Afrikalı göçmenlerin zorla sınır dışı edilmesinin ardından Moritanya'dan Afrika ülkelerine güvencehttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5119961-afrikal%C4%B1-g%C3%B6%C3%A7menlerin-zorla-s%C4%B1n%C4%B1r-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1-edilmesinin-ard%C4%B1ndan-moritanyadan-afrika
Afrikalı göçmenlerin zorla sınır dışı edilmesinin ardından Moritanya'dan Afrika ülkelerine güvence
Moritanya ile sınır komşusu olan Mali'de artan şiddet olayları, Moritanya hükümetinin endişelerini arttırıyor. (EPA)
Moritanya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Bakan Muhammed Salim Merzuk, Moritanya makamları tarafından yasadışı statüleri nedeniyle sınır dışı edilen Malili göçmenler tarafından patlak veren şiddet ve ayaklanmalardan saatler sonra dün akşam Fildişi Sahili, Senegal, Gambiya ve Mali dışişleri bakanlarıyla telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.
Bu görüşmeler sırasında, ilgili yasa ve yönetmelikler ile ortak taahhütlere uyum çerçevesinde ve kardeş halkları iyi komşuluk ilkeleri ile misafirperverlik ve dayanışma değerlerine bağlayan tarihi bağlar doğrultusunda, düzensiz göçle ilgili zorluklarla yüzleşmek için koordinasyonun güçlendirilmesi ve yoğunlaştırılmasının öneminin vurgulandığı belirtildi.
Açıklamada aynı bağlamda, bireylerin haklarının korunması, tüm vatandaşlar ve bölge sakinleri için güvenli ve istikrarlı bir ortam sağlanması, iş birliği ve entegrasyonun arttırılması için ortak çalışmaların sürdürülmesi ve böylece sürdürülebilir kalkınma ve ortak refahın sağlanmasına katkıda bulunulması yönündeki taahhütlerin de yinelendiği ifade edildi.
Ölüm teknelerinin yaklaşık yüzde 90'ının Moritanya kıyılarından İspanya'nın Kanarya takımadalarına doğru yola çıktığı bildiriliyor. (AFP)
Moritanya Dışişleri Bakanı’nın görüşmeleri, yüzlerce Malili göçmenin dün erken saatlerde Mali-Moritanya sınırındaki bir Moritanya polis kontrol noktasını işgal edip yakmasının ardından geldi.
Göçmenler, Moritanya'dan sınır dışı edilmeleri sırasında gördükleri kötü muameleye ve geri almalarına izin verilmediğini söyledikleri kişisel eşyalarına el konulmasına duydukları öfkeyi dile getirdiler. Resmi kaynaklara göre, polis ve jandarma takviyeleri güvenliği yeniden sağlamayı ve Moritanya polis kontrol noktasının kontrolünü ele geçirmeyi başardı.
Nuakşot'ta gizlice Avrupa'ya göç etmek için fırsat bekleyen Afrikalı bir göçmen (AFP)
Moritanya makamları, Moritanya kıyıları üzerinden Avrupa'ya yasadışı göçmen akışıyla mücadele etmek üzere Moritanya-Avrupa Birliği (AB)-İspanya arasında imzalanan anlaşmanın ardından, Avrupa'ya düzensiz göçle mücadeleye yönelik daha geniş bir planın parçası olarak, günlerdir Mali, Senegal, Gambiya ve Fildişi Sahili'nden gelen ve düzensiz durumda olan Sahra altı Afrikalı göçmenleri gözaltına alıyor ve zorla sınır dışı ediyor.
İsrail, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da 16 Filistinliyi öldürdühttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5252049-i%CC%87srail-gazze-%C5%9Feridi-ve-bat%C4%B1-%C5%9Feria%E2%80%99da-16-filistinliyi-%C3%B6ld%C3%BCrd%C3%BC
İsrail, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da 16 Filistinliyi öldürdü
Ez-Zevayide kasabasının girişine yakın bir yerde hedef alınan polis aracı (AFP)
Sağlık yetkilileri, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da 16 Filistinliyi öldürdüğünü açıkladı. Bu, haftalardır kaydedilen en yüksek vefat sayısının görüldüğü günlerden biri olarak kayıtlara geçti. Aynı zamanda İsrail, Lübnan ve İran’a yönelik saldırılarını sürdürdü.
Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre Gazze Şeridi’ndeki sağlık görevlileri ve İçişleri Bakanlığı, ez-Zevayide kasabasının girişine yakın bir yerde gerçekleşen İsrail hava saldırısında bir üst düzey polis yetkilisi ile sekiz kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.
Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı, çoğunluğu yoldan geçen kişiler olmak üzere en az 14 kişinin de yaralandığını açıkladı.
Dün sabah saatlerinde ise sağlık yetkilileri, Nuseyrat Mülteci Kampı’na düzenlenen bir başka hava saldırısında, hamile bir kadın ve çocuğunun bulunduğu bir aileden üç kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.
İsrail’in Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat’ta bir eve düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden Filistinlilerin cenaze töreninden (Reuters)
İsrail ordusu, dün Gazze’ye düzenlediği saldırının, bir gün önce Hamas mensuplarının İsrail güçlerine ateş açmasına karşılık olduğunu açıkladı.
Ordu, polisin hayatını kaybettiği saldırıya mı yoksa Nuseyrat’taki saldırıya mı atıfta bulunduğunu belirtmedi. İşgal altındaki Batı Şeria’da ise Filistin sağlık yetkilileri, İsrail güçlerinin bir aileden anne, baba ve iki çocuğu araçlarında katlettiğini açıkladı. İsrail ordusu, olayla ilgili inceleme yürüttüğünü bildirdi.
Gazze Şeridi, 7 Ekim 2023’te Hamas önderliğindeki saldırıların ardından patlak veren ve iki yıl süren yıkıcı savaşın ardından geçtiğimiz ekim ayında yürürlüğe giren ateşkesten bu yana tekrarlanan şiddet dalgalarına tanık oldu.
Bölge sakinleri, sağlık görevlileri ve analistlere göre, ABD ile İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın başlangıcında Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılar azalmış, ancak daha sonra yeniden artış göstermeye başlamıştı.
Gazze Şeridi’ndeki sağlık yetkilileri, İsrail’in İran’la savaşın başlamasından bu yana en az 36 Filistinliyi öldürdüğünü açıkladı.
Öte yandan Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı, ekim ayındaki ateşkesten bu yana en az 670 kişinin İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybettiğini duyurdu. İsrail ise aynı dönemde Gazze’de militanlar tarafından dört askerinin öldürüldüğünü açıkladı.
“Bize doğrudan ateş açıldı”
Batı Şeria’daki Tammun kasabası sağlık yetkilileri, 37 yaşındaki Ali Halid Beni Avde, eşi 35 yaşındaki Vâd ve çocukları 5 yaşındaki Muhammed ile 7 yaşındaki Osman’ın başlarından vurularak öldürüldüğünü, iki çocuğun da yaralandığını açıkladı.
İsrail ordusu, Tammun’da ‘güvenlik güçlerine karşı terör faaliyetlerine karıştıkları’ iddiasıyla aranan Filistinlileri yakalamak için bir operasyon düzenlendiğini duyurdu.
Ordu açıklamasında, “Operasyon sırasında bir araç hızla kuvvetlere doğru ilerledi. Kuvvetler bunu doğrudan bir tehdit olarak görüp ateş açtı. Sonuç olarak, araçtaki dört Filistinli öldü. Olayın ayrıntıları inceleniyor” ifadeleri yer aldı.
Hayatta kalan çocuklardan 12 yaşındaki Halid, Reuters’a verdiği röportajda, annesinin ağladığını ve babasının dua ettiğini duyduğunu, ancak diğer kardeşlerinden hiçbir ses gelmediğini, ardından aracın kurşun yağmuruna tutulmasıyla sessizlik çöktüğünü anlattı.
Halid, “Bir anda doğrudan ateş açıldı. Araçtaki herkes hayatını kaybetti, sadece ben ve kardeşim Mustafa kurtulduk” dedi.
Filistinli Mustafa, dün onları taşıyan araca ateş açan İsrail askerleri tarafından yaralandı; aynı saldırıda anne babası ve iki kardeşi hayatını kaybetti. (AFP)
Halid, askerlerin onu araçtan çıkardıktan sonra kendisine, “Köpekleri öldürdük” dediklerini aktardı.
Filistin Sağlık Bakanlığı, bir Filistinlinin de gece saatlerinde yerleşimciler tarafından düzenlenen bir saldırıda hayatını kaybettiğini açıkladı.
İnsan hakları örgütleri ve sağlık görevlileri, Batı Şeria’daki İsrailli yerleşimcilerin, ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş sırasında uygulanan hareket kısıtlamalarını fırsat bilerek Filistinlilere saldırdıklarını belirtiyor. Ayrıca, askeri kontrol noktalarının ambulansların kurbanlara hızlı ulaşmasını engellediği vurgulanıyor.
Filistin Sağlık Bakanlığı, yerleşimcilerin şubat ayı sonunda başlayan İran savaşıyla birlikte Batı Şeria’da en az beş Filistinliyi öldürdüğünü bildirdi.
Irak, İHA’ların DEAŞ militanlarının kaçmasına neden olabileceğinden endişe ediyorhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5251853-irak-i%CC%87ha%E2%80%99lar%C4%B1n-dea%C5%9F-militanlar%C4%B1n%C4%B1n-ka%C3%A7mas%C4%B1na-neden-olabilece%C4%9Finden-endi%C5%9Fe
Irak, İHA’ların DEAŞ militanlarının kaçmasına neden olabileceğinden endişe ediyor
Tutuklu DEAŞ üyelerinden bir grup (Arşiv-WAA)
Irak Adalet Bakanlığı dün, Bağdat Havalimanı yakınlarındaki Ebu Gureyb Hapishanesi'nde tutulan DEAŞ üyelerinin, Amerikan danışmanlarının bulunduğu Victoria üssünün füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alınması sonucu kaçma olasılığı konusunda uyarıda bulundu.
Şarku’l Avsat'a konuşan bir güvenlik kaynağı, DEAŞ liderlerinin ve mahkumların her bombalamada "Allahu Ekber" diye bağırarak, tıpkı 2013'te olduğu gibi kaçmayı umduklarını açıkladı. Kaynak, "El-Zeytun" istasyonuna yapılan bombalı saldırının ardından cezaevinin elektriğinin kesildiğini de vurguladı.
Öte yandan, Irak Petrol Bakanlığı, Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve güneyden yapılan petrol ihracatının tamamen durması nedeniyle Erbil'den, Türkiye'nin Ceyhan limanı üzerinden petrol ihracatına yeniden başlamasını istediğini doğruladı. Ancak Erbil bunu reddetti ve bakanlığın "ihracatla ilgisiz" olarak nitelendirdiği şartlar öne sürdü. Kürt bir yetkili, en önemli talepler arasında silahlı grupların bölgeye yönelik saldırılarının durdurulması ve Bağdat'ın bütçesini kısmasının ardından (2014-2018) bölgenin inşa ettiği boru hattıyla ilgili borçların ödenmesi için mali tazminat sağlanmasının yer aldığını belirtti.
Lübnan ile İsrail arasında “doğrudan müzakereler” olasılığı azaldıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5251821-l%C3%BCbnan-ile-i%CC%87srail-aras%C4%B1nda-%E2%80%9Cdo%C4%9Frudan-m%C3%BCzakereler%E2%80%9D-olas%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1-azald%C4%B1
Lübnan ile İsrail arasında “doğrudan müzakereler” olasılığı azaldı
Lübnan'ın güneyindeki uluslararası UNIFIL güçlerine ait bir araç, İsrail'in bombaladığı bir sağlık merkezinin önünden geçerken (AFP)
Lübnan ile İsrail arasında önümüzdeki çarşamba günü, Fransa tarafından sunulan ve bir ‘saldırmazlık anlaşmasına’ dönüşebileceği düşünülen plan çerçevesinde doğrudan müzakerelerin başlayabileceğine dair haberlerin gelmesine rağmen İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, önümüzdeki günlerde herhangi bir müzakere planlanmadığını açıkladı. Fransa Dışişleri Bakanlığı ise herhangi bir girişimleri olmadığını belirtti.
Tel Aviv'deki siyasi kaynaklar, Sa'ar'ın sözlerinin geleneksel bir manevra biçimi olduğunu belirterek Hizbullah, saldırılarını durdurmadan İsrail'in müzakerelere başlamayacağına işaret ettiler. İsrail basını, müzakerelerin Lübnan'ın İsrail'i tanıması karşılığında İsrail'in Lübnan topraklarının bütünlüğünü tanımasını içeren bir ‘siyasi bildiri’ üzerine yürütüleceğini, savaşın durdurulması ve İsrail'in kademeli çekilmesiyle başlayıp anlaşmanın imzalanmasıyla tam çekilmeye varacak şekilde düzenleneceğini ve önerinin Fransız hükümeti tarafından hazırlandığını bildirmişti.
Öte yandan Hizbullah, başkent Beyrut’un bazı bölgelerini güvenlik bölgelerine dönüştürerek bölge sakinlerine kendi şartlarını dayatıyor. Son olarak işyeri sahiplerine, okullara ve inşaat komitelerine güvenlik kameralarını tamamen kapatmalarını, internet bağlantısını kesmelerini ve hatta elektriklerini keserek kameraların tamamen çalışmaz hale getirilmesini emretti.
Hizbullah, bu talebin nedenlerini açıklamamış olsa da bu durum hem suç ve hırsızlıkların önlenmesi hem de Hizbullah üyelerinin yerleşim bölgelerine sızarak bu bölgeleri İsrail saldırılarına daha fazla maruz bırakması açısından birçok güvenlik endişesini beraberinde getirdi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة