Suriye Savunma Bakanlığı, kıyı kentlerinde güvenliğin yeniden sağlandığını ve Lazkiye kırsalında şiddetli çatışmaların yaşandığını duyurdu

Eski rejim kalıntıları Baniyas Rafinerisi’ne saldırdı… Dera ve Suveyda vilayetlerinde telekomünikasyon ve internet hizmetleri kesik

Kıyı bölgesine gönderilen takviye güvenlik güçleri (SANA)
Kıyı bölgesine gönderilen takviye güvenlik güçleri (SANA)
TT

Suriye Savunma Bakanlığı, kıyı kentlerinde güvenliğin yeniden sağlandığını ve Lazkiye kırsalında şiddetli çatışmaların yaşandığını duyurdu

Kıyı bölgesine gönderilen takviye güvenlik güçleri (SANA)
Kıyı bölgesine gönderilen takviye güvenlik güçleri (SANA)

Suriye televizyonu bugün Lazkiye kırsalında güvenlik güçleri ile eski rejimin kalıntıları arasında çatışmaların yeniden başladığını bildirirken, Suriye İçişleri Bakanlığı Kamu Güvenliği Dairesi’nin güvenliği kontrol etmek, istikrarı sağlamak ve bölgede sükûneti yeniden tesis etmek amacıyla Tartus kırsalındaki Kadmus bölgesine ek takviye güçler gönderdiğini duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Güvenliği arttırma ve istikrarı sağlama çabalarının devamı olarak Kamu Güvenliği Dairesi, Tartus kırsalındaki Kadmus bölgesinde ve civar köylerde devrik rejimin kalıntılarını avlamak için tarama operasyonları yürütüyor” denildi. Öte yandan Suriye resmi haber ajansı SANA, Savunma Bakanlığı'ndan bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Lazkiye kırsalındaki Batanita köyü civarında şiddetli çatışmaların yaşandığını ve devrik Devlet Başkanı Beşşar Esed rejimine mensup bir dizi silahlı unsur ve ‘savaş suçlusunun’ buraya kaçtığını belirtti.

SANA daha sonra eski rejime bağlı silahlı unsurların Baniyas Rafinerisi’ne sabotaj amacıyla bir saldırı düzenlediğini, ancak güvenlik güçleri tarafından püskürtüldüğünü bildirdi.

Suriye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Hasan Abdulgani, Suriye kıyılarındaki kentlerde güvenlik ve istikrarın yeniden sağlandığını duyurdu. Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre Abdulgani, “Güçlerimiz, kırsal kesimde ve dağlarda eski rejimin kalıntılarını takip etmek üzere askeri operasyonun ikinci aşamasını başlattı” dedi.

SANA, Dera ile Şam arasındaki kabloların kopmasının ardından Dera ve Suveyda vilayetlerinde telekomünikasyon ve internet hizmetlerinin kesildiğini bildirdi.

Dera Telekomünikasyon Şubesi Müdürü Ahmed el-Hariri, “Bu olay, telekomünikasyon altyapısına yönelik tekrarlanan ihlallerin bir sonucu olarak meydana geldi ve iki vilayeti ana telekomünikasyon merkezlerine bağlayan hayati önemdeki kabloların kopmasına yol açtı” dedi.

“Bu olaylar vatandaşlara zarar vermekte ve temel hizmetlerin devamlılığını etkilemektedir” diyen el-Hariri, telekomünikasyon ve internet hizmetlerinin devamlılığını sağlamak için telekomünikasyon altyapısının korunması gerektiği çağrısında bulundu.

Suriye'deki yetkililer dün, güvenlik güçlerinin ülkenin batısındaki kıyı bölgesine konuşlandırıldığını ve çatışmalara sahne olan bölgelerin ‘kontrol altına alındığını’ açıklarken, Suriye güvenlik güçleri ile silahlı gruplar arasında çıkan çatışmalarda 700'den fazla kişinin öldüğü bildirildi.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera bugün yaptığı açıklamada, ülkedeki mevcut gelişmelerin ‘beklenen zorluklar’ arasında yer aldığını belirtirken, hükümet güçleri ile eski rejimin kalıntıları arasındaki çatışmalar ülkenin kıyı bölgesinde devam ediyor.

Eş-Şera, Şam'ın el-Mezze bölgesindeki el-Ekrem Camii'nde yaptığı hitapta, ulusal birlik ve iç barışın korunması çağrısında bulundu.

Eş-Şera, Suriyelilere, ‘rahat olmaları, zira ülkenin hayatta kalması için gerekli unsurlara sahip olduklarını’ belirtti. Eş-Şera, “Bu ülkede birlikte yaşayabiliriz” dedi.



Haseke'deki düzenlemelerin tamamlanamaması en büyük engel

Cumhurbaşkanı Ahmed Al Şara'nın Temmuz 2025'te Halk Meclisi seçimleri Yüksek Komitesi üyeleriyle yaptığı görüşme (Suriye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Ahmed Al Şara'nın Temmuz 2025'te Halk Meclisi seçimleri Yüksek Komitesi üyeleriyle yaptığı görüşme (Suriye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Haseke'deki düzenlemelerin tamamlanamaması en büyük engel

Cumhurbaşkanı Ahmed Al Şara'nın Temmuz 2025'te Halk Meclisi seçimleri Yüksek Komitesi üyeleriyle yaptığı görüşme (Suriye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Ahmed Al Şara'nın Temmuz 2025'te Halk Meclisi seçimleri Yüksek Komitesi üyeleriyle yaptığı görüşme (Suriye Cumhurbaşkanlığı)

Suriye’de, parlamentonun (Halk Meclisi) oturumlarının ne zaman başlayacağına ilişkin tartışmalar sürüyor. Özellikle kuzeydoğudaki Haseke ilinde hazırlıkların henüz tamamlanmamış olması, sürecin önündeki en önemli engel olarak öne çıkıyor. Bu tartışmalar, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed al-Şara’nın birkaç gün önce Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı ve Halk Meclisi’nin ilk oturumlarının nisan ayı sonunda başlayacağını belirttiği açıklamanın ardından gündeme geldi.

Araştırmacı Samir el-Ahmed, Haseke’deki kültürel ve siyasi çeşitliliğin, geciken seçimlere özel bir hassasiyet kazandırdığını ifade etti. El-Ahmed, bu durumun 29 Ocak’ta Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında varılan mutabakatlarla bağlantılı olduğunu belirterek, “Birkaç gün önce Kamışlı’da idari binalar ve adliye sarayının devrinin reddedilmesinde olduğu gibi aksaklıklar yaşanabilir. Bunlar dikkate alınmalı ve yeterli zaman tanınmalıdır” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar ise Suriye yönetiminin açıklanan tarihe bağlı kalacağı ve daha uzun bir uzatma taleplerini kabul edeceği" ihtimalini dışladılar. Kaynaklar, Halk Meclisi’nin açılışının muhtemelen mayıs ayının ilk haftasının sonunda gerçekleşeceğini öngördüler.

Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nin, Haseke seçimlerinin onaylanmasının ardından meclis sandalyelerinin üçte birini oluşturacak temsilcilerinin isimlerini açıklaması bekleniyor. Böylece meclisin toplantı yeter sayısı tamamlanarak ilk parlamento oturumları için hazır hale gelmesi bekleniyor.


ABD, Irak'taki "Seyyid el-Şuhada Tugayları" liderinin yakalanmasını sağlayacak bilgi verenlere 10 milyon dolarlık ödül teklif etti

Irak Hizbullah Tugayları, Bağdat'ın merkezinde örgütün bayrağını taşıyor (AFP)
Irak Hizbullah Tugayları, Bağdat'ın merkezinde örgütün bayrağını taşıyor (AFP)
TT

ABD, Irak'taki "Seyyid el-Şuhada Tugayları" liderinin yakalanmasını sağlayacak bilgi verenlere 10 milyon dolarlık ödül teklif etti

Irak Hizbullah Tugayları, Bağdat'ın merkezinde örgütün bayrağını taşıyor (AFP)
Irak Hizbullah Tugayları, Bağdat'ın merkezinde örgütün bayrağını taşıyor (AFP)

ABD Dışişleri Bakanlığı, İran’a yakın ve Washington tarafından “terör örgütü” olarak değerlendirilen Iraklı silahlı grup “Ketaib Seyyid eş-Şuheda”nın genel sekreteri Haşim Fenyan Rahimi es-Serraci hakkında bilgi verenlere 10 milyon dolara kadar ödül teklif etti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Bakanlık dün sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Ebu Ala el-Velai olarak da bilinen Serraci’nin arandığını duyurdu.

Paylaşımda, “Ketaib Seyyid eş-Şuheda”nın Iraklı sivilleri öldürdüğü, Irak’taki ABD diplomatik tesislerine saldırdığı, ayrıca Irak ile Suriye’de ABD askeri üsleri ve personelini hedef aldığı ifade edildi.

Açıklamada, Serraci hakkında bilgi sağlayanlara maddi ödülün yanı sıra ABD’de ikamet imkânı da sunulabileceği belirtildi.

Serraci, İran’a yakın Şii partilerden oluşan ve parlamentodaki en büyük blok olan “Koordinasyon Çerçevesi” ittifakının önde gelen isimlerinden biri olarak biliniyor.

İran destekli gruplar, Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği ile havalimanındaki diplomatik ve lojistik tesislerin yanı sıra yabancı şirketler tarafından işletilen petrol sahalarını da hedef alıyor.

Irak, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ve 40 günden fazla süren saldırılarının etkilerinden kaçamadı. Bu süreçte, Haşdi Şabi’ye ve İran yanlısı Iraklı silahlı gruplara ait noktalar, ABD ve İsrail’e atfedilen hava saldırılarının hedefi oldu. Buna karşılık, ABD çıkarları Iraklı grupların üstlendiği saldırılarla hedef alınırken, Tahran da ülkenin kuzeyinde İranlı Kürt muhalif gruplara yönelik operasyonlar düzenledi.

Washington yönetimi, İran’a yakın silahlı gruplarla mücadele etmesi için Bağdat üzerindeki baskısını artırarak nakit sevkiyatlarını askıya aldı ve Irak’taki bazı güvenlik programlarının finansmanını dondurdu.


Lübnan Dışişleri Bakanı Şarku’l Avsat'a: Müzakere teslim olmak anlamına gelmez

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, geçtiğimiz şubat ayında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci'yi kabul etti (Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, geçtiğimiz şubat ayında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci'yi kabul etti (Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan Dışişleri Bakanı Şarku’l Avsat'a: Müzakere teslim olmak anlamına gelmez

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, geçtiğimiz şubat ayında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci'yi kabul etti (Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, geçtiğimiz şubat ayında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci'yi kabul etti (Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci, Lübnan devletinin İsrail ile müzakere etmesinin “teslimiyet anlamına gelmediğini” vurgulayarak, “bugün ulusal önceliğin egemenliğin eksiksiz şekilde yeniden tesis edilmesi” olduğunu belirtti.

Recci, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, “Amaç savaşı sona erdirmek ve toprakları geri almak ise Lübnan devletinin İsrail ile müzakere etmesinde utanılacak bir durum yoktur” diyerek, Lübnan devletinin müzakere sürecinde “tek karar mercii” olduğunu ifade etti.

Lübnan Dışişleri Bakanı, devletin yeniden yapılanma için mali ve siyasi destek sağlama çabalarının "içeriden bir parti (Hizbullah) ile karşı karşıya kalmasından duyduğu üzüntüyü" dile getirerek, bu partinin "ulusal çıkarlarla veya güney halkının çektiği acılarla hiçbir ilgisi olmayan amaç ve gündemler uğruna güney köylerinin ve sakinlerinin kaderiyle oynamayı sürdürdüğünü” belirtti.

Recci, bazı Arap ülkelerinde Hizbullah ile bağlantılı olduğu belirtilen “mobil sabotaj ağlarının” ortaya çıkarılmasını kınadı ve kardeş Arap ülkelerinin güvenlik ve istikrarının hedef alınmasını reddetti.

Öte yandan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan al Suud, dün Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ile yaptığı telefon görüşmesinde, ülkesinin Lübnan’ın istikrarına ve devlet kurumlarının güçlendirilmesine verdiği desteği yineledi.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’ya göre Bakan Faysal bin Ferhan ile Berri arasındaki görüşmede, “Lübnan topraklarındaki gelişmeler ve İsrail saldırılarının tamamen durdurulmasına yönelik çabalar” ele alındı.

Bu gelişmeler, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı danışmanı Prens Yezid bin Ferhan al Suud’un, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Baabda Sarayı’nda gerçekleştirdiği görüşmeyle eş zamanlı olarak yaşandı.