Suriye: Zorluklar karşısında ‘zafer’ kutlamaları

Esed karşıtı ayaklanmanın 14’üncü yıldönümünde askeri helikopterler bomba değil çiçek attı

Suriye askeri helikopterleri dün Şam'ın Emevi Meydanı'nda toplanan insanların üzerine çiçek ve konfeti bıraktı. (AP)
Suriye askeri helikopterleri dün Şam'ın Emevi Meydanı'nda toplanan insanların üzerine çiçek ve konfeti bıraktı. (AP)
TT

Suriye: Zorluklar karşısında ‘zafer’ kutlamaları

Suriye askeri helikopterleri dün Şam'ın Emevi Meydanı'nda toplanan insanların üzerine çiçek ve konfeti bıraktı. (AP)
Suriye askeri helikopterleri dün Şam'ın Emevi Meydanı'nda toplanan insanların üzerine çiçek ve konfeti bıraktı. (AP)

Suriyeliler dün, ülkeyi onlarca yıl demir ve ateşle yöneten Esed rejiminin devrilmesinden sonra ilk kez, halk protestolarının başlamasının 14’üncü yıldönümünü kutladı. Kutlamalar, gelecekteki Suriye'ye dair iyimserlik ile yıkılan rejimin mirasına dair korkuları harmanlayan bir zafer havası verdi.

Suriye şehirleri ve bölgeleri, Şam'daki yeni yönetimin iç barışla ilgili karşılaştığı ciddi zorluklara rağmen ‘Suriye kazandı’ sloganı altında kutlamalara sahne oldu. Geçtiğimiz hafta eski rejimin kalıntılarının yeni yönetime karşı başlattığı silahlı isyanın arka planında, Suriye'nin kıyı bölgesinde eşi benzeri görülmemiş bir şiddet dalgasının patlak vermesiyle yeni yönetim ilk ve en şiddetli sınavıyla karşı karşıya kaldı.

Geçiş dönemine ilişkin beş yıllık ‘anayasa bildirgesi’ de Suriye’nin dokusu açısından ciddi bir endişe kaynağı oldu. Pek çok kişi bu bildirgenin ülkedeki dini ve ulusal çeşitliliği garanti etmediğini düşünüyor.

Djjdjd
Şam'ın Emevi Meydanı'nda halk protestolarının başlamasının 14’üncü yıldönümünü kutlayan Suriyeliler

Suriye yönetiminden ve İdlib, Humus ve Şam'daki meydanlara akın eden kitlelerden gelen mesajlar, bu meydanların yeni aşamanın kutlandığı bir platforma dönüştüğünü yansıtıyordu. Bazıları meydanlardaki kutlama ivmesini ‘ülkenin karşı karşıya olduğu zorlu sınavları atlatması için halkın yeni yönetim etrafında toplanmasının’ bir ifadesi olarak gördü.

Suriyelilere güvence vermek ve yetkililerin tekelci bir yönetime doğru ilerlediği yönündeki korkuları yatıştırmak amacıyla Suriye askeri helikopterleri başkent semalarına çiçek ve broşürler bırakarak, ‘Suriye devriminin değerlerini, halkın iradesini gerçekleştirmeyi, adaleti, hesap verebilirliği, çoğulculuğu, vatandaşlığı ve medeniyeti’ yineledi. Broşürlerde, ‘Aramızda nefrete yer yok’, ‘Yarın Şam her zaman olduğu gibi çiçek açacak’ gibi ifadeler yer aldı.

Kamu Güvenliği Dairesi, Emevi Meydanı'na girişi kapattı ve halka çiçek dağıttı. Emevi Meydanı'ndan 32 yaşındaki Hana ed-Dağri şunları söyledi: “Şu anda olanlar düşünmeye bile cesaret edemediğim bir hayal. 12 yıl önce güvenlik güçleri tarafından arandığım için Şam'dan ayrıldım. Özgürlük olmasaydı geri dönme umudum yoktu.”

Fkdjdj
İdlib'de devrimi anma törenine katılanlar arasında bir çocuk (Reuters)

“Geçtiğimiz yıllarda Kuzey Suriye'de devrimin yıldönümünü kutluyorduk. Bugün de Emevi Meydanı'nda kutluyoruz. Bu kutlu bir zafer” diyen 41 yaşındaki Abdulmunim Nemr, arkadaşlarıyla birlikte büyük bir bayrak kaldırdı ve etrafında dans edip şarkı söyledi.

Kutlamalara katılmak üzere ailesiyle birlikte Şam'a gelen 40 yaşındaki Muhammed et-Tavil de Şarku’l Avsat'a konuştu. “Kimsenin zaferi çalmasına izin vermeyeceğiz” diyen et-Tavil, geçtiğimiz hafta boyunca kıyı bölgesinde rejim kalıntıları tarafından öldürülen onlarca şehidin yasını tuttuklarını söyledi. Et-Tavil, bir Suriyeli olarak ‘zaferi koruma’ konusundaki kararlılığını vurguladı.

Mezze mahallesinden 25 yaşındaki Refah Hudayr, “Devrim patlak verdiğinde 11 yaşındaydım ve Esed rejimi tarafından gözaltı merkezlerinde öldürülen ailemizden gençleri kaybetmenin acısını ailemle birlikte yaşadım. Buraya tüm Suriyeliler için bir Suriye istediğimizi söylemeye geldim... Yeni yönetimin tüm kararlarına katılmayabiliriz ama ülkemizi korumak için bir arada durmalıyız, savaşa ve kan dökülmesine geri dönmek istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

Jdjdj
Suriye ordusuna ait bir helikopter dün Şam'daki Emevi Meydanı'nın üzerine çiçek ve konfeti bıraktı. (AFP)

Diğer taraftan sivil toplum örgütleri Dera kentinde ‘kutlama yapmak için değil, dayanışma için bir alan yaratmak ve tutukluları hatırlamak ve adalet olmadan Suriye için barış ya da istikrar olmayacağını’ vurgulamak için bir miting çağrısında bulundu.

SDG: Çok önemli bir aşama

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) dün yaptığı açıklamada, Suriye'nin çok önemli bir aşamayla karşı karşıya olduğunu ve yıllardır süren savaş ve bölünmüşlüğün etkilerini halen yaşadığını belirterek, Suriye kıyılarındaki gerilimin ulusal bir ateşkes ihtiyacını vurguladığını kaydetti. SDG tarafından devrimin 14’üncü yıldönümü münasebetiyle yapılan açıklamada, “Geçtiğimiz aralık ayında rejimin devrilmesinin ardından Suriye, bazı bölgelerde şiddetin devam etmesi ve ülkenin yıllardır süren savaş ve bölünmüşlüğün etkilerinden hala mustarip olması nedeniyle büyük zorluklar içeren önemli bir aşamayla karşı karşıya” denildi.

Açıklamanın devamında, “Suriye’nin kıyı kesimindeki gerilim ve sivil kayıplar, acil bir ulusal ateşkese ve istikrar ve barışa yönelik her türlü ilerlemeyi engelleyen şiddet döngüsüne son verilmesine duyulan acil ihtiyacın altını çizmektedir” ifadesi yer aldı. SDG, Suriye'de kısa süre önce yayınlanan anayasa bildirgesine ilişkin çekincelerini de dile getirerek, “Bu bildirge hayal kırıklığı yaratmıştır ve Suriye halkının demokratik ve adil bir devlet kurma arzusunu yeterince yansıtmamaktadır. Bu nedenle, Suriye gerçekliğini ve karmaşıklığını dikkate alan ve Suriye'yi her zaman karakterize eden çoğulculuğa ve çeşitliliğe saygı duyan kapsamlı siyasi çözümlere olan ihtiyacı vurguluyoruz” açıklamasında bulundu.

Bu hafta başında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ve SDG Lideri Mazlum Abdi, milislerin Suriye devlet kurumlarına tam olarak entegre edilmesini öngören önemli bir anlaşma imzaladı.

Kxkdk
Şam'ın Emevi Meydanı'nda düzenlenen devrimi anma töreninden (AFP)

Suriye resmi haber ajansı SANA, Suriye'nin kuzeyindeki Halep Uluslararası Havaalanı'nın, Beşşar Esed'i deviren askeri operasyonun ardından askıya alınan uçuşlara salı günü yeniden başlayacağını bildirdi. SANA'nın Suriye Sivil Havacılık Kurumu'na dayandırdığı haberinde, “Halep Uluslararası Havalimanı 18 Mart Salı günü yeniden hava trafiğine açılacak” denildi. Suriye Sivil Havacılık Kurumu tarafından yapılan açıklamada, “Halep Uluslararası Havalimanı'nın tüm teknik ve idari hazırlıkların tamamlanmasının ardından uçuşları kabul etmeye hazır olduğunu belirtmek isteriz” denildi.



Gazze’deki karmaşık durumun ortasında Barış Konseyi’nin taahhütleri sınanıyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze’deki karmaşık durumun ortasında Barış Konseyi’nin taahhütleri sınanıyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlık ettiği Barış Konseyi’nin ilk toplantısı, çeşitli önerileri gündeme taşıdı. Washington yönetimi toplantının çıktısını Gazze Şeridi’nin yeniden imarı için finansman sağlanması ve Hamas’ın silahsızlandırılması başlıklarında özetlerken, Arap tarafı taleplerini Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının tüm maddeleriyle uygulanması, uluslararası istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin Tel Aviv’in engellemeleri olmaksızın görev yapabilmesi üzerine yoğunlaştırdı.

40’tan fazla ülkeden temsilciler ile 12 ülkeden gözlemcinin katıldığı toplantının sonuçlarının uygulama aşamasında başarıya ulaşıp ulaşamayacağı ise tartışma konusu oldu. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, özellikle İsrail’in geri çekilmemesi ve Hamas’ın silahsızlandırılmasına ilişkin net mutabakat sağlanamaması gibi başlıca engeller nedeniyle sürecin ciddi zorluklarla karşılaşabileceğini, bunun da anlaşmanın aksamasına ya da askıya alınmasına yol açabileceğini ifade etti.

Endişeler

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Gazze Şeridi’ndeki barış sürecini zayıflatabilecek girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Söz konusu açıklama, Subianto’nun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan Barış Konseyi’nin açılışına katılmasının ertesi gününde geldi. Toplantıda, İsrail saldırılarıyla büyük yıkıma uğrayan Gazze Şeridi’nin yeniden inşası ve bölgede uluslararası bir istikrar gücü oluşturulması konuları öne çıkmıştı.

Trump, ABD’nin konseye 10 milyar dolar bağışta bulunacağını açıklarken; Suudi Arabistan, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Fas, Bahreyn, Katar, Özbekistan ve Kuveyt’in Gazze Şeridi’ne yönelik yardım paketi için 7 milyar dolardan fazla katkı sağladığını belirtti.

Hamas’ın silahsızlandırılması gerektiğini vurgulayan Trump, hareketin söz verdiği üzere silahlarını teslim edeceğini ifade ederek, aksi halde ‘sert bir karşılık’ verileceği uyarısında bulundu. Trump, “Dünya şu anda Hamas’ı bekliyor… Şu an önümüzdeki tek engel o” dedi.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da Barış Konseyi toplantısındaki konuşmasında Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılması planına destek verdiğini açıkladı. Başbakan Binyamin Netanyahu ise toplantı öncesinde “Gazze silahsızlandırılmadan yeniden inşa olmayacak” mesajını vermişti.

Toplantıda konuşan ve yeni kurulan uluslararası istikrar gücünün komutanı olan General Jasper Jeffers, Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk’un güç göndermeyi taahhüt ettiğini açıkladı. Gazze’ye komşu iki ülke olan Mısır ve Ürdün’ün ise polis ve güvenlik güçlerinin eğitilmesini üstlenmeyi kabul ettiği bildirildi.

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, toplantıda yaptığı konuşmada Batı Şeria ile Gazze Şeridi arasındaki bağın korunmasının önemine işaret ederek, Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’ndeki sorumluluklarını yeniden üstlenebilmesi gerektiğini belirtti. Medbuli, Filistinlilerin kendi işlerini doğrudan yürütebilmesi ve teknokrat komitenin Gazze Şeridi’nin tüm bölgelerinde görev yapabilmesi çağrısında bulundu.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ise konuşmasında Doha’nın nihai çözüme ulaşılması amacıyla Konsey’in çalışmalarına 1 milyar dolar katkı sağlayacağını duyurdu. Al Sani, Trump liderliğindeki Barış Konseyi’nin ‘20 maddelik planın tam ve gecikmeksizin uygulanmasını’ sağlayacağını ifade etti.

Yerinden edilmiş Filistinli amatör boksör Farah Ebu’l-Kumsan, Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları önünde duruyor. (AFP)Yerinden edilmiş Filistinli amatör boksör Farah Ebu’l-Kumsan, Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları önünde duruyor. (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde İsrail meseleleri analisti olarak görev yapan Dr. Said Ukkaşe, Barış Konseyi’nde ortaya konan çerçevenin net planlar içermediğini ve bunun anlaşmanın uygulanmasında karmaşaya, hatta tıkanma ve donmaya yol açabileceğini belirtti. Ukkaşe, ABD Başkanı Donald Trump’ın, engellerin giderilmesi ve gerekli mutabakatların sağlanmasına odaklanmadan konseyi hızla devreye sokarak bir başarı elde etmeye çalıştığını ifade etti.

Filistinli siyasi analist Nizar Nazzal da benzer bir görüş dile getirdi. Nazzal, Konsey’in taahhütlerinin uygulama aşamasında sekteye uğrayabileceğini belirterek, ekonomik başlıklara -örneğin yeniden imar için fon sağlanmasına- ağırlık verildiğini, ancak açık bir yol haritası ortaya konmadığını söyledi. Güvenlik boyutunda ise Hamas’ın silahsızlandırılmasının gündeme getirildiğini, buna karşın İsrail’in çekilmesi ya da hareketin geleceği konusunda netlik bulunmadığını kaydetti.

Nazzal, siyasi yükümlülüklerden uzak bu yaklaşımın temel bir sorun teşkil ettiğini vurgulayarak, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması, İsrail’in geri çekilmesi ve teknokrat komitenin yetkilendirilmesi gibi hassas başlıkların güvenlik alanındaki karmaşık dengeler nedeniyle gecikebileceğini ifade etti.

Hamas’ın önceliği

Hamas ise son günlerde ABD Başkanı Donald Trump’ın silahsızlanma yönündeki açıklamalarıyla doğrudan bir polemiğe girmekten kaçınmayı sürdürdü. Hareket, perşembe günü yayımladığı bildiride, Gazze Şeridi’ne ilişkin herhangi bir düzenlemenin ‘İsrail saldırılarının tamamen durdurulmasıyla’ başlaması gerektiğini vurguladı.

Hamas, akşam saatlerinde yaptığı bir başka açıklamada da Gazze’nin ve Filistin halkının geleceğine dair ele alınacak her türlü siyasi sürecin ya da düzenlemenin, ‘saldırıların bütünüyle sona erdirilmesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere Filistin halkının meşru ulusal haklarının güvence altına alınması’ temelinde şekillenmesi gerektiğini belirtti.

ABD’li arabulucu Bishara Bahbah ise perşembe günü basına yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahsızlandırılmasının, mensuplarına güvence ve koruma sağlanmasına bağlı olduğunu ifade etti.

Ukkaşe, ABD ve İsrail’den gelen açıklamaların, silahsızlanma gerçekleşmeden Gazze Şeridi’nde saldırıların durmasının mümkün olmadığına işaret ettiğini savundu. Ukkaşe, Hamas’ın izlediği çizginin örgütün varlığını sürdürme isteğini yansıttığını belirterek, bunun anlaşma maddelerinin tamamlanmasına engel olabileceğini ve Washington’un istikrar gücünün yetkileri ile konuşlandırılma takvimini netleştirmemesi halinde savaşın yeniden başlayabileceğini söyledi.

Nazzal ise Hamas’ın tamamen tasfiyesi üzerinden bir müzakere yürütülmesinin mümkün olmadığını belirterek, hareketin geleceğinin kapsamlı biçimde ele alınması ve karşılıklı tavizlere dayalı formüller yerine gerçek ve ciddi mutabakatlara yönelinmesi gerektiğini ifade etti.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.