Acil Arap Birliği Zirvesi'ne katılmayanlar zirve sonuçlarını etkiler mi?

Cezayir, zirvenin hazırlık aşamasındaki ‘dengesizlikleri’ eleştirdi, Mısırlı kaynak ‘görmezden gelindiği’ iddiasını yalanladı

Arap ülkeleri liderleri Manama’da gerçekleşen son Arap Birliği Zirvesi'nde (BNA)
Arap ülkeleri liderleri Manama’da gerçekleşen son Arap Birliği Zirvesi'nde (BNA)
TT

Acil Arap Birliği Zirvesi'ne katılmayanlar zirve sonuçlarını etkiler mi?

Arap ülkeleri liderleri Manama’da gerçekleşen son Arap Birliği Zirvesi'nde (BNA)
Arap ülkeleri liderleri Manama’da gerçekleşen son Arap Birliği Zirvesi'nde (BNA)

Hişam el-Meyani

Cezayir ve Tunus liderlerinin, Gazze Şeridi ve Filistin meselesiyle ilgili son gelişmelerin ele alınacağı Kahire'de yapılması planlanan Acil Arap Birliği Zirvesi’ne katılmayacaklarını açıklamaları, Arap ülkelerinin zirveye katılım düzeyi ve bu durumun zirvenin sonuçları üzerindeki etkisi konusunda soru işaretleri yarattı. Şarku’l Avsat’a konuşan konuyla ilgili bilgi sahibi Mısırlı bir kaynak, ülkesinin Arap Birliği’ne üye tüm ülke liderlerini davet ettiğini ve bölgedeki bu kritik dönemde herkesin bu vahim meseleyi istişare etmek ve bir tutum sergilemek üzere katılmaya istekli olduğunu vurguladı.

Cezayir’in resmi haber ajansı APS pazar akşamı, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun'un Filistin meselesindeki gelişmeleri görüşmek üzere 4 Mart'ta Mısır'ın ev sahipliğinde düzenlenecek olan Acil Arap Birliği Zirvesi'ne katılmama kararı aldığını bildirdi.

APS’nin bir kaynaktan aktardığına göre Cumhurbaşkanı Tebbun, zirvede Cezayir'i temsil etmesi için Dışişleri ve Yurtdışındaki Ulusal Topluluklar Bakanı Ahmed Attaf’ı görevlendirdi. APS, bu kararın ‘zirvenin hazırlık sürecine gölge düşüren dengesizlikler ve eksikliklerin yanı sıra, zirvenin sonuçlarını Filistin meselesiyle ilgilenen diğer Arap ülkeleriyle koordinasyon olmaksızın hazırlamanın sınırlı bir grup Arap ülkesinin tekelinde olması’ nedeniyle alındığını belirtti.

Öte yandan Tunus Cumhurbaşkanlığı’ndan pazartesi günü yapılan açıklamada, Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said'in Dışişleri Bakanı Muhammed Ali en-Nefti'yi, Acil Arap Birliği Zirvesi'ne katılacak Tunus heyetine başkanlık etmekle görevlendirdiği duyuruldu.

Cumhurbaşkanlığı açıklamasına göre Tunus, Filistinlilerin haklarını destekleme konusundaki kararlı tutumunu yineleyecek. Açıklamada bu hakların başında başkenti Doğu Kudüs olan, Filistin topraklarının tamamında bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasının geldiği belirtildi.

Konuyla ilgili bilgi sahibi Mısırlı bir kaynak, Cezayir ve Tunus'un tutumunun zirveye katılmama olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Kaynağa göre iki ülkenin de liderlerinin bir temsilci göndermesi ve onu görevlendirmesi, devletin resmi olarak katılımı anlamına geliyor ve amaç da budur. Devletlerin resmi tutumları ve katılımları olur.

Gerek bu zirvede gerekse daha önceki zirvelerde temsilcilerini gönderen bazı ülkeler olduğunu ve bu durumun söz konusu ülkelerin katılımını azaltmadığını ifade eden kaynak, temsilcilerin de ülke liderleri gibi ülkelerinin tutumlarını ifade ettiklerini, hatta ülke liderinin temsilcisi liderler düzeyinde yapılan toplantılara katılmasa bile bunun değişmediğini söyledi. Kaynak, nihayetinde mutabık kalınan konunun, tüm katılımcı heyetlerin ortak bir tutum sergilemesi için zirvenin son oturumunda açıklandığını belirtti.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati’nin Kahire'deki zirvede ülkesini temsil edecek olan Tunuslu mevkidaşı Muhammed Ali Nefti ile pazartesi günü gerçekleştirdiği görüşmeden (EPA)Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati’nin Kahire'deki zirvede ülkesini temsil edecek olan Tunuslu mevkidaşı Muhammed Ali Nefti ile pazartesi günü gerçekleştirdiği görüşmeden (EPA)

Cezayir Cumhurbaşkanı’nın zirveye katılmamasının nedenleriyle ilgili bir değerlendirmede bulunan kaynak, Kahire'nin ilk andan itibaren Gazze Şeridi için hazırladığı yeniden inşa planı hakkında herkesi bilgilendirmek istediğini belirterek, “Çünkü zirvenin düzenlenmesinin başlıca amacı bu. Zirve bu konuda ortak bir tutum sergilenmesi ve mutabakata varılması yararına yapılacak. Kimseyi görmezden gelmek ya da dışlamak söz konusu değil. Ayrıca bu, bütün Arapların meselesidir. Bir ya da birkaç ülkenin üye ülkelerin bu konuda rol almasını engellemesi düşünülemez” değerlendirmesinde bulundu.

Zirvedeki temsil düzeyiyle ilgili bir endişe olmadığını vurgulayan kaynağa göre bunun nedeni, zirvenin duyurulduğu günden bu yana gerekli ivmenin olmasının yanı sıra, liderleri ya da temsilcileri düzeyinde zirveye katılımları teyit edilen ülkelerin, kimsenin kendileri için doğal ve gerekli rollerini tanımlamasını beklemeyen, konuyla aktif ve ilgili ülkeler arasında yer alıyor olmaları.

Tüm bunlar, Arap ülkelerinin liderlerinin zirveye katılmak üzere dün Kahire'ye hareket etmeye başlamalarıyla birlikte yaşanırken Irak resmi haber ajansı INA, Irak Cumhurbaşkanı Abdullatif Raşid'in Olağanüstü Arap Birliği Zirvesi’ne katılmak üzere Mısır'a gittiğini bildirdi.

Bahreyn Kraliyet Sarayı dün, Arap Birliği dönem başkanı Kral Hamad bin İsa Al Halife'nin Mısır'a gitmek üzere ülkeden ayrılacağını duyurdu. Bahreyn resmi ajansı BNA Kraliyet Divanı’nın Kral Hamad bin İsa Al Halife'nin Filistin meselesiyle ilgili gelişmeleri görüşmek üzere zirveye katılacak Bahreyn heyetine ve zirve çalışmalarına başkanlık edeceğini bildirdi.

Kuveyt resmi haber ajansı KUNA da Kuveyt Emiri'nin temsilcisi Veliaht Prens Şeyh Sabah Halid el-Hamed es-Sabah'ın Olağanüstü Arap Birliği Zirvesi’nde Kuveyt heyetine başkanlık etmek üzere bugün Mısır'a gideceğini duyurdu.

Mısır'ın eski Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Büyükelçi Muataz Ahmedin, uluslararası zirvelere katılımın, ülkenin temsilci olarak belirlediği kişi tarafından gerçekleştiğini belirterek “Cumhurbaşkanı varsa iyi, başbakan varsa yine iyi, bir bakan varsa makul, yoksa devletin zirvenin yapıldığı ülkedeki daimî temsilcisi ya da büyükelçisi olur ve bu durum, ülkenin temsiliyetine gölge düşürmez” yorumunda bulundu.

Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bir ülkenin zirvede temsil edilmemesinin bile kararların alınmasına engel teşkil etmediğini vurgulayan Ahmedin, “Bir ülkenin temsil edilmemesi, devletin söz hakkından feragat ettiği anlamına gelir, ancak herhangi bir temsil düzeyinde katılır ve tutumunu ifade ederse, bu en iyi diplomasi şekli olur” ifadelerini kullandı.

Mısır Daimî Temsilciliği tarafından Arap Birliği Sekretaryasına gönderilen olağanüstü zirve gündemine göre heyet başkanlarının kabulü bugün Kahire saatiyle 15.00'te gerçekleşecek. Açılış oturumu, katılımcı heyetler onuruna verilecek Ramazan iftarının ardından saat 16.30'da başlayacak. Kapalı oturumun ardından kapanış oturumu yapılacak ve zirve saat 20.30'da sonuç bildirgesinin ve üzerinde mutabık kalınan kararların açıklanmasıyla sona erecek.



Sudan ordusu, Batı Libya yetkilileriyle askeri iş birliğini güçlendiriyor

Libya Genelkurmay Başkanı Salah en-Nemruş, Sudan Silahlı Kuvvetleri İstihbarat Müdürü Muhammed Ali Sabir’i kabul etti, 5 Nisan 2026. (UBH Genelkurmay Başkanlığı)
Libya Genelkurmay Başkanı Salah en-Nemruş, Sudan Silahlı Kuvvetleri İstihbarat Müdürü Muhammed Ali Sabir’i kabul etti, 5 Nisan 2026. (UBH Genelkurmay Başkanlığı)
TT

Sudan ordusu, Batı Libya yetkilileriyle askeri iş birliğini güçlendiriyor

Libya Genelkurmay Başkanı Salah en-Nemruş, Sudan Silahlı Kuvvetleri İstihbarat Müdürü Muhammed Ali Sabir’i kabul etti, 5 Nisan 2026. (UBH Genelkurmay Başkanlığı)
Libya Genelkurmay Başkanı Salah en-Nemruş, Sudan Silahlı Kuvvetleri İstihbarat Müdürü Muhammed Ali Sabir’i kabul etti, 5 Nisan 2026. (UBH Genelkurmay Başkanlığı)

Sudan ordusu, Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) ile Batı Libya’da iş birliğini güçlendirmek amacıyla sürpriz görüşmeler gerçekleştirdi. Toplantılarda iki ülke arasında askeri ve güvenlik iş birliğinin artırılması yolları ele alındı.

UBH Genelkurmay Başkanlığı dün yaptığı açıklamada, Genelkurmay Başkanı Salah en-Nemruş’ın, Sudan Silahlı Kuvvetleri İstihbarat Müdürü Muhammed Ali Sabir ve beraberindeki heyeti kabul ettiğini bildirdi. Açıklamada, yüksek seviyeli toplantının ‘iki kardeş ülke arasında askeri ve güvenlik iş birliğinin güçlendirilmesi yollarını görüşmek için’ düzenlendiği belirtildi.

Libya’nın başkentinde düzenlenen üst düzey Libya-Sudan askeri toplantısından bir kare, 5 Nisan 2026 (UBH Genelkurmay Başkanlığı)Libya’nın başkentinde düzenlenen üst düzey Libya-Sudan askeri toplantısından bir kare, 5 Nisan 2026 (UBH Genelkurmay Başkanlığı)

Bu görüşme, Batı Libya ile Libya Ulusal Ordusu (LUO) Genel Komutanı Mareşal Halife Hafter’in kontrolündeki Doğu Libya arasında yaşanan siyasi ve askeri bölünmenin arka planında gerçekleşiyor. Hafter, Muhammed Hamdan Dagalu (Hamideti) liderliğindeki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ile ‘iş birliği’ yaptığı yönündeki suçlamalarla karşı karşıya.

UBH hükümetine yakın bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu toplantıyı, ‘Sudan ordusunun Libya’daki askeri ve güvenlik bölünmesinden yararlanan HDK karşısında attığı önemli bir adım’ olarak nitelendirdi.

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, 26 Şubat 2024’te başkent Trablus’a gerçekleştirdiği ilk resmi ziyarette, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi ile bir araya gelmişti. İki lider, ikili ilişkilerin güçlendirilmesi, desteklenmesi ve geliştirilmesine yönelik ikili görüşmeler gerçekleştirmişti.

 Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Şubat 2024’te Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ı karşıladı. (Libya Başkanlık Konseyi)Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Şubat 2024’te Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ı karşıladı. (Libya Başkanlık Konseyi)

El-Menfi ile Burhan, o dönemde iki ülke arasında heyet değişimini ve imzalanan anlaşmaların uygulanmasını kararlaştırdı. İki ülke heyetlerinin katıldığı görüşmelerde ortak ilgi alanındaki konular ele alındı ve ‘Sudan ile bölgedeki barış ve istikrarın sağlanması’ hedeflendi.

Trablus’taki Genelkurmay Başkanlığı’nda dün yapılan buluşmada, Libyalı yetkili en-Nemruş, Libya ve Sudan halklarını birleştiren ‘tarihî bağlar ve köklü ilişkilerin derinliğine’ vurgu yaptı. En-Nemruş, ‘ülkelerin çıkarlarına hizmet edecek şekilde ortak koordinasyonun geliştirilmesinin ve bölgedeki güvenlik ile istikrara katkı sağlamasının önemini’ vurguladı.

Genelkurmay Başkanlığı, toplantıda ‘bilgi paylaşımı ve güvenlik koordinasyonu alanında iş birliğinin uygulanma yöntemlerinin’ ele alındığını açıkladı. Taraflar ayrıca, ‘askeri eğitim programlarının ve deneyim paylaşımının genişletilmesi; personelin yeterliliğinin artırılması ve hazırlık seviyesinin yükseltilmesi’ konusunda mutabık kaldı. Bu adımlar, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı ve yapıcı iş birliği hedeflerini yansıtıyor.

Öte yandan LUO, Sudan’daki HDK’ye destek sağlamakla ilgili suçlamaları daha önce görmezden gelmişti. Reuters, güneydoğu Libya’daki Kufra Havalimanı’nın, Darfur’daki el-Faşir kenti üzerindeki kontrolün güçlendirilmesi için lojistik üs olarak kullanıldığını bildirmişti. LUO, bu iddialara yanıt vermemişti.

Reuters geçtiğimiz aralık ayında yayınladığı bir haberde, ‘Kufra üzerinden geçen ikmal hattının, HDK’nin el-Faşir şehri üzerindeki kontrolünü güçlendirmede merkezi bir rol oynadığını ve bu sayede Darfur’daki varlığını sağlamlaştırmasını sağladığını’ belirtmişti.

Nisan 2023’te Sudan iç savaşı başladığından bu yana LUO’ya HDK’ye yardım sağladığı yönünde tekrar eden suçlamalar yapıldı. Ancak LUO, o dönemde bu iddiaları yalanlayarak, Sudan tarafları arasında çatışmaların durdurulması için ‘arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu’ açıklamıştı.


İsrail hava saldırıları Lübnan'ın güneyindeki kasabaları hedef aldı

Beyrut'un güney banliyölerinde, Hizbullah'a ait olduğu iddia edilen bir bölgeden duman yükseliyor (DPA)
Beyrut'un güney banliyölerinde, Hizbullah'a ait olduğu iddia edilen bir bölgeden duman yükseliyor (DPA)
TT

İsrail hava saldırıları Lübnan'ın güneyindeki kasabaları hedef aldı

Beyrut'un güney banliyölerinde, Hizbullah'a ait olduğu iddia edilen bir bölgeden duman yükseliyor (DPA)
Beyrut'un güney banliyölerinde, Hizbullah'a ait olduğu iddia edilen bir bölgeden duman yükseliyor (DPA)

İsrail savaş uçakları bugün Lübnan'ın güneyindeki Burc Rahal kasabasına hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda 3 kişi öldü, bir kişi yaralandı. Ayrıca güney Lübnan'daki kasabalara da saldırılar düzenlendi.

İsrail savaş uçakları bu sabah Lübnan'ın güneyindeki Burc Rahal kasabasında bir eve hava saldırısı düzenleyerek 3 kişiyi öldürdü, birkaç kişiyi yaraladı ve birçok evi yıktı. Sivil savunma ekipleri cesetleri çıkarmak ve yolu temizlemek için çalışıyor. Resmi Lübnan Ulusal Haber Ajansı, hava saldırılarının ayrıca şafak vakti Lübnan'ın güneyindeki Haris kasabaların da hedef aldığını bildirdi.

İlgili bir gelişmede, Hizbullah bugün dört ayrı açıklamada, savaşçılarının İsrail'in Liman, Hurfish, Shlomi ve Nahariya yerleşimlerini roket saldırılarıyla hedef aldığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre Hizbullah yaptığı açıklamada, bugün saat 02:25'te Liman yerleşimini roket saldırısıyla hedef aldığını belirtti. İkinci bir açıklamada ise saat 00:30'da Hurfish yerleşimini roket saldırısıyla hedef aldığını duyurdu.

Üçüncü bir açıklamada Hizbullah, saat 02:30'da Shlomi yerleşimini roket saldırısıyla hedef aldığını açıkladı. Dördüncü bir açıklamada ise saat 03:10'da Nahariya yerleşimini roket saldırısıyla hedef aldığını bildirdi.

Şunu belirtmekte fayda var ki, 2 Mart sabahından itibaren İsrail savaş uçakları Beyrut'un güney banliyölerini, Güney Lübnan'daki çeşitli bölgeleri ve Doğu Lübnan'daki Bekaa Vadisi'ni hedef alan bir dizi hava saldırısı düzenledi. Saldırılar ayrıca Lübnan Dağı ve Kuzey Lübnan'daki bölgelere de yayıldı. İsrail hava saldırıları halen devam etmektedir. Mart ortasından sonra İsrail ordusu Güney Lübnan'a bir saldırı başlattı.


Gazze Şeridi’ndeki direnişçi gruplar, ‘silahsızlanma’ planında değişiklik talep edilmesinin ardından yoğun saldırı bekliyor

Gazze’deki Aziz Porphyrius Kilisesi’nde düzenlenen ayine katılan Filistinli bir Hristiyan, 5 Nisan 2026 (DPA)
Gazze’deki Aziz Porphyrius Kilisesi’nde düzenlenen ayine katılan Filistinli bir Hristiyan, 5 Nisan 2026 (DPA)
TT

Gazze Şeridi’ndeki direnişçi gruplar, ‘silahsızlanma’ planında değişiklik talep edilmesinin ardından yoğun saldırı bekliyor

Gazze’deki Aziz Porphyrius Kilisesi’nde düzenlenen ayine katılan Filistinli bir Hristiyan, 5 Nisan 2026 (DPA)
Gazze’deki Aziz Porphyrius Kilisesi’nde düzenlenen ayine katılan Filistinli bir Hristiyan, 5 Nisan 2026 (DPA)

Gazze Şeridi’ndeki büyük Filistinli gruplardan çeşitli kaynaklar, İsrail’in Gazze Şeridi içindeki saldırılarını yoğunlaştırmasının beklendiğini belirtti. Bu beklentinin, Barış Konseyi planında yer alan silahsızlanma maddelerinde değişiklik yapılması talebinin ardından ortaya çıktığı ifade edildi.

Hamas’a bağlı üç kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, sahada İsrail’in daha geniş çaplı bir askeri gerilime hazırlandığına dair göstergeler bulunduğunu belirtti. Kaynaklar, bu olası gerilimin polis ve güvenlik noktalarının hedef alınmasının, silahlı grup üyelerine yönelik saldırıların ve suikastların ötesine geçebileceğini dile getirdi.

Hamas’ın silahsızlandırılması, Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov tarafından sunulan planın en önemli maddeleri arasında yer alıyor. Söz konusu plan, Mladenov tarafından mart ayı sonunda Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nde açıklanmıştı. Uluslararası ve bölgesel medyada yayımlanan maddelere göre plan, Filistinli hareketin tünel ağını imha etmesini ve sekiz ay içinde aşamalı olarak silah bırakmasını öngörüyor. Plan ayrıca, ‘Gazze Şeridi’nin silahlardan tamamen arındığının nihai olarak doğrulanması’ sonrasında İsrail güçlerinin tamamen çekilmesini içeriyor.

 Hamas ve İslami Cihad Hareketi’ne bağlı silahlı güçler Gazze’de konuşlandırıldı. (AFP)Hamas ve İslami Cihad Hareketi’ne bağlı silahlı güçler Gazze’de konuşlandırıldı. (AFP)

Son günlerde İsrail’in tırmanışı, polis güçlerine bağlı güvenlik unsurları ile sahadaki silahlı grup üyelerine yönelik saldırıların yoğunlaştırılmasıyla daha da arttı. Kaynaklara göre Hamas’a bağlı hükümet kurumlarındaki güvenlik personeline ve grupların askeri kanatlarına mensup silahlı unsurlara, alarm seviyesini en üst düzeye çıkarmaları yönünde talimat verildi. Aynı talimatlarda, tekrar eden hedef alınma girişimlerini önlemek amacıyla mümkün olan tüm güvenlik önlemlerinin alınması istendi.

Planda yapılan değişiklikler

Geçtiğimiz hafta Hamas heyeti, Kahire’ye gerçekleştirdiği ziyaretin ardından, iki gün önce Gazze Şeridi’ndeki gruplar adına ‘silahsızlanma planı’ önerisine yanıtını sundu. Kaynaklara göre, Nikolay Mladenov ile yapılan görüşmede iletilen yanıtta, ‘ikinci aşamaya geçilmeden önce İsrail’in ilk aşamadaki tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesini zorunlu kılacak değişikliklerin yapılması’ gerektiği vurgulandı.

Hamas kaynaklarına göre, İsrail’in söz konusu değişiklik talebini ‘hareketin silah bırakmayı reddettiği’ gerekçesiyle önümüzdeki dönemde saldırılarını artırmak için bir bahane olarak kullanabileceği değerlendiriliyor. Kaynaklardan biri, Hamas’ın ve diğer grupların planı farklı çerçeveler içinde incelemeyi sürdürdüğünü kaydetti.

İslami Cihad Hareketi’nden bir kaynak ise Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, özellikle İran ile bağlantılı gelişmelerin ardından İsrail’de tırmanış ihtimalinin artmasıyla birlikte, sahadaki savaşçılara izlerinin sürülmesini ve hedef alınmalarını önlemek amacıyla tüm gerekli güvenlik tedbirlerini almaları yönünde kesin talimatlar verildiğini ifade etti.

Öte yandan İsrail, cumartesiyi pazara bağlayan gece yarısı, Gazze kentinin doğusundaki Şeva Meydanı bölgesinde, özel İsrail birliklerinin ya da silahlı grupların sızmasını önlemek amacıyla kurulan bir kontrol noktasında bulunan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensubu dört silahlı kişiyi öldürdü.

Bir polis aracını hedef alan İsrail saldırısının gerçekleştiği yeri inceleyen Filistinliler (Reuters)Bir polis aracını hedef alan İsrail saldırısının gerçekleştiği yeri inceleyen Filistinliler (Reuters)

Hamas’a bağlı bir polis mensubu dün, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Meğazi Mülteci Kampı girişinde aracının İsrail’e ait bir insansız hava aracı (İHA) tarafından hedef alınması sonucu hayatını kaybetti. Aynı gün, Han Yunus’un güneyindeki ‘sarı hat’ olarak bilinen bölgede bir genç de İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu öldürüldü.

Sahadaki kaynaklar Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, hedef alınan aracın Kassam Tugayları’na bağlı bir üyeye ait olduğunu, aracı kullanan kişinin ise daha önce önde gelen isimlerden birinin korumalığını yapmış polis memuru olduğunu belirtti.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı’na göre İsrail, 10 Ekim 2025’te ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana 718’den fazla Filistinliyi öldürdü.

Erdoğan ile görüşme

Bu arada Hamas dün yaptığı açıklamada, üst düzey bir heyetinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İstanbul’da bir araya geldiğini duyurdu. Görüşmede, Gazze Şeridi’ndeki gelişmeler, ateşkes anlaşmasının kalıcı hale getirilmesi ve Kudüs’teki son durum ele alındı.

Hareketten yapılan açıklamaya göre, Hamas Liderlik Konseyi Başkanı Muhammed Derviş başkanlığındaki heyette Halid Meşal, Halil el-Hayye ve Zahir Cebbarin yer aldı. Cumartesi günü gerçekleşen görüşmede, Gazze Şeridi’ndeki gelişmeler ele alındı. Açıklamada ayrıca, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının güvence altına alınması, insani yardımların bölgeye ulaştırılması ve halkın temel ihtiyaçlarının karşılanmasının önemine vurgu yapıldı.

Açıklamada, Kudüs’teki durumun, özellikle de Mescid-i Aksa çevresindeki gelişmelerin ciddiyetine dikkat çekilerek, ‘ihlaller’ olarak nitelendirilen uygulamaların sonuçlarına karşı uyarıda bulunuldu. Ayrıca, esirlere yönelik idam cezasını içeren yasa tasarısına da karşı çıkılarak, bunun uluslararası hukuka aykırı olduğu ifade edildi.

Heyetin, Türkiye’nin Filistin davasına verdiği destekten duyduğu memnuniyeti dile getirdiği ve Erdoğan’ın bu konudaki çabalarını takdir ettiği aktarıldı. Açıklamaya göre Erdoğan da Türkiye’nin Filistin halkının haklarına verdiği desteğin süreceğini ve bu konudaki tutumunun değişmeyeceğini vurguladı.