Sudan’da ordunun yeniden kontrol ettiği Vad Medeni'de hayat yavaş yavaş canlanıyor

Savaşın etkileri görülürken ve kıtlık ciddi boyutlara ulaşırken bölge sakinleri iyimser

Sudan’da ordunun yeniden kontrol ettiği Vad Medeni'de hayat yavaş yavaş canlanıyor
TT

Sudan’da ordunun yeniden kontrol ettiği Vad Medeni'de hayat yavaş yavaş canlanıyor

Sudan’da ordunun yeniden kontrol ettiği Vad Medeni'de hayat yavaş yavaş canlanıyor

Pazarcılık yapan Ahmed el-Ubeyd, Sudan'ın orta kesimlerindeki Vad Medeni'de bulunan ve yoğun olan İsmaili pazarına müşteriler yavaş yavaş geri dönerken ahşap tezgahının tozunu alıp taze salatalık ve domatesleri dikkatle düzenliyordu.

Ülkede 2023 nisanından bu yana Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki savaştan aylarca uzak kalan bu pazar haftalar önce HDK'nin şehri ele geçirmesinin ardından esnafın dükkanlarını kapatmasıyla ıssızlaşmıştı.

Günlük hayata yavaşça geri dönüş

Ordunun ocak ayında Vad Medeni’nin kontrolünü yeniden ele geçirmesinin ardından yavaş yavaş eski ritmine kavuşan pazarda bugün müşteriler taze ürün fiyatları üzerinden pazarlık yapmaya çalışırken sesler yükseliyor.

fergt
Vad Medeni'nin girişinde Sudan ordusuna ait bir tank (AFP)

Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan Ahmed el-Ubeyd, “Allah’a şükür şimdi durum güvenli” dedi ve bir yığın soğanın yanında durarak “Alışveriş yeniden başladı” diye ekledi.

Savaş, 2023 nisanında Orgeneral Abdulfettah el-Burhan liderliğindeki Sudan ordusu ile ‘Hımidti’ olarak bilinen eski yardımcısı Orgeneral Muhammed Hamdan Dagalu liderliğindeki HDK arasında patlak verdi.

Savaş on binlerce insanın ölümüne, 12 milyondan fazla insanın yerinden edilmesine ve milyonlarca insanın açlık sınırında olduğu dünyanın en kötü insani krizlerinden birinin yaşanmasına neden oldu.

cdfgrthy
Savaşan taraflar sivilleri hedef almak, evleri, pazarları ve hastaneleri bombalamak suretiyle savaş suçu işlemekle suçlanıyor (AFP)

Çatışmanın her iki tarafı da savaş suçu işlemekle, sivilleri hedef almakla, evleri, pazarları ve hastaneleri bombalamakla ve insani yardımların girişini ve dağıtımını engellemekle suçlanıyor.

Vad Medeni, aylarca süren göreceli sakinlikten ve yerinden edilmiş insanların akınına uğradıktan sonra, 2023 sonlarında HDK'nın saldırısıyla savaş bölgesine dönüştü. Yüz binlerce kişi, savaştan önce tarım ve gıda ürünleri kaynağı olan El-Cezire eyaletinin yönetim olan Vad Medeni’yi terk etmek zorunda kaldı.

Savaşın etkileri görülebiliyor

Ancak şehir yavaş yavaş toparlanırken savaşın etkileri, dumanlar yüzünden kararmış duvarlardan kurşunlarla delik deşik olmuş binalara, yıkım ve moloz yığınlarına kadar şehrin her yerinde hala görülebiliyor.

Dükkanların, restoranların ve mağazaların cepheleri hasarlı.

Şehrin en büyük hastanesinin doğum servisinde, beyaz üniformalı hemşireler hastalara bakmak için koridorlarda ilerlerken hamile kadınlar aileleriyle birlikte bekliyor.

Hastanedeki tedavi gören hastalardan biri olan Rihab Musa, “Tedaviler yapılıyor, hayat normale döndü, eskisi gibi değil, ama durum değişti” şeklinde konuştu.

Hastane yavaş yavaş toparlansa da kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Halid Muhammed, tesisin hala ciddi bir personel, ilaç ve ekipman sıkıntısı çektiğini belirtti.

scdfvgrthy
Vad Medeni’de yıkılmış bir binanın yanından geçen bir kent sakini (AFP)

İki ameliyat arasında açıklamalarda bulunan Muhammed, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dikiş iğnesi ve ipliği de dahil olmak üzere cerrahi malzemelerimizin son kullanma tarihi geçti ve şu anda daha fazla anestezi ekipmanına ihtiyacımız var.”

Muhammed, HDK Vad Medeni’nin kontrolünü ele geçirdiğinde görevdeki tek doktordu ve çok sayıda ameliyat gerçekleştirdi. Halen hasta akınıyla başa çıkmak için bir ameliyattan çıkıp diğerine giriyor.

Yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşü

Sudan ordusunun geçtiğimiz ocak ayında Vad Medeni'yi geri almasının ardından Kızıldeniz'deki Port Sudan da dahil olmak üzere ülke genelindeki yerinden edilme merkezlerinde çok sayıda kişi ‘geri döneceğiz’ sloganları attı.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre binlerce insanı taşıyan onlarca otobüs, yaklaşık 1,5 milyon yerinden edilmiş insana ev sahipliği yapan Port Sudan, Gadarif ve Kassala'dan Vad Medeni'deki evlerine doğru yola çıktı.

Birçoğunun döndüklerinde neyle karşılaşacaklarına dair hiçbir fikri yoktu, diğerleri ise evlerinin yağmalandığını bildiklerini vurguladı.

Şehir şu anda elektriksiz, çoğu gün su yok ve yakın zamanda geri dönenler iletişim hizmetlerinin yeniden verilemeye başladığını belirttiler.

Gıda güvensizliği

Birleşmiş Milletlere (BM) göre Sudan genelinde yaklaşık 25 milyon kişi gıda güvenliğinden yoksun durumda. Ordu tarafından kontrol edilen güvenli bölgelerde bile çoğu insan, özellikle gıda, ilaç ve temel malzeme kıtlığı açısından kötüleşen bir insani durumla karşı karşıya.

Yerel gözlemciler ve BM, ordunun Vad Medeni'yi geri almasının ardından azınlıkların hedef alınması ve HDK ile iş birliği suçlamaları da dahil olmak üzere suistimaller yaşandığını bildirmişti.

Tuk-tuk şoförlüğü yapan Muhamed Abdulmunim, tüm bunlara rağmen iyimser olduğunu söyledi.

Pazarda yolcu ararken Vad Medeni'de durumun güvenli olduğunu belirten Abdumunim, “Pazar açık, ulaşım işliyor, geriye halkın geri dönmesi kalıyor” ifadelerini kullandı.



Barış Konseyi’ndeki İsrail ekibi Gazze Şeridi’nin nasıl yeniden inşa edileceğini açıkladı

Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
TT

Barış Konseyi’ndeki İsrail ekibi Gazze Şeridi’nin nasıl yeniden inşa edileceğini açıkladı

Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu’da kapsamlı barış planının başarıya ulaşıp ulaşamayacağına dair tartışmalar sürerken, özellikle Hamas’ın silah bırakmayı kabul etmeyeceğini düşünen çevreler planın uygulanabilirliği konusunda şüphelerini dile getiriyor. Bu kesimler, İsrail hükümetinin de bu durumu, süreci bütünüyle sekteye uğratmak için kullanabileceğini ve müzakereleri zorlaştıracak çok sayıda ağır şart öne sürebileceğini savunuyor. Buna karşılık ABD yönetimine yakın isimler ise iyimser mesajlar veriyor. Projede kilit sorumluluklar üstlenen üç İsrailli yetkili de bu isimler arasında yer alıyor.

Söz konusu isimler, ABD Başkanı’nın planın başarıya ulaşması konusunda kararlı olduğunu ve sürecin sabote edilmesine izin vermeyeceğini vurguluyor. Ayrıca şimdiye kadar atılan adımların, biriken engellere rağmen ‘umut verici’ olduğunu ifade ediyorlar.

dvfd
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyinde, toplu iftar yapan yerinden edilmiş aileler, 21 Şubat 2026 (AFP)

İsrail’in önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahronoth, ABD ekibi tarafından görevlendirilen ve İsrail’i resmen temsil etmeyen İsrailli yetkililere dayandırdığı haberinde, sürecin artık geri dönülmez biçimde başladığını aktardı. Yetkililer, Mısır, Türkiye ve Katar’ın Hamas’ı iş birliğine ikna etmek için etkili bir rol üstlendiğini ifade etti.

Gazete, İsrail’in siyasi ve askeri liderliğinde birçok ismin Trump’ın vizyonuna ve bu vizyona inanan danışmanları Steve Witkoff ile Jared Kushner’ın planı fiilen hayata geçirme kapasitesine kuşkuyla yaklaştığını yazdı. Söz konusu iki ismin, planın uygulanma mekanizmalarını oluşturmak ve başarıya ulaştırmakla görevlendirildiği belirtildi.

Buna karşılık Barış Konseyi’nde yer alan İsrailli yetkililer (İş insanı Yakir Gabay, teknoloji sektörü yöneticisi Liran Tancman ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ABD koordinasyon merkezindeki temsilcisi Michael Eisenberg) Hamas’ın silah bırakmayı kabul etmesi ve Filistinlilerin okul müfredatını ‘barış ve hoşgörü kültürünü’ esas alacak şekilde değiştirmesi halinde Trump’ın projesinin ‘Gazze Şeridi’ni gerçek bir rivieraya dönüştürmek için tarihi bir fırsat’ olacağını savundu.

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre yetkililer, projenin arkasında ‘engellenmesi zor, sağlam, profesyonel ve dengeli bir çekirdek oluşturan’ Amerikalı, Arap ve uluslararası isimlerden oluşan bir kadronun bulunduğunu ifade etti.

Ancak aynı yetkililer, Hamas’tan talep edilen hususun ‘taviz verilemeyecek belirleyici unsur’ olduğuna da dikkat çekti.

İlk görev

Barış Konseyi üyesi Yakir Gabay, projenin uygulanmasına ilişkin vizyonunu açıklarken, “İlk görev 70 milyon ton moloz ve patlayıcı kalıntısını temizlemek, geri dönüştürülebilecek malzemeleri değerlendirmek, yüzlerce kilometrelik tüneli yıkıp doldurmak ve Gazze sakinleri için dayanıklı çadırlar ile konteynerlerden oluşan geçici konutları hızla organize etmek olacak. Bu adımlar, altyapı ve konut inşasıyla eş zamanlı yürütülecek” dedi.

dfvfdv
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyinde, yerinden edilmiş kişiler için kurulan çadırlar (AFP)

Gabay, modern hastaneler, okullar, fabrikalar, tarım alanları, karayolu ve demiryolu ağları, enerji, su ve veri merkezleri ile bir liman ve havaalanı inşasını içeren ayrıntılı bir plan hazırlandığını belirtti.

Ortadoğu’da milyonlarca konut inşa etmiş deneyimli müteahhitlerin projeye dahil edileceğini kaydeden Gabay, ‘uygun maliyetli’ konut üretimi için finansmanın hazır olduğunu, yüz binlerce kişiye istihdam sağlanacağını ifade etti.

Konut ve iş alanlarının yanı sıra 200 otelin inşasının da planlandığını açıkladı.

Gabay ayrıca, bu çerçevede Jared Kushner’ın açıklamalarına atıfta bulunarak, Gazze’de Ali Şaas liderliğinde kurulan teknokrat hükümete ve yolsuzlukla mücadele konusunda sağlanan mutabakata dayandıklarını söyledi.

Yüksek teknoloji girişimcisi ve hükümete bağlı siber merkez danışmanı Liran Tancman ise Amerikalı, Arap ve Filistinli taraflarla iş birliği içinde modern teknolojik çözümler geliştirilmesini öngören bir planın uygulanmasından sorumlu olduğunu belirtti. Gazze Şeridi’nde internet altyapısının 2G’den beşinci nesil teknolojiye yükseltileceğini ve hizmetin halka ücretsiz sunulacağını vaat eden Tancman, Gazze Şeridi’nde üretilen mal ve ürünlerin yurt dışına ihracı için modern mekanizmaların oluşturulduğunu da açıkladı.

Yeni bir çağ

İsrailli yetkililer, Yedioth Ahronoth gazetesine yaptıkları açıklamada, Gazze Şeridi’nin yeniden imar planının fiilen Refah’ta başladığını ve üç yıl süreceğini bildirdi. İsrail’in halihazırda moloz temizleme çalışmalarını yürüttüğünü belirten yetkililer, ilk aşamada 500 bin kişiyi barındıracak 100 bin konut inşa edileceğini, yalnızca altyapı maliyetinin 5 milyar dolar olacağını ifade etti. Hedefin, Gazze Şeridi’ndeki tüm vatandaşlar için 400 bin konut inşa etmek olduğu; altyapı için 30 milyar dolar ve yeniden inşa için aynı tutarda kaynak öngörüldüğü kaydedildi.

vfdvfd
Gazze şehrindeki er-Rimal Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş bir kadın, seyyar su tankerlerinden doldurduğu iki su kabını taşıyor, 21 Şubat 2026 (AFP)

Gazete, Barış Konseyi’nden üst düzey bir üyenin, “Hamas planla olumlu şekilde etkileşime girerse bunun iyi bir karşılığı olur. İsrail’de liderleri için af çıkabilir, hatta silahları para karşılığında satın alınabilir. En önemlisi, Gazze ve halkı dünyaya açık ve bağlantılı yeni bir döneme geçer” ifadelerini aktardı.

Öte yandan The Times of Israel’e konuşan bir ABD’li yetkili, Yedioth Ahronoth’ta yer alan bilgilerin büyük bölümünü doğruladı. Yetkili, “Hamas silah bırakmayı kabul etmeden fon akışı başlamaz. Ancak İsrail’in de olumlu bir tutum sergilemesi gerekecek” dedi.

The Times of Israel’e konuşan bir Arap diplomat ise “Ortadoğu’da kibir tehlikeli olabilir” uyarısında bulunarak, ABD’nin Gazze’nin yeniden inşasını ve bölgede yeni bir teknokrat hükümet kurulmasını kapsayan planının ikinci aşamasının başarıya ulaşması için hem İsrail hem de Hamas üzerindeki sürekli baskının gerekli olacağını söyledi.

Bölgesel arabulucuların Hamas ile yürüttüğü silahsızlanma görüşmelerine de vakıf olduğu belirtilen diplomat, Washington’un bu konuda bir anlaşmaya varılabileceğine inanması için gerekçeler bulunduğunu aktardı.

Ancak diplomat, silahsızlanma sürecinin zaman alacağını ve Hamas’ın bazı üyelerinin, Gazze Şeridi’ni yönetmek üzere oluşturulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi gözetimindeki kamu sektörüne entegre edilmesini gerektireceğini ifade etti. İsrail’in bu çerçeveye karşı çıkmasının muhtemel olduğunu belirten diplomat, Tel Aviv yönetiminin söz konusu komitenin başarısını kolaylaştıracağı konusunda da ciddi şüpheler bulunduğunu dile getirdi.


Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnan Meclis Başkanı Berri: Meclis seçimlerinin ertelenmesini istemiyorum

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnan Meclis Başkanı Berri: Meclis seçimlerinin ertelenmesini istemiyorum

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsat gazetesine verdiği demeçte, ‘Beşli Komite’deki büyükelçilerin 10 Mayıs'ta yapılması planlanan meclis seçimlerinin ertelenmesinden yana olduklarını belirterek “Onlara bunu reddettiğimi ve (Beşli Komite'den) diğer büyükelçilere de teknik olarak parlamento seçimlerinin ertelenmesini veya parlamentonun görev süresinin uzatılmasını desteklemediğimi bildirdim” dedi.

Berri, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Meclisin teknik nedenlerle ertelenmesi veya uzatılması konusunda beni kişisel olarak suçlamaya çalışanları engellemek için seçimlere ilk aday olan bendim. Bu yüzden hem ülke içinde hem de dışında ilgili kişilere, son dakikaya kadar bu konuyu takip edeceğime dair bir mesaj vermek istedim.”

 (Lübnan'ın doğusunda) Bekaa Vadisi’nin orta kesimlerindeki ve kuzeyindeki beldeleri hedef alan İsrail saldırılara değinen Berri, tüm bunları ‘Lübnan'ı Tel Aviv'in koşullarını kabul etmeye zorlamayı amaçlayan yeni bir savaş’ olarak nitelendirdi.


DEAŞ, Suriye Cumhurbaşkanı Şara’yı tehdit edip orduya saldırdı

DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)
DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)
TT

DEAŞ, Suriye Cumhurbaşkanı Şara’yı tehdit edip orduya saldırdı

DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)
DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)

Suriye Savunma Bakanlığı dün, DEAŞ’ın açıklamasından birkaç saat sonra, Rakka'nın kuzey kırsalında kimliği belirsiz kişiler tarafından düzenlenen saldırıda bir askerin ve bir sivilin öldüğünü duyurdu.

DEAŞ tarafından yapılan açıklamada, Suriyeli yetkililere karşı ‘yeni bir saldırı aşaması’ başlatıldığı duyuruldu. Suriye'nin doğusunda düzenlenen saldırının sorumluluğunu üstlenen DEAŞ, terör eylemlerini artırdı.

DEAŞ, cumartesi günü geç saatlerde yayınlanan bir sesli mesajda Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'ya saldırarak, onun kaderinin de devrik Devlet Başkanı Beşşar Esed'in kaderine benzeyeceğini öne sürdü. Mesajda, dünyanın dört bir yanındaki DEAŞ destekçilerini önceki yıllarda yaptıkları gibi Yahudi ve Batılı hedeflere saldırı çağrısı yapıldı.