Suriye'de Ulusal Diyalog Konferansı'nın sonuç bildirisinde İsrail'in saldırısı kınanarak geri çekilme çağrısı yapıldı

SDG, Suriye halkını temsil etmediğini söyledi

TT

Suriye'de Ulusal Diyalog Konferansı'nın sonuç bildirisinde İsrail'in saldırısı kınanarak geri çekilme çağrısı yapıldı

Suriye'de Ulusal Diyalog Konferansı'nın sonuç bildirisinde İsrail'in saldırısı kınanarak geri çekilme çağrısı yapıldı

Suriye Salı günü İsrail'in topraklarına yaptığı saldırıyı kınadı ve İsrail'i geri çekilmeye çağırdı.

Bu açıklama, Suriye'nin yeni yönetimi tarafından Suriye için siyasi bir yol haritası hazırlanması amacıyla düzenlenen Ulusal Diyalog Konferansı'nın sonuç bildirisinde yer aldı.

Bildiride “İsrail'in Suriye topraklarına girmesi Suriye devletinin egemenliğinin açık bir ihlali olarak kınanarak derhal ve koşulsuz olarak geri çekilmesi” talep edildi. İsrail başbakanının provokatif açıklamalarının reddedildiği açıklamada, uluslararası toplum ve bölgesel örgütler Suriye halkına karşı sorumluluklarını yerine getirmeye ve saldırganlık ve ihlallerin durdurulması için baskı yapmaya çağrıldı.

İsrail, Heyet Tahrir el-Şam liderliğindeki silahlı muhalefetin Aralık ayında eski Devlet Başkanı Beşar Esad'ı devirmesinin ardından güçlerini Suriye içinde BM gözetimindeki askerden arındırılmış bölgeye taşıdı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Pazar günü yaptığı açıklamada İsrail'in ne HTŞ'nin ne de ülkenin yeni yöneticilerine bağlı diğer güçlerin Suriye'nin güneyinde bulunmasına izin vermeyeceğini söyledi ve bölgenin askerden arındırılmasını talep etti.

Suriye Ulusal Diyalog Konferansı'nın sonuç bildirisinde de silahlı oluşumlar “yasadışı gruplar” olarak nitelendirildi. Hazırlık Komitesi üyesi Huda el-Atassi tarafından okunan bildiride, “silahların devletle sınırlandırılması, profesyonel bir ulusal ordu kurulması ve resmi kurumlar dışındaki tüm silahlı oluşumların yasadışı gruplar olarak görülmesi” çağrısında bulunularak Suriye Demokratik Güçleri ve Devlet Başkanı Beşar Esad'ın devrilmesinin ardından hala silahlarını muhafaza eden diğer grup ve fraksiyonlara üstü kapalı bir gönderme yapıldı.

SDG’den konferansa tepki

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Ulusal Diyalog Konferansının Suriye halkını temsil etmediğini belirterek “kimseyi dışlamayan ve ötekileştirmeyen gerçek bir ulusal diyalog” çağrısında bulundu.

SDG tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi “Suriye Ulusal Diyalog Konferansına şekil ve içerik olarak itiraz ediyoruz ve sonuçlarının uygulanmasının bir parçası olmayacağız.”

Açıklamada, Ulusal Diyalog Konferansı hazırlık komitesinin “Suriye halkının bileşenlerini temsil etmediği” belirtilerek, komitenin açıklamalarının “diyalog ve görüş birliği dilinden uzak” olduğu ifade edildi.

Suriye'deki geçici yönetimin diyalog ve katılım konusunda attığı adımların “hayal kırıklığı yarattığı” belirtildi.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şera konferansta yaptığı konuşmada ülkesinin bölünemeyecek bir bütün olduğunu belirterek, ülkenin durumuna uygun olmayan sistemlerin ithal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Konferans hazırlık komitesi sözcüsü Hasan Dığeym'in aktardığına göre SDG diyalog askeri örgütlerle değil sivil toplumla ilgili olduğu için davet edilmedi.

Geçtiğimiz Aralık ayında Devlet Başkanı Beşar Esad rejiminin düşmesinden bu yana Suriye'nin kuzey ve doğusunda Türkiye destekli silahlı gruplarla SDG arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor ve her iki taraftan da onlarca kişi hayatını kaybetti.



BM: İki devletli çözüm için ‘son şans’

Birleşmiş Milletler (BM), iki devletli çözüm için artık son şans olduğunu söylüyor. (AP)
Birleşmiş Milletler (BM), iki devletli çözüm için artık son şans olduğunu söylüyor. (AP)
TT

BM: İki devletli çözüm için ‘son şans’

Birleşmiş Milletler (BM), iki devletli çözüm için artık son şans olduğunu söylüyor. (AP)
Birleşmiş Milletler (BM), iki devletli çözüm için artık son şans olduğunu söylüyor. (AP)

Bir Birleşmiş Milletler (BM) yetkilisi dün yaptığı açıklamada, Ortadoğu'daki değişimlerin İsrail ve Filistinliler arasında iki devletli çözüm için ‘son şans’ olabileceğini söyledi ve işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhak edilmesi çağrılarına karşı uyarıda bulundu.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre, BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü ve Gazze Kıdemli İnsani Yardım ve Yeniden Yapılanma Koordinatörü Sigrid Kaag, BM Güvenlik Konseyi'ne yaptığı açıklamada, “Ortadoğu, kapsamı ve etkisi belirsiz hızlı bir dönüşümden geçiyor, ancak bu aynı zamanda tarihi bir fırsat da sunuyor” dedi.

Kaag, “Bölge halkı bu aşamadan huzur, güven ve onurla çıkabilir. Ancak bu, iki devletli çözümü gerçekleştirmek için son şansımız olabilir” ifadelerini kullandı.

Kaag sözlerini şöyle sürdürdü: “İşgal altındaki Batı Şeria'da devam eden İsrail yerleşimleri, askeri operasyonları ve ilhak çağrıları, bağımsız ve yaşayabilir bir Filistin devleti ve dolayısıyla iki devletli çözüm olasılıkları için varoluşsal bir tehdit oluşturuyor.”

İsrail ile Hamas arasında 19 Ocak'tan bu yana ateşkesin yürürlükte olduğu Gazze Şeridi'nde ‘düşmanlıkların yeniden başlamasından her ne pahasına olursa olsun kaçınılması’ gerektiğini belirten Kaag, taraflara ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına ilişkin müzakereleri tamamlama çağrısında bulundu.

Kaag, “Çatışmanın çözümü ancak ‘siyasi’ olabileceğinden, uluslararası toplum ‘Gazze'nin gelecekteki Filistin devletinin ayrılmaz bir parçası olarak kalmasını’ ve Gazze ile Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'nın birleşmesini sağlamalıdır” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze Şeridi'nin kontrolünü ele geçirmeyi ve sakinlerini Gazze Şeridi'nden çıkarmayı içeren planı hakkında da konuşan Kaag şu ifadeleri kullandı: “Zorla yerinden edilmeden bahsetmek tamamen kabul edilemez. Filistinliler yaşamlarını sürdürebilmeli, Gazze Şeridi'ni yeniden inşa edebilmeli ve Gazze için bir gelecek kurabilmeli.”

BM, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği (AB) tarafından hazırlanan bir ön raporda Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için 53 milyar dolardan fazla bir kaynağa ihtiyaç duyulacağı belirtildi.

Bu büyüklükteki bir planın finansmanı ve uygulanmasının beklenen süresi büyük bir ikilem teşkil ederken, 2007'den bu yana Hamas'ın kontrolünde olan Gazze Şeridi'nin savaş sonrası denetimi de çetrefilli bir mesele olmaya devam ediyor.