İsrail'in Gazze'deki Netzarim Koridoru’ndan çekilmesi Filistinliler için ne anlama geliyor?

Gazze’de kuzey ile güney arasındaki ayrım devam ediyor

Gazze şehri (yukarıda) ile Nuseyrat Mülteci Kampı (aşağıda) arasındaki Netzarim Koridoru’na paralel Vadi Gazze Köprüsü boyunca yürüyen Filistinliler, 10 Şubat 2025 (AFP)
Gazze şehri (yukarıda) ile Nuseyrat Mülteci Kampı (aşağıda) arasındaki Netzarim Koridoru’na paralel Vadi Gazze Köprüsü boyunca yürüyen Filistinliler, 10 Şubat 2025 (AFP)
TT

İsrail'in Gazze'deki Netzarim Koridoru’ndan çekilmesi Filistinliler için ne anlama geliyor?

Gazze şehri (yukarıda) ile Nuseyrat Mülteci Kampı (aşağıda) arasındaki Netzarim Koridoru’na paralel Vadi Gazze Köprüsü boyunca yürüyen Filistinliler, 10 Şubat 2025 (AFP)
Gazze şehri (yukarıda) ile Nuseyrat Mülteci Kampı (aşağıda) arasındaki Netzarim Koridoru’na paralel Vadi Gazze Köprüsü boyunca yürüyen Filistinliler, 10 Şubat 2025 (AFP)

Salim er-Reyyis

Netzarim Koridoru, İsrail'in 7 Ekim 2023 tarihinden itibaren Gazze Şeridi'nde yürüttüğü savaşın başlangıcından bu yana savaşın yönetiminde büyük önem taşıdı ve savaşın sürdüğü aylar boyunca genişlemeye devam etti. Ta ki geçtiğimiz ocak ayında Katar, Mısır ve ABD'nin arabuluculuğunda Hamas ve İsrail arasında ateşkes ve esir takası anlaşmasına varıldığının ilan edilip, İsrail ordusunun kademeli olarak geri çekilmeye başladığı güne kadar Gazze Şeridi'ni kuzey ve güney olarak ikiye ayırdı.

Netzarim Koridoru, Gazze şehrinin en güneydoğu bölgesinden başlayıp şehrin en güneybatı kısmına kadar yaklaşık 7 kilometre uzanıyor. İsrail ordusunun konutları, okulları ve alışveriş merkezlerini buldozerlerle yıkarak genişlettiği koridorun genişliği 8 kilometreyi aşana kadar her iki tarafta, kuzeyde ve güneyde binlerce dönüm tarım arazisi buldozerlerle dümdüz edildi. Bu alan, son savaştan ve İsrail ordusunun Gazze Şeridi içindeki bölgeyi işgalinden önce 365 kilometrekare büyüklüğünde olan Gazze Şeridi için yüzölçümü bakımından oldukça büyük.

İsrail ordusu, 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkes ve esir takası anlaşması uyarınca Netzarim Koridoru’nun batısına çekildi ve Gazze'nin güneyinde yerlerinden edilen insanların kuzeye dönmelerinin önü açıldı. Anlaşmanın yürürlüğe girmesinin yedinci gününde, Gazze'nin güneyinde yerinden edilmiş kişilerin batı sahil yolundaki Raşid Caddesi'nde yürümelerine izin verildi. İsrail ordusu ayrıca yerinden edilmiş kişilerin araçlarıyla, ancak Mısır-Katar-ABD tarafından denetlenen bir kontrol noktasında tarama ve denetimden geçtikten sonra Selahaddin Caddesi'ne paralel bir yol üzerinden doğuya dönmelerine ve bölgede halen konuşlu olan İsrail askerleri arasından geçmelerine izin verdi.

Durum, 9 Şubat'a kadar kararlaştırıldığı gibi kaldı. İsrail ordusu Netzarim Koridoru’nun merkezi bölgelerinden Gazze Şeridi'nin yaklaşık bir kilometre içindeki en doğu bölgelerine çekilirken, askerlerini güney, doğu ve kuzey sınırları boyunca Gazze toprakları içinde tuttu. Geri çekilmenin ardından Gazzelilerin Selahaddin Caddesi boyunca araçla ya da yaya olarak her iki yönde de serbestçe hareket edebilmeleri gerekiyordu. Ancak İsrail ordusu tarafından buna ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Aksine İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, anlaşma uyarınca, yerinden edilmiş kişilerin Selahaddin Caddesi üzerinden Gazze Şeridi'nin güneyinden kuzeyine yaya olarak, denetime tabi tutulmadan geçmelerine izin verileceği ve tek yönlü araç trafiğinin devam edeceği belirtildi. Bu da İsrail ordusunun Netzarim Koridoru çevresindeki kontrolünü, ordu bölgeden çekildikten sonra bile keşif uçakları, insansız hava araçları (İHA) ve askeri araçlarındaki ya da Akdeniz kıyı şeridindeki savaş botlarında bulunan askerler aracılığıyla sürdürmeye devam edeceği anlamına geliyor. Peki, Filistinliler için ne anlama geliyor?

Gazze şehrinin en güneydoğu bölgesinden başlayan Netzarim Koridoru, şehrin en güneybatı kısmına kadar yaklaşık 7 kilometre uzunluğa sahip.

İsrail ordusunun çekilmesi ve Gazzelilere hareket özgürlüğü tanınmasıyla birlikte Gazze Şeridi'nin tek bir toprak parçası olması gerekiyordu. Gazzeliler, herhangi bir kısıtlama ya da şart olmaksızın, ticari mal ve insani yardım geçişi sağlayabilmenin yanı sıra, yaya olarak ya da istedikleri herhangi bir ulaşım aracıyla bu iki bölge arasında hareket edebileceklerdi. Fakat İsrail halen Gazze'yi ve Gazzelileri birbirinden ayıran koridoru kontrol ediyor. Bu da Gazzelerin günlük hayatlarının kontrol edilmesinin yanında, hastaların ve tıbbi malzemelerin nakledilmesine bile kısıtlamalar getirerek, bunları denetleyerek ve savaştan önce Netzarim Koridoru çevresinde yaşayan 13 binden fazla Gazzelinin evlerini tamamen yıktıktan sonra hayatlarını tehdit ederek, onları taciz etmeye devam ettiği anlamına geliyor.

Netzarim Koridoru çevresinde yaşananlar ve İsrail ordusunun anlaşma şartlarını uygulama ve Gazze Şeridi'nde yaşayan 2,3 milyondan fazla Filistinlinin hayatını kolaylaştırma konusundaki yavaşlığı ve uzlaşmazlığına İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik ütopik açıklamaları ile ABD Başkanı Donald Trump'ın, binaların ve altyapının yüzde 80'inden fazlasının tamamen ya da kısmen yıkıldığı Gazze'nin yeniden inşası için hiçbir çalışma yapılamayacağı bahanesiyle Gazzelilerin Arap ülkelerine sürülmesi yönündeki çağrıları eşlik etti. Tüm bunlar, İsrail ve ABD’nin, Filistinlilerin hayat şartlarını daha da zorlaştırarak ve onları topraklarını ellerinde tutmadan Gazze Şeridi'ni terk etmeyi düşünmeye ve talep etmeye iterek Gazzelileri burayı terk etmeye zorlayacak bir ortam dayatmaya çalıştığını gösteriyor.

Gazzeliler, nerede olursa olsun göç etmeye ve alternatif bir yaşam aramaya iten en önemli nedenlerden biri, İsrail ordusunun Gazze şehrinin güneyinde ve Bureyc ve Nuseyrat Mülteci Kampları’nın kuzeyinde, Netzarim Koridoru çevresindeki geniş araziler üzerinde hareket kısıtlamaları getirerek, denetleme ve gözlem yaparak kontrolünü sürdürmesi. Aslında Gazzeliler, topraklarında kalmayı, İsrail ablukasının ve kısıtlamalarının kaldırılmasını ve yeniden inşanın derhal başlatılarak sivil hayatın ve temel hizmetlerin geri getirilmesini talep etmek yerine, Mısır ile Refah Sınır Kapısı’nın açılmasını ve Gazze Şeridi’nden ayrılmalarına izin verilmesini talep etmeye zorlandılar.

Netzarim Koridoru’nun askerî açıdan önemi

Tüm bunlar, Netzarim Koridoru’nun sivil hayat açısından görünümünü sunarken koridor, hem İsrail hem de Filistinliler için askeri ve siyasi açıdan da önem taşıyor. İsrail ordusu bu hattı kontrol ederek Gazze Şeridi'ndeki nüfusu birbirinden ayırabildi ve savaş sırasında yerleşim alanlarını boşaltıp sakinlerini kaçmaya zorladı. Ayrıca kuşatma altındaki Gazzelilere insani yardım malzemelerinin ulaştırılmasını da engelleyen İsrail ordusunun bu faaliyetleri yüzünden Gazzeliler, uzun süre girişine izin verilmeyen un yerine ağaç yaprakları ve hayvan yemi yemek zorunda kaldılar. Binlerce Filistinli yiyecek ve su bulmak için güneydeki bölgelere gitmek zorunda kaldı. Ancak şiddeti görece daha az olsa da buralarda İsrail’in aynı politikalarıyla karşılaştılar.  

xsadfrgt
Gazze Şeridi'nin kuzey kesimlerine giderken Netzarim Koridoru’ndan geçen yerlerinden edilmiş Filistinliler, 9 Şubat 2025 (AFP)

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre İsrail'in Netzarim Koridoru üzerindeki kontrolünü sürdürmesinde başka amaçları da olabilir. Çünkü İsrail ordusu, ateşkes ilan edildiğinden bu yana her hafta cumartesi günü İsrailli rehinelerin teslim edilmesi sırasında gövde gösterisi yapan Hamas’ın askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları’nı ne yenebildi ne de müzakere ve esir takası anlaşması dışında İsrailli rehineleri kurtarabildi. İsrailli siyasiler, Kassam Tugayları üyelerinin üniformaları ve silahlarıyla konuşlandığı ve İsrail'in savaş sırasında Kassam Tugayları’nın üst düzey komutanlarını öldürmesine rağmen, halen sahada olduklarını gösteren sahnelere karşı öfke kustular. İsrail, Hamas’ın İsrailli rehinelerin teslim edilmesinin ikinci turundan sonra Filistinli mahkumların serbest bırakılmasını engellemeye çalıştı.

İsrail'in Netzarim Koridoru üzerindeki kontrolünü sürdürmesinde başka amaçları da olabilir. Çünkü İsrail ordusu, Hamas'ın askeri kanadı Kassam Tugayları’nı tamamen yenilgiye uğratmakta yetersiz kaldı.

Hamas ve İsrail arasında varılan esir takası anlaşmasının, her aşaması 42 gün sürecek şekilde üç aşamada ve paralel olarak devam etmesi öngörülüyor. İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi, Netzarim Koridoru ve Mısır'la güney sınırına bitişik Philadelphia (Selahaddin) Koridoru, Refah Sınır Kapısı’nın açılması ve Gazze Şeridi'nin yeniden inşası aşamasına kadar ticari malların ve insani yardımların girişinin artırılması ve savaşın ertesi günü Gazze’yi kimin yöneteceği konusunda sahada adımlar atılması gerekiyor.

Öte yandan İsrail'in ve İsrailli yetkililerin açıklamalarını ve niyetlerini hiçe sayan Hamas, İsrail ordusunun çekildiği tüm bölgelerin kontrolünü ele geçirmek üzere Filistin İçişleri Bakanlığı mensuplarını yeniden görevlendirdi. Gazze'deki tüm bakanlıklar, Gazze'nin yeniden inşası ve yaşanılabilir bir yer olması konusunda çalışmaya hazır olduklarını açıkladılar. Ancak yıkılanları inşa etmek için gerekli fonun olmaması nedeniyle mali olarak ilerleme sağlayamıyorlar. Ayrıca İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin geniş sınır bölgelerinde konuşlu kalmaya ve Netzarim Koridoru çevresini kontrol etmeye devam etmesi ve İsrail'in Hamas'a bağlı sivil polise bağlı olsalar bile, bölgede herhangi bir silahlı kişinin bulunmasını reddetmesi nedeniyle askeri olarak tam kontrolü ele geçiremiyor.

İsrail, Hamas'ın 2007 yılında Gazze Şeridi'nin kontrolünü silah zoruyla ele geçirmesinden beri görevden uzaklaştırılan Filistin Yönetimi ve çalışanlarına da Hamas’a davrandığı gibi davranıyor. Hamas'ın ve İsrail'in karşı çıkması nedeniyle çalışanlarına işlerine dönmeleri çağrısında bulunamayan Filistin Yönetimi, Filistinlilerin askeri olarak bulunmasını reddetmesinin ardından İsrail'in şartlı onayıyla Refah Sınır Kapısı’nda Avrupa Birliği (AB) ve uluslararası güçlerin gözetiminde resmi işlemler için dokuz memuru işe alabildi.

Netzarim Koridoru’na gelince, İsrail ordusu çekildikten sonra Filistinlilerin aralarındaki uzlaşı çerçevesinde sivillerin hareket özgürlüğüne kavuşmasının yanı sıra, Gazze'nin ister Hamas ve İçişleri Bakanlığı ister Filistin Yönetimi ve güvenlik birimi olsun resmî kurumların görevlerini üstlenmesi gerekiyordu. Başka bir deyişle Gazze Şeridi, İsrail sınır bölgelerini oymuş olsa bile bölünme ya da İsrail’in uzaktan kontrolü olmaksızın yeniden bütün bir Filistin toprağı olmalıydı.



Hamas'ın silahsızlandırılması için son tarih: Uyarıları ve yanlış anlamaları gidermeye yönelik “yakında” istişareler yapılması bekleniyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
TT

Hamas'ın silahsızlandırılması için son tarih: Uyarıları ve yanlış anlamaları gidermeye yönelik “yakında” istişareler yapılması bekleniyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)

İsrail aşırı sağı, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun son açıklamalarının ardından, Hamas'ı zorla silahsızlandırma tehditleri yeniden gündeme geldi. Bu karmaşık konuda ‘anlaşmaların’ ufukta belirdiği yönünde bazı sızıntılar var.

Hamas’ın Gazze’deki Siyasi Büro Üyesi Gazi Hamad, Şarku’l Avsat’a yaptığı kısa açıklamada, konunun ‘zor ve hassas’ olduğunu söyledi. Yeni gelişmeler hakkında ayrıntılı bilgi vermekten kaçınan Hamad'ın aksine Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, televizyon ekranlarından yaptığı açıklamada, zorla tahliye tehditlerinin ‘arabulucuların çabalarını hiçe saydığını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Filistinli bir kaynak mevcut çabalarla ilgili olarak şunları söyledi:

“Bu konuda anlaşmazlık var ve müzakereler devam ediyor. İsrail'in iki yıllık savaş sırasında başaramadığını şimdi de başaramayacak. Arabulucuların çabalarıyla anlaşmaya en yakın noktaya gelindi. Ancak öncelik saldırıları durdurmak ve İsrail işgalini sona erdirmek olmalı.”

Mısırlı bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu konuyla ilgili olarak Mısır, Türkiye, Katar ve teknokratik komitenin öncülüğünde görüşmelerin sürdüğünü ve Trump'ın girişiminin başarıya ulaşmasını istediği için bu mutabakatların masadaki en önemli konular olduğunu düşündüğünü söyledi.

Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan uzmanlara göre Hamas'ın silahsızlandırılması konusunda arabulucuların şu anki çabaları, anlaşmanın sonuçlandırılmasına yönelik mutabakatlara yol açabilir. Uzmanlar, bu uyarıların bu yılki İsrail seçimleri öncesinde baskı ve psikolojik savaş bağlamında yapıldığını belirttiler.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Filistinli mültecileri barındıran geçici bir kampta yağmur nedeniyle su basan bir caddeden suyu tahliye etmeye çalışan bir buldozer (AFP)Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Filistinli mültecileri barındıran geçici bir kampta yağmur nedeniyle su basan bir caddeden suyu tahliye etmeye çalışan bir buldozer (AFP)

Trump'ın önerisi üzerine Gazze'de ateşkes anlaşması 10 Ekim 2025’ten beri yürürlükte. Hamas'ın silahsızlandırılması, ABD'nin ocak ayı ortalarında geçeceğini duyurduğu ikinci aşamanın önemli bir parçası. Buna, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden kademeli olarak çekilmesi ve Gazze'yi istikrara kavuşturmak için uluslararası bir gücün konuşlandırılmasının eşlik etmesi gerekiyordu.

Yeni uyarı

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, pazartesi akşamı İsrail'in Kanal 12 televizyonuna verdiği röportajda, “Önümüzdeki günlerde Hamas'a silahlarını teslim etmesi ve Gazze'yi tamamen silahsızlandırması için son bir uyarı verilmesi bekleniyor. Hamas buna uymazsa, İsrail ordusu operasyonu kendisi yürütmek için uluslararası meşruiyete ve Amerikan desteğine sahip olacak ve Hamas ortadan kaldırılmazsa kaçınılmaz olarak Gazze'ye girip işgal edecek” ifadelerini kullandı.

Hamas Sözcüsü Kasım, televizyonda yaptığı açıklamada, silahsızlanma gerçekleşmezse savaşı yeniden başlatma tehdidinde bulunan Smotrich'in ‘arabulucuların ve tüm tarafların çabalarını hiçe saydığını ve İsrail hükümetinin sükuneti sağlamaya yönelik hiçbir siyasi süreci veya uluslararası toplantıyı önemsemediğini’ söyledi. Kasım, arabulucular ve uluslararası tarafları, ateşkesi istikrara kavuşturma ve çatışmanın yeniden başlamasını önleme sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı.

İsrail, Gazze Barış Kurulu’nun 19 Şubat'ta düzenlenen toplantısı öncesinde Hamas'a toplantının yapılmasından itibaren 60 gün süre tanıyarak silahlarını teslim etmesini istedi. The Times of Israel gazetesi, İsrail Hükümeti Sekreteri Yossi Fuchs'un açıklamalarına atıfla Hamas'ın bu talebe uymaması halinde savaşı yeniden başlatmakla tehdit ettiğini bildirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze Barış Kurulu toplantısıyla eş zamanlı olarak yeniden inşa öncesinde Hamas'ın silahsızlandırılması gerektiğini vurgularken, Trump ise Truth Social platformunda Hamas’ın tam ve acil silahsızlanma taahhüdüne uyması gerektiğini söyledi.

“Psikolojik savaş”

Mısırlı askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Samir Ferec, İsrail'in bu söyleminin İsrail’deki seçimler öncesinde psikolojik savaş başlatmak için kullandığını, mevcut tartışmaların savaşın yeniden başlamasından ziyade bir uzlaşmaya varacağını çok iyi bildiğini değerlendirdi.

Filistinli siyasi analist Husam ed-Ducani ise İsrail’in özellikle seçimler yaklaşırken, Netanyahu'nun hükümetini kurmasını sağlamak için çıtayı en yüksek seviyeye çıkardığı ve Hamas’ın silahsızlandırılması konusuyla ilgili abartılı bir tutum sergilediğini vurguladı. İsrail'in savaşa geri dönmesinin imkansız olduğunu düşünen Ducani’ye göre bu İsrail’in uluslararası toplum tarafından yeniden tecrit edilmesi anlamına gelir.

Hamas’ın silahsızlandırılması uyarılarına rağmen, anlaşma konuşmaları devam etti. The New York Times (NYT) gazetesi şubat ayında kaynaklara dayanarak Washington'ın Hamas'a, İsrail'i vurabilecek ağır silahları teslim etmesini, ancak ilk aşamada bazı hafif silahları elinde tutmasına izin veren yeni bir teklif hazırladığını bildirdi. NYT, teklifin birkaç hafta içinde sunulacağını bildirdi.

İsrail basınında dün yer alan haberlerde Hamas'ın silahlarıyla ilgili görüşmelerden bahsedildi. The Times of Israel gazetesi, bazı ağır silahların aracıların kontrolündeki yerlere nakledilmesi ve tünel haritalarının teslim edilmesi dahil olmak üzere, silah dosyasının yeniden düzenlenmesine ilişkin devam eden görüşmeleri ortaya çıkardı.

Hamas silahlar konusundaki tutumunu sürdürüyor. Hamas’ın önde gelen liderlerinden Halid Meşal, bir hafta önce Doha'da düzenlenen bir forumda hareketin tamamen silahsızlandırılmasını reddederek şunları söyledi:

“Halkımız hala işgal altında, bu yüzden silahsızlanma konuşmaları, dünyadaki tüm silahlara sahip olan İsrail'in halkımızı yok etme ve imha etme çabalarına kolay bir av haline getirme girişimidir.”

Meşal, Gazze Barış Kurulu’nu ‘dengeli bir yaklaşım’ benimsemeye çağırdı.

Mısırlı askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Ferec, mevcut görüşmelerde silahlarla ilgili bazı önerilerin sunulmasını beklerken Filistinli siyasi analist Ducani, bu konuda müzakere masasındaki farklı görüşler nedeniyle ‘açık bir belirsizlik’ olduğunu kabul ediyor.

Ferec ve Ducani, Hamas'ın silahları konusunun ‘abartıldığı’ konusunda hemfikirler ve bu silahların çoğunun şu anda ‘hafif silahlar’ olduğunun altını çizdiler.


Lübnan, ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor

Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
TT

Lübnan, ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor

Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)

Lübnan, ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanmasıyla birlikte ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor.

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği personelinin tahliye edilmesi ve Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Raci'nin, gerginliğin artması halinde İsrail'in Beyrut havaalanı da dahil olmak üzere stratejik altyapıyı vurabilecek güçlü saldırılar düzenleyebileceğine dair ‘işaretler’ olduğu yönündeki açıklamaları, endişeleri artırdı.

Lübnan'ın Hizbullah'ın yeni bir ‘destek’ savaşına sürüklenmesini önleme çabaları sürerken, Şarku'l Avsat'ın ulaştığı Lübnan Cumhurbaşkanlığına yakın kaynaklar, ‘İsrail'in askeri gerginliği tırmandıracağına dair Lübnan Cumhurbaşkanlığına herhangi bir uyarı ulaşmadığını’ doğruladı.

Kaynaklar, ‘Hizbullah'ın Meclis Başkanı Nebih Berri aracılığıyla Lübnan Cumhurbaşkanlığı’na, İran ile ABD arasında çıkabilecek bir savaşa müdahil olmayacağına dair güvence verildiğini’ açıkladılar.


ABD ilk kez Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri verecek

İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
TT

ABD ilk kez Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri verecek

İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)

ABD’li yetkililer dün, ABD’nin bu hafta Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri vereceğini açıkladı. ABD Konsolosluğu yetkilileri, işgal altındaki topraklardaki yerleşimcilere ilk kez bu tür hizmetler sunuyor. Çoğu ülke, Batı Şeria'daki İsrail yerleşim birimlerini askeri işgalle ilgili uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediyor.

İsrail, yerleşimlerin yasadışı olduğunu reddediyor ve İsrail sağının çoğu Batı Şeria'nın ilhakını talep ediyor. Filistinliler ise gelecekte Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Doğu Kudüs'ü kapsayan bağımsız bir devlet kurmayı hedefliyor.

Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı İsrail hükümeti, yerleşimcilerin Filistin topraklarını ele geçirmesini kolaylaştıran önlemleri onayladı.

Batı Şeria'da on binlerce Amerikalı

İsrail'in sadık bir destekçisi olan ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmesine karşı olduğunu söyledi. Ancak, yönetimi, hak gruplarının geçen yıl göreve başladığından beri arttığını söylediği yerleşim faaliyetlerini durdurmak için hiçbir önlem almadı.

Kudüs'teki ABD Büyükelçiliği, X'te yayınladığı bir gönderide, yurtdışındaki tüm Amerikalılara ulaşma çabaları çerçevesinde ‘ABD Konsolosluğu personelinin 27 Şubat Cuma günü Filistin'in Beytullahim kentinin güneyinde bulunan Efrat Yerleşim Birimi’nde rutin pasaport hizmetleri sunacağını’ belirtti.

ABD Büyükelçiliği, Filistin'in Batı Şeria bölgesindeki Ramallah kentinde, Beytullahim yakınlarındaki Beitar Illit Yerleşim Birimi’nde ve Hayfa gibi İsrail'deki kentlerde de benzer hizmetler sunmayı planladığını açıkladı. ABD, Kudüs’teki Büyükelçiliği’nde ve Tel Aviv'deki şubesinde pasaport ve konsolosluk hizmetleri sunuyor. Batı Şeria'da on binlerce ABD vatandaşının yaşadığı tahmin ediliyor.