5 yılda 53 milyar dolarlık maliyet: Mısır'ın Gazze'yi yeniden inşa etme planının detayları

Yeniden inşa için finansman kaynaklarını çeşitlendirmek ve bu önlemler aracılığıyla Filistin Ulusal Otoritesi’ni Gazze’de güçlendirmek için uluslararası bir güven fonu kurulacak

5 yılda 53 milyar dolarlık maliyet: Mısır'ın Gazze'yi yeniden inşa etme planının detayları
TT

5 yılda 53 milyar dolarlık maliyet: Mısır'ın Gazze'yi yeniden inşa etme planının detayları

5 yılda 53 milyar dolarlık maliyet: Mısır'ın Gazze'yi yeniden inşa etme planının detayları

Ahmed Abdulhakim

Kahire'de Filistin konusunda düzenlenen Arap Zirvesi'nin taslak sonuç bildirgesinin onaylanmasıyla paralel olarak, Mısır'ın Gazze Şeridi'nin geleceğine ilişkin planı da onaylandı. Independent Arabia incelediği taslakta

, “Erken İyileşme, Yeniden İnşa ve Gazze’nin Kalkınması” başlığı altında 91 sayfadan oluşan planın detaylarına ulaştı. Plan ana hatlarıyla, yeniden inşa maliyetinin beş yıl içinde 53 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyor. Kahire ile Amman'ın gelecekte Filistin polisinin eğitiminde rol almasını öngörüyor. Ayrıca, “Filistin devletinin kurulması için bütünleşik bir bağlamda”, Filistin topraklarında uluslararası barışı koruma güçlerinin konuşlandırılmasına ilişkin bir Güvenlik Konseyi kararının çıkarılması için çalışılmasını öneriyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Gazze sakinlerini yerinden etme, burayı ABD’nin devralması ve Ortadoğu'nun Rivierası’na dönüştürmesi önerisine karşı, Mısır planının ayrıntıları Kahire'nin, kapsamlı olmasını ve benzer vakalara dair önceki uluslararası deneyimler dahil tüm teknik ve politik yönleri ele almasını sağlama konusundaki gayretini yansıtmasına rağmen, plan, Gazze'deki savaşı sona erdirecek kalıcı bir barış anlaşmasından önce mi sonra mı uygulanacağını veya Hamas'ın Gazze Şeridi'nin yönetimden nasıl uzaklaştırılacağını belirlemiyor.

Davalarının tasfiye edilmesi korkusuyla Filistinlileri Gazze’den çıkarmadan, Gazze'yi yeniden inşa etmek için kapsamlı bir Arap planı ortaya koyduktan sonra, Kahire dün Gazze Şeridi'nde erken iyileşme ve yeniden inşa planı ile buradaki son gelişmeleri görüşmek üzere Filistin ile ilgili acil Arap zirvesine ev sahipliği yaptı.

3 etaplı yeniden inşa

Independent Arabia’nın incelediği taslak plan 3 etaptan oluşuyor. Bunlardan ilki olan erken iyileşme etabının, altı ay sürmesi planlanıyor ve enkazın kaldırılmasını, geçici konutların kurulmasını içeriyor. Bunların maliyetinin yaklaşık 3 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. İlk etabın toplamda iki yıl sürmesi ve yaklaşık 20 milyar dolara mal olması beklenen toplam 200 bin konutun inşasını kapsaması planlanıyor. 2030’a kadar uzanacak ikinci etabın maliyeti ise 30 milyar dolar olacak ve 2,5 yıl sürecek. Gazze'de 200 bin konut, sanayi bölgesi, balıkçılar için liman, ticaret limanı ve havaalanı inşaatını kapsıyor.

Finansman kaynaklarına gelince, Mısır taslak planında yeniden inşa planının uygulanması için gereken finansman ihtiyacının 53 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. “Erken iyileşme ve yeniden inşa planının etkili ve hızlı bir şekilde uygulanmasının, Gazze’de yaşanan büyük yıkım göz önüne alındığında gerekli mali kaynakların, ardından savaştan zarar gören toplulukların normal yaşama dönmelerinin sağlanmasını, ekonomik ve sosyal istikrarın desteklenmesini, uzun vadeli sürdürülebilir kalkınmanın ve böylece güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yardımcı olunmasını gerektirdiğine” işaret ediliyor.

sdfgth
Birçok kişi yeniden inşa sürecini yerinden etme senaryolarını önlemenin başlıca teşvik edici faktörü olarak görüyor (AFP)

Mısır planında, “finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve bunlar arasında entegrasyon ve koordinasyonun sağlanmasının” önemi vurgulanıyor. “Mevcut finansman kaynakları arasında BM, uluslararası finans kuruluşları, bağışçı ülkeler, yatırım fonları, hükümet kalkınma ajansları ve kuruluşları ile kalkınma bankalarının yer aldığı, bunun yanı sıra yabancı ve çokuluslu şirketlerin temsil ettiği doğrudan yabancı yatırımın da seferber edileceği” belirtiliyor. “Bu amaçla finansman mekanizması olarak uluslararası denetime tabi bir güven fonu oluşturulacağına, erken iyileşme ve yeniden inşa planının finansmanının etkinliğini ve sürdürülebilirliğini temin edecek, mali kaynakların harcanmasında şeffaflık ve gerekli denetimi sağlayacak şekilde yönetilmeleri için mali taahhütlerin bu fona yönlendirileceğine” işaret ediliyor.

Kahire, gerekli fonların toplanması amacıyla, Filistin Ulusal Otoritesi ve BM iş birliğiyle, bağışçı ülkeler, uluslararası ve bölgesel finans örgütleri ve kurumları, Filistinli ve uluslararası özel sektör ile sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla üst düzey bir bakanlar konferansı düzenlemeyi planladığını da bildiriyor. Konferans, Filistin halkının acılarını hafifletmek amacıyla erken iyileşme ve yeniden inşa planının uygulanması için gereken mali kaynakların seferber edilmesi ve Filistin Otoritesi tarafından ilgili taraflarla ortaklaşa uygulanacak yatırım projelerinin önerilmesi açısından önemli bir fırsat olacak.

Planın siyasi yönü

Plan, bir dizi bölüme ayırdığı Gazze’deki siyasi ve güvenlik boyutlarını da ihmal etmiyor. Birinci bölümün başlığı ise “Yeniden İnşa Sürecinde Gazze’nin Yönetimi”. Planda, “Filistinlilerin mülkiyetini garantiye alacak şekilde erken iyileşmenin bir sonraki aşamasının nasıl yönetileceğini düşünmeye başlamanın, Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olması nedeniyle Gazze ile uluslararası meşruiyete ve Güvenlik Konseyi kararlarına uygun bir siyasi ve hukuki yöntemle ilgilenilmesinin” önemi vurgulanıyor. “Bu nedenle Filistin Otoritesi'nin Filistinli kurum ve kuruluşların çalışmalarını geliştirmek için daha fazla adım atma yönündeki çabalarının devam etmesinin önemli olduğu” belirtiliyor.

Plan, şu anda bir sonraki aşamanın Filistinli bir karar merkezi ile yönetilmesi amacıyla “Gazze Şeridi’ni 6 aylık bir geçiş dönemi boyunca yönetmek üzere bir Gazze Yönetim Komitesi oluşturulduğunu” da açıklıyor. “Bilindiği gibi komite, Filistin Ulusal Otoritesi'nin Gazze Şeridi'ne tamamen geri dönmesini sağlamak amacıyla, Filistin hükümeti şemsiyesi altında teknokratlar ve tarafsız isimlerden oluşan bağımsız bir komite olacaktır” deniyor. Filistin Otoritesi'nin Filistinli kurum ve kuruluşların çalışmalarını geliştirmek için daha fazla adım atma yönündeki çabalarının devam etmesinin, Gazze ile uluslararası meşruiyete ve Güvenlik Konseyi kararlarına uygun bir siyasi ve hukuki yöntemle ilgilenilmesinin önemine işaret ediyor. Planda ayrıca uluslararası topluma, söz konusu idari komitenin bir sonraki aşamayı yönetebilmesi için bu çabaları desteklemesi ve teşvik etmesi çağrısı yapılıyor.

dfrgthy
Plana göre Mısır ve Ürdün, Gazze Şeridi'ne konuşlandırılmaları için Filistin polisini eğitecek (AFP)

Gazze'de güvenliğin sağlanması düzeyinde ise plan şu ifadelere yer veriyor: “Diğer yandan ve Filistin Otoritesi'nin Gazze Şeridi'ne geri dönüp yönetim görevlerini yerine getirebilmesinin sağlanması amacıyla, Mısır ve Ürdün, Gazze Şeridi'ne konuşlandırılacak Filistin polisini eğitecektir. Bu adım, siyasi ve mali destek toplanarak ve küresel, bölgesel ortakların çabaları aracılığıyla desteklenmelidir. Ayrıca daha fazla ülkenin bu eğitim rolünü üstlenmesi olasılığı da göz önünde bulundurulabilir.”

Planda; “Bu çabalara destek olmak ve Filistin ve İsrail halklarının güvenliğini sağlamak amacıyla, Güvenlik Konseyi'nin Filistin topraklarında (Batı Şeria ve Gazze) uluslararası bir barış gücünün varlığını incelemesi önerilmektedir. Bu kapsamda açık görev tanımları ile uluslararası koruma ve barışı koruma güçlerinin konuşlandırılmasına ilişkin bir karar alınabilir. Bu adım, Filistin devletinin kurulması ve yönetim kabiliyetlerinin inşa edilmesi için belirlenmiş bir takvimin yer aldığı bütünleşik bir bağlamda gerçekleşmelidir” deniliyor.

Buna ilave olarak planda şu da belirtiliyor: “Çok sayıdaki silahlı Filistinli fraksiyonun varlığının yarattığı ikilemle başa çıkmak ve buna

 sonsuza dek son vermek, açık ve net bir görüş, hakların sahiplerine iadesini sağlayacak güvenilir bir siyasi süreç ile ancak sebepleri ortadan kaldırmakla mümkündür.”

Planda, tüm çabaların tek bir net hedefe, yani iki devletli çözümün hayata geçirilmesine yönlendirilmesi gerektiği vurgulanırken, “Filistin devletinin kurulması” dışında bir alternatif olmadığının altı çiziliyor. “Her iki tarafın tek taraflı tüm icraatlarının sona erdirilmesi de dahil olmak üzere, güven inşa edecek önlemlerin belirleneceği bir geçiş aşaması sayılacak belirli bir süre için, İsrail ile Filistin Otoritesi arasında tüm Filistin topraklarında orta vadeli bir ateşkes sağlanması için çalışma” çağrısında bulunuluyor.

df

Mısır'ın önerisinde, “Gazze Şeridi'ne ilişkin prosedürleri hiçbir tarafın engellememesinin ve bu prosedürlerin Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki koşullardan ayrı tutulmamasının” önemi de vurgulanıyor. “Yerleşim faaliyetleri, toprak ilhakı, evlerin yıkılması, Filistin şehirlerine askeri müdahaleler, kutsal yerlerdeki yasal ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik girişimler gibi, bunlar içerisinde yer alan her türlü tek taraflı hukuka aykırı uygulamalar durdurulmalıdır” ifadesi yer alıyor. Önerinin siyasi irade olması halinde uygulanabilir olduğu söyleniyor ve “bu, sorunun nihai çözümü konusunda mutabakata varılması için geçiş döneminde İsrailliler ile Filistinliler arasında, kendi seçtikleri garantörlerin himayesinde, koşulsuz olarak ve uluslararası belirleyiciler temelinde doğrudan müzakerelerin başlatılmasını sağlayacaktır” diye belirtiliyor.

Mısır planında Filistin halkının haklarının dikkate alınması ve yerinden edilmeden topraklarında varlığını sürdürmesinin gerekliliği vurgulanıyor. Savaşın yol açtığı insani felakete karşı uluslararası toplum, her şeyden önce insani ilkeler temelinde birleşmeye çağırılıyor. Filistin halkının bir devlet kurma umudunu yok etmenin veya topraklarını ele geçirmeye çalışmanın, sadece daha fazla çatışmaya ve istikrarsızlığa yol açacağına dikkat çekiliyor.

Mısır'ın planında Gazze Şeridi'nin nasıl yeniden geliştirileceğine dair haritalar da yer alıyor. Konut projeleri, parklar ve toplum merkezleri için yapay zekâ kullanılarak onlarca renkli görsel oluşturulmuş. Planda ayrıca ticari bir liman, teknoloji merkezi ve sahilde oteller de yer alıyor.

Arap Zirvesi'nin taslak sonuç bildirgesinde Mısır planının benimsenmesinin yanı sıra, bu ay Kahire'de Gazze'nin yeniden inşası için uluslararası bir konferans düzenlenmesinin de memnuniyetle karşılanması, uluslararası toplum ve finans kuruluşlarına Mısır planına hızla destek sağlamaları çağrısında bulunulması bekleniyor. Arap liderler ayrıca uygun koşulların oluşması halinde bir yıl içinde tüm Filistin topraklarında seçim yapılması çağrısında bulunacaklar. Yine taslak bildirgede, Filistinlilerin, Gazze’nin meselelerini ele almak için Gazze’nin liyakat sahibi kişilerinden oluşan bir geçiş dönemi idari komitesi oluşturma kararı da desteklenecek.

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrilmiştir.



İsrail, Washington ve Paris’e Lübnan ordusunu desteklemeye itirazı olmadığını bildirdi

İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
TT

İsrail, Washington ve Paris’e Lübnan ordusunu desteklemeye itirazı olmadığını bildirdi

İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)

İsrail ordusunun, Kasım 2024’te imzalanan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürdüğü bir dönemde, ateşkesin uygulanmasını denetlemekle görevli Mekanizma Komitesi’nin rolü tartışma konusu oldu. Söz konusu gelişmeler, Paris’in 5 Mart’ta Lübnan ordusuna destek amacıyla bir konferansa ev sahipliği yapmaya hazırlandığı süreçte yaşanıyor.

Tel Aviv’deki askeri kaynaklara göre, Lübnan ordusunun ülkenin güneyindeki faaliyetlerine ilişkin genel olarak olumlu bir değerlendirme bulunuyor. Ancak aynı kaynaklar, ordunun Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararını tek başına uygulayamayacağı görüşünü de dile getiriyor. Bu çerçevede, ordunun hem kapasite eksikliği yaşadığı hem de siyasi çekişmelerin ortasında hareket etmek zorunda kaldığı, ayrıca bünyesinde Hizbullah’a sempati duyan unsurlar bulunduğu ve bu nedenle örgüte karşı yeterince kararlı davranmadığı iddia ediliyor.

Buna karşın İsrail hükümetinin, Lübnan ordusunun mali, lojistik ve askerî açıdan güçlendirilmesine yönelik Amerikan ve Avrupa girişimlerini desteklediği belirtiliyor. Konuya vakıf bir siyasi yetkili, Binyamin Netanyahu hükümetinin Washington ve Paris’e, Fransa’nın başkentinde yakında düzenlenecek olan Lübnan ordusuna destek konferansını desteklediğini bildirdiğini aktardı.

Mekanizma Komitesi ve güvenlik gelişmeleri

Bu gelişmeler, ABD’nin öncülük ettiği ve Fransa ile Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) de yer aldığı Mekanizma Komitesi’nin son toplantısından iki gün sonra yaşandı. Komite, tarafların ateşkese ve buna eşlik eden düzenlemelere bağlı kalmasını sağlamakla görevli bulunuyor.

Aralık 2025’te Lübnan, komitede askeri temsilcilerin yanı sıra sivil Lübnanlı üyelerin de yer almasını kabul ederek İsrail ile müzakerelere katılımın önünü açtı. Başbakan Nevvaf Selam da komitenin, Hizbullah’ın Güney Lübnan’daki silahsızlandırma sürecini denetlemesine açık olduklarını ifade etti. 3 Aralık 2025’te Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir toplantı gerçekleştirildi. Görüşmeye, Lübnan’ın Washington eski Büyükelçisi Simon Karam, İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Dış Politika Direktörü Yuri Resnik ve ABD’li temsilci Morgan Ortagus katıldı.

Tel Aviv’deki kaynaklara göre, toplantıda ele alınan en önemli başlıklardan biri sınır bölgesinde ekonomik iş birliği oldu. Ancak bu hedeflerin, İsrail’in günlük bombardımanlarıyla nasıl bağdaştırılacağı sorusu gündemdeki yerini koruyor. Hizbullah’ın ise bir yıl üç aydır İsrail saldırılarına yanıt vermekten özellikle kaçındığı, böylece savaşın yeniden başlamasına gerekçe sunmamayı amaçladığı belirtiliyor. Buna karşılık İsrail tarafı, örgütün olası bir İran savaşı durumunda kullanmak üzere askeri kapasitesini güçlendirmeye çalıştığını öne sürerek saldırılarını sürdürmekte kararlı görünüyor.

 İsrail Hava Kuvvetleri, Mavi Bayrak tatbikatları sırasında (Arşiv – İsrail ordusu)İsrail Hava Kuvvetleri, Mavi Bayrak tatbikatları sırasında (Arşiv – İsrail ordusu)

Saldırıların sürmesiyle birlikte, operasyonların sahadaki Hizbullah mensuplarını ve saha komutanlarını fiilen hedef aldığı görülüyor. Nitekim örgüt, hayatını kaybeden isimler için taziye ilanları ve cenaze törenlerine katılım çağrıları yayımlayarak İsrail’in iddialarını dolaylı biçimde doğruluyor. Öte yandan, ABD’nin de bu saldırılara onay verdiği değerlendiriliyor. Washington’dan ne kamuoyu önünde ne de diplomatik kanallarda ciddi bir itiraz gelmiş değil.

Hizbullah’ın atılımları

Anlaşmaya göre, ateşkes ihlali teşkil eden her durumun izleme komitesi tarafından ele alınması gerekiyor. İsrail ise söz konusu saldırıların ihlal olmadığını, Lübnan ordusunun yapması gereken müdahaleleri yerine getirmemesi üzerine bu adımları kendisinin attığını savunuyor. Buna karşılık Lübnan, her bombardımanı anlaşmanın ihlali olarak değerlendirerek şikâyette bulunuyor. Ateşkesin ilk döneminde ABD’nin, yapılan şikâyetleri görüşmek üzere komiteyi toplantıya çağırdığı belirtiliyor. Ancak bugün komitenin daha seyrek toplandığı ve başvuruların yalnızca bir kısmının gündeme alındığı ifade ediliyor. Washington’un İsrail ile görüş ayrılığı yaşadığı durumlarda dahi, bunun çoğu zaman kınama ya da yaptırım içermeyen kısa notlarla geçiştirildiği kaydediliyor.

İsrail basınına yansıyan bilgilere göre ise ülkenin güvenlik birimleri, Hizbullah’a yönelik istihbarat sızmalarını sürdürerek örgüt mensuplarına ulaşmayı ve suikastlar düzenlemeyi başarıyor. Bu stratejiyle Hizbullah üzerindeki baskının artırılması, örgütün ateşkese bağlı kalmaya devam etmesi ve askeri kapasitesini yeniden inşa edememesi hedefleniyor. Beyrut’ta Güney Lübnan’ın Hizbullah’a ait mevzilerden, üslerden ve silahlardan arındırılması tartışılırken, İsrail tarafı örgütün askeri faaliyetlerinin Bekaa Vadisi’nde, Litani Nehri’nin kuzeyinde ve Suriye sınırı boyunca da tasfiye edilmesi gerektiğini savunuyor.


İran füzelerinin Suveyda’ya düşmesi sonucu beş kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı

Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)
Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)
TT

İran füzelerinin Suveyda’ya düşmesi sonucu beş kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı

Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)
Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)

Suriye’nin Suveyda vilayetinde, İsrail tarafından engellenen bir İran füzesinin sanayi bölgesindeki bir binaya düşmesi sonucu 5 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı. Daha önce bir başka İran füzesinin Kuneytra vilayetinde tarım arazisine düştüğü, olayda can kaybı yaşanmadığı bildirildi.

Suriye Acil Durum ve Afet Yönetimi Bakanlığı, vatandaşları azami dikkat göstermeye çağırdı. Öte yandan Sivil Havacılık ve Hava Taşımacılığı Genel Kurumu, Suriye hava sahasındaki güney hava koridorlarının uçuş trafiğine geçici olarak kapatıldığını açıkladı.

Suveyda vilayetindeki sağlık kaynakları, kentin kuzeyindeki sanayi bölgesinde bir füzenin patlaması sonucu 5 kişinin hayatını kaybettiğini ve cenazelerin Suveyda Devlet Hastanesi’ne ulaştırıldığını bildirdi. Şarku’l Avsat’ın yerel basından aktardığına göre olayda 3 kişi de yaralandı. Aynı kaynaklar, Suveyda’nın doğusundaki Radime köyünün doğusunda bir başka füzenin daha düştüğünü duyurdu.

Suriye devlet televizyonu el-İhbariyye ise İsrail işgal güçlerinin Kuneytra kırsalındaki Hiran köyüne düşen bir İran füzesini etkisiz hale getirdiğini, olayda can kaybı yaşanmadığını bildirdi. Ayrıca Dera’nın kuzeyindeki İnhel’e düşen bir füzenin de herhangi bir can kaybına yol açmadığı belirtildi.

Gelişmelerin hız kazanması üzerine Suriye Sivil Savunma Müdürlüğü bugün acil uyarı yayımlayarak, devam eden bölgesel ve uluslararası askeri gerilimler nedeniyle vatandaşları genel güvenlik talimatlarına tam olarak uymaya çağırdı.

Resmi hesaplardan yapılan açıklamada, patlama sesleri duyulduğunda binaların içine girilmesi, pencerelerden ve açık alanlardan uzak durulması, düşen yabancı cisimlere kesinlikle yaklaşılmaması ve bunların derhal yetkililere bildirilmesi istendi. Ayrıca, enkazın düştüğü alanlarda toplanılmaması ve olay yerlerine gidilmemesi çağrısı yapılarak acil müdahale ekiplerinin çalışmalarının kolaylaştırılması gerektiği vurgulandı. Savaş kaynaklı cisimlerin düşmesi sonucu çıkabilecek yangınların da derhal ilgili birimlere bildirilmesi istendi.

Kuneytra bölgesine düşen İran füzesinin enkazı (SANA)Kuneytra bölgesine düşen İran füzesinin enkazı (SANA)

Suriye Sivil Havacılık ve Hava Taşımacılığı Genel Kurumu bugün yaptığı açıklamada, ülke hava sahasındaki güney hava koridorlarının 12 saat süreyle uçuş trafiğine geçici olarak kapatıldığını duyurdu.

Kurum, resmi hesaplarından yayımladığı açıklamada söz konusu kararın ‘en yüksek hava güvenliği standartlarını sağlama’ amacıyla alındığını belirtti. Kapatma süresince hava trafiğinin onaylı alternatif güzergâhlar üzerinden yönetileceği, böylece uçuş akışının ve operasyonel faaliyetlerin, yürürlükteki hava trafik yönetimi sistemleri çerçevesinde kesintisiz sürdürüleceği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, gelişmelerin 24 saat esasına göre takip edildiği ve yeni durumlara ilişkin bilgilendirmenin zamanında yapılacağı kaydedildi. Kurum, sivil havacılığın güvenliği ile hava trafiğinin uluslararası düzenleme ve anlaşmalar doğrultusunda sürekliliğini sağlama konusundaki taahhüdünü yineledi.


Babil'de Ketaib Hizbullah'a ait bir yere düzenlenen saldırılarda iki kişi öldü

 Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
TT

Babil'de Ketaib Hizbullah'a ait bir yere düzenlenen saldırılarda iki kişi öldü

 Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)

Babil vilayetinin kuzeyindeki Curf el-Nasr bölgesi, bugün Bağdat'ın güneyinde bulunan Ketaib Hizbullah'a ait bir yeri hedef alan çeşitli hava saldırılarına maruz kaldı. Şarku’l Avsat’a konuşan bir güvenlik kaynaklarına göre saldırılar sonucunda 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı.

Kaynaklar, hedef alınan bölgede insansız hava araçları (İHA) ve füzeler için depolar bulunduğunu belirterek, kayıpların ve hasarın boyutunu doğru bir şekilde belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini ve ilave ayrıntıların daha sonra açıklanacağını kaydetti.