Şarku’l Avsat'a konuşan Hamas'a yakın bir kaynak, Suriye'de herhangi bir varlıkları olduğunu reddetti

İsrail güçleri Kuneytra'da bir askeri mevziiyi imha etti

Kuneytra Emniyet Müdürlüğü (Şarku’l Avsat)
Kuneytra Emniyet Müdürlüğü (Şarku’l Avsat)
TT

Şarku’l Avsat'a konuşan Hamas'a yakın bir kaynak, Suriye'de herhangi bir varlıkları olduğunu reddetti

Kuneytra Emniyet Müdürlüğü (Şarku’l Avsat)
Kuneytra Emniyet Müdürlüğü (Şarku’l Avsat)

İsrail güçleri dün şafak vakti Suriye'ye girerek Suriye'nin güneyindeki Kuneytra kırsalında eski rejime ait bir askeri mevziyi imha etti. İsrail'in Şam'ın güney kırsalında Hamas’a ait bir silah deposuna baskın düzenlediğini duyurmasının ardından Hamas'a yakın bir kaynak, Suriye'de herhangi bir varlıkları olduğunu yalanladı.

Suriye medyasında yer alan haberlere göre, ‘İsrail güçleri Han Arnabe'nin kuzeydoğusundaki Ayn el-Nuriye köyü yakınlarına girerek, devrik rejime ait eski bir askeri mevziyi imha etti.’

Cumartesi günü, Kuneytra'nın Ruveyhine kasabasından bir çocuk İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu yaralandı ve Golan Ulusal Hastanesi'ne nakledildi.

xsdcvfgbh
İsrail ordusu 9 Eylül'de Şam yolu üzerindeki Kuneytra'da Han Arnabe'nin doğusunda bir aracı hedef aldı. (AFP)

Bu ayın 2'si akşamı İsrail güçleri, ülkenin güneyinde yer alan Kuneytra'daki mahkeme ve valilik binalarını 40 günden fazla bir süre kontrol ettikten sonra geri çekildi. Kaynaklara göre, ‘güçler mobilyaları parçaladı, resmi evrakları ve Kuneytra sakinlerine ait dosyaları imha etti, bilgisayarları yaktı ve araba ve motosikletleri tahrip etti.’

Esed rejiminin devrilmesinin ardından İsrail ordusu, Golan Tepeleri'ndeki tampon bölgeye komşu Suriye topraklarındaki operasyonlarını yoğunlaştırdı.

İsrail ordusu cumartesi günü yaptığı açıklamada, Şam kırsalındaki Deyr Ali bölgesinde Hamas'a ait bir silah deposunu bombaladığını duyurdu.

İsrail ordusu, depoda saklanan silahların kendi güçlerine karşı terör saldırıları düzenlemek amacıyla kullanıldığını belirtti. Yapılan açıklamada, “Başta Hamas olmak üzere Filistinli örgütler İran'ın yönlendirmesi altında Suriye topraklarını kullanarak terörist faaliyetler yürütmektedir” denildi.

cvfdgrt
İsrail'in Şam kırsalındaki Deyr Ali'ye yönelik bombardımanı, tesadüfen oradan geçmekte olan bir minibüsün yanmasına neden oldu. (Suveyda 24)

Ancak Hamas'a yakın bir kaynak Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, Suriye'de herhangi bir askeri varlıkları olduğunu reddetti. Kaynak, “Hamas, savaşın ilk yıllarında Suriye'yi terk etti. Devrik rejim döneminde yetkililer Şam'ı ziyaret etti, ancak hareket pratikte ülkeye dönmedi ve Suriye topraklarında hiçbir şekilde varlığı yok. İsrail yalan söylüyor. Hedef alınan yer Suriye ordusunun eski mevzileri” açıklamsında bulundu.

Deyr Ali bölgesindeki yerel kaynaklar Suveyda 24'e, İsrail'in cumartesi günü düzenlediği hava saldırısında Esed rejiminin devrilmesinden sonra Askeri Operasyonlar Dairesi'nin silah topladığı bir deponun hedef alındığını açıkladı. Bölge sakinlerinden üç kişi, Askeri Operasyonlar Dairesi'nin devrik rejimin ordu mensuplarının Deyr Ali civarında bıraktığı tüm silahlara el koyduğunu ve bunların bir kısmını Deyr Ali'nin girişinde bulunan askeri lojmanlardaki bir depoda topladığını söyledi.

Silahlar arasında 23 kalibrelik tanksavar silahları, 57'lik bir top ve çeşitli mühimmatlar bulunuyordu. Kaynaklara göre İsrail Hava Kuvvetleri, insansız hava aracı (İHA) uçuşundan kısa bir süre sonra depoya saldırarak içindeki tüm silahları imha etti.

İsrail bombardımanı ayrıca bölgeden geçmekte olan bir H1 minibüsünün yanmasına, Şam kırsalındaki Kara bölgesinden Muhanned en-Nimat adlı gencin ölmesine, Deyr Ali'den bir kadın ve iki gencin yaralanmasına ve askeri konutların yakınındaki bazı sivil evlerin hasar görmesine neden oldu. Suveyda 24'ün ulaştığı Deyr Ali sakinleri, evlerinin yakınındaki bu bölgelerin tekrar tekrar bombalanmasından duydukları korkuyu dile getirdi.

Bu arada Suriye televizyonu dün İsrail'in ülkenin güneyindeki Suveyda vilayetinin kuzeyinde yer alan Halhale Askeri Havaalanı’nı hedef alan bir saldırı düzenlediğini bildirdi. Saldırıda ölen ya da yaralanan olduğuna dair herhangi bir bilgi verilmedi.

DSWEF
Suriye sınırına yakın işgal altındaki Golan Tepeleri'nde tankların yanındaki İsrail askerleri (Reuters)

İsrail, geçtiğimiz aralık ayında Devlet Başkanı Beşşar Esed'in muhalif gruplar tarafından devrilmesinin ardından Suriye toprakları içinde kalan tampon bölgenin kontrolünü ele geçirmek için harekete geçti ve Suriye'deki askeri hedefleri bombaladı.

İsrail, kontrol ettiği Golan Tepeleri'nde yaşayanların güvenliğini korumayı amaçladığını ve Suriye'yi ya da Suriye'nin bir bölümünü işgal etme niyetinde olmadığını söylüyor.



Suriye hükümeti, Suveyda vilayetindeki Dürzi gruplarla tutukluları takas etti

Suveyda’nın dış mahallelerinde Suriyeli yetkililer ile Dürzi savaşçılar arasında düzenlenen esir takasında, otobüslerin önünde tutuklu ve esirler takas edilirken, 26 Şubat 2026 (AFP)
Suveyda’nın dış mahallelerinde Suriyeli yetkililer ile Dürzi savaşçılar arasında düzenlenen esir takasında, otobüslerin önünde tutuklu ve esirler takas edilirken, 26 Şubat 2026 (AFP)
TT

Suriye hükümeti, Suveyda vilayetindeki Dürzi gruplarla tutukluları takas etti

Suveyda’nın dış mahallelerinde Suriyeli yetkililer ile Dürzi savaşçılar arasında düzenlenen esir takasında, otobüslerin önünde tutuklu ve esirler takas edilirken, 26 Şubat 2026 (AFP)
Suveyda’nın dış mahallelerinde Suriyeli yetkililer ile Dürzi savaşçılar arasında düzenlenen esir takasında, otobüslerin önünde tutuklu ve esirler takas edilirken, 26 Şubat 2026 (AFP)

Suriye’nin güneyindeki Suveyda vilayetinin Medya İlişkileri Birimi Müdürlüğü, hükümet ile kentin kontrolünü elinde bulunduran Dürzi gruplar arasında ‘tutuklu ve esir değişimi’ operasyonu gerçekleştirildiğini açıkladı. Bu, taraflar arasında geçen yaz kentte yaşanan ve ölümlere yol açan çatışmalardan bu yana yapılan ilk kapsamlı değişim operasyonu oldu.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, değişim kapsamında Şam, Adra Cezaevi’nde tutulan 61 Dürzi grup mensubunu serbest bırakırken; karşılığında Şeyh Hikmet el-Hicri’ye bağlı Ulusal Muhafızlar tarafından 25 Suriye hükümeti unsurunun serbest bırakılması sağlandı. Operasyon, Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) gözetiminde gerçekleştirildi.

VFEDV
Havadan çekilen bir fotoğrafta, ağırlıklı olarak Dürzi nüfusun yaşadığı Suveyda vilayetinde Dürzi savaşçılar ile Bedevi kabileleri arasında yaşanan ölümcül çatışmaların ardından tahrip olmuş bir tankın kalıntıları görülüyor, 25 Temmuz 2025. (Arşiv – Reuters)

Geçtiğimiz temmuz ayında Suveyda’da mezhep temelli çatışmalar yaşandı; olaylar Dürzi savaşçılar ile Bedevi aşiretleri arasında patlak verdi. Çatışmalar, hükümetin kenti kontrol altına almak amacıyla birliklerini göndermesiyle daha da şiddetlendi.

Mücadeleler sırasında, Dürzileri destekleyen İsrail, Şam yönetimine karşı hava saldırıları düzenledi. Günler süren şiddetin ardından aynı ay, çatışmaları sona erdirmek amacıyla kapsamlı bir ateşkes ilan edildi; olaylar sırasında yüzlerce kişi hayatını kaybetti.

FR5TGHT5
Suriye'nin Suveyda kentinde Suriyeli yetkililer ile Dürzi savaşçılar arasında düzenlenen esir takası töreni sırasında güvenlik görevlileri ve yetkililer, esirleri taşıyan otobüslerin yanında toplandı. (AFP)

AFP ekibi, Suveyda’nın kuzey kırsalındaki el-Metune beldesinde iki büyük otobüsün Şam yakınlarındaki Dera Cezaevi’nden tutukluları indirdiğini gözlemledi. Otobüsler, hükümet güçleri ve ICRC ekipleri eşliğinde kente hareket etti, ardından bir ambulans ve ICRC aracı eşliğinde Suveyda’ya doğru yol aldı.

Kısa bir süre sonra aynı noktaya, hükümet kontrolü dışında kalan bölgelerde faaliyet gösteren Ulusal Muhafızlar’ın elinde bulunan güvenlik ve ordu mensubu esirleri taşıyan bir otobüs ulaştı.

Suriye devlet televizyonu, tutuklu değişim operasyonunun güvenliğini sağlamak için İç Güvenlik Güçleri’nin Şam-Suveyda yolunda yoğun güvenlik önlemleri aldığını bildirdi.

GRB
Suveyda’da Suriyeli yetkililer ile Dürzi savaşçılar arasında gerçekleştirilen esir takasında esirleri taşıyan bir otobüs, 26 Şubat 2026 (AFP)

Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba, özellikle Suveyda’daki İç Güvenlik Güçleri’nin devlet ile yasadışı gruplar arasında gerçekleştirilen tutuklu değişimi operasyonunda yoğun çaba sarf ettiğini açıkladı.

El-Baba, Suriye el-İhbariyye televizyonuna yaptığı açıklamada, “Bugün 86 aileye sevinç getiren bir değişim operasyonunu başarıyla gerçekleştirdik. Yasadışı grupların elinde rehin tutulan 25 Suriye vatandaşının serbest bırakılmasını sağladık” dedi.

El-Baba ayrıca, “Devletin elindeki 61 tutuklu serbest bırakıldı” bilgisini vererek, bunun ‘Suveyda’da durumu yatıştırma ve Suriye ulusal birliği çerçevesinde barışçıl ve siyasi çözüm adımlarını öngören Amman Anlaşması’ kapsamında gerçekleştiğini belirtti.

El-Baba, yasadışı grupların hâlâ kayıpların durumu hakkında bilgi vermeyi reddettiğini ifade ederek, kayıpların akıbetinin ortaya çıkarılması için uluslararası çabaların sürdüğünü vurguladı.

BFFRGB
Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nden (ICRC) bir yetkili, Suriye’nin güneyindeki Suveyda’nın dış mahallelerinde Bedevi kabileleri ile Dürzi gruplar arasında yapılan takası denetliyor. (SANA)

Diğer yandan ICRC Suriye Delegasyonu Başkanı Stephan Sakalian yaptığı açıklamada, ‘aylarca yakınlarını beklerken endişe içinde kalan ailelerin yeniden bir araya gelmesinde rol oynayan tüm taraflara’ teşekkür etti.

Sakalian, “Bu operasyonun, diğer olası serbest bırakma girişimlerine ve tüm taraflar arasında insani konulara ilişkin diyaloğa zemin hazırlamasını umuyoruz. Bu kapsamda, Temmuz 2025’ten bu yana güney Suriye’deki düşmanlıklar nedeniyle kaybolan kişilerin akıbetinin ve yerlerinin belirlenmesi de gündeme gelebilir” dedi.

20 Temmuz’dan itibaren ateşkes sağlanmış olsa da durum halen gerginliğini koruyor ve Suveyda’ya ulaşım güçlüklerle devam ediyor. Dürzi sakinler, hükümetin kontrolü dışında kalan bölgeleri abluka altına aldığını ve buralarda on binlerce yerinden edilmiş kişinin bulunduğunu iddia ediyor; Şam ise bunu reddediyor.


“Gazze Uluslararası İstikrar Gücü” nisan ayında göreve başlayacak

Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)
Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)
TT

“Gazze Uluslararası İstikrar Gücü” nisan ayında göreve başlayacak

Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)
Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)

Filistin asıllı Amerikalı arabulucu Bishara Bahbah dün Şarku’l Avsat gazetesine yaptığı açıklamada, ‘Gazze Uluslararası İstikrar Gücü’nün ilk grubunun nisan ayı başlarında görevine başlayacağını ve önümüzdeki aylarda daha fazla askerin Gazze Şeridi'ne gireceğini belirtti.

Bahbah, Mısır ve Ürdün'ün Filistin polis güçlerini eğitmek için çalıştığını ve bu güçlere katılmak isteyenlerin kayıt olabilmeleri için bir internet sitesi kurulduğunu açıkladı.

Barış İçin Arap Amerikalılar Komitesi Başkanı Bahbah ayrıca Washington'ın Hamas'a ‘kademeli’ olarak silahsızlanma konusunda bir teklif sunma sürecinde olduğunu söyledi.

Polis gücünü Gazze İdare Komitesi'nin yeni güçlerine entegre etme teklifinin olduğunu açıklayan Bahbah, sürecin ağır silahlarla başlayacağını, Hamas'ın herhangi bir silah geliştirmeyeceğini ve üretmeyeceğini, silah kaçakçılığı yapmayacağını, tünel sorununun çözüleceğini ve ardından Hamas'ın kendini savunma amacıyla elinde tutmak istediği bireysel silahlarla devam edeceğini ekledi.


Eleştirilere karşılık olarak Trump, Robert De Niro’yu ‘hasta ve akıl sağlığı bozuk’ olarak nitelendirdi

Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)
Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)
TT

Eleştirilere karşılık olarak Trump, Robert De Niro’yu ‘hasta ve akıl sağlığı bozuk’ olarak nitelendirdi

Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)
Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)

ABD Başkanı Donald Trump ile usta oyuncu Robert De Niro arasındaki söz düellosu yeniden alevlendi. De Niro’nun bir podcast programında başkan ve destekçilerine yönelik sert eleştirilerde bulunmasının ardından Trump, uzun bir açıklamayla oyuncuya ağır ifadelerle yüklendi. Böylece iki isim arasındaki gerilim bir kez daha gündeme taşındı.

Şarku’l Avsat’ın Independent’tan aktardığına göre tartışma, 82 yaşındaki De Niro’nun pazartesi günü MSNBC kanalında yayımlanan ‘The Best People with Nicolle Wallace’ adlı podcast programına katılmasıyla başladı.

Programda Trump ve destekçilerini sert sözlerle eleştiren De Niro, “O bir aptal. Ondan kurtulmalıyız. Ülkeyi mahvedecek. Herkesin ‘Make America Great Again’ sloganları ve Amerikan bayraklarıyla dolaşmasını istemiyorum, sanki sadece onlar Amerikalıymış gibi… Biz de Amerikalıyız” ifadelerini kullandı.

De Niro bununla da yetinmeyerek, Trump’ın salı günü yaptığı Birliğin Durumu konuşmasına atıfla ‘Bataklığın Durumu’ başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Söz konusu konuşma, Trump’ın Birliğin Durumu hitabına karşı bir mesaj olarak değerlendirildi.

Trump ise dün Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda De Niro’yu ‘hasta ve akıl sağlığı bozuk bir kişi’ olarak nitelendirdi. Başkan ayrıca paylaşımında Temsilciler Meclisi üyeleri İlhan Omar ve Rashida Tlaib’e de değinerek, Birliğin Durumu konuşması sırasındaki tutumlarını eleştirdi.

Trump paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Dün gece son derece önemli ve güzel bir etkinlik olan Birliğin Durumu konuşmasında İlhan Omar ve Rashida Tlaib’i histerik şekilde bağırırken izlediğinizde, gözlerinin kan çanağına dönmüş, adeta akıl hastaları gibi göründüğünü fark edersiniz. Açıkçası bir akıl hastanesine yatırılmaları gerekiyor gibi duruyorlar.”

Trump ayrıca, “Robert De Niro ile birlikte bir tekneye binsinler. De Niro takıntılı, hasta ve akıl sağlığı bozuk bir başka kişi. Son derece düşük bir zekâ seviyesine sahip olduğunu düşünüyorum. Ne yaptığının ya da ne söylediğinin farkında değil; söylediklerinin bazıları ise ağır suç niteliğinde” sözleriyle eleştirilerini sürdürdü.

Öte yandan De Niro, katıldığı podcast programında ‘ülkesi tarafından ihanete uğramış’ hissettiğini dile getirerek, ‘temel değerlere’ dönülmesi gerektiğini vurguladı.

De Niro, “Her şey mükemmel olmak zorunda değil ama bize gücümüzü ve insanlığımızı veren değerlere geri dönmeliyiz. Liderlerimizin hesap verebilir olmasını istiyorsanız, Anayasa’ya ve hukukun üstünlüğüne bağlıysanız ve ABD’nin sevginize layık olmasını istiyorsanız, birlikte sokaklara çıkmaya hazır olun; ülkemizi geri alacağız” dedi.

İki Oscar ödüllü oyuncu De Niro, özellikle 2024’te ikinci kez seçilmesinden önceki süreçte Trump’a yönelik eleştirileriyle biliniyor ve başkana karşı açık muhalefetini sık sık dile getiriyor.