İsrail, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını yeniden başlattı... 400'den fazla Filistinli hayatını kaybetti

İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi'ne düzenlediği saldırının ardından yakınlarının cenazelerinin etrafında duran Filistinliler, 18 Mart 2025. (AFP)
İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi'ne düzenlediği saldırının ardından yakınlarının cenazelerinin etrafında duran Filistinliler, 18 Mart 2025. (AFP)
TT

İsrail, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını yeniden başlattı... 400'den fazla Filistinli hayatını kaybetti

İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi'ne düzenlediği saldırının ardından yakınlarının cenazelerinin etrafında duran Filistinliler, 18 Mart 2025. (AFP)
İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi'ne düzenlediği saldırının ardından yakınlarının cenazelerinin etrafında duran Filistinliler, 18 Mart 2025. (AFP)

Günün gelişmeleri…

Gazze Şeridi'ndeki Sağlık Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, İsrail'in şafak vakti Gazze Şeridi'nde düzenlediği bir dizi şiddetli hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısının ‘çoğu çocuk ve kadın olmak üzere’ 330'a yükseldiğini duyurdu.

Gazze Hastaneler Genel Müdürü Muhammed Zakut AFP'ye yaptığı açıklamada, “Sağlık Bakanlığı bu sabah çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 412'den fazla şehit bildirdi” dedi. Zakut ayrıca, ‘yıkılan evlerin enkazı altında onlarca kayıp insan’ olduğunu da ifade etti.

Sağlık Bakanlığı, Gazze Şeridi'ne yönelik bir dizi şiddetli ve kanlı hava saldırısı sonucunda onlarcası ağır ve kritik durumda olmak üzere 440'tan fazla yaralı olduğunu açıkladı.

Diğer yandan İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ndeki Hamas hedeflerine yoğun saldırılar düzenlediğini duyurdu.

İsrail ordusu bugün, Gazze Şeridi boyunca bir hava saldırısı dalgası başlatmasının ardından bölge sakinlerine Gazze'nin doğusunu tahliye etmelerini ve Gazze Şeridi’nin orta kesimine doğru yönelmelerini emretti.

Bugün yayınlanan emirler, İsrail'in yeniden kara harekâtı başlatabileceğine işaret ediyor.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, Gazze Şeridi'ndeki Beyt Hanun, Hirbet Huzaa, Abasan el-Kebira ve Abasan el-Cedide mahallelerinin sakinlerine bulundukları yerleri derhal boşaltmaları ve Gazze Şehri'nin batısı ile Han Yunus şehrine gitmeleri çağrısında bulundu.

Reuters'a konuşan üst düzey bir Hamas lideri, İsrail'in ateşkes anlaşmasını tek taraflı olarak sona erdirdiğini söyledi. Hamas tarafından yapılan açıklamada, “Netanyahu ve aşırılık yanlısı hükümeti, ateşkes anlaşmasını bozma kararı aldı ve Gazze Şeridi'ndeki esirleri bilinmeyen bir kaderle karşı karşıya bıraktı” denildi.

Yerinden edilen Filistinliler için kampa dönüştürülen bir okulun yıkılmış bölümünün kalıntılarına bakan bir adam, 18 Mart 2025. (AFP)Yerinden edilen Filistinliler için kampa dönüştürülen bir okulun yıkılmış bölümünün kalıntılarına bakan bir adam, 18 Mart 2025. (AFP)

Ordu saldırılarla ilgili daha fazla ayrıntı vermedi, ancak Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamada, orduya ‘Hamas terör örgütüne karşı kararlı bir şekilde harekete geçme’ talimatı verildiği belirtildi.

Açıklamada, “Hamas'ın esirlerimizi serbest bırakmayı tekrar tekrar reddetmesi ve ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve arabuluculardan gelen tüm önerileri reddetmesinin ardından bu adım atıldı. Şu andan itibaren İsrail, Hamas'a karşı askeri gücünü arttırarak hareket edecek” ifadeleri yer aldı.

İsrail Washington'la istişarede bulundu

Öte yandan Beyaz Saray sözcülerinden biri Fox News'e yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarla ilgili olarak ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle istişarede bulunduğunu söyledi.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee X platformunda yaptığı paylaşımda, ‘Başbakan ve hükümetin direktifleri doğrultusunda İsrail ordusu ve iç istihbarat servisi Şin-Bet'in Gazze Şeridi'ndeki Hamas terör örgütüne ait hedeflere geniş çaplı bir saldırı başlattığını’ ifade etti.

 Filistinliler bugün Han Yunus'ta bir eve düzenlenen İsrail hava saldırısının gerçekleştiği yeri incelerken, bir çocuk yıkılan evin enkazı üzerinde oturuyor. (Reuters)Filistinliler bugün Han Yunus'ta bir eve düzenlenen İsrail hava saldırısının gerçekleştiği yeri incelerken, bir çocuk yıkılan evin enkazı üzerinde oturuyor. (Reuters)

Şarku'l Avsat'ın ulaştığı sağlık görevlileri ve görgü tanıkları, İsrail saldırılarının Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ta üç evi, Gazze şehrinde bir binayı ve Han Yunus ile Refah'taki çeşitli hedefleri vurduğunu bildirdi. Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü, İsrail'in Gazze'ye en az 35 hava saldırısı düzenlediğini açıkladı. Filistin televizyon kanalı El-Aksa TV, İsrail bombardımanının Gazze Şeridi'nde onlarca ev, cami, okul ve çadırı hedef aldığını bildirdi.

 İsrail'in bugün Gazze Şeridi'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi'ne düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir çocuğun cenazesini taşıyan bir adam (AFP)İsrail'in bugün Gazze Şeridi'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi'ne düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir çocuğun cenazesini taşıyan bir adam (AFP)

Biri İçişleri Bakanlığı'ndan olmak üzere iki Hamas kaynağı bugün AFP'ye yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'ndeki Hamas hükümetinin polis ve güvenlik hizmetlerinden sorumlu İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Mahmud Ebu Vatfe’nin dün gece İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarında öldürüldüğünü söyledi.

Beş saat içinde yüzlerce ölü

Gazze Şeridi'ndeki Sağlık Bakanlığı, yaralı sayısının 440'ın üzerine çıktığını bildirdi.

Daha önce Gazze Şeridi'ndeki hükümet medya ofisinden yapılan açıklamada, İsrail saldırıları sonucunda Gazze Şeridi'nde beş saat içinde 322 kişinin öldüğü ve onlarca kişinin yaralandığı belirtilmişti. Açıklamada, son beş saat içinde İsrail saldırıları sonucunda bazı ailelerin tüm bireylerinin öldürüldüğü de belirtildi.

Sahadaki zor insani durum ve Gazze Şeridi'nin tüm bölgelerindeki yakıt eksikliği nedeniyle ulaşım sektörünün felç olmasından ötürü ölülerin büyük bir kısmının şu ana kadar hastanelere ulaşamadığına dikkat çekilen açıklamada, ‘soykırım suçlarında’ ölenlerin çoğunun kadın, çocuk ve yaşlılar olduğu belirtildi.

Gazze Şeridi'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi'nde İsrail saldırısında yaralanan akrabasının yanında ağlayan bir kadın, 18 Mart 2025. (AFP)Gazze Şeridi'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi'nde İsrail saldırısında yaralanan akrabasının yanında ağlayan bir kadın, 18 Mart 2025. (AFP)

Gazze Şeridi'ndeki hükümet medya ofisi, tıbbi malzeme ve insani yardım girişinin engellenmeye devam edilmesi sonucunda Gazze Şeridi'ndeki sağlık sisteminin çöktüğünü, bunun da hastanelerin çalışmasını durdurma ve yaralılara ve hastalara sağlık hizmeti verememe tehdidi yarattığını, ayrıca Gazze Şeridi'nin hayati sektörlerine yakıt girişinin engellenmesinin Gazze Şeridi'ni bir felaket bölgesi haline getireceğini açıkladı.

Medya ofisi, İsrail ordusunun bu acımasız ve iğrenç suçları işlemeye devam etmesini en güçlü ifadelerle kınadı. Ofis tarafından yapılan açıklamada, “İşgali, saldırıların tehlikeli yansımalarından tamamen sorumlu tutuyoruz. Büyük Filistin halkının bu suçlardan yılmayacağını ve İsrail işgali sona erene kadar kararlılığını ve meşru mücadelesini sürdüreceğini yineliyoruz” denildi.

 İsrail'in hava saldırıları sonucunda Han Yunus'un el-Mevasi bölgesinde yerlerinden edilen insanların kaldığı bir kampta çıkan yangın sonrası (Reuters)İsrail'in hava saldırıları sonucunda Han Yunus'un el-Mevasi bölgesinde yerlerinden edilen insanların kaldığı bir kampta çıkan yangın sonrası (Reuters)

Ofis, uluslararası toplumu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ni, insan hakları ve insani yardım örgütlerini ‘bu vahşi katliamları durdurmak, çocuklara, kadınlara ve genel olarak sivillere yönelik saldırganlığa son vermek ve İsrail işgalinin liderlerini sorumlu tutmak için’ derhal harekete geçmeye çağırdı.

İsrail’in hava saldırılarından kısa bir süre önce İsrail müzakere heyetinin, Mısır’ın başkenti Kahire'den Hamas'la ateşkes anlaşmasının sonraki aşamaları ve esirlerin serbest bırakılması konusunda herhangi bir ilerleme kaydedemeden döndüğü haberleri basında yer almıştı. Hamas, ateşkesin yürürlüğe girdiği ocak ayından bu yana İsrail'in 150'den fazla Filistinliyi öldürdüğünü açıkladı.



Hizbullah masada mı? Perde arkası iddialar gündemde… Lübnan dosyası İran’a mı devrediliyor?

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Meclis Başkanı Nebih Berri ve Başbakan Nevvaf Selam’ın arasında (Arşiv fotoğrafı - Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Meclis Başkanı Nebih Berri ve Başbakan Nevvaf Selam’ın arasında (Arşiv fotoğrafı - Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Hizbullah masada mı? Perde arkası iddialar gündemde… Lübnan dosyası İran’a mı devrediliyor?

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Meclis Başkanı Nebih Berri ve Başbakan Nevvaf Selam’ın arasında (Arşiv fotoğrafı - Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Meclis Başkanı Nebih Berri ve Başbakan Nevvaf Selam’ın arasında (Arşiv fotoğrafı - Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Hizbullah arasında, Lübnan’ı temsilen müzakereleri kimin yürüteceğine ilişkin artan gerilim ve İsrail’in yoğunlaşan saldırıları, Avn’ın Meclis Başkanı Nebih Berri ve Başbakan Nevaf Selam ile planladığı görüşmenin ertelenmesine neden oldu. Taraflar, tansiyonun düşürülmesi ve uygun bir zemin oluşturulması amacıyla toplantıyı ileri bir tarihe bırakırken, bu süreçte iletişimi kesmeyerek temaslarını sürdürme kararı aldı. ABD’nin saldırıları durdurma yönünde ilerleme sağlaması halinde görüşmenin kısa sürede yeniden yapılması öngörülüyor.

Ancak yüksek siyasi tonla yürütülen bu medya savaşı, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım’ın, İsrail ile doğrudan müzakereleri reddetme gerekçelerini açıkladığı bildiride yer alan mesajların önemini gölgelemiyor.

Kasım’ın, “Yetkililer bilsin ki performansları ne Lübnan’a ne de kendilerine fayda sağlar. İsrail-Amerikan tarafının onlardan istediği onların elinde değil, sizin ondan istediklerinizi de size vermeyecek” sözleri, Avn’ın ABD arabuluculuğunda doğrudan müzakere seçeneğini destekleyen siyasi çoğunlukta şaşkınlıkla karşılandı.

İran mesajı

Lübnanlı kaynaklara göre, Kasım’ın dile getirmediği hususlar açıklamalarından daha fazla önem taşıyor. Bu çerçevede Hizbullah’ın sahada tek başına “etki ve güç sahibi” olduğu mesajını vermeyi amaçladığı belirtiliyor. Kaynaklar, bunun İran’ın Lübnan adına müzakere yürütme konusunda en yetkin taraf olduğu yönünde dolaylı bir işaret taşıdığını ifade ediyor. Kasım’ın, İran ile ABD arasında Pakistan’da yapılan görüşmeler sonrası sağlanan ateşkese teşekkür etmesi de bu yaklaşımın bir yansıması olarak görülüyor.

vfeve
Güney Lübnan’da, İsrail sınırına yakın bölgede UNIFIL güçlerine ait bir devriye (AP)

Kasım’ın, dolaylı müzakereleri kimin yürüteceğini özellikle belirtmemesi dikkat çekerken, “Ateşkes herhangi bir arabulucudan gelirse kabul etmeliyiz” demesi de soru işaretlerine yol açtı.

Beyrut kulislerinde dolaşan iddialara göre Hizbullah, İran’ın ABD ile Pakistan’da yürüttüğü müzakerelere dolaylı biçimde dahil oluyor. Partiyle bağlantılı danışmanların masada yer almadığı, ancak yakın bir odada bulunarak gerektiğinde görüş aktardığı öne sürülüyor. Diplomatik kaynaklar ise bu senaryonun doğru olması halinde Hizbullah’ın Lübnan dosyasını İran’a devretme ısrarının Washington tarafından kabul edilmeyeceğini belirtiyor. ABD’nin, Lübnan’ın İran’a bağlanmasına karşı çıktığı ve doğrudan müzakere yetkisinin anayasal olarak cumhurbaşkanına ait olduğunu savunduğu ifade ediliyor.

Hizbullah neden doğrudan müzakereleri reddediyor?

Kaynaklar, Hizbullah’ın askeri sahadaki gücüne dayanarak son sözün kendisinde kalmasını istediğini ve müzakereleri yürütecek tarafı da kendisinin belirlemek istediğini öne sürüyor. Ancak İsrail’in köyleri yıkmaya ve operasyonlarını sürdürmeye devam ettiği bir ortamda, bu tutumun Lübnan halkına nasıl anlatılacağı sorusu gündeme geliyor.

sdtgrt
Güney Lübnan’da, İsrail topçu atışlarının hedef aldığı bölgede yükselen duman (EPA)

Hizbullah’ın doğrudan müzakereleri reddederek zaman kazanmaya çalıştığı, bunun ise İsrail’e saldırılarını sürdürmek için gerekçe sunduğu ifade ediliyor. Saldırıların yalnızca sınır hattıyla sınırlı kalmayıp Litani Nehri’nin kuzeyine kadar uzandığı belirtiliyor.

Kaynaklar, zamanın Lübnan’ın aleyhine işlediğini vurgulayarak Hizbullah’ın silahlarını devlete devretmesi ve müzakere koşullarını güçlendirecek cesur bir adım atması gerektiğini dile getiriyor.

Avn’a siyasi destek çağrısı

Krizin aşılması için Cumhurbaşkanı Avn’a siyasi destek sağlanması gerektiğini belirten kaynaklar, Avn’ın ABD arabuluculuğunda doğrudan müzakere çağrısından geri adım atmayacağını ifade ediyor. Avn’ın, müzakerelerin başlaması için İsrail’in saldırılarını durdurmasını şart koştuğu ve ulusal ilkelerden taviz vermeyeceğini vurguladığı aktarılıyor.

Ülkedeki gerginliğin azaltılması için siyasi söylemlerde daha ılımlı bir dil benimsenmesi gerektiği, aksi halde iç barışın riske girebileceği uyarısı yapılıyor.

Güneyde geri dönüş zor

Kaynaklar, savaşın sürmesi halinde güneyde yerinden edilenlerin geçici göçünün kalıcı hale gelebileceği uyarısında bulunuyor. İsrail’in geniş çaplı yıkımı nedeniyle birçok köyün yaşanamaz hale geldiği, bu nedenle geri dönüşün zorlaştığı ifade ediliyor.

Diplomatik çözümün tek çıkış yolu olduğu belirtilirken, Hizbullah’ın savaş politikalarının ülkeye ağır bedeller yüklediği ve uluslararası toplumun silahların devlet kontrolüne alınması yönündeki baskısının arttığı kaydediliyor. Ayrıca güneyin yeniden inşası için uluslararası destekli bir planın zorunlu olduğu, bunun da Hizbullah üzerinde siyasi baskı oluşturabileceği ifade ediliyor.


Irak’ın Riyad Büyükelçisi: Bölgesel koşullar hacıların kara yoluyla sevkini zorunlu kıldı

Irak’ın Riyad Büyükelçisi Safiye Talib es-Suheyl (Fotoğraf: Türki el-Ukayli)
Irak’ın Riyad Büyükelçisi Safiye Talib es-Suheyl (Fotoğraf: Türki el-Ukayli)
TT

Irak’ın Riyad Büyükelçisi: Bölgesel koşullar hacıların kara yoluyla sevkini zorunlu kıldı

Irak’ın Riyad Büyükelçisi Safiye Talib es-Suheyl (Fotoğraf: Türki el-Ukayli)
Irak’ın Riyad Büyükelçisi Safiye Talib es-Suheyl (Fotoğraf: Türki el-Ukayli)

Irak’ın Riyad Büyükelçisi Safiye Talib es-Suheyl, bu yıl Iraklı hacı sayısının yaklaşık 41 bin olduğunu ve kafilelerin Suudi topraklarına günde ortalama bin 500 hacı olacak şekilde, ülkenin kuzeyindeki Cedide Arar sınır kapısından giriş yaptığını söyledi. Süheyl, sürecin entegre bir hizmet sistemiyle yürütüldüğünü belirtti.

Şarku’l Avsat’a özel açıklamalarda bulunan Süheyl, Bağdat ile Riyad arasındaki koordinasyonun en üst düzeyde sürdüğünü, iki ülkede hac ve umre ile içişleri bakanlıkları arasında güvenlik düzenlemeleri ve hacıların ibadetlerini huzur içinde yerine getirmeleri için gerekli organizasyonların ele alındığını ifade etti.

Büyükelçi, Irak’ın bu yıl yalnızca kara yoluyla sevk seçeneğini tercih etmesinin, mevcut bölgesel koşullar çerçevesinde hacıların güvenliğini sağlama amacı taşıdığını ve olası aksaklıkların önüne geçmeyi hedeflediğini vurguladı. Süheyl ayrıca Cedide Arar sınır kapısının gelişmiş altyapı ve donanımına övgüde bulundu.

41 bin hacı

Safiye Talib es-Suheyl, mevcut bilgilere göre Irak’ın bu sezonki hac kotasının 41 bin kişi olduğunu, ayrıca 200 doktorun da kafilelere eşlik ettiğini belirtti. Bu sayının Irak’ın tüm vilayetleri ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nden gelen hacıları kapsadığını, idari, sağlık, rehberlik ve medya ekiplerinin de sürece dahil olduğunu kaydetti.

Kara yolu tercih edildi

Büyükelçi, Bağdat’ın bu sezon yalnızca kara yolu seçeneğini benimsediğini ve sevkin Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki Cedide Arar sınır kapısı üzerinden gerçekleştirildiğini belirterek, bunun mevcut saha koşullarıyla uyumlu ve güvenlik öncelikli bir karar olduğunu söyledi.

fdfvfe
Safiye es-Suheyl, Irak’ın bu sezonki hac kotasının 41 bin Iraklı hacı olduğunu açıkladı (Kuzey Sınır Bölgesi Emirliği)

Süheyl, “Iraklı hacıların ilk kafilesi 26 Nisan Pazar akşamı yola çıktı. İlk gruplar, Kuzey Sınır Bölgesi Emiri Prens Faysal bin Halid’in gözetiminde karşılandı. Kendisi bu konuya özel önem veriyor. Arar’daki yetkililerle birlikte Iraklı hacılara en üst düzeyde misafirperverlik ve hizmet sunulması için yoğun çaba gösterildi” dedi.

Cedide Arar sınır kapısı

Süheyl, Cedide Arar sınır kapısının gelişmiş altyapısına dikkat çekerek, “Bizzat inceleme fırsatı bulduk. 9 bin metrekareyi aşan hac terminali, günlük 20 bin hacı kapasitesi, 68 pasaport gişesi, 6 kontrol noktası ve 24 saat hizmet veren entegre sağlık ve güvenlik sistemi bulunuyor” ifadelerini kullandı.

evfev
Kuzey Suudi Arabistan’daki Cedide Arar sınır kapısına varan bir Iraklı hacı (Kuzey Sınır Bölgesi Emirliği)

Sevkiyatın günlük yaklaşık 1500 hacı olacak şekilde sürdüğünü belirten büyükelçi, modern ve klimalı turistik otobüslerle taşınan hacılar için Suudi Arabistan topraklarında güzergâh boyunca dinlenme noktaları oluşturulduğunu, Hac ve Umre Bakanlığı tarafından kurulan çadır kentlerde konaklama, yemek, sağlık hizmetleri ve ibadet alanlarının sağlandığını aktardı.

Suudi tarafıyla koordinasyon

Süheyl, Irak ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin köklü ve çok boyutlu olduğunu, iki ülke arasında din, coğrafya ve ortak çıkar bağlarının bulunduğunu vurguladı. Hac dosyasının bu ilişkilerde özel bir yere sahip olduğunu belirten büyükelçi, bunun dini ve insani bir boyut taşıdığını ifade etti.

Irak’ın, 1447 Hac sezonu düzenlemelerine ilişkin anlaşmayı Suudi Arabistan ile imzalayan 150’den fazla ülke arasında ilk ülke olduğunu kaydeden Süheyl, bunun iki ülke arasındaki koordinasyonun derinliğini gösterdiğini söyledi.

rhttyh
Iraklı büyükelçiye göre Bağdat ile Riyad arasındaki koordinasyon en üst düzeyde yürütülüyor (Kuzey Sınır Bölgesi Emirliği)

Bu sezon hazırlıkların Irak Yüksek Hac ve Umre Kurumu ile Suudi Hac ve Umre Bakanlığı arasında en üst düzeyde yürütüldüğünü belirten büyükelçi, aynı zamanda iki ülkenin içişleri bakanlıkları arasında da güvenlik koordinasyonunun sağlandığını, Irak İçişleri Bakanı’nın geniş kapsamlı toplantılar düzenlediğini ve bu sürecin Suudi muhataplarla eşgüdüm içinde yürütüldüğünü aktardı.

Süheyl, koordinasyonun Irak içindeki kara yollarının güvenliğinden başlayarak Arar sınır kapısına kadar sürdüğünü, buradan itibaren güvenlik sorumluluğunun Suudi tarafına geçtiğini ve kutsal bölgelere kadar entegre bir sistem içinde devam ettiğini söyledi.

Hacılar için çadır kent

Büyükelçi, Suudi Arabistan’ın Kral Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens liderliğinde hacılara sunduğu hizmetleri takdir ederek, gümrük ve pasaport işlemlerinin kolaylaştırıldığını, 24 saat sağlık ve acil hizmetlerin sağlandığını, lojistik destek, ulaşım ve rehberlik hizmetlerinin sunulduğunu ifade etti. Hacılar için kurulan çadır kentlerin de bu hizmetlerin önemli bir parçası olduğunu belirtti.

Süheyl, Irak diplomatik misyonunun Cidde Başkonsolosluğu ve Irak Hac Heyeti ile koordinasyon içinde çalışarak hacıların tüm ihtiyaçlarını takip ettiğini ve gerekli konsolosluk ile idari desteği sağladığını söyledi.

dserfg
Süheyl, Suudi Arabistan’ın Kral ve Veliaht Prens liderliğinde hacılara yönelik hizmetlerini takdir etti (Kuzey Sınır Bölgesi Emirliği)

Konuşmasında kara yolu güzergâhına da değinen Süheyl, İslam tarihinin en önemli hac yollarından biri olan ve Abbasi Halifesi Harun Reşid’in eşi Zübeyde bint Cafer’in adıyla anılan “Darb Zübeyde”yi hatırlattı. Bu yolun, Kufe ile Mekke arasında hacılar için su ve altyapı imkânları sağlamak amacıyla geliştirildiğini ifade etti.

Süheyl, açıklamasının sonunda, Irak’ın hükümeti, halkı ve dini otoriteleriyle birlikte hac yolculuğuna büyük önem verdiğini, Suudi Arabistan ile iş birliği içinde bu yılki hac sezonunun güvenli ve sorunsuz geçmesi için çalıştıklarını vurguladı.


İsrail saldırısında Filistinli sağlık çalışanı hayatını kaybetti

Gazze kentindeki Şifa Hastanesi’nde, sağlık görevlilerine göre İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinlilerin cenazesine katılan yas tutanlar (Reuters)
Gazze kentindeki Şifa Hastanesi’nde, sağlık görevlilerine göre İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinlilerin cenazesine katılan yas tutanlar (Reuters)
TT

İsrail saldırısında Filistinli sağlık çalışanı hayatını kaybetti

Gazze kentindeki Şifa Hastanesi’nde, sağlık görevlilerine göre İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinlilerin cenazesine katılan yas tutanlar (Reuters)
Gazze kentindeki Şifa Hastanesi’nde, sağlık görevlilerine göre İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinlilerin cenazesine katılan yas tutanlar (Reuters)

Gazze Şeridi’nin kuzeyine bugün (Çarşamba) İsrail güçlerince düzenlenen hava saldırısında bir Filistinli sağlık görevlisi hayatını kaybetti, bir kadın da yaralandı.

Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın tıbbi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, sağlık görevlisi İbrahim Sakr, Gazze Şeridi’nin kuzeybatısında yer alan et-Tevam kavşağı yakınlarında düzenlenen saldırıda yaşamını yitirdi.

Kaynaklar ayrıca, Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya beldesinde bir kadının İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu yaralandığını aktardı.

Son 24 saat içinde aralarında naaşı enkaz altından çıkarılan bir kişinin de bulunduğu beş kişinin hayatını kaybettiği, yedi kişinin ise yaralandığı bildirildi.

Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 11 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkesten bu yana can kaybı 823’e, yaralı sayısı ise 2 bin 308’e yükseldi. Aynı dönemde 763 kişinin cansız bedeninin enkaz altından çıkarıldığı kaydedildi.