İsrail Savunma Bakanı orduya Filistinlilerin Gazze'yi terk etmesi için plan hazırlama talimatı verdi

Savaş sırasında İsrail tarafından güneye sürülen Filistinliler Gazze'nin kuzeyindeki evlerine dönerken (Reuters)
Savaş sırasında İsrail tarafından güneye sürülen Filistinliler Gazze'nin kuzeyindeki evlerine dönerken (Reuters)
TT

İsrail Savunma Bakanı orduya Filistinlilerin Gazze'yi terk etmesi için plan hazırlama talimatı verdi

Savaş sırasında İsrail tarafından güneye sürülen Filistinliler Gazze'nin kuzeyindeki evlerine dönerken (Reuters)
Savaş sırasında İsrail tarafından güneye sürülen Filistinliler Gazze'nin kuzeyindeki evlerine dönerken (Reuters)

İsrail medyası, Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın bugün (Perşembe) orduya Gazze sakinlerinin Şeridi terk etmesini sağlayacak bir plan hazırlama talimatı verdiğini duyurdu.

Reuters haber ajansına göre bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD'nin Gazze'nin kontrolünü ele geçirmeyi ve Filistinlileri başka ülkelere yerleştirmeyi planladığını açıklamasının ardından geldi.

Katz konuyla ilgili şunları söyledi: “Orduya, Gazze'den ayrılmak isteyenlerin kendilerini kabul edecek herhangi bir ülkeye gidebilmelerini sağlayacak bir plan hazırlama talimatı verdim. Plan kara geçişlerinden çıkış seçeneklerinin yanı sıra deniz ve hava yoluyla çıkış için özel düzenlemeleri de içerecek.” 

Donald Trump'ın Gazze Şeridi'nin kontrolünü ele geçirme planını memnuniyetle karşılayan Katz, ABD Başkanı'nın planının ayrılmak isteyen Gazzeliler için geniş fırsatlar sağlayabileceğini, ev sahibi ülkelerine mükemmel bir şekilde entegre olmalarına yardımcı olabileceğini ve askerden arındırılmış ve tehditlerden arındırılmış bir Gazze için yeniden inşa programlarında ilerlemeyi kolaylaştırabileceğini söyledi.

Maliye Bakanı ve Ulusal Güvenlik Konseyi üyesi Bezalel Smotrich Katz'ın kararını memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: “Savunma Bakanı'nın İsrail ordusuna göç planındaki rolümüz için hazırlık yapmaya ve Gazzelilerin kabul eden ülkelere gidişini kolaylaştırmaya yönlendirme kararını memnuniyetle karşılıyorum. Yıllardır, özellikle de savaşın başlangıcından bu yana söylediğimiz gibi, İsrail için barış ve güvenliği, Gazze sakinleri için de refahı garanti eden başka bir gerçekçi çözüm yoktur.”

Uzun süredir yürürlükte olan uluslararası anlaşmalar insanları göçe zorlamayı ve topraklarına el koymayı yasaklamasına rağmen ABD Başkanı, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlileri Mısır ve Ürdün'e yerleştirerek, Riviera tarzı bir kalkınma projesine zemin hazırlamak için kalan binaları yıkmak ve işgal altındaki toprakları ABD'nin denetimi altına sokmak istediğini söyledi.

Öte yandan İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Alvarez bugün İspanyol radyo istasyonu RENE'ye verdiği bir demeçte İsrail Savunma Bakanının önerisini reddederek şunları söyledi: “Gazze halkının toprağı Gazze'dir... Gazze gelecekteki Filistin devletinin bir parçası olmalıdır.” Katz, geçen yıl Filistin devletini tanıyan İspanya, İrlanda ve Norveç'in yasal olarak Gazze'de ikamet eden herkesin topraklarına girmesine izin vermek zorunda olduklarını” söylemişti.

Yaklaşık iki milyon Filistinlinin nasıl sınır dışı edileceği ya da Gazze'nin kontrolünün nasıl ele geçirileceğine dair ayrıntıların yer almadığı planda Trump, patlamamış bombaları ve molozları temizleyerek ve ekonomik olarak yeniden canlandırarak savaşın harap ettiği şeridi “muhteşem” bir yer haline getireceğini söyledi.

Gelen tepkiler üzerine ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump'ın önerisinin Filistinlilerin Gazze yeniden inşa edilirken bölgeden ayrılmasının geçici olduğunu savundu.

Rubio, “Trump'ın teklifi düşmanca bir fikir değil bence çok cömert bir hareket. Teklif yeniden inşa ve yeniden inşanın gözetimini üstlenmeyi içeriyor” dedi. Beyaz Saray Washington'un “Gazze'nin yeniden inşasını finanse etmeyeceğini” ifade etti.



Hizbullah: İsrail ile doğrudan müzakereler, Lübnan anayasasının açık ihlalidir

Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)
Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)
TT

Hizbullah: İsrail ile doğrudan müzakereler, Lübnan anayasasının açık ihlalidir

Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)
Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)

Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah, Lübnan Cumhurbaşkanı'nın görüşmelerin önümüzdeki hafta Washington'da yapılacağını açıklamasından bir gün sonra, bugün partisinin Lübnan ve İsrail arasında doğrudan müzakereleri reddettiğini vurguladı.

Fadlallah yaptığı açıklamada, bu adımın "Anayasa'nın, Şartname'nin ve Lübnan yasalarının açık bir ihlali ve ülkenin kaderinin ve geleceğinin manipüle edilmesi" olduğunu belirterek, bunun "Lübnan'ın İsrail saldırganlığıyla mücadele etmek, iç barışını ve halkının bir arada yaşamasını korumak için en çok dayanışmaya ve iç birliğe ihtiyaç duyduğu bir dönemde iç bölünmeleri daha da kötüleştireceği" uyarısında bulundu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Arşiv-AP)İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Arşiv-AP)

Milletvekili sözlerine şöyle devam etti: "Halkımız, topraklarını, varlıklarını, meşru haklarını ve ulusal ortaklıklarını savunmada gösterdikleri azim ve direniş tercihine bağlı kalacak ve kimsenin vatanlarının kaderine ve nesillerinin geleceğine müdahale etmesine izin vermeyecektir."

Sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yetkili makam, İran'ın Lübnan'ın yanında yer alan kararlı duruşu ve İslamabad'daki müzakereler başlamadan önce Lübnan'a yönelik saldırganlığın durdurulması konusundaki ısrarıyla ülkemize duyduğu endişe sayesinde ortaya çıkan elverişli uluslararası fırsattan derhal yararlanarak ülkesinin çıkarlarını önceliklendirmeli ve halkının canını korumalıydı, ancak bu İran tutumunu göz ardı etti…”

Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Lübnan'ı Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh-Moawad'ın, İsrail'i ise Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter'in temsil ettiği ve ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Michel Issa'nın da katıldığı, dün akşam gerçekleşen bir telefon görüşmesini duyurdu.

Görüşme sırasında, ateşkes ilan edilmesi ve Lübnan ile İsrail arasında ABD'nin himayesinde müzakerelerin başlama tarihinin belirlenmesi konularını görüşmek üzere ilk toplantının önümüzdeki salı günü ABD Dışişleri Bakanlığı'nda yapılmasında mutabık kalındığını belirtti.


Dünyanın "en büyük açlık krizi" Sudan'da yaşanıyor

Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)
Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)
TT

Dünyanın "en büyük açlık krizi" Sudan'da yaşanıyor

Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)
Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)

Dünya Gıda Programı'na (WFP) göre Sudan, yaklaşık 45 milyonluk nüfusunun 19 milyondan fazlasını etkileyen, dünyanın en büyük insani açlık kriziyle karşı karşıya. Program, savaşın başlamasından bu yana geçici başkent Port Sudan'dan faaliyet gösterdikten sonra Hartum'daki ülke ofisinin yeniden açıldığını duyurdu.

WFP genel müdür yardımcısı Carl Skau, dün Hartum'da programın yeni ülke direktörü Abdullah Al-Wardat ve Sudan Başbakanı Kamil Idris ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, başkentteki koşulların altı ay önceki ziyaretinden bu yana "açıkça değiştiğini" söyledi. Skau, "Şehirde daha fazla hareketlilik var, havaalanı çalışıyor ve insanlar yavaş yavaş evlerine dönüp hayatlarını yeniden kurmaya başlıyorlar" ifadelerini kullandı.

Ülkenin geniş bölgelerinde çatışmaların hız kesmeden devam ettiğini ve bunun da yaklaşık 19 milyon insan için ciddi gıda güvensizliğine yol açtığını belirten yetkili, durumu "dünyanın en büyük insani açlık krizi"nin devamı olarak nitelendirdi.


Devrim Muhafızları Bağdat'ta "cephe" oluşturuyor

Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında bir Irak zırhlı aracı (AFP)
Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında bir Irak zırhlı aracı (AFP)
TT

Devrim Muhafızları Bağdat'ta "cephe" oluşturuyor

Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında bir Irak zırhlı aracı (AFP)
Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında bir Irak zırhlı aracı (AFP)

Kaynaklar, İran Devrim Muhafızları'ndaki subayların Irak'taki silahlı grupların operasyonlarını yönetmeye devam ettiğini ve saldırıları durdurma yönündeki siyasi talepleri reddettiğini, müzakerelerin başarısız olma ihtimaline karşı Washington üzerinde baskı kurmak amacıyla "gölge askeri gözetmen" gibi hareket ettiklerini ortaya koydu.

“Koordinasyon Çerçevesi” ve Irak hükümetinden iki kaynak Şarku’l Avsat’a, dört Şii partinin liderlerinin son haftalarda Irak içindeki İranlı yetkililerle görüşmeler yaptığını ve saldırıların durdurulması gerektiğine ikna etmeye çalıştıklarını, ancak İranlılardan yanıt alamadıklarını söyledi.

Kaynaklar, Bağdat'ta önemli nüfuza sahip bir Kudüs Gücü subayının "koordinasyon çerçevesi içindeki müttefiklerden gelen çağrılara yanıt vermediğini, iletişimini silahlı grupların operasyon yetkilileriyle sınırladığını" söyledi. Kaynaklar, özel bir güvenlik toplantısında konuşan üst düzey bir Iraklı yetkilinin, "Bu adamı (Devrim Muhafızları subayını) nasıl durduramıyoruz?" diyerek, "Neden onu tutuklayamıyoruz?" diye sorguladığını belirtti.