Lübnan’da Nevvaf Selam hükümeti güvenoyu aldı

Selam hükümeti 95 oyluk bir çoğunlukla Lübnan parlamentosunda güvenoyu aldı

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ve yeni Lübnan hükümetinin üyeleri, Nevvaf Selam tarafından kurulan yeni hükümetin güvenoyu oylaması için parlamentoda düzenlenen genel kurul oturumuna katıldılar, 26 Şubat 2025 (Reuters)
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ve yeni Lübnan hükümetinin üyeleri, Nevvaf Selam tarafından kurulan yeni hükümetin güvenoyu oylaması için parlamentoda düzenlenen genel kurul oturumuna katıldılar, 26 Şubat 2025 (Reuters)
TT

Lübnan’da Nevvaf Selam hükümeti güvenoyu aldı

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ve yeni Lübnan hükümetinin üyeleri, Nevvaf Selam tarafından kurulan yeni hükümetin güvenoyu oylaması için parlamentoda düzenlenen genel kurul oturumuna katıldılar, 26 Şubat 2025 (Reuters)
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ve yeni Lübnan hükümetinin üyeleri, Nevvaf Selam tarafından kurulan yeni hükümetin güvenoyu oylaması için parlamentoda düzenlenen genel kurul oturumuna katıldılar, 26 Şubat 2025 (Reuters)

Lübnan resmi haber ajansı NNA, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ın hükümetinin parlamentoda 12 ret ve 4 çekimser oya karşın 95 oyla güven oyu aldığını bildirdi.

Başbakan Selam salı günü devletin tüm toprakları üzerindeki egemenliğini ‘yalnızca kendi güçleriyle’ genişletmeyi, orduyu sınırlarda konuşlandırmayı ve ‘tüm Lübnan topraklarını İsrail işgalinden kurtarmak için’ tüm önlemleri almayı taahhüt eden başbakanlık açıklamasını parlamentoya okudu.

Selam, hükümetin ilk hedefinin ‘hukukun üstünlüğünü tesis ve kurumlarını reforme etmek, egemenliğini güçlendirmek ve bir kurtarma ve reform hükümeti olarak adına layık olmak için çalışmak’ olduğunu vurguladı.

Hükümet açıklamasında direniş maddesi 20 yılı aşkın bir süredir ilk kez çıkarılırken Selam, tarafsız kalınması ve tüm Lübnan topraklarının İsrail işgalinden kurtarılması için gerekli tedbirlerin alınması, devletin tüm toprakları üzerindeki egemenliğinin sadece kendi güçleriyle genişletilmesi ve özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 1701 sayılı kararının uygulanmasına ilişkin taahhütlerine uyulması gerektiğini vurguladı.

Başbakan Selam, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Savaş ve barış kararlarına sahip çıkan, anayasaya ve ulusal mutabakata sadık kalan ve bu belgede uygulanmayanları uygulamaya başlayan bir devlet istiyoruz.”

Selam, Lübnan'ın savunulması için askeri, diplomatik ve ekonomik düzeylerde bir ulusal güvenlik stratejisinin benimsenmesi gerektiğini de belirtti.

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, Beyrut'ta hükümete güven oylaması için genel kurula gelirken, 26 Şubat 2025 (Reuters)Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, Beyrut'ta hükümete güven oylaması için genel kurula gelirken, 26 Şubat 2025 (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Lübnan parlamentosunda dün üst üste iki gündür devam eden ve günün ilerleyen saatlerinde güven oylamasına sunulan bakanlar kurulu bildirisi müzakerelerinde, Lübnan hükümetinin 1701 sayılı BMGK kararının uygulanması, silahların sadece devletin elinde olması ve savaşta yıkılan yerlerin yeniden inşası çağrıları ön plana çıktı.

Silahların devletle sınırlandırılması konusu, savaş ve barış kararı, Hizbullah üyelerinin Lübnan'ın güneyindeki Güney Litani bölgesinden çekilmesini öngören 1701 sayılı BMGK kararının uygulanması ve Lübnan ordusuna destek, siyasi güçlerin ve bağımsız milletvekillerinin öncelikler listesinin başında yer aldı. Hükümetin idari, adli ve güvenlik atamaları yapması, mali reform, üç yıl aradan sonra genel bütçenin onaylanması ve başta kuzey bölgesi olmak üzere yerel hizmetlerin yeniden başlaması talepleri de diğer çağrı yapılan konular arasında yer aldı.



Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
TT

Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)

Irak’ta yeni bir hükümet kurmak için aday olan eski Başbakan Nuri el-Maliki, dün Bağdat'ta ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmeyle ilgili olarak, Washington'ın muhalefetine rağmen adaylıktan çekilmeyeceğini açıkladı.

Dün Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan Maliki, “Geri çekilmeye niyetim yok, çünkü ait olduğum ülkeyi, onun egemenliğini ve iradesini saygı duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Çoğunluğu İran'a yakınlığıyla bilinen Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi ittifakının kendisinin adaylığı üzerinde anlaşmaya vardığını belirten Maliki, “Dolayısıyla bu makama saygı duyduğum için geri çekilmeyeceğim. Birçok açıklamada geri çekilme olmayacağını söyledim. Sonuna kadar gideceğim” şeklinde konuştu.

Öte yandan ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack, Bağdat'ta birkaç toplantı düzenledi ve geçici Başbakan Muhammed Şia es-Sudani ile görüştü. Görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Barrack, “Başkan (Donald) Trump'ın bölgede barış planına uygun bir gelecek inşa etme hedeflerini tartıştım. Irak ve halkının istikrarını teşvik edecek politikalar benimseyen etkili bir liderliğin varlığı, ortak hedeflere ulaşmak için çok önemli” ifadelerini kullandı.


Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
TT

Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)

Çad, Darfur bölgesinde ordu yanlısı “Ortak Güç”ün kontrolündeki Tine şehri çevresinde çatışmaların artması üzerine, çoğu insani yardımın geçtiği ünlü Adré geçişi de dahil olmak üzere Sudan ile sınırlarını kapattığını duyurdu ve topraklarına yönelik her türlü saldırıya karşılık vereceğini açıkladı.

Dün gerçekleşen sınır kapatma kararı, ülkenin batısındaki son ordu yanlısı kale olarak kabul edilen bu sınır bölgesini kontrol altına almak için Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve Müşterek Kuvvetler arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı bir dönemde gerçekleşti.

Çad Enformasyon Bakanlığı yaptığı açıklamada, dünden (Pazartesi) itibaren ikinci bir duyuruya kadar sınır ötesi insan ve mal geçişlerinin kısıtlandığını bildirdi.

Bu sırada HDK, orduyla iş birliği yapan ve Sudan'da Cancavid güçleri olarak bilinen birlikleri yöneten Mahamid kabilesinin lideri Musa Hilal'in kontrolündeki Kuzey Darfur'daki Mustariha kasabasının kontrolünü ele geçirdi.


Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
TT

Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)

Libya Kızılayı çalışanı dün AFP’ye verdiği demeçte, Libya'nın başkenti Trablus'un doğusundaki bir plajda Sahra altı ülkelerden gelen 7 kaçak göçmenin cesetlerinin bulunduğunu söyledi.

Kaynak, kurbanlardan üçünün çocuk olduğunu belirterek, birçok göçmenin hala kayıp olabileceğini belirtti. Libya Kızılayı, ölümlerin koşullarını açıklamadı.

Kurum yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Libya Kızılayı - Al-Hums şubesinden gönüllüler, Kasr el-Akyar bölgesindeki plajdan, yasadışı göç etmeye çalışan göçmenlere ait yedi ceset çıkardı.”

Kıyı kasabası Kasr el-Akyar, Trablus'un yaklaşık 73 kilometre doğusunda yer almaktadır.

Libya, her yıl Avrupa'ya ulaşmaya çalışan binlerce göçmen için önemli bir geçiş ülkesidir ve sık sık göçmen ölümleri bildirilmektedir.

Şarku’l Avsat’ın Uluslararası Göç Örgütü verilerinden aktardığına göre, geçen yıl 2 bin 100'den fazla yasadışı göçmen Akdeniz'i geçerek Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken öldü veya kayboldu.