Gazzeliler iki gündür kuzeye akın ederken Hamas: Halkımız vatanını terk etmeyecek

TT

Gazzeliler iki gündür kuzeye akın ederken Hamas: Halkımız vatanını terk etmeyecek

Gazzeliler iki gündür kuzeye akın ederken Hamas: Halkımız vatanını terk etmeyecek

Yerlerinden edilen yüz binlerce Filistinli iki gündür, kendilerini yerlerinden etme planlarını boşa çıkarma kararlılığıyla ve sevinçle Raşid ve Selahaddin caddeleri üzerinden Gazze Şeridi’nin kuzeyine dönmeye devam ediyor.

Filistin Enformasyon Merkezi'ne göre yerinden edilmiş binlerce Gazzeli bu sabah Gazze şehrine ve Gazze’nin kuzeyinde ikamet ettikleri bölgelere dönüş yolculuğuna yeniden başladı.

Merkez, Gazze Şehri'ne ulaşmak için yürüyerek kat edilmesi gereken yaklaşık yedi kilometrelik zorlu dönüş yolunda, bölge sakinlerinin çok az eşya taşıdığını aktardı.

Çok sayıda aracın da bulunduğu yolculuk sırasında Gazze şehrine dönüş yolunda Selahaddin Caddesi üzerinde üç kilometreden uzun bir kuyruk oluştu.

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi’nden yapılan açıklamaya göre İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik 470 gün süren saldırılarının ardından yerinden edilen yaklaşık 300 bin kişi dün Raşid ve Selahaddin caddeleri üzerinden Gazze şehrine ve Gazze’nin kuzeyindeki bölgelere geri dönebildi.

x cvfgbh
Yerlerinden edilenler Gazze'nin kuzeyindeki evlerine dönüşte araçlarının aranmasını beklerken (Reuters)

Hamas Siyasi Büro Üyesi Hüsam Bedran bugün yaptığı açıklamada, “Yerlerinden edilen Gazzelilerin Gazze Şeridi'nin kuzeyine dönüş yolculuğunu gösteren görüntüler, işgalci İsrail’in başarısızlığının, kaybının ve geri çekilişinin en büyük göstergesidir” dedi.

Gazze merkezli Al-Aqsa TV'nin aktardığına göre Bedran, “İşgalcinin ve onun suçlu liderlerinin Gazze Şeridi'ndeki Filistin halkını yerinden etmeye yönelik tüm girişimleri bugün paramparça oldu” dedi.

Bedran, sözlerinin şöyle sürdürdü:

“Bugün Gazze'deki halkımız, kırılamayacaklarını, yenilemeyeceklerini ve kutsal vatanları Filistin'i terk etmeyeceklerini kanıtlıyorlar. Gazze'de yaşanan tüm trajedilere, yıkıma, akan kana ve büyük fedakârlıklara rağmen halkımız, vatanının dışına sürülmeyi ya da içinde yerinden edilmeyi reddediyor.”

Bedran, Filistinlilerin, ne fedakârlık olursa olsun vatanlarını terk etmediklerini ve etmeyeceklerini bir kez daha dünyaya kanıtladıklarını vurguladı.

x cvfbg
Filistinliler Gazze Şeridi'nin kuzeyine geri dönüyor (EPA)

“Gazze'de idari boşluk söz konusu değil”

Hamas liderlerinden Sami Ebu Zuhri, ertesi gün kavramının artık yeri olmadığını ve savaştan sonraki sürecin denkleminde Hamas’ın vazgeçilmez bir aktör olarak kalmaya devam edeceğini söyledi.

Al-Aqsa TV'nin aktardığına göre Ebu Zuhri Gazze'de idari bir boşluk olmadığını ve Hamas’ın Filistinlilerin üzerinde anlaştığı bir hükümetin kurulmasını memnuniyetle karşıladığını da sözlerine ekledi. Arabulucuların anlaşmanın ikinci aşamasını başlatmak için iki tarafın nabzını yoklama sürecine başladıklarını söyleyen Ebu Zuhri, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bu anlaşmayı sonuna kadar sürdürmekten başka çaresi olmadığını belirterek “Netanyahu'nun savaşa geri dönme söylemlerini ‘İsraillileri kandırmaya yönelik boş sözler’ olarak niteledi.

İsrail ile Hamas arasında Gazze Şeridi’ndeki savaşı durdurmak için varılan anlaşma sonucu ateşkes 19 Ocak'ta yürürlüğe girdi. Ateşkesin ilk aşaması 42 gün sürecek. İkinci ve ardından üçüncü aşama Mısır, Katar ve ABD'nin arabuluculuğunda Mısır, Katar ve ABD tarafından müzakere edilecek.

UNRWA ateşkesin çökmesine karşı uyardı

Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu'daki Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) İletişim Direktörü Juliette Touma, İsrail'in UNRWA’ya yönelik ambargosunun bu hafta yürürlüğe girmesi nedeniyle UNRWA’nın ayakta kalmaya ve hizmetlerini ‘imkansız hale gelene kadar’ sürdürmeye kararlı olduğunu vurguladı.

UNRWA tarafından salı günü yayınlanan bir televizyon röportajında Touma, İsrail'in UNRWA’ya yönelik yasağının uygulanması halinde Gazze Şeridi'ndeki ateşkesin ‘dramatik bir şekilde çökme riskiyle karşı karşıya olduğunu’ da sözlerine ekledi.

UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini, geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada UNRWA’nın çalışmalarının engellenmesinin Gazze Şeridi'ndeki ateşkesin çökmesine yol açabileceği uyarısında bulunmuştu. Lazzarini, UNRWA’nın Gazze'de ve tüm Filistin topraklarında çalışmalarına devam etmesi gerektiğinin altını çizdi.



Hamas, Siyasi Büro Başkanı seçimi sürecine yeniden ivme kazandırıyor

Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)
Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)
TT

Hamas, Siyasi Büro Başkanı seçimi sürecine yeniden ivme kazandırıyor

Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)
Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)

Hamas’a yakın iki kaynak dün, hareketin, tüm büro üyelerinin seçimi tamamlanana kadar, yeni bir Siyasi Büro Başkanı seçme sürecine yeniden başladığını bildirdi.

Bu adım, hareketin başkanlık yarışına yeniden ivme kazandırırken, ocak ve şubat aylarında en az iki kez aksayan süreci canlandırıyor.

Gazze içinden bir kaynak, “Doğrudan seçimlerin yapılmasını engelleyen durumlardan artık kurtulundu ve seçim sürecinin yeniden başlatılması için fırsat doğdu” dedi.

Kaynak, ‘engellenen durumların’ bazılarının, Gazze Şeridi’ndeki iç organizasyonel çatışmalarla ilgili olduğunu belirterek, bu sorunların çözülmesinin ardından seçim sürecinin yeniden başlatılmasına karar verildiğini, ayrıca hareketin yürüttüğü dış siyasi ve güvenlik müzakerelerinin de süreci etkilediğini ifade etti.

Görsel kaldırıldı.
Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri, İsrail füzesinin isabet ettiği bir aracı inceliyor. (EPA)

Hamas, 1987 yılında kurulduğundan bu yana karşılaştığı en büyük krizi yaşıyor. 7 Ekim 2023’teki saldırıdan sonra başlayan İsrail operasyonları, hareketin farklı kanatlarına ve kademelerine ulaşarak, bir dizi örgütsel ve mali krize yol açtı.

Tahminlere göre, Hamas’ın yurt dışındaki Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal ve Gazze’deki Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye, siyasi büro başkanlığına gelme konusunda en güçlü adaylar olarak öne çıkıyor.

İç ve dış Hamas çevrelerinde yapılan değerlendirmelere göre el-Hayye, Gazze’deki hareketin unsurları ve Hamas’ın askeri kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları tarafından destekleniyor. Öte yandan, Halid Meşal’in ise Batı Şeria ve yurt dışındaki Hamas çevrelerinde destek kazandığı belirtiliyor.

Bir dış kaynak, Şarku’l Avsat’a, “Hamas'ın yeni başkanının seçimi, mevcut koşullar ve imkanlar doğrultusunda Gazze Şeridi, Batı Şeria ve yurt dışında mevcut tüm alanlarda yapılacak ve bu süreç kısa süre içinde netleşecek” şeklinde açıklama yaptı.

Yaklaşık bir buçuk yıldır Hamas’ın işlerini yürüten Liderlik Konseyi, 2023 yılı başında, hareketin kalan siyasi büro dönemi (2025'te sona ermesi bekleniyordu ancak bir yıl uzatıldı) boyunca yeni bir başkan seçme sürecini başlattı. Bu seçim, yıl sonu veya gelecek yılın başında yapılacak genel seçimlere kadar geçici bir başkanlık işlevi görecek.

Hareketin başkanlık seçimi için şubat ayında bir girişim olmuş, ancak o dönemdeki ABD-İsrail-İran savaşının başlaması nedeniyle bu girişim engellenmişti.

Seçimler yalnızca iç ve dış Hamas’ı yönetecek yeni bir siyasi büro başkanının seçilmesiyle sınırlı olacak. Siyasi büro için kapsamlı bir seçim ise yıl sonu ya da 2027’nin başına kadar yapılmayacak.

Mevcut Liderlik Konseyi, Gazze Şeridi, Batı Şeria ve yurt dışındaki Hamas liderleriyle Şura Konseyi Başkanı Muhammed Derviş’in başkanlık yaptığı bir yapıdan oluşuyor. Bu konsey, Hamas’ın iç ve dış meselelerini izleyen ve bu meseleler hakkında üyeler arasında istişarelerde bulunan bir danışma organına dönüştürülecek.


Şara, Filistin Başkan Yardımcısı başkanlığındaki bir Filistin heyetini kabul etti

Şara, Filistin Başkan Yardımcısı başkanlığındaki bir Filistin heyetini kabul etti
TT

Şara, Filistin Başkan Yardımcısı başkanlığındaki bir Filistin heyetini kabul etti

Şara, Filistin Başkan Yardımcısı başkanlığındaki bir Filistin heyetini kabul etti

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, Şam'daki Halk Sarayı'nda Filistin Başkan Yardımcısı Hüseyin el-Şeyh başkanlığındaki bir Filistin heyetini kabul etti.

Toplantıya Dışişleri Bakanı Esad el-Şeybani katıldı; Filistin tarafından ise Ulusal Konsey Başkanı Rawhi Fattouh, Merkez Komite üyesi Samir al-Rifai ve danışman Wael Lafi hazır bulundu.

Toplantıda, Cumhurbaşkanlığı'nın resmi platformlarında belirttiği üzere, iki kardeş halkın çıkarlarına hizmet edecek şekilde iki ülke arasındaki ikili ilişkileri güçlendirme yolları ele alındı.

dfd

Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin el-Şeyh görüşmenin ardından "X" platformunda yaptığı paylaşımda, hükümetinin Suriye topraklarının birliğini ve Gazze Şeridi, Batı Şeridi ve Kudüs'teki son gelişmeleri destekleme konusundaki kararlı tutumunu teyit etti.

Geçtiğimiz yıl Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve beraberindeki heyeti Şam'daki Halk Sarayı'nda ağırladı.

Şarku’l Avsat’ın Suriye Televizyonu’nun internet sitesinden aktardığına göre, bu gelişme, ülkedeki Filistinli mültecilerin durumuna ilişkin gelişmelerin yaşandığı bir dönemde gerçekleşti. Suriye Cumhurbaşkanlığı, geçen yıl Eylül ayında, ülkede yaşayan Filistinlileri tanımlamak için kullanılan “ve benzerleri” ifadesinin yeniden gözden geçirileceğini açıklamış, bunun Suriye’deki Filistinlilerin tekrarlanan taleplerine yanıt olduğu belirtilmişti.

Bu kapsamda, söz konusu grubun Suriyeli vatandaşlara uygulanan yasal düzenlemelere dahil edilmesini incelemek üzere bir hükümet komitesi kuruldu. Bu adım, son dönemde bazı Filistinlilerin “ikamet eden” ya da “yabancı” olarak tanımlanmasına yol açan idari değişikliklerin ardından ortaya çıkan hukuki sorunları çözme girişimi olarak değerlendirildi. Söz konusu tanımlamalar, Filistinlilerin haklarına ilişkin endişelere neden olmuştu.

Habere göre, Suriye’deki Filistinliler tarihsel olarak özel bir hukuki statüye sahip bulunuyor. 1956 tarihli 260 sayılı yasa kapsamında, siyasi haklar dışında Suriyelilerle büyük ölçüde benzer sivil haklardan yararlanan Filistinliler, son yıllarda ortaya çıkan idari zorluklara rağmen ülkenin toplumsal yapısının temel unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.


Tuaregler Mali'deki hükümeti devirmekle tehdit ediyor

Libya'nın güneybatı sınırında devriye gezen askeri araçlar (Genel Komutanlık Medya Birimi)
Libya'nın güneybatı sınırında devriye gezen askeri araçlar (Genel Komutanlık Medya Birimi)
TT

Tuaregler Mali'deki hükümeti devirmekle tehdit ediyor

Libya'nın güneybatı sınırında devriye gezen askeri araçlar (Genel Komutanlık Medya Birimi)
Libya'nın güneybatı sınırında devriye gezen askeri araçlar (Genel Komutanlık Medya Birimi)

Mali'deki ayrılıkçı Tuareg isyancıları, dün yaptıkları açıklamada, Cemaat Nusrat el-İslam ve-l Muslimin (CNİM)) ile koordineli olarak yürüttükleri saldırılar karşısında askeri cuntanın "çöküş" yaşayacağı tehdidinde bulundu.

Tuareg isyancılarının sözcüsü Muhammed Mevlut Ramazan, Paris ziyareti sırasında AFP'ye yaptığı açıklamada,demeçte, "Bu sistem er ya da geç devrilecek. Bir yanda Azavad Kurtuluş Cephesi'nin kuzeydeki hamleleri, diğer yanda silahlı grupların Bamako ve diğer şehirlere yönelik saldırıları karşısında iktidarda kalmalarının imkanı yok" ifadelerini kullandı.

Rus Güçlerinin Geri Çekilmesi İddiası

Tuaregler, kuzeydeki Kidal bölgesinde bulunan Rus "Afrika Kolordusu" askerlerinin geri çekilmesini öngören bir "anlaşmaya" varıldığını ileri sürdü. Sözcü Ramazan, temel hedeflerini "Rusların Azavad'dan ve tüm Mali topraklarından kalıcı olarak çıkarılmasıdır" şeklinde özetledi.

Fransa Gelişmeleri Uzaktan İzliyor

Öte yandan, bölgedeki nüfuzunu kaybeden Fransa, Mali'deki gelişmeler karşısında etkisiz kalmış görünüyor. Şarkul Avsat’ın edindiği bilgiye göre Paris yönetimi, vatandaşlarına "vakit kaybetmeden" ülkeyi terk etmeleri çağrısında bulundu.

Eski sömürgesindeki kaosu uzaktan izleyen Fransız hükümetinin, kendisini ülkeden çıkaran mevcut askeri cuntayı kurtarmaya niyetli olmadığı belirtiliyor. Ancak isyanın Senegal ve Fildişi Sahili gibi Fransa ile yakın bağları olan Batı Afrika ülkelerine sıçrama riski, Paris'teki endişeleri artırmaya devam ediyor.