Muhammed bin Selman ve Trump iki ülke arasındaki ortaklığın genişletilmesini görüştü

ABD Başkanı Trump, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Selman’a ABD ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi istediğine dair güvence verdi

Başkanı Trump, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Selman 2019 yılında bir araya geldikleri görüşmeden  (AFP)
Başkanı Trump, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Selman 2019 yılında bir araya geldikleri görüşmeden  (AFP)
TT

Muhammed bin Selman ve Trump iki ülke arasındaki ortaklığın genişletilmesini görüştü

Başkanı Trump, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Selman 2019 yılında bir araya geldikleri görüşmeden  (AFP)
Başkanı Trump, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Selman 2019 yılında bir araya geldikleri görüşmeden  (AFP)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede ülkesinin ABD ile yatırım ortaklığını genişletmeyi istediğini ifade etti. Görüşmede ayrıca Ortadoğu'da barış, güvenlik ve istikrarın sağlanması için iş birliğinin güçlendirilmesi ve terörle mücadeleye yönelik ortak çabalar ele alındı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, ABD Başkanı Trump ile Beyaz Saray'a dönüşünün ardından bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz'in şahsi tebriklerini ileten Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan yönetiminin Trump’ın liderliğinde Amerikalılara ‘daha fazla ilerleme ve refah dileklerini’ iletti.

İki taraf ayrıca çeşitli alanlarda ikili ilişkilerin güçlendirilmesi konusunu da ele aldı. Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Trump yönetiminin ABD'de benzersiz ekonomik reformlar gerçekleştirme yeteneğine duyduğu güveni dile getirdi.

Suudi Arabistan'ın ABD ile yatırım ve ticaret ortaklıklarını büyüterek bu reformlardan faydalanmak istediğini belirten Veliaht Prens Muhammed bin Selman, ülkesinin önümüzdeki dört yıl içinde 600 milyar dolar yatırım yapmayı planladığını ve ek fırsatların ortaya çıkması halinde bu rakamı arttırabileceğini vurguladı.

ABD Başkanı Trump ise tebrikleri için Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abbdulaziz’e ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a teşekkür ve takdirlerini ifade etti. Trump, iki ülkenin ortak menfaatlerine hizmet etmek üzere Suudi Arabistan ile iş birliğini arttırmayı ve çalışmaları yoğunlaştırmayı istediğinin altını çizdi.

Suudi Arabistan’dan bir kaynak Şarku’l Avsat’a, Başkan Trump'ın göreve başlamasından sadece iki gün sonra gerçekleşen bu telefon görüşmesinin, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlara dayalı, seksen yılı aşkın süredir devam eden, stratejik bir ittifak olarak nitelendirilen Suudi Arabistan-ABD ilişkilerinin gücünü yansıttığını söyledi. Kaynak, görüşmenin, iki liderin bu stratejik ilişkiyi güçlendirmeyi ve ülkelerinin çıkarlarını gerçekleştirmek üzere yeni ufuklara doğru ilerletmeyi istediklerinin bir göstergesi olduğunu belirtti.

Kaynak, Veliaht Prens Bin Selman’ın Trump ile telefon görüşmesi sırasında ülkesinin ABD ile yatırımlarını önümüzdeki dört yıl içinde 600 milyar dolara çıkarmayı istediğini dile getirmesiyle ilgili olarak ise “Suudi Arabistan'ın yeni ABD yönetiminin eşi ve benzeri görülmemiş bir ekonomik refaha ulaşabileceğine olan inancını yansıtıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Başkan Trump'ın ilk başkanlık döneminde başlayan ekonomik ortaklıkların devamı niteliğinde olan bu yatırımlar, G20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomi olarak Suudi Arabistan’ın tanık olduğu kalkınma reformu çerçevesinde, teknoloji transferini ve yerelleştirilmesini ve yeni iş olanaklarının oluşturulmasını teşvik eden gelecek vaat eden sektörlerdeki yatırım fırsatlarını içeriyor.”

Bu ortaklıklar sayesinde her iki tarafın da kalkınma hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunacak milyarlarca dolar değerinde yatırımların yapılmasının beklendiğini ifade eden kaynak, bu adımın Suudi Arabistan'ın büyük hisselere sahip olduğu SoftBank'ın yapay zekâ (YZ) ile ilgili yatırımlara 500 milyar dolar ayırma hamlesiyle birlikte geldiğine dikkat çekti. Bu adımla ilgili olarak kaynak, “Askeri endüstriler, uzay araştırmaları, nükleer enerji ve yapay zekâ kullanımlarının geliştirilmesi gibi hayati alanların yanı sıra iki ülke arasındaki ekonomik ortaklıkta teknolojinin rolünü güçlendiriyor” şeklinde konuştu.



Irak, Suriye'ye roketli saldırı düzenledikleri iddiasıyla 4 kişiyi gözaltına aldı

Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
TT

Irak, Suriye'ye roketli saldırı düzenledikleri iddiasıyla 4 kişiyi gözaltına aldı

Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)

Irak, dün akşam, bir gün önce Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir askeri üsse roketli saldırı düzenleyen dört kişiyi gözaltına aldığını duyurdu.

Irak Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı Sözcüsü Sabah Numan yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Pazartesi akşamı, yasadışı unsurlar Rabia bölgesinden Kia marka bir araçla Suriye topraklarına doğru bir dizi roket fırlattı."

Irak güvenlik güçlerinin ‘dört faili yakalayıp aracı ele geçirdiğini ve soruşturma için ilgili makamlara sevk ettiğini’ belirtti.

Irak Başbakanlığı ise Salı akşamı, yetkililerin Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir askeri üsse düzenlenen roket saldırısına karıştıkları şüphesiyle dört kişiyi gözaltına aldığını doğruladı.

Iraklı iki güvenlik kaynağı pazartesi günü Reuters’a, Irak'ın Rabia beldesinden Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir ABD askeri üssüne en az yedi füze atıldığını söyledi. Suriye ordusu, bundan birkaç saat sonra, ülkenin kuzeydoğusundaki Haseke'deki askeri üslerinden birinin füze saldırısına uğradığını duyurdu. Ancak üssün Amerikan üssü olup olmadığına veya burada Amerikan güçlerinin olup olmadığına dair herhangi bir açıklama yapmadı.

Suriye Savunma Bakanlığı, bu ayın başlarında, 2014 yılından beri DEAŞ ile savaşmak için Washington liderliğindeki Uluslararası Koalisyon güçlerinin çekilmesinin ardından, ordu güçlerinin Rumeylan Askeri Üssü’nü ele geçirdiğini açıklamıştı.


Irak Kürdistanı: İran, Peşmerge güçlerine yönelik bombalamanın "yanlışlıkla" gerçekleştiğini belirtti

Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
TT

Irak Kürdistanı: İran, Peşmerge güçlerine yönelik bombalamanın "yanlışlıkla" gerçekleştiğini belirtti

Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)

Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, İran'ın dün 6 kişinin ölümüne neden olan Peşmerge güçlerine yönelik iki balistik füze saldırısının "yanlışlıkla" yapıldığını "itiraf ettiğini" açıkladı.

Barzani, Erbil ilinin Soran ilçesinde ölenler için düzenlenen taziye töreninde yerel televizyon kanallarına şunları söyledi: «Bu olay meydana gelir gelmez İran ile temasa geçtik; onlar da bunun bir hata sonucu olduğunu kabul ettiler ve konuyla ilgili soruşturma açacaklarına söz verdiler.» Bu iki saldırı, savaşın başlamasından bu yana Bölgesel Hükümet'e bağlı Peşmerge güçleri arasında can kaybına yol açan ilk saldırılar olarak kabul ediliyor.

Barzani, bölgenin «komşu ülkelerden hiçbirine, özellikle de tüm komşular arasında İran Cumhuriyeti'ne bir tehdit oluşturmadığını» vurgulayarak, «Biz bu savaşın bir parçası değildik ve olmayacağız» ifadelerini kullandı.


Lübnan, İran Büyükelçisine ve müdahalesine “kırmızı kart” gösterdi

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan, İran Büyükelçisine ve müdahalesine “kırmızı kart” gösterdi

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan dün, İran’ın Beyrut Büyükelçisine ve ülkesinin Lübnan iç işlerine müdahalesine karşı ‘kırmızı kart’ gösterdi. Lübnan Dışişleri Bakanlığı, İran Büyükelçisi Muhammed Rıza Şibani’yi ‘istenmeyen kişi’ ilan ederken ona önümüzdeki pazar gününe kadar ülkeyi terk etmesi için süre tanıdı.

Karar, Dışişleri Bakanı Yusuf Recci tarafından alınmış olsa da Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnanlı yetkili bir kaynak, kararın Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam ile istişare edilerek alındığını doğruladı.

Kararın Dışişleri Bakanı’nın yetki alanına girdiğini, ancak ilişkilerin kesilmesinin Bakanlar Kurulu'nun yetki alanına girdiğini belirten kaynak, İran'ın ‘Lübnan'ın istikrarını ve dostlarıyla ilişkilerini tehdit eden’ tutumunun devam etmesi halinde bu senaryonun nihayetinde gündeme gelebileceğine dikkat çekti.

Lübnan Dışişleri Bakanlığı, Büyükelçi Şibani'nin akreditasyonuna verilen onayın geri çekilmesinin ‘İran ile diplomatik ilişkilerin kesilmesi olarak değerlendirilemeyeceğini, aksine büyükelçinin Lübnan'da atanmış bir büyükelçi olarak diplomatik ilişkilerin kurallarına ve gerekliliklerine uymaması nedeniyle alınan bir önlem olduğunu’ açıkladı.

İç krizin bir göstergesi olarak, karar Şii İkilisi dışında Lübnan'daki siyasi güçler tarafından memnuniyetle karşılandı. Şarku’l Avsat’a konuşan Şii İkilisi’nden (Hizbullah ve Emel Hareketi) kaynaklar, büyükelçiden kalmasını istediklerini ve ‘ayrılmayacağını’ doğruladı.

Hizbullah, kararı ‘büyük bir günah’ olarak nitelendirirken, Meclis Başkanı Nebih Berri, yakın çevresinden sızan bilgiler ‘büyük bir rahatsızlık’ olduğuna işaret ederken, yorum yapmaktan kaçındı.

Öte yandan Beyrut'un kuzeyindeki Keservan bölgesi üzerinde önlenen bir İran füzesinin parçalarının düşmesi, Cünye bölgesinin savaştan uzak bir bölge olması nedeniyle geniş çaplı endişe yarattı.