Bölgesel dönüşüme hazırlık olarak Gazze'de gerçekçi çözüm önerileri

En gerçekçi çözüm, Arap hükümetleri ile yerel bir Filistin yönetiminden oluşan geçici bir yönetimin kurulmasıdır

22 Şubat 2025'te Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat'ta yedinci rehine takası kapsamında iki kişiyle birlikte serbest bırakılan İsrailli rehine Omer Şem-Tov’un etrafı, Filistinli Hamas savaşçıları tarafından çevrilmiş (AFP)
22 Şubat 2025'te Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat'ta yedinci rehine takası kapsamında iki kişiyle birlikte serbest bırakılan İsrailli rehine Omer Şem-Tov’un etrafı, Filistinli Hamas savaşçıları tarafından çevrilmiş (AFP)
TT

Bölgesel dönüşüme hazırlık olarak Gazze'de gerçekçi çözüm önerileri

22 Şubat 2025'te Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat'ta yedinci rehine takası kapsamında iki kişiyle birlikte serbest bırakılan İsrailli rehine Omer Şem-Tov’un etrafı, Filistinli Hamas savaşçıları tarafından çevrilmiş (AFP)
22 Şubat 2025'te Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat'ta yedinci rehine takası kapsamında iki kişiyle birlikte serbest bırakılan İsrailli rehine Omer Şem-Tov’un etrafı, Filistinli Hamas savaşçıları tarafından çevrilmiş (AFP)

Dennis Ross

İsrail ordusu Hamas Hareketinin askeri kapasitesini ortadan kaldırmayı, Hizbullah liderliğini tasfiye etmeyi ve balistik füze cephaneliğinin büyük bölümü ile askeri altyapısını yok etmeyi başardı.

Aynı şekilde İran'ın stratejik, hava ve füze savunma sistemlerine de ağır darbeler indirerek, balistik füze üretim kapasitesinin yüzde 90'ını yerle bir etti.

Suriye'de ise güvenlik boşluğundan yararlanan Heyet Tahrir el-Şam, Esed rejimini tam on gün gibi kısa bir sürede devirmeyi başardı. Böylece İran büyük bir stratejik gerileme yaşadı, çünkü direniş ekseni ciddi biçimde zayıflatıldı. İslam Cumhuriyeti Suriye ve Hizbullah'ta önemli kozlarını büyük ölçüde kaybetti.

Genel olarak Tahran'ın nükleer silah üretme kapasitesine daha yakın olduğu doğru, ancak askeri açıdan hiçbir zaman şimdiki kadar savunmasız olmamıştı. Ülkenin içinde bulunduğu derin ekonomik krizin yanı sıra, ulusal para birimi de büyük oranda değer kaybetmiş durumda. Petrol ve doğalgaz üreticisi ülke, elektrik tedarikinde yetersiz kaldığından ülkenin büyük bölümünde okulları, kamu binalarını ve ekonomik sektörleri kapatmak zorunda kaldı.

Öte yandan İsrail ordusu bölgedeki güç dengelerini değiştirmiş olsa da, başarıları önemli olmakla birlikte, stratejik olmaktan ziyade taktiksel niteliktedir; zira kazanımları kalıcı sonuçlara dönüşmemiştir. Bununla beraber bu değişiklik yeni bir bölgesel uyum yaratmak, ekonomilerini modernize etmek, iyi yönetişime dayanan ve dijital olarak yönetilen sistemlere geçiş yapmak isteyen bir grup ülke arasındaki birliği ve bütünleşmeyi artırmak için kullanılabilir.

Başkan Trump'ın Gazze’nin yeniden inşa edebilmesi için Filistinlilerin başka yerlere taşınması çağrısı çoğu Arap lideri tarafından reddedildi

Bu dönüşümün gerçekleşmesi için 2025 yılı içerisinde iki temel şeyin hayata geçirilmesi gerekiyor. Birincisi, Gazze'deki savaşın sona erdirilmesi, ancak Hamas'ın iktidarda kalmasının engellenmesidir. İkincisi, İran'ı nükleer silah edinme çabalarına son vermeye zorlamak, ancak aynı zamanda uluslararası denetime tabi sivil bir nükleer programa sahip olmasına izin vermektir.

Bu iki hedef gerçekleştirildiğinde Körfez ülkelerinin İsrail ile normalleşmesi daha da mümkün hale gelecektir. Ancak bu dönüşümler kendiliğinden gerçekleşemez, kararlı bir siyasi müdahaleyi gerektiriyor. İşte bu noktada bu stratejik hedefleri gerçekleştirmek için inisiyatif alması ve bunları gerçekleştirme şansını artırması gereken Trump yönetimi devreye giriyor. Washington, Gazze'deki savaşı bitirerek işe başlayabilir, bunun için İsrail ve Arap ülkeleri üzerindeki nüfuzunu kullanabilir. Trump'ın kendisine mal edip, onun sayesinde gerçekleştiğini iddia ettiği ateşkes ve rehine takası anlaşması bunun anahtarı olabilir.

Anlaşma üç aşamadan oluşuyor ve ikinci aşamada kalıcı ateşkes, İsrail'in askeri olarak Gazze’den çekilmesi ve hayatta kalan tüm rehinelerin serbest bırakılması öngörülüyor. Trump'ın görevlendirdiği müzakereci Steve Witkoff, ikinci aşamanın “kesinlikle başlayacağına” dair tam güvenini dile getirerek, Başkanın “bunun gerçekleşmesini istediğine” işaret etti. Witkoff geride hiçbir rehine bırakmama sözü verdi. İkinci aşamanın savaşın sona erdirilmesini öngördüğünü ancak aynı zamanda Hamas'ın Gazze'nin yönetiminden uzaklaştırılmasını gerektirdiğini de açıkladı. Bu da bu iki hedef arasında hassas bir denge kurulmasını gerektiriyor.

efrgthy
23 Ocak'ta Gazze Şeridi'nin kuzey bölgelerine dönen yerinden edilmiş Filistinliler, Cebaliye'de yıkılan binaların enkazları arasında çadırlar kuruyor (AFP)

Asıl zorluk şu ki, askeri olarak yenilmesine rağmen Hamas’ın hâlâ birkaç bin silahlı savaşçısı bulunuyor. İsrail, emekli ABD Generali David Petraeus'un önerdiği “temizle, tahkim et, yeniden inşa et” yaklaşımını benimsemedi ve savaş sonrası dönem için net bir plan da ortaya koymadı.

Öte yandan Arap ülkeleri de Hamas'ın Gazze'deki kontrolünü sürdürmesini engelleyecek bir mekanizmayı henüz ortaya koymuş değiller. Hareket -ne kadar küçük olursa olsun- varlığını sürdürdüğü sürece kendini yeniden inşa etmek, yeniden inşa için ayrılan kaynakları askeri amaçlara aktarmak ve gelecekte yaşanacak yeni bir çatışma dönemine hazırlık yapmak için çalışacaktır. Bu durumda şu soru akla geliyor: Bu puslu sahnenin ortasında Gazze'ye kim yatırım yapacak?

Başkan Trump'ın Gazze'nin yeniden inşa edilebilmesi için  Filistinlilerin başka yerlere  taşınması çağrısı, çoğu Arap lideri tarafından reddedildi; çünkü Filistin sorununun çözümü yerinden etme ve tahliye olamaz. Ama eski bir söz vardır: “Hiçbir şeyi karşılıksız yenemezsin.”

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı habere göre Mısır'ın, geniş Arap desteğini kazanmayı hedefleyen bir yeniden inşa planı hazırladığı söyleniyor. Bu plan, Hamas'ın veya Filistin Ulusal Otoritesi’nin yönetimine tabi olmayan teknik bir Filistin yönetiminin kurulmasını da içeriyor. Ancak bu öneri yeterli görünmüyor; zira şu soru hâlâ ortada duruyor: Hamas'ın Gazze'de kendisini yeniden konumlandırıp insani kaynaklara ve yeniden inşa malzemelerine el koyması nasıl önlenebilir?  Herhangi bir Arap planı, güvenilirliğini sağlamak için bu problemi çözmelidir, aksi takdirde İsrail'e baskı yapmak için gerekli Amerikan desteğini alamayacaktır.

İsrail, Hamas liderlerinden Gazze'den ayrılma ya da sivillerin olmadığı bölgelerde İsrail'in askeri müdahalesi ile yüzleşme arasında tercih yapmalarını isteyecek

İsrail, Hamas'ın Gazze'deki iktidarının devam etmesinin çatışmanın devam etmesine yol açacağını ileri sürüyor. Aslında kamuoyu yoklamaları Hamas'ın Gazze'de popülaritesini kaybettiğini gösteriyor. Zogby Enstitüsü'nün Blair Enstitüsü için yaptığı kamuoyu yoklaması, Gazze halkının yüzde 93'ünün Hamas’ın yönetimde kalmasını istemediğini ortaya koydu.

En gerçekçi çözüm, güvenliği temin edecek ve hukukun üstünlüğünü sağlayacak, silah kaçakçılığını engelleyecek ve sivilleri Hamas veya suç çetelerinin hakimiyetinden koruyacak istikrar güçleri tarafından desteklenen, Arap hükümetleri ile yerel bir Filistin yönetiminden oluşan geçici bir yönetimin kurulmasıdır. 18-24 aylık bir sürenin ardından, Arap Beşlisi'nin ısrar edebileceği Filistin Ulusal Otoritesi’nde gerçek bir reform yapılması koşuluyla, Gazze'nin yönetimi Ulusal Otorite’ye devredilebilir. Eğer Arap devletleri Hamas'ın geri dönüşünü engellemek için doğrudan müdahalede bulunmaya yanaşmazlarsa, Gazze içinde sakinlerin Hamas kontrolünden uzakta taşınabilecekleri güvenli bölgeler oluşturulması temelinde alternatif bir yaklaşım benimsenebilir. Söz konusu bölgelere geçici konutlar yapılabilir. Bu bölgelerin güvenliğini sağlama sorumluluğunu ise Arap güçleri üstlenecektir. Böylece yeniden inşa için istikrarlı bir ortam sağlanacaktır. Aynı zamanda İsrail, Hamas liderlerinden Gazze'den ayrılma ya da sivillerin olmadığı bölgelerde İsrail'in askeri müdahalesi ile yüzleşme arasında tercih yapmalarını isteyecektir. Mısır'da şu anda 100 binden fazla Gazzelinin yaşadığı göz önüne alındığında, az sayıda Gazzeli daha sonra geri dönme imkânının garanti edilmesi koşuluyla, gönüllü olarak Gazze’yi terk edebilir gibi görünüyor.

Trump'ın önerdiği toplu yerinden etme mümkün değil, ancak alternatiflerin de gerçekçi olması ve belki de bahsedilen seçenekleri yansıtması gerekiyor. Bu, 2025'in stratejik zorunluluklarından biridir. Gazze sorununun yanı sıra İran'ın nükleer programına son verilmesi de önemli bir konu olmaya devam ediyor.  İranlılar şu anda ayda 30 kilogram yarı zenginleştirilmiş uranyum zenginleştiriyorlar. Bu da yaz aylarına kadar 15 nükleer bomba yapmaya yetecek kadar uranyum üretme kapasitesine sahip olacakları anlamına geliyor. Bu durumda İranlıların nükleer silah sahibi olma ihtimali olasılıktan gerçeğe dönüşecektir.

Trump, İranlıların nükleer silah programından vazgeçmeleri halinde gerçek ekonomik faydalar elde edeceklerini anlamaları için teklifinde net olmalı

Trump, Tahran ile bir anlaşma istiyor ve bu onun tercih ettiği yol, ancak İran'a nükleer seçenek sunan bir anlaşma olmasını istemiyor. Yapılması gereken, İran'ın nükleer altyapısının niteliğini, Tahran'ın nükleer enerjiyi sivil amaçlarla kullanmasına olanak tanıyacak, ancak nükleer silah geliştirme olanağına sahip olmasına izin vermeyecek şekilde değiştirmektir. Bu seçeneğin günden güne ertelenmesi artık kabul edilemez, aksine tamamen ortadan kaldırılması gerekir.

sdfrgt
Havadan çekilen bu görüntüde, Gazze'nin kuzeyinde evlerine dönmelerine izin verilmesini bekleyen Filistinliler görülüyor (Reuters)

Bu nedenle Trump teklifinde net olmalı. İranlılar nükleer silah programlarından vazgeçmeyi kabul ederlerse gerçek ekonomik faydalar elde edeceklerini anlamalılar. Ancak şunu da anlamalılar, teklifi reddetmeleri halinde ABD, İran'ın tüm nükleer altyapısını yok etmekten çekinmeyecektir ki Tahran'ın bunu yeniden inşa etmesi kolay olmayacaktır.

Eğer Trump yönetimi Hamas'ın yönetimden uzaklaştırılmasıyla savaşı sona erdirebilir ve silahsızlandırma ile birlikte yeniden inşa sürecini başlatırsa,  İran'ın nükleer programına son verecek diplomatik bir anlaşmaya varabilirse, farklı bir Ortadoğu görebiliriz. O zaman İbrahim Anlaşmalarının genişletilmesi ihtimali daha gerçekçi hale gelecek ve çatışmaya değil, birlikte yaşamaya dayalı bir Filistin devletinin önü açılacaktır. Bunlar kulağa gerçekleşmesi çok uzak hedefler gibi gelebilir ama iki temel adımla başlıyorlar; Hamas iktidarına son vermek ve İran'ın nükleer silah seçeneğine son vermek.



Hamas'ın silahsızlandırılması için son tarih: Uyarıları ve yanlış anlamaları gidermeye yönelik “yakında” istişareler yapılması bekleniyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
TT

Hamas'ın silahsızlandırılması için son tarih: Uyarıları ve yanlış anlamaları gidermeye yönelik “yakında” istişareler yapılması bekleniyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)

İsrail aşırı sağı, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun son açıklamalarının ardından, Hamas'ı zorla silahsızlandırma tehditleri yeniden gündeme geldi. Bu karmaşık konuda ‘anlaşmaların’ ufukta belirdiği yönünde bazı sızıntılar var.

Hamas’ın Gazze’deki Siyasi Büro Üyesi Gazi Hamad, Şarku’l Avsat’a yaptığı kısa açıklamada, konunun ‘zor ve hassas’ olduğunu söyledi. Yeni gelişmeler hakkında ayrıntılı bilgi vermekten kaçınan Hamad'ın aksine Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, televizyon ekranlarından yaptığı açıklamada, zorla tahliye tehditlerinin ‘arabulucuların çabalarını hiçe saydığını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Filistinli bir kaynak mevcut çabalarla ilgili olarak şunları söyledi:

“Bu konuda anlaşmazlık var ve müzakereler devam ediyor. İsrail'in iki yıllık savaş sırasında başaramadığını şimdi de başaramayacak. Arabulucuların çabalarıyla anlaşmaya en yakın noktaya gelindi. Ancak öncelik saldırıları durdurmak ve İsrail işgalini sona erdirmek olmalı.”

Mısırlı bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu konuyla ilgili olarak Mısır, Türkiye, Katar ve teknokratik komitenin öncülüğünde görüşmelerin sürdüğünü ve Trump'ın girişiminin başarıya ulaşmasını istediği için bu mutabakatların masadaki en önemli konular olduğunu düşündüğünü söyledi.

Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan uzmanlara göre Hamas'ın silahsızlandırılması konusunda arabulucuların şu anki çabaları, anlaşmanın sonuçlandırılmasına yönelik mutabakatlara yol açabilir. Uzmanlar, bu uyarıların bu yılki İsrail seçimleri öncesinde baskı ve psikolojik savaş bağlamında yapıldığını belirttiler.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Filistinli mültecileri barındıran geçici bir kampta yağmur nedeniyle su basan bir caddeden suyu tahliye etmeye çalışan bir buldozer (AFP)Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Filistinli mültecileri barındıran geçici bir kampta yağmur nedeniyle su basan bir caddeden suyu tahliye etmeye çalışan bir buldozer (AFP)

Trump'ın önerisi üzerine Gazze'de ateşkes anlaşması 10 Ekim 2025’ten beri yürürlükte. Hamas'ın silahsızlandırılması, ABD'nin ocak ayı ortalarında geçeceğini duyurduğu ikinci aşamanın önemli bir parçası. Buna, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden kademeli olarak çekilmesi ve Gazze'yi istikrara kavuşturmak için uluslararası bir gücün konuşlandırılmasının eşlik etmesi gerekiyordu.

Yeni uyarı

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, pazartesi akşamı İsrail'in Kanal 12 televizyonuna verdiği röportajda, “Önümüzdeki günlerde Hamas'a silahlarını teslim etmesi ve Gazze'yi tamamen silahsızlandırması için son bir uyarı verilmesi bekleniyor. Hamas buna uymazsa, İsrail ordusu operasyonu kendisi yürütmek için uluslararası meşruiyete ve Amerikan desteğine sahip olacak ve Hamas ortadan kaldırılmazsa kaçınılmaz olarak Gazze'ye girip işgal edecek” ifadelerini kullandı.

Hamas Sözcüsü Kasım, televizyonda yaptığı açıklamada, silahsızlanma gerçekleşmezse savaşı yeniden başlatma tehdidinde bulunan Smotrich'in ‘arabulucuların ve tüm tarafların çabalarını hiçe saydığını ve İsrail hükümetinin sükuneti sağlamaya yönelik hiçbir siyasi süreci veya uluslararası toplantıyı önemsemediğini’ söyledi. Kasım, arabulucular ve uluslararası tarafları, ateşkesi istikrara kavuşturma ve çatışmanın yeniden başlamasını önleme sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı.

İsrail, Gazze Barış Kurulu’nun 19 Şubat'ta düzenlenen toplantısı öncesinde Hamas'a toplantının yapılmasından itibaren 60 gün süre tanıyarak silahlarını teslim etmesini istedi. The Times of Israel gazetesi, İsrail Hükümeti Sekreteri Yossi Fuchs'un açıklamalarına atıfla Hamas'ın bu talebe uymaması halinde savaşı yeniden başlatmakla tehdit ettiğini bildirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze Barış Kurulu toplantısıyla eş zamanlı olarak yeniden inşa öncesinde Hamas'ın silahsızlandırılması gerektiğini vurgularken, Trump ise Truth Social platformunda Hamas’ın tam ve acil silahsızlanma taahhüdüne uyması gerektiğini söyledi.

“Psikolojik savaş”

Mısırlı askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Samir Ferec, İsrail'in bu söyleminin İsrail’deki seçimler öncesinde psikolojik savaş başlatmak için kullandığını, mevcut tartışmaların savaşın yeniden başlamasından ziyade bir uzlaşmaya varacağını çok iyi bildiğini değerlendirdi.

Filistinli siyasi analist Husam ed-Ducani ise İsrail’in özellikle seçimler yaklaşırken, Netanyahu'nun hükümetini kurmasını sağlamak için çıtayı en yüksek seviyeye çıkardığı ve Hamas’ın silahsızlandırılması konusuyla ilgili abartılı bir tutum sergilediğini vurguladı. İsrail'in savaşa geri dönmesinin imkansız olduğunu düşünen Ducani’ye göre bu İsrail’in uluslararası toplum tarafından yeniden tecrit edilmesi anlamına gelir.

Hamas’ın silahsızlandırılması uyarılarına rağmen, anlaşma konuşmaları devam etti. The New York Times (NYT) gazetesi şubat ayında kaynaklara dayanarak Washington'ın Hamas'a, İsrail'i vurabilecek ağır silahları teslim etmesini, ancak ilk aşamada bazı hafif silahları elinde tutmasına izin veren yeni bir teklif hazırladığını bildirdi. NYT, teklifin birkaç hafta içinde sunulacağını bildirdi.

İsrail basınında dün yer alan haberlerde Hamas'ın silahlarıyla ilgili görüşmelerden bahsedildi. The Times of Israel gazetesi, bazı ağır silahların aracıların kontrolündeki yerlere nakledilmesi ve tünel haritalarının teslim edilmesi dahil olmak üzere, silah dosyasının yeniden düzenlenmesine ilişkin devam eden görüşmeleri ortaya çıkardı.

Hamas silahlar konusundaki tutumunu sürdürüyor. Hamas’ın önde gelen liderlerinden Halid Meşal, bir hafta önce Doha'da düzenlenen bir forumda hareketin tamamen silahsızlandırılmasını reddederek şunları söyledi:

“Halkımız hala işgal altında, bu yüzden silahsızlanma konuşmaları, dünyadaki tüm silahlara sahip olan İsrail'in halkımızı yok etme ve imha etme çabalarına kolay bir av haline getirme girişimidir.”

Meşal, Gazze Barış Kurulu’nu ‘dengeli bir yaklaşım’ benimsemeye çağırdı.

Mısırlı askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Ferec, mevcut görüşmelerde silahlarla ilgili bazı önerilerin sunulmasını beklerken Filistinli siyasi analist Ducani, bu konuda müzakere masasındaki farklı görüşler nedeniyle ‘açık bir belirsizlik’ olduğunu kabul ediyor.

Ferec ve Ducani, Hamas'ın silahları konusunun ‘abartıldığı’ konusunda hemfikirler ve bu silahların çoğunun şu anda ‘hafif silahlar’ olduğunun altını çizdiler.


Lübnan, ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor

Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
TT

Lübnan, ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor

Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)

Lübnan, ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanmasıyla birlikte ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor.

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği personelinin tahliye edilmesi ve Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Raci'nin, gerginliğin artması halinde İsrail'in Beyrut havaalanı da dahil olmak üzere stratejik altyapıyı vurabilecek güçlü saldırılar düzenleyebileceğine dair ‘işaretler’ olduğu yönündeki açıklamaları, endişeleri artırdı.

Lübnan'ın Hizbullah'ın yeni bir ‘destek’ savaşına sürüklenmesini önleme çabaları sürerken, Şarku'l Avsat'ın ulaştığı Lübnan Cumhurbaşkanlığına yakın kaynaklar, ‘İsrail'in askeri gerginliği tırmandıracağına dair Lübnan Cumhurbaşkanlığına herhangi bir uyarı ulaşmadığını’ doğruladı.

Kaynaklar, ‘Hizbullah'ın Meclis Başkanı Nebih Berri aracılığıyla Lübnan Cumhurbaşkanlığı’na, İran ile ABD arasında çıkabilecek bir savaşa müdahil olmayacağına dair güvence verildiğini’ açıkladılar.


ABD ilk kez Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri verecek

İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
TT

ABD ilk kez Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri verecek

İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)

ABD’li yetkililer dün, ABD’nin bu hafta Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri vereceğini açıkladı. ABD Konsolosluğu yetkilileri, işgal altındaki topraklardaki yerleşimcilere ilk kez bu tür hizmetler sunuyor. Çoğu ülke, Batı Şeria'daki İsrail yerleşim birimlerini askeri işgalle ilgili uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediyor.

İsrail, yerleşimlerin yasadışı olduğunu reddediyor ve İsrail sağının çoğu Batı Şeria'nın ilhakını talep ediyor. Filistinliler ise gelecekte Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Doğu Kudüs'ü kapsayan bağımsız bir devlet kurmayı hedefliyor.

Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı İsrail hükümeti, yerleşimcilerin Filistin topraklarını ele geçirmesini kolaylaştıran önlemleri onayladı.

Batı Şeria'da on binlerce Amerikalı

İsrail'in sadık bir destekçisi olan ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmesine karşı olduğunu söyledi. Ancak, yönetimi, hak gruplarının geçen yıl göreve başladığından beri arttığını söylediği yerleşim faaliyetlerini durdurmak için hiçbir önlem almadı.

Kudüs'teki ABD Büyükelçiliği, X'te yayınladığı bir gönderide, yurtdışındaki tüm Amerikalılara ulaşma çabaları çerçevesinde ‘ABD Konsolosluğu personelinin 27 Şubat Cuma günü Filistin'in Beytullahim kentinin güneyinde bulunan Efrat Yerleşim Birimi’nde rutin pasaport hizmetleri sunacağını’ belirtti.

ABD Büyükelçiliği, Filistin'in Batı Şeria bölgesindeki Ramallah kentinde, Beytullahim yakınlarındaki Beitar Illit Yerleşim Birimi’nde ve Hayfa gibi İsrail'deki kentlerde de benzer hizmetler sunmayı planladığını açıkladı. ABD, Kudüs’teki Büyükelçiliği’nde ve Tel Aviv'deki şubesinde pasaport ve konsolosluk hizmetleri sunuyor. Batı Şeria'da on binlerce ABD vatandaşının yaşadığı tahmin ediliyor.