İsrail saldırıları tekrar başlarken Gazze Şeridi'nin yeniden inşa planı belirsizliğe gömüldü

Han Yunus'ta yerinden edilenlerin kaldığı çadır kampının yakınındaki Filistinli çocuklar (Reuters)
Han Yunus'ta yerinden edilenlerin kaldığı çadır kampının yakınındaki Filistinli çocuklar (Reuters)
TT

İsrail saldırıları tekrar başlarken Gazze Şeridi'nin yeniden inşa planı belirsizliğe gömüldü

Han Yunus'ta yerinden edilenlerin kaldığı çadır kampının yakınındaki Filistinli çocuklar (Reuters)
Han Yunus'ta yerinden edilenlerin kaldığı çadır kampının yakınındaki Filistinli çocuklar (Reuters)

İsrail'in dün Gazze Şeridi'ne yönelik askeri saldırılarını tekrar başlatması, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına yönelik Arap-İslam ülkeleri planına uluslararası mali ve siyasi destek sağlamayı amaçlayan istişarelerin akıbeti konusunda soru işaretleri yarattı.

Şarku’l Avsat'a konuşan gözlemci ve uzmanlar, yeniden imar planının uygulanmasının ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına ulaşılmasıyla yakından bağlantılı olduğunu ve Mısır ve Katar'daki arabulucuların savaşın durdurulması için gösterdikleri çabalara bağlı olduğunu vurguladı. Gözlemci ve uzmanlar, “İsrail saldırılarına ve Tel Aviv ile Washington'dan yeniden inşayı destekleyecek net sinyaller gelmemesine rağmen planı destekleme girişimleri devam edecek” değerlendirmesinde bulundu.

İsrail, daha fazla esirin serbest bırakılması için Hamas ile yapılan görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Gazze Şeridi'nde yeni hava saldırıları başlattı ve ‘askeri gücü arttırma’ sözü verdi.

Gazze Şeridi sınırında konuşlanmış İsrail askeri araçları, 18 Mart 2025. (Reuters)Gazze Şeridi sınırında konuşlanmış İsrail askeri araçları, 18 Mart 2025. (Reuters)

Mısır, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik hava saldırılarını ‘en güçlü ifadelerle’ kınadı. Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan resmî açıklamada, Mısır'ın ‘sakinleştirme ve istikrarı yeniden tesis etme çabalarını engellemeye yönelik adımları’ reddettiği belirtildi. Açıklamada taraflara ‘itidalli davranmaları ve arabulucuların kalıcı bir ateşkese ulaşma çabalarını tamamlamalarına izin vermeleri’ çağrısında bulunuldu.

Mısır Cumhurbaşkanı ve Kuveyt Emiri dün yaptıkları telefon görüşmesinde, ‘uluslararası toplumun derhal ateşkes sağlanması, iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve Ortadoğu'da kalıcı barışın sağlanmasının tek garantisi olan 4 Haziran 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulması için sorumluluklarını üstlenmesi gerektiğini’ vurguladılar.

Mısır Şura Konseyi (Mısır parlamentosunun ikinci meclisi) Üyesi Dr. Abdulmunim Said, Arap yeniden inşa planının desteklenmesine ilişkin temasların devam ettiğine inanıyor. Said, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, “Savaşın başlangıcından bu yana şiddete yol açan sürekli çelişkiler vardı. Ancak bu, sakinleşmek için müzakere ve arabuluculuk yollarının benimsenmesini engellemedi” dedi.

Said, “Yeniden inşa planı Gazze Şeridi'ni kurtarmak ve barışı sağlamak için yaşayan bir projedir. Zira genel olarak barışa yönelik daha geniş bir vizyon içermektedir” ifadelerini kullanarak Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın bu konuda yaptığı son temaslara atıfta bulundu.

 İsrail'in dün Gazze Şeridi'ndeki bazı bölgelerin boşaltılması emrini vermesinin ardından evlerinden ayrılan Filistinliler (Reuters)İsrail'in dün Gazze Şeridi'ndeki bazı bölgelerin boşaltılması emrini vermesinin ardından evlerinden ayrılan Filistinliler (Reuters)

Mısır Dış İlişkiler Konseyi Üyesi Muhammed Hicazi de Said’le aynı fikirde. Şarku’l Avsat'a konuşan Hicazi, ‘yeniden inşa için uluslararası desteği harekete geçirmek üzere temasların devam ettiğini’ söyledi. ‘Yeniden inşa planının İsrail'in reddettiği ateşkes anlaşmasıyla uyumlu olduğunu, ancak bunun Mısır ve Arapların savaşı durdurma ve yeniden inşaya başlama çabalarını engellemeyeceğini’ belirten Hicazi, bölgeyi daha fazla gerginlikten kurtarmak için uluslararası baskıya güvendiklerini ifade etti.

İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının yeniden başlaması öncesinde Mısır, Gazze Şeridi'nin toparlanması ve yeniden inşasına yönelik Arap-İslam ülkeleri planına siyasi ve maddi destek sağlamak üzere harekete geçti.

Bu bağlamda Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Kahire'deki olağanüstü zirvenin sonuçlarının ve Gazze Şeridi'nin yeniden imarı planının uygulanmasına ilişkin olarak Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Ürdün, Katar, Filistin, Türkiye, Nijerya ve Endonezya'nın da aralarında bulunduğu Arap Birliği – İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Bakanlar Komitesi üyesi ülkelerdeki mevkidaşlarıyla bir dizi telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Mısır Dışişleri Bakanlığı pazartesi günü, Gazze Şeridi'ndeki sağlık sektörünün rehabilitasyonu konusunda 100'den fazla yabancı büyükelçi ve uluslararası kuruluş temsilcisinin katıldığı bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Toplantıda Gazze Şeridi'nin yeniden inşa planına ilişkin görsel bir sunum yapıldı.

Toplantı sırasında Abdulati, planın başarıya ulaşması için Gazze Şeridi'nde ateşkesin istikrara kavuşturulması gibi ön koşulların bulunduğunu belirtti. Abdulati, Gazze Şeridi'nin yeniden inşa planının bölgesel ve uluslararası düzeyde geniş destek gördüğünü ve Mısır'ın şu anda planın uygulanması için gerekli finansmanı sağlamak üzere Kahire'de ‘Gazze Şeridi'nin Yeniden İnşası Konferansı’ düzenlemek için çalıştığını vurguladı.

Han Yunus'ta yerinden edilenlerin kaldığı çadır kampının yakınındaki Filistinli çocuklar (Reuters)Han Yunus'ta yerinden edilenlerin kaldığı çadır kampının yakınındaki Filistinli çocuklar (Reuters)

Kudüs Üniversitesi'nde siyaset bilimi profesörü olan Eymen er-Rakab, İsrail'i ‘yeniden inşa planının uygulanmasının önündeki başlıca engellerden biri’ olarak değerlendirdi. Er-Rakab Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, “ABD, İsrail'i ateşkesi durdurmaya ikna edebilecek tek taraftı, ancak tam tersine Tel Aviv'e savaşı sürdürmesi için yeşil ışık yaktı” dedi.

“Şu ana kadar Washington'un Gazze Şeridi'nin yeniden inşa planını başarıya ulaştırma arzusunu gösteren herhangi bir eylem ya da adım yok” diyen er-Rakab, ‘yeniden inşanın Gazze Şeridi'nde ateşkesin ikinci aşamasına geçmeyi gerektirdiğini ve şu ana kadar bunun başarılamadığını’ kaydetti. Er-Rakab, “Arabulucuların İsrail ve Washington'u ikinci aşamaya geçmeye ikna edip edemeyecekleri belli değil” ifadesini kullandı.

Eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Reha Ahmed Hasan, yeniden inşa planının Arap ve ardından İslam ülkeleri tarafından kabul edildiği ilk günden itibaren, ‘İsrail'in ikinci aşamaya ilişkin müzakereleri engelleyerek ve ABD'nin ilk aşamayı uzatma önerisine bağlı kalarak kanıtladığı gibi, bunu uygulamamakta kararlı olduğunun görüldüğünü’ söyledi.

Hasan, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte “Tam bir ateşkes olmadan yeniden inşa gerçekleştirilemez” diyerek, arabulucuların ABD'nin de yardımıyla ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçilmesi için daha fazla çaba göstermelerini istedi. Hasan ayrıca, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıların yeniden başlamasının Mısır ve Arap ülkeleri tarafından reddedilen yer değiştirme planını hayata geçireceğine dikkat çekti.

Diğer yandan ABD yönetimi yeniden inşa planına ilişkin tutumu konusunda çelişkili sinyaller gönderiyor. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce bu ayın başlarında yaptığı açıklamada, önerilen anlaşmanın ‘Trump'ın talep ettiği koşulları ya da niteliği karşılamadığını’ belirterek, “Anlaşma beklentileri karşılamıyor” dedi. Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ise Mısır'ın çabalarını övdü. Witkoff, planın detaylarını onaylamadan şunları söyledi: “Bunu daha fazla tartışmamız gerekiyor, ancak bu Mısırlılar açısından iyi niyetin ilk adımı.”

Yeniden inşa planı, altı aylık bir geçiş dönemi boyunca Gazze Şeridi'nin işlerini yönetecek, bağımsız ve Filistin hükümetinin şemsiyesi altında çalışacak fraksiyonel olmayan ‘teknokratlardan’ oluşan bir komitenin kurulmasını içeriyor. Plana göre, yeniden inşa sürecinde Gazze Şeridi'nde yerlerinden edilmiş insanlara geçici konutlar sağlanacak ve Gazze Şeridi içinde yedi bölgede 1,5 milyondan fazla insanı barındırabilecek alanlar oluşturulacak. Planda Gazze Şeridi'nin yeniden inşasının 53 milyar dolar tutacağı ve sürecin 5 yıl süreceği tahmin ediliyor.

 



Irak, Kuveyt tarafından sınırında herhangi bir silahlı saldırı yaşandığını reddetti

 Irak bayrağı
Irak bayrağı
TT

Irak, Kuveyt tarafından sınırında herhangi bir silahlı saldırı yaşandığını reddetti

 Irak bayrağı
Irak bayrağı

Irak İçişleri Bakanlığı dün, Bağdat'ın 550 km güneyindeki Basra vilayetinde bir sınır karakoluna Kuveyt tarafından ateş açıldığı yönündeki haberleri yalanladı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre Bakanlık yaptığı açıklamada, bazı medya kuruluşlarında ve sosyal medya platformlarında dolaşan haberlerin "tamamen asılsız" olduğunu belirtti.

Söz konusu olayın gerçekleşmediğini ve iki ülke arasındaki sınır şeridinde durumun normal ve istikrarlı bir şekilde ilerlediğini vurguladı.

Irak İçişleri Bakanlığı, medya kuruluşlarına haberlerinde doğruluk ilkesine uymaları ve yalnızca resmi kaynaklara dayanmaları çağrısında bulunarak, karışıklığa yol açabilecek ve Irak ile Kuveyt arasındaki kardeşlik ilişkilerini olumsuz etkileyebilecek söylentilerden etkilenmemeleri konusunda uyardı.

Bakanlık ayrıca, ülkenin güvenliğini ve istikrarını baltalamayı amaçlayan yanlış haberler yayanlara karşı gerekli önlemleri alma hakkını saklı tuttuğunu ifade etti.


"Koordinasyon Çerçevesi" Maliki konusunda Amerika'nın yanıtını bekliyor

Maliki dün Bağdat'ta Barak ile görüştü (Irak Haber Ajansı)
Maliki dün Bağdat'ta Barak ile görüştü (Irak Haber Ajansı)
TT

"Koordinasyon Çerçevesi" Maliki konusunda Amerika'nın yanıtını bekliyor

Maliki dün Bağdat'ta Barak ile görüştü (Irak Haber Ajansı)
Maliki dün Bağdat'ta Barak ile görüştü (Irak Haber Ajansı)

Nuri el-Maliki, dün Bağdat'ta ABD elçisi Tom Barrack ile görüştükten sonra, en büyük Şii bloğu olan "Koordinasyon Çerçevesi" tarafından başbakanlığa aday gösterilmesiyle ilgili olarak ABD'nin yanıtını bekliyor.

Washington, el-Maliki'nin adaylığına karşı çıktı ve Başkan Donald Trump, "Hukuk Devleti" koalisyonu liderinin üçüncü kez başbakanlığa dönmesi halinde Irak'a yapılacak her türlü yardımı keseceği tehdidinde bulundu.

Şarku’l Avsat’ın görüştüğü Maliki'ye yakın kaynaklar, Kürt ve Sünni partiler ile "Hukuk Devleti" koalisyonu da dahil olmak üzere çeşitli tarafların, Maliki'nin ilk ve ikinci dönemlerinde (2006-2014) onun klişeleşmiş imajını değiştirmek için çaba sarf ettiğini vurguladı.

Hukuk Devleti koalisyonunun sözcüsü Akil Fetlavi, "Başkan Donald Trump'ın yakın zamanda yayınladığı tweet'in ele alınış biçimiyle ilgili olarak Amerikan tutumunda önemli bir gelişme yaşandığını" belirtti ve tweet'in "Amerika Birleşik Devletleri'nin resmi bir pozisyonunu temsil etmediğini" ifade etti.


El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
TT

El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi ve Başkan Yardımcısı Salim el-Hanbaşi, Hadramaut'un "kendi adına zafer kazandığını" ve "herkese yer olduğunu" belirterek, sivil barışı etkileyebilecek kışkırtma ve çağrılara karşı uyardı ve vilayette sivil davranışın benimsenmesi ve istikrarın korunması çağrısında bulundu.

El-Hanbeşi, "Şarku’l Avsat Podcast"e verdiği röportajda, Hadramut'ta geçen yılın sonu ve ocak ayının başlarında yaşananların, iç çatışmalardan korunması amacıyla “kampların ele geçirilmesi” çerçevesinde gerçekleştiğini açıkladı. El-Hanbeşi, bugün önceliğin güvenliği sağlamak, kalkınmayı teşvik etmek ve yatırım için cazip bir ortam yaratmak olduğunu vurguladı.

El-Hanbeşi, Hadramut'taki istikrarın daha geniş bir kalkınma aşamasının kapısını açacağını vurgulayarak, enerji ve yatırım alanlarındaki fırsatların valiliğin ekonomik rolünü güçlendirebileceğini ve sakinlerinin yaşamlarını iyileştirebileceğini belirtti.

Liderlik Konseyi üyesi, yeni Yemen hükümetine üç tavsiyede bulundu: Partizanlıktan uzak durmak ve dar çıkarlara kapılmamak, devlet kurumlarındaki yolsuzlukla mücadele etmek ve özellikle gelir getiren bakanlıklarda Merkez Bankası'na kaynak toplama ve sağlama verimliliğini artırmak.