Komorlar Devlet Başkanı, iktidarı oğluna devretme niyetini yalanladı

Osmani, Komor Adaları'nın Moroni kenti dışında cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde düzenlenen siyasi bir miting sırasında destekçilerine hitap ediyor, 9 Ocak 2024 (Reuters)
Osmani, Komor Adaları'nın Moroni kenti dışında cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde düzenlenen siyasi bir miting sırasında destekçilerine hitap ediyor, 9 Ocak 2024 (Reuters)
TT

Komorlar Devlet Başkanı, iktidarı oğluna devretme niyetini yalanladı

Osmani, Komor Adaları'nın Moroni kenti dışında cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde düzenlenen siyasi bir miting sırasında destekçilerine hitap ediyor, 9 Ocak 2024 (Reuters)
Osmani, Komor Adaları'nın Moroni kenti dışında cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde düzenlenen siyasi bir miting sırasında destekçilerine hitap ediyor, 9 Ocak 2024 (Reuters)

Hint Okyanusu ülkesinde 1999 yılında bir darbeyle iktidara gelen ve 2002'den bu yana dört seçim kazanan Komorlar Devlet Başkanı Gazali Osmani, iktidarı oğluna devretme niyetinde olduğu iddialarını yalanladı.

Osmani 23 Ocak'ta Moheli adasında destekçilerine yaptığı bir konuşmada görevi bıraktığında “yerime bir çocuk alacağım” dedi ve bu açıklama, kendisini eleştirenlerin oğlunu iktidara hazırladığı yönündeki şüphelerini doğrulama olarak yorumlandı. Komor dilinde Osmani tarafından kullanılan “child” kelimesi “çocuk”, “oğul” ya da “kız” anlamına gelebilmektedir.

Konuşmanın ertesi günü, 24 Ocak'ta yapılan bir açıklamada cumhurbaşkanlığı ofisi, söz konusu yorumlarda Osmani'nin oğlu ve hükümetin genel sekreteri Nur El Fatih'in kastedildiğini reddetti. Bunun yerine tüm Komorlulardan çocukları olarak söz ettiği belirtildi. Açıklamada, “Hükümet, Başkan Gazali'nin hiçbir zaman oğlu Nur El Fatih'in devlet başkanı olarak yerine geçme ihtimalinden bahsetmediğini vurgulamak ister” denildi. “Bunun yerine, Komorlar'da her vatandaşı 'çocuk' olarak tanımlamanın geleneksel olduğunu bilerek, yerine geçecek bir 'çocuktan' bahsetmiştir.”

Açıklamada, Başkan'ın daha önce “aile veraseti” fikrini reddettiği ve halefinin Komorlar'daki üç ana adadan biri olan Anjouan'dan gelmesi gerektiği kaydedildi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Komorlar anayasası, üç ada arasında her on yılda bir cumhurbaşkanlığı rotasyonu yapılması gerektiriyor. Bu durumda, Nur El Fatih ancak anayasayı değiştirerek 2029'da başkanlık döneminin sonunda babasının yerine geçmeye hak kazanabilir.

Osmani 2022'de yapılan son seçimi kazandı, ancak muhalefet oylamanın usulsüzlüklerle gölgelendiğini söyleyerek sonuçları reddetti. Osmani, oğlunu hükümet işlerini koordine etmekle görevlendirdi ve ona kabine üzerinde geniş yetkiler verdi. Osmani'nin iktidar partisi bu ay yapılan parlamento seçimlerinde kesin bir zafer kazanırken, bazı muhalefet partileri oylamayı boykot etti ve diğer partiler sonuçları hileli olarak nitelendirerek reddetti.

Doğu Afrika kıyılarında Hint Okyanusu'nda üç adadan oluşan bir takımada olan Komorlar yaklaşık 800 bin nüfusa sahip. Fransa'dan bağımsızlığını kazandığı 1975 yılından bu yana yaklaşık 20 darbe ya da darbe girişimi yaşadı.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.