Mısır: Hamas, Gazze'nin yönetiminde yer almak istemiyor

Gazze Şeridi'nde insani yardım ve yeniden yapılanma için geçici bir komite kurulması amacıyla yapılan yoğun temaslar sürüyor

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta gerçekleştirilen altıncı rehine takasından bir kare (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta gerçekleştirilen altıncı rehine takasından bir kare (AFP)
TT

Mısır: Hamas, Gazze'nin yönetiminde yer almak istemiyor

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta gerçekleştirilen altıncı rehine takasından bir kare (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta gerçekleştirilen altıncı rehine takasından bir kare (AFP)

Gazze'de ateşkes anlaşması için gerçekleşen müzakereleri yakından takip eden Mısırlı bir kaynak dün, El-Kahire el-İhbariye televizyonuna yaptığı açıklamada Gazze Şeridi'nde insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarını denetleyecek geçici bir komite kurulması için Mısır'da yoğun temasların sürdüğünü söyledi. Kaynak, Hamas'ın üç aşamalı ateşkes anlaşmasına bağlılığını teyit ettiğini ve bir sonraki aşamada Gazze Şeridi'nin yönetiminde yer almayacağını açıkladığını da belirtti.

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, bundan birkaç gün önce bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada Hamas'ın Filistin Yönetimi ile uzlaşması ve kendinden feragat etmesi gerektiğini söyledi. Uluslararası toplumun görüşü ve Filistinlilerin çıkarlarının Hamas'ın Gazze'den çekilmesini gerektiriyorsa öyle olması gerektiğini belirten Ebu Gayt, Filistin Yönetimi’nin Mısır'dan ya da (bu ayın sonlarında yapılacak acil) Arap Birliği zirvesinden gelecek herhangi bir öneri doğrultusunda karar vermesi halinde Gazze Şeridi’nin yönetimini devralacağını ifade etti.

Öte yandan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı'nın Diplomasi Danışmanı Enver Karkaş, X platformundan yaptığı açıklamada, “Arap Birliği Genel Sekreteri'nin Hamas'a Gazze yönetiminden çekilmesi yönünde yaptığı mantıklı çağrı doğrudur. Özellikle Filistinlilerin Gazze'den sürülmesine yönelik açıklamalar çerçevesinde Filistin halkının çıkarları, Hamas’ın çıkarlarından önce olmalı” diyerek Hamas'ın Gazze Şeridi’nin yönetiminden çekilmesi çağrısını destekledi.

Mısır daha önce Hamas Hareketi ve Fetih Hareketi (El Fetih) arasında geçtiğimiz ekim, kasım ve aralık aylarında yapılan üç turluk görüşmelerin ardından Gazze Şeridi'ni yönetmek üzere ‘Toplumsal Destek Komitesi’ adı altında bağımsız bir komite kurulması konusunda bir ön anlaşmayla sonuçlanan görüşmelere ev sahipliği yapmış, ancak Filistin Yönetimi bu anlaşmayı tanımayarak başka bir komite duyurmuştu.

fgbhyju
İsrailli rehinelerin Han Yunus'ta Kızıl Haç ekibine teslim edilişini izleyen bir Hamas üyesi (AFP)

Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, birkaç gün önce yaptığı açıklamada, Gazze'de gelecek günlere ilişkin her türlü vizyonun Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nin birliği çerçevesinde olması ve Filistin Yönetimi'nin Gazze Şeridi'nin yönetimini yeniden devralmasını içermesi gerektiğini söyledi.

Askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Samir Ferec, Mısırlı yetkililerce yapılan açıklamaların büyük önem taşıdığını ve Gazze Şeridi'nde ateşkesin sağlanması ve İsrail tarafından günlerdir ertelenen müzakerelerin ikinci turunun başlaması açısından olumlu bir etkisi olacağını düşünüyor.

Ferec’e göre Hamas'ın Gazze'nin yönetiminde yer almak istemediğini açıklaması, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Hamas’ın Gazze Şeridi'nde kalmasına karşı öne sürdüğü bahanelerin yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump'ın Filistinlileri yerlerinden etme planlarını boşa çıkaracak.

Mısır'ın Gazze Şeridi’nde yeniden inşa ve insani yardım için geçici bir komite kurulmasına ilişkin açıklamalarının, İsrail'in ‘tüm engellemelerinin’ sona ermesi ve müzakere sürecinin hızla tamamlanması için belirleyici bir faktör olacağını düşünen Ferec, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Hamas'tan gelen bu onayın, yakın zamanda Arap zirvesinde Filistinlilerin yerlerinden edilmesine yönelik alternatif bir plan açıklaması beklenen Mısır'ın tutumunu destekleyeceğini belirtti.

İsrail'in yeniden manevra yapabileceğini ve Hamas'ın sadece Gazze Şeridi’nin yönetiminden uzak durması değil, ortadan kaldırılması konusunda başka taleplerle gerilimi tırmandırabileceğini göz ardı etmeyen Ferec, bunun en kötü senaryo olduğunu, ancak en azından geçici bir komite kurma çabalarının ve Hamas’ın Gazze Şeridi'nin yönetiminden uzak durmayı kabul etmesinin mevcut planları geçersiz kılacağını vurguladı.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.