Altıncı takas : 369 Filistinli tutukluya karşılık 3 İsrailli esir

) Gazze Şeridi'nde tutulan İsrailli esir Alexander Sasha Troufanov, Hamas tarafından serbest bırakılmasının ardından konuşuyor. (Reuters)
) Gazze Şeridi'nde tutulan İsrailli esir Alexander Sasha Troufanov, Hamas tarafından serbest bırakılmasının ardından konuşuyor. (Reuters)
TT

Altıncı takas : 369 Filistinli tutukluya karşılık 3 İsrailli esir

) Gazze Şeridi'nde tutulan İsrailli esir Alexander Sasha Troufanov, Hamas tarafından serbest bırakılmasının ardından konuşuyor. (Reuters)
) Gazze Şeridi'nde tutulan İsrailli esir Alexander Sasha Troufanov, Hamas tarafından serbest bırakılmasının ardından konuşuyor. (Reuters)

İsrail ordusu, bu sabah Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Hamas tarafından serbest bırakılan üç esirin İsrail'e ulaştığını duyurdu.

Ordudan yapılan kısa açıklamada, Alexander Sasha Troufanov, Sagui Dekel-Chen ve Yair Horn adlı üç esirin ‘İsrail sınırını geçtikleri’ ve aileleriyle buluşacakları bölgeye doğru yola çıktıkları belirtildi.

Hamas bugün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde biri Amerikan vatandaşı olmak üzere üç İsrailliyi Uluslararası Kızılhaç Komitesi'ne (ICRC) teslim etti.

Hamas tarafından üç esirin serbest bırakılmasının ardından yapılan basın açıklamasında, “Düşman esirlerin altıncı grubunun serbest bırakılması, müzakereler ve ateşkes anlaşmasına bağlılık dışında onları serbest bırakmanın bir yolu olmadığını gösteriyor. Trump'ın Filistinlilerin yerlerinden edilmesi ve meselenin tasfiyesi çağrılarına cevabımız şudur: Kudüs dışında hiçbir yere göç etmek yok” ifadeleri yer aldı.

Serbest bırakılan bir Filistinli mahkum, esir takası anlaşmasının bir parçası olarak İsrail hapishanesinden salıverildikten sonra karşılanıyor (Reuters)Serbest bırakılan bir Filistinli mahkum, esir takası anlaşmasının bir parçası olarak İsrail hapishanesinden salıverildikten sonra karşılanıyor (Reuters)

Serbest bırakılan esirlerin teslim töreni sırasında konuşmalarına izin verildi. Esirler, İsrail hükümetinden anlaşmanın devamı ve tüm esirlerin serbest bırakılması için ne gerekiyorsa yapmasını istedi.

İsrailli esir Alexander Sasha Troufanov, “Geri kalan esirleri de unutmamalıyız” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre Hamas ve İsrail bugün, Gazze Şeridi'nde bu hafta çökme noktasına gelen ateşkes anlaşması kapsamında Filistinli tutuklulara karşılık İsrailli esirlerin altıncı takasını gerçekleştiriyor.

Reuters tarafından yayınlanan görüntülerde Hamas savaşçılarının bugünkü esir takasına hazırlık amacıyla Gazze Şeridi'ndeki Han Yunus'ta konuşlandıkları görüldü.

Gazze Şeridi'nde tutulan esirlerin serbest bırakılmasından önce hasar görmüş bir binanın önünde nöbet tutan iki Hamas mensubu (Reuters)Gazze Şeridi'nde tutulan esirlerin serbest bırakılmasından önce hasar görmüş bir binanın önünde nöbet tutan iki Hamas mensubu (Reuters)

Gazze Şeridi'nde 16 aydır tutulan ve hepsi çifte vatandaş olan üç İsraillinin serbest bırakılması ve 369 Filistinli tutuklunun serbest bırakılmasının beklenmesi, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun pazar günü yapılması planlanan görüşmeler için İsrail'e gelmesiyle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentinde üç İsrailli esirin serbest bırakılmasından önce konuşlanan Hamas üyeleri (Reuters)Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentinde üç İsrailli esirin serbest bırakılmasından önce konuşlanan Hamas üyeleri (Reuters)

İsrail ordusunun verilerine göre, 7 Ekim saldırısında kaçırılan 251 kişiden 73'ü halen Gazze Şeridi'nde tutuluyor ve bunlardan 35'i öldü.

Filistin Esirler Cemiyeti'ne göre bugün serbest bırakılacak Filistinli tutuklular arasında ‘müebbet hapis cezasına çarptırılmış 36 mahkûm bulunuyor ve bunlardan 24'ü sınır dışı edilecek.’

Hamas'ın esirlerin serbest bırakılmasını askıya alma, İsrail'in de savaşı yeniden başlatma tehdidinde bulunmasının ardından Mısır ve Katar bu hafta İsrailli esirler ile Filistinli tutukluların takasına devam edilmesi için arabuluculuk yaptı.

Hamas mensupları, İsrailli esir Sagui Dekel-Chen'i Han Yunus'ta ICRC ekibine teslim etmeden önce sahnede ona eşlik ediyor. (AFP)Hamas mensupları, İsrailli esir Sagui Dekel-Chen'i Han Yunus'ta ICRC ekibine teslim etmeden önce sahnede ona eşlik ediyor. (AFP)

ABD vatandaşlığına sahip İsrailli esir Keith Siegel, 1 Şubat'ta serbest bırakılmıştı. 65 yaşındaki Siegel, esir tutulduğu süre boyunca ‘hayal bile edilemeyecek koşullar’ yaşadığını söyledi. Siegel dün yayınlanan bir videoda, “Ben hayatta kalan biriyim... Her günümü son günüm gibi hissettim. Gazze'deyken sürekli korku içinde yaşadım... Fiziksel ve duygusal olarak aç bırakıldım ve işkence gördüm” ifadelerini kullandı.

Bir Hamas mensubu, Han Yunus'ta İsrailli esirlerin ICRC'ye teslim edildiği bölgeye bakan bir noktadan teslim törenini izliyor. (AFP)Bir Hamas mensubu, Han Yunus'ta İsrailli esirlerin ICRC'ye teslim edildiği bölgeye bakan bir noktadan teslim törenini izliyor. (AFP)

Esir değişimini sağlayan ICRC dün yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'nde tutulan esirlerin durumundan ‘büyük endişe’ duyduğunu belirtti.

8 Şubat'ta Hamas, İsrail’in öfkesini çeken bir hareketle aşırı fiziksel zayıflık içinde bulunan üç esiri ICRC'ye teslim etti.

Filistin Esirler Cemiyeti, o gün serbest bırakılan yedi Filistinli tutuklunun da İsrail'deki tutukluluklarının bir sonucu olarak sağlık durumları nedeniyle Batı Şeria'daki hastanelere nakledildiğini doğruladı.

Hamas dün akşam yaptığı açıklamada, ‘yeni grup Siyonist esirlerin tesliminin onurlu bir şekilde ve canlı yayında gerçekleşeceğini’ bildirdi.

Han Yunus'ta üç İsrailli esirin serbest bırakılması için yapılan hazırlıklar sırasında görülen iki Hamas mensubu (Reuters)  Görüşmeler yeniden başlıyorHan Yunus'ta üç İsrailli esirin serbest bırakılması için yapılan hazırlıklar sırasında görülen iki Hamas mensubu (Reuters)

Görüşmeler yeniden başlıyor

Yaşayan tüm esirlerin serbest bırakılması ve savaşın sona ermesini öngören ikinci aşaması için müzakereler henüz başlamadığından ateşkes anlaşmasının geleceği konusunda belirsizlik sürüyor. Anlaşmanın üçüncü ve son aşaması, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 53 milyar dolardan fazla tutacağı tahmin edilen devasa bir proje olan Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ayrılacak.

Hamas lideri Tahir en-Nunu dün yaptığı açıklamada, hareketin Gazze ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması için müzakerelerin önümüzdeki hafta başında başlamasını beklediğini doğruladı ve “Arabulucular bu konuda görüşmelere devam ediyor” dedi.

En-Nunu, “Hamas takas anlaşmasının prosedürlerini ve ateşkesi öngören anlaşmanın tüm şartlarını uygulamaya kararlı olduğunu teyit etti” dedi.

AFP'nin İsrail verilerinden aktardığına göre Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail yerleşimlerine düzenlediği saldırıda, İsrail tarafında bin 211 kişi öldü; bu sayıya Gazze Şeridi'nde tutulurken ölen ya da öldürülen esirler de dâhil.

Buna karşılık BM'nin güvenilir bulduğu Hamas Sağlık Bakanlığı verilerine göre İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları çoğu sivil olmak üzere en az 48 bin 222 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.



İsrail, savaşın başlangıcından bu yana İran'a 7 bin 600, Lübnan'a ise bin 100 hava saldırısı düzenledi

Tahran'da saldırıya uğrayan bir petrol depolama tesisinden alevler yükseliyor (AP)
Tahran'da saldırıya uğrayan bir petrol depolama tesisinden alevler yükseliyor (AP)
TT

İsrail, savaşın başlangıcından bu yana İran'a 7 bin 600, Lübnan'a ise bin 100 hava saldırısı düzenledi

Tahran'da saldırıya uğrayan bir petrol depolama tesisinden alevler yükseliyor (AP)
Tahran'da saldırıya uğrayan bir petrol depolama tesisinden alevler yükseliyor (AP)

İsrail ordusu yaptığı açıklamada, ABD ile başlayan saldırının üzerinden iki hafta geçmesine rağmen İran'a 7 bin 600, Hizbullah ile savaşın 2 Mart'ta başlamasından bu yana ise Lübnan'a bin 100 hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ordu dün yaptığı açıklamada, "İran genelinde operasyonlar yürüttüğünü ve yaklaşık 7 bin 600 hava saldırısı gerçekleştirdiğini, bunların 2 binden fazlasının İran rejimine ait karargah ve hedeflere, yaklaşık 4 bin 700'ünün ise İran füze programına yönelik olduğunu" belirtti.

Ordu ayrıca, Lübnan'da da " bin 100'den fazla hava saldırısı" gerçekleştirdi; bunların yaklaşık 190'ı Hizbullah'ın seçkin birliği Radvan Gücü'nü hedef alırken, 200'den fazla hava saldırısı da füze rampaları veya fırlatma rampalarına yönelikti.

Norveç Mülteci Konseyi, İsrail'in Hizbullah ile savaşın devam etmesi nedeniyle sakinlerden tahliye talebinde bulunduğu alanı perşembe günü genişletmesinin ardından, tahliye bildirimlerinin artık Lübnan topraklarının yüzde 14'ünü kapsadığını belirtti.

Ortadoğu'daki savaş, ABD-İsrail ortak saldırılarının ilk gününde İran dini lideri Ali Hamaney'in öldürülmesine misilleme olarak Hizbullah'ın İsrail'e roket fırlatmasının ardından 2 Mart'ta Lübnan'a sıçradı. O zamandan beri İsrail, Lübnan'a geniş çaplı hava saldırıları, güneyine yönelik askeri müdahaleler ve halk için tekrarlanan tahliye uyarılarıyla karşılık verdi.

Konsey dün yaptığı açıklamada, "İsrail'in tahliye emirleri şu anda yaklaşık bin 470 kilometrekarelik bir alanı kapsıyor; bu da Lübnan'ın alanının yüzde 14'üne tekabül ediyor ve güneyi, Beyrut'un güney banliyölerini ve ülkenin doğusundaki Bekaa Vadisi'nin bazı kısımlarını kapsıyor" ifadelerini kullandı.

Lübnan yetkilileri, savaşın başlamasından bu yana ülke içinde 800 binden fazla yerinden edilmiş kişiyi kayıt altına aldı; bunlardan yaklaşık 130 bini resmi sığınaklara yerleşti.


Lübnan'ın güneyinde bir sağlık merkezine yönelik İsrail saldırısında 12 sağlık personeli hayatını kaybetti

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Abbasiye köyünde bir binayı hedef alan hava saldırısının ardından alev topu yükseldi (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Abbasiye köyünde bir binayı hedef alan hava saldırısının ardından alev topu yükseldi (AFP)
TT

Lübnan'ın güneyinde bir sağlık merkezine yönelik İsrail saldırısında 12 sağlık personeli hayatını kaybetti

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Abbasiye köyünde bir binayı hedef alan hava saldırısının ardından alev topu yükseldi (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Abbasiye köyünde bir binayı hedef alan hava saldırısının ardından alev topu yükseldi (AFP)

Lübnan Sağlık Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, İsrail ile Hizbullah arasında devam eden savaşın ortasında, İsrail'in güney Lübnan'daki bir sağlık merkezine düzenlediği hava saldırısında 12 sağlık personelinin öldüğünü duyurdu.

Bakanlık yaptığı açıklamada, "Burc Kalaviye'deki temel sağlık merkezini hedef alan İsrail düşman saldırısında şehit düşen sağlık çalışanları" için başsağlığı dileklerini iletti.

Bakanlık yaptığı açıklamada, “Merkezde doktor, sağlık görevlisi ve hemşire 12 görevli öldürüldü ve bir sağlık çalışanı yaralandı. Bu henüz ön verilerdir, kayıp kişileri arama çalışmaları devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

Bakanlık, bu saldırının, Al-Savana'da sağlık görevlilerine yönelik saldırının ardından sadece birkaç saat içinde gerçekleşen ikinci saldırı olduğunu ve bu saldırıda iki sağlık görevlisinin hayatını kaybettiğini ifade etti.


İsrail, olası bir işgale hazırlık olarak güney Litani'yi izole etti

İsrail'in Beyrut'taki Burc Hammud bölgesini hedef alan hava saldırısının ardından yaşananlar (Reuters)
İsrail'in Beyrut'taki Burc Hammud bölgesini hedef alan hava saldırısının ardından yaşananlar (Reuters)
TT

İsrail, olası bir işgale hazırlık olarak güney Litani'yi izole etti

İsrail'in Beyrut'taki Burc Hammud bölgesini hedef alan hava saldırısının ardından yaşananlar (Reuters)
İsrail'in Beyrut'taki Burc Hammud bölgesini hedef alan hava saldırısının ardından yaşananlar (Reuters)

İsrail ordusu dün, olası bir kara işgaline hazırlık olarak, Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeyi Lübnan'ın geri kalanından izole etmeye başladı. İsrailli yetkililerin tehditlerine göre bu işgal potansiyel olarak 15 kilometre derinliğe ulaşabilir. Bu, İsrail'in 2006 savaşından bu yana aldığı ilk böyle bir önlem. İsrail hava saldırıları, Vadi el-Hüceyr'i Kantara kasabasına bağlayan bir köprüyü ve Zirariye'yi Tayr Falsay kasabasına bağlayan başka bir köprüyü hedef aldı.

Dün gece düzenlenen hava saldırıları, sınır bölgesindeki savaşçılara malzeme ulaştırılmasını engelleyerek, savaşçıların Lübnan içindeki misyonunu zorlaştırdı.İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan'ı daha fazla yıkım ve toprak kontrolüyle tehdit ederek, "Bu sadece başlangıç. Lübnan hükümeti ve devleti, silahsızlanma konusundaki temel taahhüt yerine getirilene kadar, toprak kaybı ve Hizbullah tarafından kullanılan altyapının yıkımı da dahil olmak üzere artan bir bedel ödeyecektir" ifadelerini kullandı.