Trump'tan Husilere karşı ‘geniş çaplı’ saldırı emri

31 ölü... ABD Başkanı ‘gemilere yönelik saldırılara müsamaha gösterilmeyeceğini’ söyledi

ABD Başkanı Donald Trump, Yemen'de belirtilmeyen bir noktada Husilere yönelik askeri operasyonları izliyor. (Beyaz Saray - Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Yemen'de belirtilmeyen bir noktada Husilere yönelik askeri operasyonları izliyor. (Beyaz Saray - Reuters)
TT

Trump'tan Husilere karşı ‘geniş çaplı’ saldırı emri

ABD Başkanı Donald Trump, Yemen'de belirtilmeyen bir noktada Husilere yönelik askeri operasyonları izliyor. (Beyaz Saray - Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Yemen'de belirtilmeyen bir noktada Husilere yönelik askeri operasyonları izliyor. (Beyaz Saray - Reuters)

Husilere bağlı Sağlık Bakanlığı tarafından bugün açıklanan yeni ve kesinleşmemiş rakamlara göre, ABD'nin Yemen'de Husilere karşı düzenlediği hava saldırılarında ölenlerin sayısı 31'e yükseldi.

Bakanlık Sözcüsü Enis el-Esbahi X platformunda yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Sana, Saada vilayeti, el-Beyda ve Radaa'daki sivil yerleşim bölgelerini hedef alan ABD saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısı 31’e, yaralıların sayısı ise çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 101’e ulaştı. Bu veriler elimize ulaşan ilk rakamlar. Kurbanların bulunması için arama çalışmaları halen devam ediyor.”

DWFRGTH
ABD Başkanı Donald Trump, Yemen'de Husilere yönelik yürütülen askeri operasyonları takip ediyor. (Beyaz Saray - Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, orduya Yemen'deki Husilere karşı kararlı ve güçlü bir askeri operasyon başlatma emri verdiğini belirterek, Husilerin ‘gemilere ve uçaklara karşı korsanlık, şiddet ve terör uyguladığını’ kaydetti.

Trump, “Husilerin saldırıları nedeniyle Amerikan bandıralı bir ticaret gemisinin Süveyş Kanalı, Kızıldeniz ya da Aden Körfezi'nden güvenli bir şekilde geçememesinin üzerinden bir yıldan fazla zaman geçti. Hiçbir terörist güç ABD gemilerinin dünyanın dört bir yanındaki su yollarında özgürce seyretmesini engelleyemeyecektir” ifadelerini kullandı.

Trump ordunun Husi liderlerini, üslerini ve füze savunma sistemlerini hedef aldığını söyledi.

Trump, Husilere gönderdiği mesajda şunları söyledi: “Saldırılarınız bugünden itibaren durmalı. Amerikan gemilerine yönelik saldırılara müsamaha göstermeyeceğiz ve hedefimize ulaşana kadar ölümcül güç kullanacağız.”

Trump, Husilerin başlıca destekçisi olan İran'ı Husilere desteğini sürdürmemesi konusunda uyararak, İran'ın ABD'yi tehdit etmesi halinde “Amerika sizi tamamen sorumlu tutacak ve bu konuda hiç de nazik olmayacağız” dedi.

DAFVGRT
Yetkililer, ABD saldırılarının kısmen Kızıldeniz'deki Harry S. Truman uçak gemisinden kalkan uçaklar tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. (CENTCOM)

Bir yetkilinin günlerce ve muhtemelen haftalarca sürebileceğini söylediği saldırılar, Trump'ın göreve geldiği ocak ayından bu yana ABD'nin Ortadoğu'daki en büyük askeri operasyonu. Söz konusu saldırılar, ABD'nin nükleer programı konusunda müzakere masasına oturtmaya çalıştığı Tahran üzerindeki yaptırım baskısını arttırdığı bir dönemde gerçekleşiyor.

XSCDFRGT
ABD Başkanı Donald Trump'ın Yemen'deki Husilere karşı askeri saldırılar başlatmasının ardından bir gemi açıklanmayan bir yere füze ateşliyor. (Reuters)

Saldırılar, Husilerin Kızıldeniz, Umman Denizi, Babu’l Mendeb Boğazı ve Aden Körfezi'nde seyreden İsrail gemilerine yönelik saldırıları yeniden başlatma niyetlerini açıklamalarından birkaç gün sonra gerçekleşti ve ocak ayında Gazze ateşkesiyle başlayan göreceli sükûnet dönemini sona erdirdi.

ABD saldırıları aynı zamanda Trump'ın İran'ın nükleer programı konusunda görüşmelerde bulunmak üzere İran Dini Lideri Ali Hamaney'e gönderdiği mektuptan birkaç gün sonra gerçekleşti.

Kara işgali yok

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) dün yaptığı açıklamada, kuvvetlerin ABD çıkarlarını savunmak üzere Yemen genelinde Husilere karşı geniş çaplı bir operasyon başlattığını duyurdu. X platformunda yapılan açıklamada, saldırıların aynı zamanda ‘düşmanları caydırmayı ve seyrüsefer özgürlüğünü yeniden tesis etmeyi’ amaçladığı belirtildi.

قوات #القيادة_المركزية_الأمريكية (#سنتكوم) تشن عملية واسعة النطاق ضد الحوثيين المدعومين من إيران في اليمن

في 15 مارس/آذار، بدأت القيادة المركزية الأمريكية سلسلة من العمليات التي شملت ضربات دقيقة ضد أهداف الحوثيين المدعومين من إيران في مختلف أنحاء اليمن، وذلك للدفاع عن المصالح… pic.twitter.com/yOGASY5DYl

— U.S. Central Command (@CENTCOMArabic) March 15, 2025

 

Axios'un aktardığına göre ABD'li bir yetkili, ABD'nin Husilere yönelik saldırılarının günlerce ya da haftalarca sürebileceğini söyledi.

CNN'in resmi bir kaynaktan aktardığına göre ABD Yemen'i karadan işgal etmeyecek ya da oraya asker göndermeyecek, bunun yerine stratejik hedeflere bir dizi saldırı düzenleyecek.

العمليات التي تنفذها #القيادة_المركزية_الأمريكية (#سنتكوم) ضد الحوثيين المدعومين من إيران مستمرة... pic.twitter.com/7SptJ1sEbB

— U.S. Central Command (@CENTCOMArabic) March 15, 2025

 

CNN, Husilere karşı önümüzdeki birkaç hafta içinde daha fazla eylem beklendiğini, ancak bunun bugünkü saldırı dizisinin neden olduğu hasarın değerlendirilmesine bağlı olduğunu bildirdi.

Kanalın bir başka yetkiliden aktardığına göre Husilere yönelik bugünkü saldırıların planlanması uzun zaman aldı, çünkü hedefler hakkında gerekli bilgileri toplamak için yeterli zamana ihtiyaç vardı.

‘Büyük ölçekli’ saldırılar

New York Times (NYT) dün, ABD'nin Yemen'de Husilerin kontrolündeki bölgelerde onlarca hedefe ‘geniş çaplı’ askeri saldırılar düzenlediğini duyurdu.

Husilere bağlı Al-Masirah TV, ABD'nin Saada şehrinin kuzeyindeki Kahza bölgesine ve Yemen'in Hacca vilayetindeki Mubin bölgesine hava saldırıları düzenlediğini bildirdi.

CDFGTH
Yemen'deki Husileri hedef alan askeri saldırılar sırasında ABD ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğraf (CENTCOM)

NYT’ye göre ABD ve İngiltere'nin düzenlediği sekiz hava saldırısında Yemen'in el-Beyda vilayetindeki Mukayris ve el-Kureyşiye bölgeleri hedef alındı.

Al-Masirah TV daha önce de Yemen'in Dhamar vilayetinde iki bölgenin hedef alındığını bildirmişti.

NYT, “Hava ve deniz saldırıları, Kızıldeniz'deki uluslararası nakliye yollarını açmak amacıyla radarları, hava savunma sistemlerini, füze sistemlerini ve insansız hava araçlarını (İHA) hedef alıyor” bilgisini paylaştı.

EFRTGY
Yemen'in başkenti Sana'ya düzenlenen hava saldırısının ardından dumanlar yükseliyor (EPA)

Şarku’l Avsat’ın NYT’den aktardığına göre ABD'li yetkililer Husilere yönelik hava saldırılarının birkaç gün sürebileceğini ve Husilerin tepkisine bağlı olarak yoğunlaştırılabileceğini belirtti. Yetkililer, ‘Yemen'deki askeri operasyonun aynı zamanda Husileri destekleyen İran'a bir uyarı göndermeyi amaçladığını’ aktardı.

SCDFVGRT
ABD'nin Sana'ya düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AP)

NYT, Trump'ın Husilerin Yemen'in kuzeyinde bulunan bölgeler üzerindeki kontrollerini ellerinden almak için yoğun bir askeri harekât başlatma stratejisini ‘henüz onaylamadığını’ ifade etti.

Söz konusu saldırılar, İsrail'in Gazze Şeridi'ne uyguladığı ablukaya karşılık olarak Husilerin Yemen açıklarında İsrail gemilerine yönelik saldırılarını yeniden başlattığını duyurmasından günler sonra geldi.

İran destekli Husilerin saldırıları, İsrail ile Hamas arasında ocak ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana durmuştu.



Husiler Sana'daki Şeyh el-Ahmar'ın evini kuşattı

Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)
Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)
TT

Husiler Sana'daki Şeyh el-Ahmar'ın evini kuşattı

Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)
Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)

Husi grubu, birkaç gündür Yemen'deki Haşid aşiretinin en önde gelen şeyhlerinden biri olan aşiret lideri Himyar el-Ahmar’ın, Husi kontrolündeki başkent Sana'nın kuzeyindeki el-Hesebe mahallesindeki evine güvenlik kuşatması uyguluyor. Bu hareket, aşiret ve siyasi çevrelerde geniş çaplı kınamalara yol açtı.

Şarku’l Avsat'a bilgi veren kaynaklar, Husi lideri Yusuf el-Madani'nin birkaç gün önce el-Ahmar’ın evinin etrafına sıkı bir güvenlik kordonu kurulması emrini verdiğini söyledi. Maskeli silahlı kişiler zırhlı araçlar ve askeri kamyonlarla eve giden sokaklara konuşlandırıldı ve giriş çıkışları kısıtlamak için kontrol noktaları kuruldu.

Kaynaklara göre, grubun uyguladığı prosedürler arasında Haşid kabilesi ve diğer kabilelerden şeyhler de dahil olmak üzere ziyaretçilerin kimliklerinin kontrol edilmesi ve bazılarının eve girmesinin engellenmesi, diğer ziyaretçilerin ise bir daha el-Ahmer'i ziyaret etmeyeceklerine dair taahhüt imzalamaya zorlanması yer alıyordu. Bu durum, grubun kontrolü altındaki bölgelerde kabile şeyhlerine karşı dikkat çekici bir tırmanış anlamına geliyor.

Şeyh Himyar el-Ahmar, Yemen'deki Haşid kabilesinin en önde gelen şeyhlerinden biridir (Facebook)

Şeyh Himyar el-Ahmar, Yemen'deki Haşid kabilesinin en önde gelen şeyhlerinden biridir (Facebook)

Sana'a'nın kuzeyindeki el-Ahmar’ın evinin yakınlarında yaşayanlar, Şarku’l Avsat'a verdikleri demeçte, mahallede alışılmadık güvenlik takviyelerinin yaşandığını, bunun günlük hayatı etkilediğini ve özellikle artan halk hoşnutsuzluğu doğrultusunda durumun aşiret çatışmalarına dönüşmesi konusunda ciddi endişeler doğurduğunu söylediler.

Bölge sakinleri ayrıca, "provokatif" olarak nitelendirdikleri bu hamlenin, özellikle kuşatma uzarsa veya hedef alınan kişilerin sayısı artarsa, kabileler arasındaki gerilimleri daha da artıracağından endişe ediyorlar.

Boyun eğdirme mesajları

Şeyh Himyar el-Ahmar, Yemen'in siyasi sahnesindeki en büyük ve en etkili kabilelerden biri olan Haşid kabilesinin en önde gelen sosyal figürlerinden biridir. Gözlemciler, bu statüdeki bir kabile figürünü hedef almanın, acil güvenlik endişelerinin ötesine geçen siyasi bir mesaj olarak görülebileceğini değerlendiriyor.

Amran, Sana ve çevresindeki kırsal kesimden aşiret liderleri, Şarku’l Avsat'a yaptıkları açıklamada, Husilerin aldığı önlemlerden duydukları derin memnuniyetsizliği dile getirerek, aşiret önderlerine yönelik devam eden tacizin yerleşik toplumsal normların ihlali ve kuzeydeki aşiretler arasında gerilimi artırma tehdidi olduğunu belirttiler.

Bu tür önlemlerin devam etmesinin, Yemen toplumunda derinden kök salmış aşiret geleneklerine doğrudan bir provokasyon oluşturduğunu, bu geleneklere göre evleri silahlarla kuşatmanın veya kutsallıklarını ihlal etmenin suç sayıldığını vurguladılar.

 Husiler, kendilerine karşı herhangi bir ayaklanma korkusuyla halk üzerinde sıkı bir güvenlik baskısı uyguluyor (EPA)Husiler, kendilerine karşı herhangi bir ayaklanma korkusuyla halk üzerinde sıkı bir güvenlik baskısı uyguluyor (EPA)

Yerel kaynaklar, Husi militanlarının, Haşid aşiretinin önde gelen isimlerinden aşiret şeyhi Cibran Mücahid Ebu Şevarib'i, Sana'nın kuzeyindeki bir kontrol noktasında, el-Ahmar ailesinin evini ziyaretinden dönerken kaçırdığını ve hiçbir açıklama yapmadan bilinmeyen bir yere götürdüklerini bildirdi.

Ziyaretler devam ediyor

Husilerin sıkılaştırdığı güvenlik önlemlerine rağmen, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenleri, grubun birkaç gündür konut çevresinde uyguladığı kısıtlamaları hiçe sayarak Sana'daki Şeyh Humeyr el-Ahmar’ın evini ziyaret etmeye devam ediyor.

Aşiret kaynaklarına göre önde gelen sosyal figürler, silahlı adamların konuşlandırılması ve bölge çevresinde kontrol noktalarının kurulmasının devam etmesi göz önüne alındığında, "aşiret geleneklerinin ihlali" olarak nitelendirdikleri durumu reddetmek ve dayanışma göstermek için Şeyh el-Ahmar’ın evine ulaşma konusunda istekliydiler.

Kaynaklar, ziyaretlerin gergin bir atmosferde gerçekleştiğini ancak aşiretlerin Şeyh el-Ahmar'a olan sürekli desteğini yansıttığını vurguladı.

Gözlemciler, bu aşiret hareketlerinin taciz politikasını ve evlerin kuşatılmasını reddeden açık mesajlar taşıdığını, Yemen'deki aşiret geleneklerinin evlere özel bir kutsallık tanıdığını ve onları herhangi bir şekilde hedef almayı yasakladığını savundu.

 Bir güvenlik kamerası görüntüsü, Şeyh el-Ahmar’ın evinin önünde daha önce yapılan bir Husi askeri geçit törenini gösteriyor (Facebook)Bir güvenlik kamerası görüntüsü, Şeyh el-Ahmar’ın evinin önünde daha önce yapılan bir Husi askeri geçit törenini gösteriyor (Facebook)

Bu gelişmeler, Husilerin Sana ve diğer şehirleri ele geçirmesinden bu yana, kabilelerin nüfuz dengesini yeniden şekillendirmek ve geleneksel liderleri kendi otoritesine tabi kılmak amacıyla, Husiler ile bir dizi kabile şeyhi ve ileri gelenleri arasında yaşanan gergin ilişki bağlamında ortaya çıkmaktadır.

Tekrarlanan provokasyonlar bağlamında, Husi grubu geçen yıl Ağustos ayında Sana'da merhum Şeyh Abdullah bin Hüseyin el-Ahmar’ın evinin ana kapısı önünde "Humeyni sloganı" atarak askeri geçit töreni düzenledi.


Gazze’deki karmaşık durumun ortasında Barış Konseyi’nin taahhütleri sınanıyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze’deki karmaşık durumun ortasında Barış Konseyi’nin taahhütleri sınanıyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlık ettiği Barış Konseyi’nin ilk toplantısı, çeşitli önerileri gündeme taşıdı. Washington yönetimi toplantının çıktısını Gazze Şeridi’nin yeniden imarı için finansman sağlanması ve Hamas’ın silahsızlandırılması başlıklarında özetlerken, Arap tarafı taleplerini Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının tüm maddeleriyle uygulanması, uluslararası istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin Tel Aviv’in engellemeleri olmaksızın görev yapabilmesi üzerine yoğunlaştırdı.

40’tan fazla ülkeden temsilciler ile 12 ülkeden gözlemcinin katıldığı toplantının sonuçlarının uygulama aşamasında başarıya ulaşıp ulaşamayacağı ise tartışma konusu oldu. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, özellikle İsrail’in geri çekilmemesi ve Hamas’ın silahsızlandırılmasına ilişkin net mutabakat sağlanamaması gibi başlıca engeller nedeniyle sürecin ciddi zorluklarla karşılaşabileceğini, bunun da anlaşmanın aksamasına ya da askıya alınmasına yol açabileceğini ifade etti.

Endişeler

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Gazze Şeridi’ndeki barış sürecini zayıflatabilecek girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Söz konusu açıklama, Subianto’nun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan Barış Konseyi’nin açılışına katılmasının ertesi gününde geldi. Toplantıda, İsrail saldırılarıyla büyük yıkıma uğrayan Gazze Şeridi’nin yeniden inşası ve bölgede uluslararası bir istikrar gücü oluşturulması konuları öne çıkmıştı.

Trump, ABD’nin konseye 10 milyar dolar bağışta bulunacağını açıklarken; Suudi Arabistan, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Fas, Bahreyn, Katar, Özbekistan ve Kuveyt’in Gazze Şeridi’ne yönelik yardım paketi için 7 milyar dolardan fazla katkı sağladığını belirtti.

Hamas’ın silahsızlandırılması gerektiğini vurgulayan Trump, hareketin söz verdiği üzere silahlarını teslim edeceğini ifade ederek, aksi halde ‘sert bir karşılık’ verileceği uyarısında bulundu. Trump, “Dünya şu anda Hamas’ı bekliyor… Şu an önümüzdeki tek engel o” dedi.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da Barış Konseyi toplantısındaki konuşmasında Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılması planına destek verdiğini açıkladı. Başbakan Binyamin Netanyahu ise toplantı öncesinde “Gazze silahsızlandırılmadan yeniden inşa olmayacak” mesajını vermişti.

Toplantıda konuşan ve yeni kurulan uluslararası istikrar gücünün komutanı olan General Jasper Jeffers, Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk’un güç göndermeyi taahhüt ettiğini açıkladı. Gazze’ye komşu iki ülke olan Mısır ve Ürdün’ün ise polis ve güvenlik güçlerinin eğitilmesini üstlenmeyi kabul ettiği bildirildi.

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, toplantıda yaptığı konuşmada Batı Şeria ile Gazze Şeridi arasındaki bağın korunmasının önemine işaret ederek, Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’ndeki sorumluluklarını yeniden üstlenebilmesi gerektiğini belirtti. Medbuli, Filistinlilerin kendi işlerini doğrudan yürütebilmesi ve teknokrat komitenin Gazze Şeridi’nin tüm bölgelerinde görev yapabilmesi çağrısında bulundu.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ise konuşmasında Doha’nın nihai çözüme ulaşılması amacıyla Konsey’in çalışmalarına 1 milyar dolar katkı sağlayacağını duyurdu. Al Sani, Trump liderliğindeki Barış Konseyi’nin ‘20 maddelik planın tam ve gecikmeksizin uygulanmasını’ sağlayacağını ifade etti.

Yerinden edilmiş Filistinli amatör boksör Farah Ebu’l-Kumsan, Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları önünde duruyor. (AFP)Yerinden edilmiş Filistinli amatör boksör Farah Ebu’l-Kumsan, Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları önünde duruyor. (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde İsrail meseleleri analisti olarak görev yapan Dr. Said Ukkaşe, Barış Konseyi’nde ortaya konan çerçevenin net planlar içermediğini ve bunun anlaşmanın uygulanmasında karmaşaya, hatta tıkanma ve donmaya yol açabileceğini belirtti. Ukkaşe, ABD Başkanı Donald Trump’ın, engellerin giderilmesi ve gerekli mutabakatların sağlanmasına odaklanmadan konseyi hızla devreye sokarak bir başarı elde etmeye çalıştığını ifade etti.

Filistinli siyasi analist Nizar Nazzal da benzer bir görüş dile getirdi. Nazzal, Konsey’in taahhütlerinin uygulama aşamasında sekteye uğrayabileceğini belirterek, ekonomik başlıklara -örneğin yeniden imar için fon sağlanmasına- ağırlık verildiğini, ancak açık bir yol haritası ortaya konmadığını söyledi. Güvenlik boyutunda ise Hamas’ın silahsızlandırılmasının gündeme getirildiğini, buna karşın İsrail’in çekilmesi ya da hareketin geleceği konusunda netlik bulunmadığını kaydetti.

Nazzal, siyasi yükümlülüklerden uzak bu yaklaşımın temel bir sorun teşkil ettiğini vurgulayarak, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması, İsrail’in geri çekilmesi ve teknokrat komitenin yetkilendirilmesi gibi hassas başlıkların güvenlik alanındaki karmaşık dengeler nedeniyle gecikebileceğini ifade etti.

Hamas’ın önceliği

Hamas ise son günlerde ABD Başkanı Donald Trump’ın silahsızlanma yönündeki açıklamalarıyla doğrudan bir polemiğe girmekten kaçınmayı sürdürdü. Hareket, perşembe günü yayımladığı bildiride, Gazze Şeridi’ne ilişkin herhangi bir düzenlemenin ‘İsrail saldırılarının tamamen durdurulmasıyla’ başlaması gerektiğini vurguladı.

Hamas, akşam saatlerinde yaptığı bir başka açıklamada da Gazze’nin ve Filistin halkının geleceğine dair ele alınacak her türlü siyasi sürecin ya da düzenlemenin, ‘saldırıların bütünüyle sona erdirilmesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere Filistin halkının meşru ulusal haklarının güvence altına alınması’ temelinde şekillenmesi gerektiğini belirtti.

ABD’li arabulucu Bishara Bahbah ise perşembe günü basına yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahsızlandırılmasının, mensuplarına güvence ve koruma sağlanmasına bağlı olduğunu ifade etti.

Ukkaşe, ABD ve İsrail’den gelen açıklamaların, silahsızlanma gerçekleşmeden Gazze Şeridi’nde saldırıların durmasının mümkün olmadığına işaret ettiğini savundu. Ukkaşe, Hamas’ın izlediği çizginin örgütün varlığını sürdürme isteğini yansıttığını belirterek, bunun anlaşma maddelerinin tamamlanmasına engel olabileceğini ve Washington’un istikrar gücünün yetkileri ile konuşlandırılma takvimini netleştirmemesi halinde savaşın yeniden başlayabileceğini söyledi.

Nazzal ise Hamas’ın tamamen tasfiyesi üzerinden bir müzakere yürütülmesinin mümkün olmadığını belirterek, hareketin geleceğinin kapsamlı biçimde ele alınması ve karşılıklı tavizlere dayalı formüller yerine gerçek ve ciddi mutabakatlara yönelinmesi gerektiğini ifade etti.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.