Maarat el-Numan'da yerinden edilen insanlar çatısız evlerine dönüyor

Komşuları, bir ailenin Kuzey Suriye'de bulunan Maarat el-Numan'daki evlerine dönüşünü memnuniyetle karşıladı (AP)
Komşuları, bir ailenin Kuzey Suriye'de bulunan Maarat el-Numan'daki evlerine dönüşünü memnuniyetle karşıladı (AP)
TT

Maarat el-Numan'da yerinden edilen insanlar çatısız evlerine dönüyor

Komşuları, bir ailenin Kuzey Suriye'de bulunan Maarat el-Numan'daki evlerine dönüşünü memnuniyetle karşıladı (AP)
Komşuları, bir ailenin Kuzey Suriye'de bulunan Maarat el-Numan'daki evlerine dönüşünü memnuniyetle karşıladı (AP)

On yıl süren savaş ve yerinden edilmenin ardından pek çok Suriyeli evlerine döndüğünde, evlerinin ya yağmalanmış ya da çatısız olduğunu görüyor. Kuzey Suriye'deki Maarat el-Numan ve Kafr Nabl gibi kasabalarda, yıllar önce kaçan sakinler, eski Cumhurbaşkanı Beşşar Esed'in devrilmesinden bu yana geri döndüler, ancak şimdi yaygın hırsızlık ve yıkımın sert gerçeğiyle karşı karşıyalar.

Halep ile Şam arasındaki yol üzerinde stratejik bir konuma sahip olan Maarat el-Numan, 14 yıl boyunca Suriye iç savaşının odak noktası haline geldi.

Esed güçleri 2020 yılında bölgenin kontrolünü muhalif güçlerden geri aldı. İnsan hakları gruplarına göre, bunun ardından Esed'e bağlı gruplar evleri yağmaladı ve bazılarını yıkarak değerli eşya ve mobilyalar elde etti.

cdfrgth
Suriye'de İdlib kentinin eteklerindeki Maarat el-Numan mahallesinde hasar gören ve yağmalanan evlerin havadan görünümü, 15 Ocak (AP)

Bölgenin AP tarafından yayınlanan havadan çekilen görüntülerinde, hala ayakta duran ancak çatıları eksik olan sıra sıra evler görülüyor. Maarat el-Numan'ı 2019'da terk eden bölge sakinlerinden Anmar Zatur, kısa süre önce döndüğünde evinin yerle bir olduğunu gördüğünü söyledi. “Çocuklarımızı koyacak yerimiz yoktu” diyen Zatur, yıkımın bombardımandan değil, ordunun eylemlerinden kaynaklandığını belirtti. Zatur, “sadece ben değil, komşularım ve arkadaşlarım da bu durumda” dedi.

fergthy6
Zekeriya, torunu Naima ile Suriye'nin Maarat el-Numan kentinde yıkılan ve yağmalanan evlerinin çatısında oturuyor (AP)

Zekeriya el-Avad, “ilk vurulanlardan biri” olan evinin yıkıldığı Maarat el-Numan'a döndüğünde sevinç ve üzüntü gözyaşlarına boğuldu. Şöyle dedi: “Ev gibisi yok, bir parça kumaş giymek zorunda kalsam bile bu her şeyden daha iyi. Artık özgürlüğümüz var ve bu paha biçilemez.” Diğerleri ise gelecek konusunda daha temkinli. Geri dönen sakinlerden biri olan Hasan Barbeş şunları söyledi: “Sorun şu ki, bir çatı olmadan hayata devam etmek mümkün değil. Maarat el-Numan yoksul bir kasaba. Sıfırdan başlamak çok zor bir iş.”



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.