasını umduğunu söyledi.



Yerleşimciler Batı Şeria'daki el Halil’de Filistinlilerin evlerine saldırdı

Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
TT

Yerleşimciler Batı Şeria'daki el Halil’de Filistinlilerin evlerine saldırdı

Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)

Silahlı yerleşimciler bu sabah, Batı Şeria’nın El Halil (Hebron) kenti kuzeyindeki el-Arub bölgesinde sivillere ait evlere saldırdı. Aynı zamanda İsrail güçleri güney el Halil’de bir çocuğu gözaltına aldı.

Yerel kaynakların aktardığına göre silahlı yerleşimci gruplar, bu sabah erken saatlerde el-Arub’a bağlı Vadi eş-Şeyh bölgesindeki evlere saldırarak yoğun şekilde gerçek mermi kullandı. Filistin Haber Ajansı SAFA’ya göre saldırı, özellikle çocuklar ve kadınlar arasında korku ve paniğe yol açtı. Olayda yaralanma olmadığı bildirildi.

Aynı bağlamda, İsrail güçlerinin ana yoldan geçmekte olan 15 yaşındaki bir çocuğu gözaltına aldığı, ardından el Halil’lin güneyindeki el-Alka bölgesinde ailesine ait eve baskın düzenlediği ve evi arayarak içindeki eşyaları tahrip ettiği belirtildi.

İsrail güçlerinin ayrıca e Halil kenti ile İdna ve Beyt Ula beldelerinde çok sayıda eve baskın düzenlediği, ev sahiplerine kötü muamelede bulunduğu, evleri aradıktan sonra evleri bilinçli olarak tahrip ettiği, ancak herhangi bir gözaltı yapılmadığı ifade edildi.

Öte yandan, ABD, Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık’ın, Batı Şeria’da Filistinli topluluklara yönelik şiddet nedeniyle “radikal İsrailli gruplara” yönelik ilave yaptırımlar uyguladığı hatırlatıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Batı Şeria’daki yerleşimlerde yaklaşık 500 bin İsraillinin yaşadığı, bu yerleşimlerin uluslararası toplumun büyük çoğunluğu tarafından yasa dışı kabul edildiği ve barışın önündeki en büyük engellerden biri olarak görüldüğü belirtiliyor.


Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
TT

Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)

Lübnan ordusu, dün Güney Lübnan'daki Kfar Rumman - Nabatiye kasabasında bulunan evlerine düzenlenen İsrail saldırısı sonucu bir asker ve ailesinin bazı üyelerinin öldürüldüğünü "X" platformunda duyurdu.

Lübnan ordusu, baskının ailenin Nabatiye bölgesindeki evini hedef aldığını belirtti.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre dün akşam ülkenin güneyine yönelik çok sayıda hava saldırısı düzenlendi.

Ajans, “düşman savaş uçakları ve insansız hava araçlarının (İHA), güneydeki Batı ve Orta kesimlerde yer alan Sur ve Bint Cubeyl ilçelerini 70’ten fazla hava saldırısıyla hedef aldığını, bununla eş zamanlı olarak topçu atışlarının da yapıldığını” bildirdi. Söz konusu saldırıların çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına, ayrıca evlerin, altyapının ve yolların tahrip olmasına yol açtığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan Sağlık Bakanlığı’na bağlı Acil Durum Operasyon Merkezi’nden aktardığına göre  2 Mart ile 30 Nisan tarihleri arasındaki saldırıların toplam bilançosu, 2 bin 586 ölü ve 8 bin 20 yaralı oldu.

Öte yandan, İsrail ordusu dün güney Lübnan’da bir İsrail askerinin öldüğünü açıkladı. Yerel medya, askerin “Hizbullah” tarafından SİHA ile gerçekleştirilen saldırıda öldüğünü bildirdi. Ordu ayrıca bir askerin de yaralandığını duyurdu.

İsrail ordusu, dün akşam Lübnan’dan fırlatılan bir mühimmatın İsrail’in kuzeyindeki açık bir alana düştüğünü, ayrıca İsrail hava sahasına girmeden önce “şüpheli bir hava aracının” engellendiğini açıkladı. Bu gelişmeler nedeniyle ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığı belirtildi.

Ordu ayrıca, Lübnan’ın güneyinde “Hizbullah”a ait yaklaşık 140 metre uzunluğunda bir tünelin imha edildiğini de duyurdu.

İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki çatışmalar, ABD ve İsrail’in İran’la savaşa başlamasının ardından yeniden tırmandı. Haftalar süren savaşın ardından İsrail ile Lübnan hükümeti arasında bir ateşkes üzerinde anlaşmaya varılmıştı. Ancak buna rağmen İsrail ordusu ile Hizbullah karşılıklı saldırılarını sürdürürken, İsrail güçlerinin hâlen Lübnan’ın güneyinde konuşlu olduğu bildiriliyor.


İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.