Netanyahu’dan Hamas'a uyarı: Gazze'ye yönelik saldırılar sadece bir başlangıç

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu. (EPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu. (EPA)
TT

Netanyahu’dan Hamas'a uyarı: Gazze'ye yönelik saldırılar sadece bir başlangıç

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu. (EPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu. (EPA)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunun dün Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarının ‘sadece bir başlangıç’ olduğu uyarısında bulundu. Netanyahu, Hamas'ın elindeki rehinelerin geri dönmesini sağlamak için askeri baskının ‘vazgeçilmez’ olduğunu vurguladı. Hamas Hareketi’nden yapılan açıklamaya göre İsrail tarafından Gazze Şeridi’ne düzenlenen saldırılar 400'den fazla kişinin ölümüne yol açarken, ateşkesin yürürlüğe girdiği 19 Ocak'tan bu yana gerçekleşen en ağır saldırılar oldu. İsrail, tüm rehineler ‘iade edilene’ kadar Gazze'de savaşı sürdürme sözü verirken, Hamas liderlerinden Sami Ebu Zuhri, İsrail'in Hamas’a ‘teslim olması için bir anlaşma dayatmaya’ çalıştığını söyledi. Zuhri, ABD'yi de ‘gerilimin tırmanmasına ortak olmakla’ suçladı. Öte yandan Netanyahu, dün akşam saatlerinde televizyonda yaptığı konuşmada, Hamas'ın ‘son 24 saat içinde İsrail’in gücünü hissettiğini’ söylerken, “Size ve onlara şunu vurgulamak istiyorum: Bu sadece bir başlangıç” ifadelerini kullandı.

Muhalifleri tarafından ‘siyaset sahnesinde kalmak için rehinelerin güvenliğini göz ardı ederek savaşı sürdürmeye çalışmakla’ suçlanan Netanyahu, Gazze Şeridi’ne düzenlenen saldırılara yeşil ışık yakılmasının ‘siyasi amaçlı’ olmadığını vurguladı.

Şimdiye kadar hükümetine zarar verebilecek olan 7 Ekim olaylarıyla ilgili bir soruşturma komisyonu kurmayı reddeden Netanyahu’nun bazı akrabaları İsrail İç Güvenlik Teşkilatı Şin-Bet tarafından ‘casusluk yapmak ve devlet sırlarını ifşa etmek’ şüphesiyle soruşturma altında. Pazar günü, Şin-Bet Başkanı Ronen Bar’ı görevden almayı planladığını açıklayan Netanyahu, artık ona güvenmediğini vurguladı.

Netanyahu son açıklamasıyla, Gazze Şeridi'ne yönelik ağır hava saldırıları emri vermesinin ardından İsrailli Rehinelerin Aileleri Forumu tarafından yapılan ve kendisini ‘Gazze'de tutulan rehineleri feda etmekle’ suçlayan bildiriye yanıt vermiş oldu. Gazze'deki rehinelerin serbest bırakılması için yapılacak müzakerelerin ‘bundan böyle sadece ateş altında yürütüleceğini’ söyleyen İsrail Başbakanı, rehinelerin geri dönmelerini sağlamak için askeri baskıyı ‘vazgeçilmez’ olarak niteledi. Hamas'ın 7 Ekim'de İsrail'e yönelik eşi ve benzeri görülmemiş saldırısı sırasında, 58'i halen Gazze'de olmak üzere 251 kişi kaçırılmış, İsrail bunların 34'ünün öldürüldüğünü açıklamıştı. 7 Ekim saldırısı Gazze'deki savaşın fitilini ateşledi. Gazze'deki savaş Katar, ABD ve Mısır’dan müzakerecilerin arabuluculuğunda sağlanan bir ateşkesle durduruldu.

Tam koordinasyon

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın ofisinden yapılan açıklamaya göre Saar dün, İsrail yanlısı Amerikan lobisi Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesi'nin (AIPAC) yönetim kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, “Hamas'ı ve Gazze'deki diğer terörist hedefleri bombaladık. Bu bir günlük saldırı değil. Askeri operasyona önümüzdeki günlerde de devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. İsrail hükümeti saldırıların, Hamas'ın rehineleri serbest bırakmayı reddederek ‘savaşmayı seçtiğini’ söyleyen baş müttefiki ABD ile ‘tam koordinasyon’ içinde gerçekleştirildiğini açıkladı.

Öte yandan bu son gerginlik, İsrail'in Hamas saldırısına karşılık olarak yıkıcı bir askeri operasyon başlattığı kuşatma altındaki Gazze Şeridi’nde geniş çaplı savaşın yeniden başlaması korkularını arttırıyor. Gazze şehrinin güneydoğusundaki Zeytun Mahallesi’nde bir çadırda yaşayan Ramiz el-Ammarin (25), her yerin savaş uçakları ve tanklar tarafından bombalandığını söyledi. “Gazze'ye yeniden cehennem ateşi açtılar” diyen Ramiz, “Cesetler ve vücut parçaları yerlerde. Yaralıları tedavi edecek doktor yok” dedi. Hamas hükümetine bağlı Gazze'deki Sağlık Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, 19 Ocak’ta yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana İsrail'in düzenlediği bu en ağır hava saldırılarında en az 413 kişinin öldüğü belirtildi. Hamas tarafından yapılan açıklamada ise Gazze Şeridi'ndeki Hükümet Çalışmalarını Takip Birimi Başkanı ve Hamas Siyasi Büro Üyesi İsam ed-Dalis ile birlikte İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Tümgeneral Mahmud Ebu Vatfe, İç Güvenlik Teşkilatı Genel Müdürü Behcet Ebu Sultan ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı Ahmed Ömer el-Hitte’nin öldürüldüğü duyuruldu. Açıklamada “Bu kişiler Siyonist işgalcinin savaş uçakları tarafından kendileri ve aileleri doğrudan hedef alınarak öldürüldüler” denildi. Hamas Hareketi, Birleşmiş Milletler (BM) ve BM Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) ‘İsrail’in saldırganlığını durdurmaya zorlayacak’ bir karar almak üzere acilen toplanma çağrısında bulundu.

Diğer taraftan görgü tanıklarına göre saldırıların şiddeti öğleden sonra azaldı. İsrail ordusu dün sabah İsrail'in sınır bölgelerinde tahliye emirleri yayınlamadan önce, bölge sakinleri başlarının üzerinde taşıdıkları çantalarla ve battaniyelerle kaçmaya başladılar.

Başka alternatif yok

İsrail Dışişleri Bakanı Saar, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile bir görüşme gerçekleştirdi. Saar, görüşmede İsrail’in askeri operasyonlara devam etmekten ‘başka alternatifi olmadığını’ vurguladı. İsrailli Bakan, ülkesinin ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un ateşkesi uzatma önerilerini kabul ettiğini, ancak Hamas'ın bu önerileri iki kez reddettiğini söyledi.

Uluslararası tarafların kınadığı saldırılar, ateşkesin sonraki aşamalarına ilişkin müzakerelerin durduğu ve iki taraf arasındaki farklı tutumların ortaya çıktığı bir döneme denk geldi. İsrail'deki Rehine Aileleri Forumu Netanyahu'yu ‘rehineleri feda etmekle’ suçladı. Ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonra serbest bırakılan rehinelerden Arjantin-İsrail vatandaşı Yair Horn, Tel Aviv'de yaptığı açıklamada, “Askeri baskı onları geri getirmeyecek, bunu deneyimlerimizden biliyoruz” ifadelerini kullandı. Ateşkesin ilk aşaması altı hafta sürmüş ve bu süre zarfında sekizi ölü olmak üzere 33 rehine, bin 800'den fazla Filistinli tutukluya karşılık serbest bırakılmıştı. İsrail, ABD’nin ateşkesin nisan ayı ortalarına kadar uzatılması yönündeki önerisini desteklediğini açıklamış, Hamas ise savaşın nihai olarak sona ermesi ve İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin tamamından çekilmesi beklenen ikinci aşama için müzakerelere başlanması gerektiğini vurgulamıştı. Kalıcı bir ateşkes için taraflar arasında yapılan dolaylı müzakereler geçtiğimiz hafta Katar'ın başkenti Doha'da başladı. Ancak Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre iki tarafın da heyetleri  cuma günü Doha’dan hiçbir ilerleme kaydedemeden ayrıldı. İlk aşamada İsrail, kuşatma altındaki Gazze Şeridi'ne daha fazla insani yardımın girmesine izin verdi, ancak daha sonra 2 Mart'ta insani yardımların girişini askıya aldı.

İsrail, ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçmek için Hamas yönetiminin 2007 yılından bu yana iktidarda olduğu Gazze'den çıkarılmasını ve askeri kolunun dağıtılıp silahsızlandırılmasını istiyor. Fransız Haber Ajansı AFP'nin İsrail'in resmi rakamlarından aktardığına göre Hamas'ın 7 Ekim’de İsrail’e düzenlediği saldırıda İsrail tarafında çoğu sivil bin 218 kişi hayatını kaybetti ve bu sayıya esir tutulurken öldürülen rehineler de dahil. BM tarafından güvenilir kabul edilen Hamas yönetiminin Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre ise Gazze'deki savaşta çoğu sivil kadın ve çocuk olmak üzere en az 48 bin 577 kişi hayatını kaybetti. Bu sayıya İsrail’in dün düzenlediği saldırılarda öldürülenler ise dâhil değil. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını Rusya, Türkiye ve İran'ın yanı sıra çok sayıda Arap ve Avrupa ülkesi kınadı. Mısır tarafından yapılan açıklamada, İsrail'in dün Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırıları ‘düşmanca’ olarak nitelendirilirken saldırıların ‘Filistinlileri göç etmeye zorlamak amacıyla Gazze Şeridi'ni yaşanmaz hale getirmeye yönelik kasıtlı çabaların bir parçası’ olduğu vurgulandı. İran Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise İsrail’in saldırıları Filistinlilere yönelik ‘soykırım ve etnik temizliğin devamı’ olarak nitelendirilip kınandı.



Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.


ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.