Lübnan sınırı yakınlarındaki güvenlik operasyonu sırasında kaçırılan iki Suriye güvenlik gücü mensubu ‘serbest bırakıldı’

Suriye Genel Güvenlik İdaresi üyeleri bir güvenlik operasyonu sırasında (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Suriye Genel Güvenlik İdaresi üyeleri bir güvenlik operasyonu sırasında (Suriye İçişleri Bakanlığı)
TT

Lübnan sınırı yakınlarındaki güvenlik operasyonu sırasında kaçırılan iki Suriye güvenlik gücü mensubu ‘serbest bırakıldı’

Suriye Genel Güvenlik İdaresi üyeleri bir güvenlik operasyonu sırasında (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Suriye Genel Güvenlik İdaresi üyeleri bir güvenlik operasyonu sırasında (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Suriye devlet medyası dün akşam, Lübnan sınırındaki bir köyde kaçakçılıkla mücadele operasyonu sırasında kaçırılan ve bir dizi ‘aranan adamla’ çatışan iki Suriye güvenlik gücü mensubunun ‘serbest bırakıldığını’ bildirdi.

Suriye resmi haber ajansı SANA’nın devlet kurumlarından edindiği bilgiye göre, ‘Sınır Güvenlik Birimi, Suriye-Lübnan sınırında silah ve mal kaçakçılığı yapan bir grup aranan adam tarafından kaçırılan iki unsuru serbest bırakmayı başardı.’

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre, ‘Suriye-Lübnan sınırını kontrol altına almaya yönelik devam eden çabaların bir parçası olarak Sınır Güvenlik Birimi, silah ve mal kaçakçılığına yönelik çıkışları kapatmak amacıyla sınır köyü Havik'te kapsamlı bir operasyon başlattı.’

AFP'nin bildirdiğine göre, ‘Sınır Güvenlik Birimi güçleri ile aranan bazı şahıslar arasında çatışmalar yaşandı ve bu çatışmalar güvenlik güçlerinin iki üyesinin görevlerini yerine getirirken kaçırılmasıyla sonuçlandı. Yasa dışı kaçakçılık operasyonlarına karışan bir dizi aranan kişi gözaltına alındı. Çok miktarda silah ve kaçak mal ele geçirildi.’

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in 8 Aralık'ta Heyetu Tahriru’ş-Şam (HTŞ) liderliğindeki muhalif grupların koalisyonunun saldırısıyla devrilmesinin ardından yeni yetkililer ‘eski rejimin kalıntılarını etkisiz hale getirmek’ amacıyla bir dizi güvenlik operasyonu yürüttü.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) geçtiğimiz ay Humus'un batı kırsalında yürütülen güvenlik operasyonları sırasında altı kişinin öldürüldüğünü bildirmişti.

SOHR, dünkü güvenlik operasyonunun ‘militanları, kaçakçıları, aranan uyuşturucu satıcılarını ve Hizbullah'a yakın kişileri kovmayı’ amaçladığını kaydetti.

Suriye güçlerinin ‘tanklar, zırhlı araçlar, insansız hava araçları (İHA) ve ağır silahlar kullandığını, mermilerin sivil bölgelere düştüğünü’ söyledi.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Havik köyündeki çatışmalar sonucunda ‘Suriye ile sınır kasabası el-Kasr'ın eteklerine bir roket düştüğünü’ bildirdi.

Lübnan ve Suriye, özellikle ülkenin kuzeydoğusunda büyük ölçüde sınırlandırılmamış 330 kilometre uzunluğunda bir sınırı paylaşıyor ve bu da sınırı kaçakçıların, balıkçıların ve hatta mültecilerin sızması için kolay bir alan haline getiriyor.

Hizbullah, çatışmanın iki yılını doldurduğu 2013'ten bu yana Suriye ordusunu desteklemek için açıkça savaşmaya başladı. Şii nüfusun çoğunlukta olduğu ve bazılarında Lübnanlıların da yaşadığı köylerin yer aldığı Humus kırsalındaki Lübnan sınır bölgeleri, gerek savaşçıların nakli gerekse silah depolarının kurulması açısından Hizbullah için önemli bir lojistik merkez oldu.

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım aralık ayında Esed'in devrilmesinden sonra örgütün artık Suriye üzerinden askeri malzeme alamayacağını kabul etti.

Ocak ayında Şam'da bir araya gelen Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ve Lübnan Başbakanı Necib Mikati, iki ülke arasında on yıllardır süren belirsiz ilişkilerin ardından karşılıklı saygı ve ulusal egemenliğe dayalı ilişkiler kurma isteklerini yinelediler.

Her iki ülkenin yetkilileri, Lübnan'daki Suriyeli mültecilerin varlığı, kara ve deniz sınırlarının belirlenmesi ve Suriye hapishanelerindeki Lübnanlı kayıp şahıslar meselesi de dahil olmak üzere çözüm bekleyen konuları çözüme kavuşturmayı umuyor.



Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
TT

Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)

Lübnan ordusu, dün Güney Lübnan'daki Kfar Rumman - Nabatiye kasabasında bulunan evlerine düzenlenen İsrail saldırısı sonucu bir asker ve ailesinin bazı üyelerinin öldürüldüğünü "X" platformunda duyurdu.

Lübnan ordusu, baskının ailenin Nabatiye bölgesindeki evini hedef aldığını belirtti.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre dün akşam ülkenin güneyine yönelik çok sayıda hava saldırısı düzenlendi.

Ajans, “düşman savaş uçakları ve insansız hava araçlarının (İHA), güneydeki Batı ve Orta kesimlerde yer alan Sur ve Bint Cubeyl ilçelerini 70’ten fazla hava saldırısıyla hedef aldığını, bununla eş zamanlı olarak topçu atışlarının da yapıldığını” bildirdi. Söz konusu saldırıların çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına, ayrıca evlerin, altyapının ve yolların tahrip olmasına yol açtığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan Sağlık Bakanlığı’na bağlı Acil Durum Operasyon Merkezi’nden aktardığına göre  2 Mart ile 30 Nisan tarihleri arasındaki saldırıların toplam bilançosu, 2 bin 586 ölü ve 8 bin 20 yaralı oldu.

Öte yandan, İsrail ordusu dün güney Lübnan’da bir İsrail askerinin öldüğünü açıkladı. Yerel medya, askerin “Hizbullah” tarafından SİHA ile gerçekleştirilen saldırıda öldüğünü bildirdi. Ordu ayrıca bir askerin de yaralandığını duyurdu.

İsrail ordusu, dün akşam Lübnan’dan fırlatılan bir mühimmatın İsrail’in kuzeyindeki açık bir alana düştüğünü, ayrıca İsrail hava sahasına girmeden önce “şüpheli bir hava aracının” engellendiğini açıkladı. Bu gelişmeler nedeniyle ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığı belirtildi.

Ordu ayrıca, Lübnan’ın güneyinde “Hizbullah”a ait yaklaşık 140 metre uzunluğunda bir tünelin imha edildiğini de duyurdu.

İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki çatışmalar, ABD ve İsrail’in İran’la savaşa başlamasının ardından yeniden tırmandı. Haftalar süren savaşın ardından İsrail ile Lübnan hükümeti arasında bir ateşkes üzerinde anlaşmaya varılmıştı. Ancak buna rağmen İsrail ordusu ile Hizbullah karşılıklı saldırılarını sürdürürken, İsrail güçlerinin hâlen Lübnan’ın güneyinde konuşlu olduğu bildiriliyor.


İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.


Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
TT

Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, Ali el-Zeydi'nin Irak başbakanı olarak atanmasını tebrik ederek, çok verimli bir yeni ilişki kurmayı dört gözle beklediğini belirtti.

El- Zeydi, Trump ile telefonda görüştüğünü ve Trump'ın kendisini Bağdat'ta hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmeye davet ettiğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Başbakanlık basın ofisi yaptığı açıklamada, El- Zeydi'nin "ABD Başkanı Donald Trump'tan bir telefon aldığını, Trump'ın kendisini yeni hükümeti kurmak üzere resmen atanmasından dolayı tebrik ettiğini ve hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmesi için resmi bir davette bulunduğunu" belirtti.

Pazartesi günü, Tahran'a yakın Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi tarafından eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin yerine aday gösterilen el-Zeydi, hükümeti kurmakla görevlendirildi. Nuri el-Maliki'nin adaylığı ise Amerika Birleşik Devletleri ve Trump tarafından muhalefetle karşılanmıştı.