BM: İki devletli çözüm için ‘son şans’

Birleşmiş Milletler (BM), iki devletli çözüm için artık son şans olduğunu söylüyor. (AP)
Birleşmiş Milletler (BM), iki devletli çözüm için artık son şans olduğunu söylüyor. (AP)
TT

BM: İki devletli çözüm için ‘son şans’

Birleşmiş Milletler (BM), iki devletli çözüm için artık son şans olduğunu söylüyor. (AP)
Birleşmiş Milletler (BM), iki devletli çözüm için artık son şans olduğunu söylüyor. (AP)

Bir Birleşmiş Milletler (BM) yetkilisi dün yaptığı açıklamada, Ortadoğu'daki değişimlerin İsrail ve Filistinliler arasında iki devletli çözüm için ‘son şans’ olabileceğini söyledi ve işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhak edilmesi çağrılarına karşı uyarıda bulundu.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre, BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü ve Gazze Kıdemli İnsani Yardım ve Yeniden Yapılanma Koordinatörü Sigrid Kaag, BM Güvenlik Konseyi'ne yaptığı açıklamada, “Ortadoğu, kapsamı ve etkisi belirsiz hızlı bir dönüşümden geçiyor, ancak bu aynı zamanda tarihi bir fırsat da sunuyor” dedi.

Kaag, “Bölge halkı bu aşamadan huzur, güven ve onurla çıkabilir. Ancak bu, iki devletli çözümü gerçekleştirmek için son şansımız olabilir” ifadelerini kullandı.

Kaag sözlerini şöyle sürdürdü: “İşgal altındaki Batı Şeria'da devam eden İsrail yerleşimleri, askeri operasyonları ve ilhak çağrıları, bağımsız ve yaşayabilir bir Filistin devleti ve dolayısıyla iki devletli çözüm olasılıkları için varoluşsal bir tehdit oluşturuyor.”

İsrail ile Hamas arasında 19 Ocak'tan bu yana ateşkesin yürürlükte olduğu Gazze Şeridi'nde ‘düşmanlıkların yeniden başlamasından her ne pahasına olursa olsun kaçınılması’ gerektiğini belirten Kaag, taraflara ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına ilişkin müzakereleri tamamlama çağrısında bulundu.

Kaag, “Çatışmanın çözümü ancak ‘siyasi’ olabileceğinden, uluslararası toplum ‘Gazze'nin gelecekteki Filistin devletinin ayrılmaz bir parçası olarak kalmasını’ ve Gazze ile Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'nın birleşmesini sağlamalıdır” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze Şeridi'nin kontrolünü ele geçirmeyi ve sakinlerini Gazze Şeridi'nden çıkarmayı içeren planı hakkında da konuşan Kaag şu ifadeleri kullandı: “Zorla yerinden edilmeden bahsetmek tamamen kabul edilemez. Filistinliler yaşamlarını sürdürebilmeli, Gazze Şeridi'ni yeniden inşa edebilmeli ve Gazze için bir gelecek kurabilmeli.”

BM, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği (AB) tarafından hazırlanan bir ön raporda Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için 53 milyar dolardan fazla bir kaynağa ihtiyaç duyulacağı belirtildi.

Bu büyüklükteki bir planın finansmanı ve uygulanmasının beklenen süresi büyük bir ikilem teşkil ederken, 2007'den bu yana Hamas'ın kontrolünde olan Gazze Şeridi'nin savaş sonrası denetimi de çetrefilli bir mesele olmaya devam ediyor.



Irak Yüksek Yargı Konseyi: Trump veya eş-Şera için tutuklama emri yok

Irak Yüksek Yargı Konseyi'nin 22 Eylül 2024 Pazar günkü toplantısından (Irak Yüksek Yargı Konseyi Medya Ofisi)
Irak Yüksek Yargı Konseyi'nin 22 Eylül 2024 Pazar günkü toplantısından (Irak Yüksek Yargı Konseyi Medya Ofisi)
TT

Irak Yüksek Yargı Konseyi: Trump veya eş-Şera için tutuklama emri yok

Irak Yüksek Yargı Konseyi'nin 22 Eylül 2024 Pazar günkü toplantısından (Irak Yüksek Yargı Konseyi Medya Ofisi)
Irak Yüksek Yargı Konseyi'nin 22 Eylül 2024 Pazar günkü toplantısından (Irak Yüksek Yargı Konseyi Medya Ofisi)

Irak Yüksek Yargı Konseyi, ABD Başkanı Donald Trump, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ve ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Joe Wilson hakkında sosyal medya platformlarında paylaşılan belgelere cevaben, devlet başkanları ve yetkililer hakkında tutuklama emri çıkardığını yalanladı.

Yargı Konseyi bugün yaptığı basın açıklamasında, ‘sosyal medya sitelerinde yerel soruşturma mahkemelerine atfedilen tutuklama kararlarının yayınlandığının görüldüğünü ve ilgili makamlarla temasa geçtikten sonra bu belgelerin sahte olduğunun tespit edildiğini’ bildirdi.

Konsey, ‘bu yasadışı davranışlarda bulunanları’ uyardı ve ‘failler hakkında yasal işlem yapılması için soruşturma açılacağını’ belirtti.

Irak Yüksek Yargı Konseyi daha sonra yaptığı bir açıklamada, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera hakkında tutuklama emri çıkarıldığına ilişkin Konsey’e atfedilen belgeyi yalanladı.

Açıklamada, “Irak'ta ‘Ebu Muhammed el-Culani’ olarak bilinen Ahmed eş-Şera hakkındaki tutuklama kararları sosyal medya sitelerindeki bazı hesaplar tarafından soruşturma mahkemelerine atfedilmiş ve bu mahkemelerle temasa geçildikten sonra söz konusu belgelerin sahte ve yanlış olduğu tespit edilmiştir” denildi.

Yargı Konseyi, ‘bu tür davranışların hukuka aykırı olduğu’ uyarısını yineledi ve ‘failler hakkında yasal işlem yapılması için soruşturma açılacağını’ belirtti.

Konsey sözde yeni yakalama emirlerinin çıkarıldığını yalanlamış olsa da, ABD Başkanı Donald Trump hakkında 7 Ocak 2021 tarihinde, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis'in Bağdat Uluslararası Havaalanı yakınlarında öldürülmesi emrini verdiği gerekçesiyle çıkarılan ‘gerçek’ yakalama emriyle ilgili ne yapacağı belirsiz.

Irak Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan, söz konusu yakalama emrinin çıkarılmasıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Yargı, bu suça (Süleymani ve El-Muhandis'in öldürülmesi) herhangi bir şekilde iştirak ettiği kanıtlanan herkesi, konumu ve mevkisi ne olursa olsun yargılamakta tereddüt etmeyecektir. Bu durum, suç işlediğini alenen itiraf eden dönemin ABD Başkanı Donald Trump hakkında tutuklama emri çıkarılmasıyla örneklendirilebilir. Yargı, bu durumu kendisine karşı yasal işlem başlatmak için yeterli kanıt olarak değerlendirmiştir.”

Yargı çevreleri, Trump'ın yeniden başkan olmasının ardından Irak Yüksek Yargı Konseyi'nin Trump hakkındaki önceki yakalama emrini iptal etme ihtimaline işaret ederken, diğer çevreler Trump'ın ‘birkaç gün önce parlamento tarafından çıkarılan genel affa dahil edilmiş olabileceğini’ belirtti.

Koordinasyon Çerçevesi güçleri, Trump hakkında daha önce çıkarılan tutuklama kararının Washington ile Bağdat arasındaki ilişkinin şekli üzerindeki etkisinden korkuyor. Özellikle de ABD'nin Irak Yüksek Yargı Konseyi Başkanı’na karşı yaptırım kararı almasından korkuluyor ki bu da Irak adalet sisteminde bir ‘kırılma’ anlamına gelecektir.

Görünen o ki ABD Başkanı hakkındaki eski tutuklama kararı ABD yasama ve hükümet çevrelerinde halen ilgi ve öfke konusu olmaya devam ediyor. Zira ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Joe Wilson, birkaç gün önce Irak Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan'ı, Federal Mahkeme Başkanı’nı ve Trump hakkında tutuklama kararı veren yargıcı İran'ın emirlerine boyun eğmekle suçladı ve onları ‘Irak'ın değil İran'ın yargıçları’ olmakla itham etti.