Lübnan: Suriye vesayetinin sembollerini anımsatan cadde ve meydan isimleri değiştiriliyor

Dahiye belediyeleri, havaalanı yolundan ‘Hafız Esed Caddesi’ adını kaldırmayı reddediyor

Beyrut Havaalanı'nı başkentin merkezine bağlayan yoldan ‘Hafız Esed Caddesi’ isminin kaldırılması Dahiye belediyeleri tarafından reddedildi. (Şarku’l Avsat)
Beyrut Havaalanı'nı başkentin merkezine bağlayan yoldan ‘Hafız Esed Caddesi’ isminin kaldırılması Dahiye belediyeleri tarafından reddedildi. (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan: Suriye vesayetinin sembollerini anımsatan cadde ve meydan isimleri değiştiriliyor

Beyrut Havaalanı'nı başkentin merkezine bağlayan yoldan ‘Hafız Esed Caddesi’ isminin kaldırılması Dahiye belediyeleri tarafından reddedildi. (Şarku’l Avsat)
Beyrut Havaalanı'nı başkentin merkezine bağlayan yoldan ‘Hafız Esed Caddesi’ isminin kaldırılması Dahiye belediyeleri tarafından reddedildi. (Şarku’l Avsat)

Lübnan arenası, geçtiğimiz aralık ayında Esed rejiminin devrilmesi ve kalıntılarının ortadan kaldırılmasıyla, Lübnan'ı kırk yılı aşkın bir süre boyunca güvenlik ve askeri bir kıskaçla yöneten Esed rejiminin vesayeti sırasında Suriye halkını etkileyen ve Lübnanlılara yansıyan suçların ortaya çıkmasının ardından tepki gösteriyor. Bu tepkinin bir sonucu olan değişiklikler, başta eski Devlet Başkanı Hafız Esed'in ismi olmak üzere, devrik Suriye rejiminin sembol isimlerini taşıyan ana yol, cadde ve meydanların isimlerinin değiştirilmesini de kapsıyor.

Değişim için gerekli koşullar

Esed ailesinin isimlerinin Lübnan sokaklarından kaldırılması süreci geçen ay Yukarı Metn'deki (Lübnan Dağı) el-Mudeyrac-Hammana kasabasını Bezbedin kasabasına bağlayan yolun isminin değiştirilmesiyle başladı. Lübnan Dağı Valisi Muhammed Mekkavi, “Cadde ve sokak isimlerinde yapılacak herhangi bir değişiklik, bu yolların coğrafi sınırları içerisinde yer aldığı belediyelerin inisiyatifinde olmalıdır” dedi. Mekkavi Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, bu konuda ‘belediye meclisinin bir karar alması ve bu kararı valiye sunması, valinin de bu değişikliğin nedenlerini araştırması ve onayladıktan sonra imzalayarak İçişleri Bakanlığı'na göndermesi, İçişleri Bakanlığı'nın da bu kararı onaylayarak yürürlüğe girmesini sağlaması gerektiğini’ söyledi.

fghj
Hafız Esed Caddesi (Şarku’l Avsat)

Demokratik Buluşma Bloğu Genel Sekreteri Hadi Ebu’l Hasan, Facebook sayfasında yaptığı paylaşımda, ‘el-Mudeyrac-Hammana'dan Yukarı Metn bölgesindeki (Lübnan Dağı) Bezbedin kasabasına uzanan ve çeyrek asırdır Hafız Esed Caddesi olarak bilinen yolun adının yeni bir isimle Özgürlük Caddesi değiştirilmesine karar verildiğini’ duyurdu.

“Bu karar Yukarı Metn Belediyeler Birliği ve belediye başkanları ile koordinasyon içinde alındı” diyen Ebu’l Hasan, ‘yeni ismin masum ve özgür şehitlerin onuruna verildiğini’ belirtti. Ebu’l Hasan, bu yola Hafız Esad Caddesi isminin 25 yıl önce ‘Suriye'nin Lübnan üzerindeki vesayeti döneminde, Suriye rejiminin Lübnan'ın çeşitli kurum ve bölgelerine yayılan etkisi bağlamında’ verildiğini kaydetti.

Ebu’l Hasan, “Yeni isim, belediyelerin ve yerel yönetimlerin egemenlik ve özgürlük değerlerine bağlılığını yansıtmaktadır; 2005 yılında eski Başbakan Refik Hariri'nin öldürülmesinin ardından Suriye ordusunun Lübnan'dan ayrılması ve bunu takip eden halk baskısının ardından, geçmiş sayfayı çevirme ve ulusal değerleri yeniden tesis etme çabalarının bir parçasıdır” şeklinde konuştu.

Bağları koparmak

İsim değişikliği girişiminin, Suriye rejimi ile bağlantılı kişilerin isimlerini taşıyan tüm cadde ve sokakları kapsaması bekleniyor. Ancak Beyrut Uluslararası Havaalanı'nı başkentin merkezine bağlayan yoldan ‘Hafız Esed Caddesi’ isminin kaldırılarak yerine başka bir isim verilmesi, başta el-Gubeyri ve Burc el-Baracne kasabaları olmak üzere Dahiye’deki belediyeler tarafından Suriye vesayetinin mirasıyla bağları koparma girişimi olarak reddediliyor.

İntikam bağlamı

Dahiye Belediyeler Birliği'nden bir kaynak, “Hafız Esed'in adının yoldan kaldırılmasına yönelik masum girişim, arkasındakilerin niyetlerini gizliyor” dedi. Şarku’l Avsat'a konuşan kaynak, ‘şimdiye kadar hiç kimsenin, hatta ilgili belediyenin bile bu konuyu Dahiye Belediyeler Birliği'ne iletmediğini’ belirtti. Adının açıklanmasını istemeyen kaynak, “Havaalanı yoluna Hafız Esed'in adını veren merhum Başbakan Refik Hariri'ydi… Yaşananlar, Lübnan'ı içeride koruduğunu, İsrail işgaline karşı direnişini güçlendirdiğini ve 2000 yılında Güney Lübnan'ın zaferinde ve kurtuluşunda rol oynadığını düşündüğümüz bir döneme karşı intikam bağlamında gerçekleşiyor” ifadelerini kullandı.

Lübnanlıların Esed ailesiyle ilgili her şeyden kurtulma arzusu, merhum Başbakan Refik Hariri'nin 14 Şubat 2005'te öldürülmesi ve halk ile 14 Mart ekibinin suikastın arkasında Suriye rejiminin olduğu yönündeki suçlamalarının ardından başladı. O dönem onlarca vatandaş, Lübnan'ın güneyindeki Kana kasabasının girişinde bulunan Hafız Esed heykelini devirerek ve tahrip ederek tepki göstermişti.

cvfbgnh
Beyrut'un güney banliyölerinin girişindeki Hafız Esed Caddesi (Şarku’l Avsat)

Suriye ordusunun 26 Nisan 2005'te Lübnan'dan çekilmesiyle birlikte, devrik Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in kardeşi Basil Esed'in Orta Bekaa'daki el-Merc kasabasında bir büstü ve Lübnan'ın kuzeyindeki Akkar'da bulunan Halba meydanında bir başka heykeli kırıldı. Lübnan ordusu daha sonra yine Halba’da Beşşar Esed ve babası Hafız Esed'in iki bronz heykelini parçaladı.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.