DEAŞ tarafından yıkılan Musul'un ünlü minaresi restore edildi

Eğik minaresiyle bilinen Musul'daki en-Nuri Ulu Camii (Reuters)
Eğik minaresiyle bilinen Musul'daki en-Nuri Ulu Camii (Reuters)
TT

DEAŞ tarafından yıkılan Musul'un ünlü minaresi restore edildi

Eğik minaresiyle bilinen Musul'daki en-Nuri Ulu Camii (Reuters)
Eğik minaresiyle bilinen Musul'daki en-Nuri Ulu Camii (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığı habere göre, 2017 yılında DEAŞ militanları tarafından yıkılan sekiz asırlık minaresiyle bilinen Musul'daki en-Nuri Ulu Camii restore edildi.

Restorasyon, Irak'ın ikinci büyük kentinin yıllar süren savaşın ardından yeniden inşasında önemli bir kilometre taşı.

zxscdfrgt
Bölgede yaşanan şiddetli savaş, Irak'ın ikinci büyük kentindeki tarihi eserlerin yaygın bir şekilde tahrip edilmesine yol açtı. (Reuters)

DEAŞ lideri Ebubekir el-Bağdadi 4 Temmuz 2014'te bu caminin minberinden Suriye ve Irak'ın bazı bölgelerinde ‘halifelik’ ilan etti.

Üç yıl sonra militan grup, İslamcı militanları Irak'taki ana kaleleri olan Musul'dan çıkaran ABD destekli Irak harekâtının son haftalarında camiyi yıktı.

Bu kentsel alandaki şiddetli ve uzun süreli savaş, Irak'ın en büyük ikinci kentindeki tarihi yapıların yaygın bir şekilde tahrip edilmesine yol açtı.

Caminin yakınında yaşayan ve minaresine bakan bir terzi dükkânı işleten 70 yaşındaki Mahmud Zunun, kambur minare yıkılmadan önce iki oğlunun öldürüldüğünü söyledi.

Minarenin yıkılışını kendi gözleriyle gördüğünde oğullarının ölümünden daha fazla üzüldüğünü belirten terzi, minarenin restore edilmesinin ve yeniden dimdik ayakta durduğunu görmenin kendisini mutlu ve gururlu hissettirdiğini kaydetti.

Arkasında iki oğlunun fotoğraflarıyla dükkanının içinden konuşan Zunun, eğer hayatta olsalardı minarenin restore edildiğini görmekten gurur duyacaklarını söyledi.

Zunun öğullarının, DEAŞ'a karşı savaş sırasında Mayıs ve Haziran 2017'deki iki saldırıda öldüklerini hatırlayınca gözyaşlarına boğuldu.

Cami ve minare, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Avrupa Birliği (AB) ve Irak Eski Eserler ve Miras Kurumu ortaklığında restore edildi.

scdfrgt
Cami ve minare, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Avrupa Birliği (AB) ve Irak Eski Eserler ve Miras Kurumu ortaklığında restore edildi. (Reuters)

UNESCO Genel Direktörü Audrey Azoulay, en az 15 ortaktan 115 milyon dolardan fazla bağış toplandığını, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve AB'nin en önde gelen iki ortak olduğunu söyledi.

Azoulay, 5 Şubat'ta cami yakınında restorasyon çalışmalarının tamamlanması münasebetiyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Minareyi burada arkamda görmek, tarihin geri dönüşü gibi… bu şehrin kimliğinin geri dönüşü gibi...”

Iraklılar 45 metre yüksekliğindeki eğik minareyi ‘el-Hadba’ olarak adlandırıyor.

Cami adını, bugün Türkiye, Suriye ve Irak topraklarını kapsayan bir beylikten gelen ve ilk Haçlı Seferleri'nde savaşmış olan Nureddin Zengi'den alıyor. Cami, ölümünden kısa bir süre önce 1172 ve 1173 yıllarında inşa edilmiş ve bir medreseye ev sahipliği yapmıştır.

Caminin bulunduğu Musul'un Eski Şehri'ndeki taş binaların çoğu Orta Çağ'dan kalmadır. Eski Şehir’de yüzyıllar boyunca üst üste inşa edilmiş dükkanlar, birkaç cami, kilise ve küçük evler bulunur.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.