Suriye’nin kıyı illerinde eski rejimin kalıntılarının isyanı ve Rusya ile İran'ın rolü

Bölgedeki tarama operasyonları sırasında yağma ve hırsızlık olayları yaşandı

Lazkiye'deki çatışmalara katılan Suriye güçlerine ait bir aracın gittiği yönde yükselen dumanlar (Reuters)
Lazkiye'deki çatışmalara katılan Suriye güçlerine ait bir aracın gittiği yönde yükselen dumanlar (Reuters)
TT

Suriye’nin kıyı illerinde eski rejimin kalıntılarının isyanı ve Rusya ile İran'ın rolü

Lazkiye'deki çatışmalara katılan Suriye güçlerine ait bir aracın gittiği yönde yükselen dumanlar (Reuters)
Lazkiye'deki çatışmalara katılan Suriye güçlerine ait bir aracın gittiği yönde yükselen dumanlar (Reuters)

Suriye, 6 Mart Perşembe gecesinden bu yana hızla gelişen olaylar, eşi benzeri görülmemiş zorluklar ve tehlikeler yaşıyor. Suriye'nin batısındaki kıyı bölgelerinde yer alan bazı güvenlik merkezleri, eski rejimin silahlı kalıntıları tarafından güvenlik devriyelerini hedef alan çeşitli organize saldırılara uğradı ve kurulan pusulara düştü. Tüm bunların sonucunda onlarca güvenlik memuru ve askeri personel hayatını kaybetti.

Suriye’nin kıyı illerinden Lazkiye, Tartus, Ceble ve Baniyas’a büyük askeri takviyeler yapmasının ardından olaylar şiddetli çatışmalara dönüştü. Çatışmalar, her iki taraftan binlerce kişinin ölümüne ve aralarında Beşşar Esed rejimine bağlı kişiler ve yakınlarının da bulunduğu çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesine neden oldu.

Akdeniz boyunca uzanan 180 kilometrelik sahil şeridi, Suriye'nin en önemli coğrafi ve stratejik bölgelerinden biri olmasının yanı sıra Suriye rejiminin devrik lideri Beşşar Esed'in de mensubu olduğu Alevilerin de kalesi olarak görülüyor. Aleviler, Suriye devriminin 2011 yılı başlarındaki başlangıcından bu yana çok sayıda gencini milislere katarak devrimin bastırılmasını destekledi. Bu da Alevilerin yoğun yaşadığı kıyı şeridinin 14 yıllık savaş boyunca Suriye'nin çoğu şehrini etkileyen çatışma, yıkım ve şiddetten uzak kalmasını sağladı.

Olaylar nasıl başladı?

Olaylar Lazkiye kırsalındaki Ceble’ye bağlı Beyt Ana köyü, kimliği belirsiz silahlı kişilerin Yeni Suriye Genel Güvenlik İdaresi’nden devriye güçlerinin suç işledikleri gerekçesiyle bazı kişileri tutuklamasını engellemesi ve güvenlik görevlilerine ateş açarak birini öldürmesiyle başladı.

Devrik rejimin ‘Kaplan’ lakaplı 25’inci Tümen Komutanı Süheyl el-Hasan'ın doğum yeri olan Beyt Ana köyü, bu sebeple özel bir öneme sahip. Devrik Esed rejimi güçlerinin en önde gelen komutanlarından biri olan Süheyl el-Hasan, insan hakları örgütleri tarafından başta Şam kırsalı ve Humus'a bağlı Doğu Guta’daki olmak üzere Suriyelilere yönelik çeşitli katliamları gerçekleştirmekle suçlanıyor.

Bir güvenlik görevlisi köyün girişinde kimliği belirsiz saldırganlar tarafından vurularak öldürüldü. Güvenlik güçleri durumu kontrol altına almak için zırhlı araçlar ve helikopterler eşliğinde bölgeye askeri takviye gönderdi. Rejimin kalıntıları olduğuna inanılan diğer gruplar kısa süre içinde, en önemlisi Lazkiye'deki donanma komutanlığı karargâhı olmak üzere onlarca güvenlik merkezine ve askeri noktaya sistematik ve koordineli saldırılar başlattı. Eş zamanlı olarak kıyı illeri Tartus ve Baniyas'taki bazı tıbbi merkezler ise ya ele geçirildi ya da kuşatıldı.

Sahadaki durum kötüleştikçe ve rejimin kalıntıları ile güvenlik güçleri arasındaki gerilim ve çatışmalar arttıkça, güvelik görevlileri ve askeri personele yönelik Lazkiye yakınlarındaki Ceble bölgesi kırsalındaki ana yollarda aynı anda çeşitli saldırlar düzenlendi, pusular kuruldu. Saldırılar sonucunda güvenlik güçlerinden 13 kişi öldü, çok sayıda güvenlik gücü yaralandı. Çok sayıda askeri araç yakıldı ve hasar gördü.

Bölgede gerilimin tırmanması üzerine Suriye Savunma Bakanlığı İdlib, Halep, Hama ve Humus'taki tüm askeri birliklere ve kışlalara tam alarm durumuna geçilmesi talimatı verirken Suriye’nin kıyı illerindeki çatışma bölgelerine askeri takviyeler gönderdi. Bu takviye güçlerden bazıları rejimin kalıntıları tarafından kurulan pusulara düştü. Yeni Suriye ordu güçleri saflarında insani ve maddi kayıplara neden oldu. Savunma Bakanlığı, rejimin kalıntılarının peşine düşmek ve yeni Suriye Ordu güçlerinin hedeflerine ilerlemesini kolaylaştırmak için Şahin Taburları tarafından geliştirilen, kullanılan ve yönetilen kamikaze insansız hava araçlarını (İHA) da bölgeye gönderdi.

Halkın öfkesi ve seferberliği

Kıyı illerinde rejimin kalıntıları ile hükümet güçleri arasındaki gerilim tırmanırken ve hükümet güçlerinin ölen onlarca üyesinin cenazeleri memleketlerine gönderilirken, Suriye hükümetine ve yeni Suriye ordusuna destek verenler, ‘silahlanma ve rejimin kalıntılarıyla çatışmalarında hükümet güçlerini destekleme’ çağrısında bulundular.

Suriye'nin birçok ilinde Suriye ordusu yanlısı mitingler düzenlenirken, Lazkiye, Tartus ve Ceble'de Aleviler tarafından, rejimin kalıntılarının hükümet güçlerine karşı saldırılarını destekleyen kitlesel gösteriler gerçekleştirildi. Mezhebi sloganların atıldığı, Suriye devletine karşı silahlanma çağrısının yapıldığı ve Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara yönetiminin reddedildiği gösterilere provokasyonlar eşlik etti. Bu durum, güvenlik makamlarının bölgede sokağa çıkma yasağı ilan etmesine neden oldu.

frgt
Lazkiye'de öldürülen Şanda Kişo'nun Kamışlı’daki cenaze törenine katılan ve yas tutan yakınları (Reuters)

Rejimin kalıntıları, perşembe akşamı Lazkiye ve Tartus'ta güvenlik güçlerinin konuşlandığı kontrol noktalarına saldırmaya devam etti. Tartus'taki saldırılarda güvenlik güçlerinden bazıları hayatını kaybetti. Cuma günü şiddetlenen çatışmalar Suriye hükümetinin Lazkiye, Tartus, Baniyas ve Ceble şehirlerinde kontrolü tamamen ele geçirmesiyle sona erdi. Çatışmalar şehirlerin çevre köylerine de yayıldı.

Kayıtlar ve videolar

Cuma sabahı Lazkiye kırsalındaki el-Muhtariye ve el-Kardaha köyü çevresinde hükümet güçleri ile rejimin kalıntıları arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Çatışmalarda her iki taraftan yaklaşık 230 kişi öldü. Öte yandan rejimin kalıntılarının destekçileri, sosyal medya sitelerinde öldürülen sivillerin videolarını paylaşarak, bunların ‘hükümet güçleri tarafından gerçekleştirilen saha infazları’ olduğunu öne sürdüler. Ancak birlik yanlıları, haberleri yalanlayarak, videolardaki sivillerin Suriye devletine karşı isyan hareketinde milis gruplarına katılmayı reddettikleri için çatışmaların baş sorumlularından biri olan eski rejim şebbihası Mikdad Fatiha'nın milisleri tarafından öldürüldüklerini söylediler.

“Suriye'nin birçok ilinde Suriye ordusu yanlısı mitingler düzenlenirken, Lazkiye, Tartus ve Ceble'de Aleviler tarafından, rejim kalıntılarının hükümet güçlerine karşı saldırılarını destekleyen kitlesel gösteriler gerçekleştirildi.

Ceble, Lazkiye ve Tartus illerini rejimin kalıntılardan temizleme operasyonu sırasında, hükümete bağlı güvenlik güçlerinden olduklarını söyleyen kimliği belirsiz kişiler, bazı mülkleri yağmaladı, bazılarına da zarar verdi.

Lazkiye Emniyet Müdürlüğü, faillerin peşine düşerek yağmalanan eşyalara el koydu ve sahiplerinin tespit edip teslim almaları için sosyal medyadan duyuru yaptı.

Lazkiye Emniyet Müdürü Yarbay Mustafa Kuneyfati yaptığı açıklamada, “İster rejimin kalıntıları ister hırsızlar ve güvenliği bozanlar olsun, saldırılara karıştığı kanıtlanan herkesten hesap soracağız ve onlara karşı tüm yasal önlemleri alacağız” ifadelerini kullandı.

Rus askerlerinin konuşlandığı Hımeymim Hava Üssü'ne sığındılar

Rejimin kalıntılar ile hükümet güçleri arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi üzerine çok sayıda sivil Lazkiye kırsalındaki Rus askerlerinin konuşlandığı Hımeymim Hava Üssü'ne sığındı. Ceble Bölge Yönetimi ve Emniyet Müdürlüğünden yetkililerinin de aralarında bulunduğu Suriye hükümetinden bir heyet, sivillere güvence vermek, onları köylerine geri götürmek ve herhangi bir zarar görmelerini engellemek amacıyla Hımeymim Hava Üssü'nde onları ziyaret etti.

“Kaynaklar, yaklaşık 4 bin kişinin rejimin kalıntılarıyla birlikte isyana katılmak üzere donatıldığını ve mali ve askeri olarak desteklendiklerini tahmin ediyor.

Öte yandan bazı sosyal medya kullanıcıları, özellikle Hımeymim Hava Üssü'nde eski rejimde görev yapmış güvenlik görevlileri ve askeri personelin bulunması nedeniyle, Rus subayların gelişmelere dahil olmuş olabileceğini öne sürdüler. Rus askerlerinin konuşlandığı Hımeymim Hava Üssü ile bağlantılı eski Suriyeli subayların olaylardaki rolüne işaret eden ses kayıtlarını yayınladılar.

Rejimin kalıntılarının arkasında kim var?

Suriye hükümeti, rejimin devrik lideri Beşşar Esed'in kardeşi Mahir Esed’in komutasındaki 4. Tümen’in komutanlarından Tuğgeneral Giyas Delle, rejimin kalıntılarına yönelik operasyonlar sırasında tutuklanan Hava Kuvvetleri İstihbarat Birimi Başkanı Tümgeneral İbrahim Huveyce, Yasir el-Heccal, Muhammed Mahrez ve Mikdad Fatiha gibi rejimle ilişkili isimlerin ortaya çıktığını ve devlet karşıtı silahlı eylemlere liderlik ettiklerini doğruladı.

Şarku'l Avsat'ın Al Majalla'dan aktardığı habere göre Suriye hükümetine göre bu isimler, ülkenin batısındaki kıyı bölgelerinden başlayarak ‘Suriye'nin kurtuluşu için’ Askeri Konsey kurduklarını ilan ettiler ve yerel tarafların yanı sıra İran gibi dış taraflardan da mali ve lojistik destek aldılar.

Ülkede 14 yıl süren savaş boyunca İran ve Hizbullah ile olan ilişkileriyle tanınan Delle, 4. Tümen'de Hizbullah ile tam bir entegrasyon içinde Şam kırsalında birçok askeri operasyon gerçekleştiren ‘Giyas Gücü’ adlı bir askeri güce komuta etti.

678ı
Lazkiye’de güvenlik güçlerine yönelik saldırıların ardından Halep'te Suriye hükümetine destek gösterisi düzenleyen Suriyeliler (Reuters)

Öte yandan Al Majalla’ya konuşan kaynaklar, bölgede yaşananların mevcut Suriye hükümetinin kafasını karıştırmak ve durumu istikrara kavuşturması için zamanı değerlendirmesini engellemek amacıyla yapıldığını söylediler. Kaynaklar, Suriye kıyılarındaki bu isyanın, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından yönetilen ülkenin kuzeydoğusunda ve güneyinde Dürziler ile Suriye devleti arasındaki idari ve siyasi anlaşmazlık gibi Suriye’nin diğer bölgelerine de yayılacağı beklentisiyle dikkatlice hazırlandığını ve planlandığını belirttiler.

Aynı kaynaklar, yaklaşık 4 bin kişinin rejimin kalıntılarıyla birlikte isyana katılmak üzere donatıldığını ve mali ve askeri olarak desteklendiklerini tahmin ediyor.

Suriye'nin 4 bölgesinde eş zamanlı olarak isyan hareketi başladı

Al Majalla’nın kaynaklardan edindiği saha verilerine göre eski rejimin kalıntıları geçtiğimiz perşembe günü saat 17.00 sularında Lazkiye, Ceble, Baniyas, Tartus, Kardaha ve Daliye'deki hastaneler ve güvenlik merkezleri de dahil olmak üzere devlet kurumlarına karşı düzenledikleri saldırılar sırasında Tişrin Barajı çevresi ve Rakka kırsalına askeri takviyelerin gelmesiyle bu bölgelerde askeri bir hareketlilik yaşandı.

Üst düzey bir yetkiliye göre bu gelişmelere Halep’in Eşrefiye mahallesinde SDG’ye ait noktaların Türk İHA’larıyla hedef alınması eşlik etti. Veriler, burada da Suriye'nin kıyı bölgelerindeki duruma benzer bir hazırlığın olduğuna ve Suriye devletine karşı isyanın patlak verebileceğine işaret etti. Suriye hükümetine bağlı güçler ile Lübnan merkezli Hizbullah milisleri arasında Humus'un batısındaki Suriye-Lübnan sınırının Kuseyr tarafında da şiddetli çatışmalar yaşandı.

“Suriye'nin güneyindeki kaynaklar, Dürzilerin ruhani lideri Şeyh Hikmet el-Hicri'ye yakın bir ismin geçtiğimiz şubat ayında ABD'li yetkililerle görüştüğünü ve bu görüşmede mevcut Suriye hükümetine karşı silahlı bir isyan başlatma planını sunduğunu söylediler.

Bu arada Irak destekli milislerin Suriye sınırı yakınlarında görülmesinin ardından Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), ABD'nin Suriye-Irak-Ürdün sınırındaki et-Tanf bölgesinde bulunan üssünden Suriye-Irak sınırına ağır silahlı askeri güçler konuşlandırdı. Bu hamle, Suriye sınırını aşarak Suriye'nin doğusundaki Deyrizor bölgelerine doğru ilerleme ihtimalinin bir işareti olarak görüldü.

Üst düzey yetkili, isyanın ve Suriye'nin kıyı bölgelerindeki rejim kalıntıları tarafından gerçekleştirilen saldırıların, Suriye'nin yarısından fazlasını kontrol etmek ve Lazkiye, Tartus, Deyrizor, Halep, Humus ve muhtemelen Suriye'nin güneyi, özellikle de Suveyda'yı kapsayacak bir kaos durumu yaratmak amacıyla iç ve dış aktörlerle birlikte planlandığını ve koordine edildiğini söyledi.

İsyandan önce gelen tehlikeli sinyaller

Siyasetten ve medyadan birçok kaynak, kıyı illerinde Suriye devletine karşı olan yerel milisler tarafından silahlı gruplar kurulduğunu doğruladılar. Sosyal medya üzerinden paylaşılan çok sayıdaki videoda yer alan ve Suriye devletine düşman gruplar oluşturma ve Suriye'nin batısındaki Alevi nüfusun yoğun olduğu bölgelerde devlete bağlı güvenlik güçlerine saldırılar düzenlemekten bahseden Mikdad Fatiha’nın açıklamaları da bunu teyit etti. Bu açıklamaların akabinde, İran'a yakınlığıyla bilinen eski rejimin generallerinden Giyas Delle liderliğinde ‘Suriye'nin Kurtuluşu için’ Askeri Konsey'in kurulduğu duyuruldu.

Bu gelişmeler, Suriye hükümetinin Şam kırsalındaki Ceramana’yı kontrol altına almaya çalışması, ancak bölgedeki Dürzi grupların buna karşı çıkması nedeniyle bazı şiddet olaylarının yaşandığı bir dönemde meydana geldi. Ceramana’da çok sayıda güvenlik görevlisinin ölümüyle sonuçlanan şiddetli çatışmalar yaşanırken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye'nin başkenti Şam yakınlarındaki Ceramana bölgesi de dahil olmak üzere Suriye'nin güneyindeki Dürzileri korumak istediği yönünde bir açıklamada bulundu.

Suriye'nin güneyindeki kaynaklar, ülkedeki Dürzilerin merkezi olarak kabul edilen Suveyda'da Dürzilerin ruhani lideri Hikmet el-Hicri'nin yakınlarından birinin geçtiğimiz şubat ayında ABD'li yetkililerle görüştüğünü ve bu görüşme sırasında SDG ve Suriye’nin kıyı bölgelerindeki Alevi grupların katılımı ve İsrail'in desteğiyle mevcut Suriye hükümetine karşı silahlı bir isyan başlatma planı sunduğunu, ancak görüşmedeki diğer ayrıntıları bilmediklerini söylediler.

Şeyh Hicri, kıyı illerindeki çatışmalar sırasında bir açıklama yayınlayarak bölgedeki askeri operasyonların durdurulması çağrısında bulundu. ‘Sistematik öldürmeyi’ reddettiklerini vurgulayan Şeyh Hicri, ‘masum sivillere yönelik bu haksız askeri operasyonların derhal durdurulması için’ ilgili tüm makamlara çağrıda bulundu. Dürzilerin ruhani lideri, ‘Suçlular, şiddet ve intikam dilinden uzak, hukuk, adalet ve hakkaniyet şemsiyesi altında hesap vermeliler” ifadelerini kullandı.

“Suriye'nin kıyı bölgelerinde devam eden isyan hareketiyle ilgili ilk yorumunu cuma akşamı yayınlanan bir videolu açıklamada yapan Cumhurbaşkanı Şara, rejimin kalıntılarının peşine düşeceklerinin ve onları yaptıklarından sorumlu tutacaklarının sözünü verdi

Öte yandan Türkiye ve İran, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın İran'ın Suriye'de ‘kaos yaratmaya’ çalıştığına dair sözlerinin ardından kısa bir süre önce diplomatik arenada ve medyada karşı karşıya geldi. İran’ın reformist çizgideki gazetesi Arman-i İmruz, bu durumun sebebinin Tahran'ın Ortadoğu'daki jeopolitik dayanaklarından birini kaybetmesi ve Suriye'nin kuzeydoğusundaki Kürt bölgesinde iki taraf arasında yaşanan gerginlik olduğunu öne sürdü.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Ürdün, Katar ve Arap Birliği, Suriye devletini güvenliği sağlama çabalarında desteklediklerini teyit ederken, Suriye'ye yönelik her türlü ‘dış müdahaleyi’ kınadılar.



Erbil’de Mesud Barzani’nin konutu yakınında İHA düşürüldü

Kerkük Uluslararası Havalimanı’nda Haşdi Şabi güçlerine ait bir karargâhı hedef alan hava saldırısının ardından dumanlar yükseliyor (Reuters)
Kerkük Uluslararası Havalimanı’nda Haşdi Şabi güçlerine ait bir karargâhı hedef alan hava saldırısının ardından dumanlar yükseliyor (Reuters)
TT

Erbil’de Mesud Barzani’nin konutu yakınında İHA düşürüldü

Kerkük Uluslararası Havalimanı’nda Haşdi Şabi güçlerine ait bir karargâhı hedef alan hava saldırısının ardından dumanlar yükseliyor (Reuters)
Kerkük Uluslararası Havalimanı’nda Haşdi Şabi güçlerine ait bir karargâhı hedef alan hava saldırısının ardından dumanlar yükseliyor (Reuters)

Güvenlik kaynakları, Irak Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesud Barzani’nin Erbil’deki konutunun yakınlarında bir insansız hava aracının (İHA) hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü bildirdi.

Güvenlik kaynakları dün (cumartesi) Reuters’e yaptıkları açıklamada, saldırının Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı’nın konutunu hedef alan bir İHA saldırısı olduğunu ve bunun Irak’ın kuzeyinde gerilimin tırmanmaya devam ettiği bir dönemde gerçekleştiğini belirtti.

Cumartesi gecesi Erbil semalarında yoğun İHA hareketliliği ve saatler süren önleme faaliyetleri yaşandı. Yetkililer, ABD Konsolosluğu ile yakınındaki askeri üsleri hedef almaya çalışan çok sayıda İHA’nın düşürüldüğünü açıkladı.

Associated Press muhabirleri bölgeden art arda güçlü patlama sesleri duyulduğunu aktardı. En az bir İHA’nın ABD tesislerine doğru ilerlediğinin gözlemlendiği belirtilirken, bunun savaşın başlamasından bu yana gerçekleşen en şiddetli saldırı günlerinden biri olduğu ifade edildi. Irak’taki İran yanlısı milisler, aralarında Erbil’deki üslerin de bulunduğu Amerikan askeri noktalarına yönelik İHA ve roket saldırılarını artırmayı sürdürüyor.

Washington yönetimi ise yaptığı açıklamada, İran yanlısı silahlı grupların gerçekleştirdiğini belirttiği saldırıları “alçak terör eylemleri” olarak nitelendirerek kınadı. Açıklamada, cumartesi günü daha önce Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani’nin konutunu hedef alan saldırının “Irak’ın egemenliği, istikrarı ve birliğine yönelik açık bir saldırı” olduğu belirtildi.

Saldırı sonucu yalnızca maddi hasar meydana geldiği, konutun hedef alındığı sırada içeride kimsenin bulunmadığı ve bu nedenle herhangi bir yaralanmanın yaşanmadığı bildirildi.

Öte yandan güvenlik kaynakları ve Iraklı medya kuruluşları, ülkenin çeşitli şehir ve bölgelerinin son saatlerde ve bugün (pazar) sabah saatlerinde İHA ve roket saldırılarına maruz kaldığını aktardı.

Kaynaklar, Selahaddin vilayetinde Haşdi Şabi’ye ait bir karargâhın İHA saldırısına uğradığını ve bölge semalarında sabah saatlerinde yoğun duman bulutlarının görüldüğünü bildirdi. Ayrıca Kerkük ile Selahaddin vilayetleri arasında yer alan Tuzhurmatu ilçesi yakınlarındaki ve Haşdi Şabi’ye ait noktaları barındıran Haliwe Havalimanı’nın da bir İHA saldırısıyla hedef alındığı belirtildi.

Aynı kaynaklar, Ninova vilayetine bağlı Musul kentinde Haşdi Şabi’ye bağlı 41’inci Tugay karargâhının da kuzey Bağdat’ta ABD’ye ait bir İHA tarafından hedef alındığını kaydetti.

Irak Ortak Operasyonlar Komutanlığı’na bağlı Güvenlik Medya Hücresi ise bugün (pazar) sabaha karşı yaptığı açıklamada, Bağdat’ın Kerada semtindeki el-Vasık Meydanı’nda bulunan 42. Cadde’ye bir İHA’nın düştüğünü duyurdu. Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı bildirildi.


İsrail’in Gazze'deki iki polis kontrol noktasına düzenlediği hava saldırılarında 6 kişi öldü

İsrail tarafından Gazze Şeridi'nin orta kesimlerinde yer alan Deyr el-Beleh'te, yerinden edilmiş kişilerin sığındığı bir kampın yakınlarına düzenlenen saldırısının ardından Han Yunus’tan yükselen dumanlar (DPA)
İsrail tarafından Gazze Şeridi'nin orta kesimlerinde yer alan Deyr el-Beleh'te, yerinden edilmiş kişilerin sığındığı bir kampın yakınlarına düzenlenen saldırısının ardından Han Yunus’tan yükselen dumanlar (DPA)
TT

İsrail’in Gazze'deki iki polis kontrol noktasına düzenlediği hava saldırılarında 6 kişi öldü

İsrail tarafından Gazze Şeridi'nin orta kesimlerinde yer alan Deyr el-Beleh'te, yerinden edilmiş kişilerin sığındığı bir kampın yakınlarına düzenlenen saldırısının ardından Han Yunus’tan yükselen dumanlar (DPA)
İsrail tarafından Gazze Şeridi'nin orta kesimlerinde yer alan Deyr el-Beleh'te, yerinden edilmiş kişilerin sığındığı bir kampın yakınlarına düzenlenen saldırısının ardından Han Yunus’tan yükselen dumanlar (DPA)

Gazze Şeridi’ndeki yerel sağlık yetkilileri, İsrail'in Hamas’a bağlı polis gücüne ait iki kontrol noktasına düzenlediği hava saldırılarında biri çocuk en az altı Filistinlinin hayatını kaybetmesine yol açtığını bildirdi. İsrail’in saldırısı, ABD'nin arabuluculuğunda sağlanan ve beş ayı aşkın bir süredir devam eden ateşkesin ardından yaşanan son şiddet dalgasında yer aldı.

Sağlık görevlileri, İsrail savaş uçaklarının Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta polise ait iki kontrol noktasını vurduğunu, saldırı sonucunda üç polis memuru ve aralarında bir kız çocuğunun da bulunduğu üç sivilin öldüğünü, dört kişinin de yaralandığını bildirdi.

İsrail ordusu, son saldırılar hakkında henüz bir açıklama yapmadı. Yerel sağlık yetkililerine göre ateşkesin geçtiğimiz kasım ayında yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail ordusu Gazze'de 680'den fazla Filistinliyi öldürürken 2023 ekiminde savaşın başlamasından bu yana 72 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

İsrail şu anda ABD ile birlikte İran'a karşı da bir savaş yürütürken Lübnan'da da Hizbullah’a karşı ülkenin güneyini işgal ettiği yeni bir operasyon gerçekleştiriyor.

Ateşkes ve İsrail ile İran arasındaki savaş devam ederken Gazze'de de şiddet sürüyor. Gazze'deki sağlık yetkilileri, İsrail ordusunun bir ay önce İran ile çatışmanın başlamasından bu yana en az 50 Filistinliyi öldürdüğünü açıkladı.


Irak'ın kuzeyinde düzenlenen saldırılarda Haşdi Şabi’nin üç üyesi ve iki polis memuru öldü

Irak-Suriye sınırı yakınlarında konuşlu Haşdi Şabi üyeleri, 23 Ocak 2026 (DPA)
Irak-Suriye sınırı yakınlarında konuşlu Haşdi Şabi üyeleri, 23 Ocak 2026 (DPA)
TT

Irak'ın kuzeyinde düzenlenen saldırılarda Haşdi Şabi’nin üç üyesi ve iki polis memuru öldü

Irak-Suriye sınırı yakınlarında konuşlu Haşdi Şabi üyeleri, 23 Ocak 2026 (DPA)
Irak-Suriye sınırı yakınlarında konuşlu Haşdi Şabi üyeleri, 23 Ocak 2026 (DPA)

Haşdi Şabi (Halk Seferberliği) Teşkilatı, cumartesi akşamı Irak'ın kuzeyindeki Kerkük ilinde bulunan bir karargahına düzenlenen hava saldırısı saldırı sonucu üç üyesinin öldüğünü duyurdu.

Yetkililere göre Musul şehir polisinin iki üyesi de, ABD ve İsrail tarafından düzenlendiği öne sürülen iki hava saldırısı sonucu bulundukları mevzilerde hayatını kaybetti.

ABD ve İsrail'in bir ay önce İran'a karşı başlattıkları savaşın patlak vermesinden bu yana Haşdi Şabi ve Irak’taki İran yanlısı silahlı grupların karargahları, ABD ve İsrail tarafından düzenlendiği öne sürülen saldırılarla hedef alınıyor.

Öte yandan, Iraklı gruplar tarafından üstlenilen saldırılar ise ABD'nin bölgedeki çıkarlarını hedef alıyor. İran ise, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) bulunan İranlı Kürt muhalif gruplara yönelik saldırılar düzenliyor.

Haşdi Şabi, 2014 yılında DEAŞ terör örgütüyle savaşmak üzere kurulan grupların oluşturduğu bir ittifakken daha sonra Irak ordusuna katılarak Silahlı Kuvvetler'e bağlı bir birim haline geldi.

Haşdi Şabi tarafından yapılan bir açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Cumartesi akşamı, Kerkük’te Haşdi Şabi’ye bağlı Kuzey ve Doğu Dicle Operasyon Komutanlığı karargahı, üç ayrı hava saldırısı ile Siyonist-Amerikan güçlerinin alçakça saldırısına uğradı. Saldırı sonucunda ilk bilançoya göre üç mücahit şehit oldu, dört mücahit ise yaralandı.”

vbfv
Irak'taki askeri tatbikat sırasında Haşdi Şabi bayrağı taşıyan Haşdi Şabi üyeleri (Haşdi Şabi)

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan bir güvenlik yetkilisi, Kerkük Uluslararası Havaalanı yakınlarındaki bir mevziiye, Kerkük Hava Üssü Komutanlığı'na ve özel kuvvetlerin bulunduğu bir üsse düzenlenen saldırılarda, hepsi Irak ordusu personeli altı kişinin daha yaralandığını belirtti.

Bundan birkaç saat sonra, Irak İçişleri Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre Irak'ın kuzeyindeki Musul'da, ‘Amerikan ve Siyonist’ güçlerin düzenlediği saldırıda, biri rütbeli iki polis memuru öldü.

Bu saldırılar, Irak ve ABD'nin Irak güvenlik güçlerine ve ABD çıkarlarına yönelik saldırıları önlemek amacıyla aralarındaki ‘güvenlik iş birliğini yoğunlaştırdıklarını’ açıklamasının ertesi günü gerçekleşti.

Irak Hükümeti Güvenlik Medya Birimi ve ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği tarafından cuma akşamı yapılan açıklamalarda, Irak ile ABD arasındaki stratejik ortaklık çerçevesinde, bir üst düzey ortak koordinasyon komitesi kurulmasına karar verildiği belirtildi.

Bağdat ile Washington arasındaki Koordinasyon Komitesi, terör saldırılarını önlemek ve Irak topraklarının Irak halkına, Irak güvenlik güçlerine, Irak'ın stratejik tesislerine ve varlıklarına, ayrıca ABD vatandaşlarına, diplomatik misyonlara ve cihatçılarla mücadele eden Uluslararası Koalisyona yönelik herhangi bir saldırının çıkış noktası olarak kullanılmamasını sağlamak için iş birliğini yoğunlaştırma kararı aldı.

İçişleri Bakanlığı, yaralı meslektaşlarına yardım etmek için insani görevlerini yerine getirirken ikinci bir saldırıya maruz kalan beş polis memurunun da yaralandığını aktardı.

Haşdi Şabi’den bir kaynak, AFP’ye yaptığı açıklamada, saldırıya uğrayan üssün ‘polis ve Haşdi Şabi tarafından ortak kullanıldığını’ söyledi.

Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Katar ve Ürdün geçtiğimiz çarşamba günü Irak'ı, kendi topraklarına yönelik ‘milisler ve silahlı gruplar tarafından düzenlenen saldırıları durdurmak için gerekli önlemleri almaya’ çağırdı.

Buna karşın Irak perşembe günü, kendi topraklarından bu ülkelere yönelik ‘her türlü saldırıyı’ reddettiğini açıkladı.

Koordinasyon Komitesi, söz konusu kararı, iki taraf arasında yaşanan gerginliğin ardından cuma günü aldı. Irak, salı günü, ülkenin batısında 15 kişinin ölümüne yol açan ve ABD'nin gerçekleştirdiğini iddia ettiği bir saldırıyı protesto etmek amacıyla ABD’nin Bağdat Büyükelçiliğindeki maslahatgüzarı çağırdığını açıklamıştı.