İsrail Suriye'nin güneyinde huzursuzluğu körüklerken Suveyda'daki bölünmelerden yararlanıyor

Suriye İçişleri Bakanlığı ‘provokasyon yapmakla’ suçlanan zanlının itiraflarını yayınladı

İsrail'in Suriye'nin güneyindeki Dera’ya düzenlediği hava saldırısının ardından yıkılan bir binayı inceleyen Suriyeli güvenlik güçleri (EPA)
İsrail'in Suriye'nin güneyindeki Dera’ya düzenlediği hava saldırısının ardından yıkılan bir binayı inceleyen Suriyeli güvenlik güçleri (EPA)
TT

İsrail Suriye'nin güneyinde huzursuzluğu körüklerken Suveyda'daki bölünmelerden yararlanıyor

İsrail'in Suriye'nin güneyindeki Dera’ya düzenlediği hava saldırısının ardından yıkılan bir binayı inceleyen Suriyeli güvenlik güçleri (EPA)
İsrail'in Suriye'nin güneyindeki Dera’ya düzenlediği hava saldırısının ardından yıkılan bir binayı inceleyen Suriyeli güvenlik güçleri (EPA)

Suriye'nin güneyinde bulunan Suveyda ilindeki çatışmalar giderek şiddetlenirken İsrail, Suriye topraklarına yönelik saldırılarını ve sızama girişimlerini sürdürüyor. Tüm bu gelişmeler, Suriyelilerin Beşşar Esed rejiminin düşmesi ve devrimin 14’üncü yılını tamamlamasının ardından savaş halinin sona ermesi ve istikrarın sağlanmasını dört gözle beklediği bir dönemde tehlikeli olasılıkları gündeme getiriyor. Öte yandan Suriye İçişleri Bakanlığı, ‘provokasyon amacıyla Suriye'deki azınlıkları hedef almayı planlamakla’ suçlanan bir şüphelinin itiraflarını yayınladı.

İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Dürzi köyü Mecdel Şems yakınlarında İsrail ve Suriye arasındaki tampon bölgede devriye gezen İsrail tankı (EPA)İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Dürzi köyü Mecdel Şems yakınlarında İsrail ve Suriye arasındaki tampon bölgede devriye gezen İsrail tankı (EPA)

Dera’da şehrin dört bir yanından gelenler, planlandığı gibi devrimin başlamasının 14’üncü yıldönümünü kutlamak yerine İsrail’in düzenlediği saldırılarda ölenler için düzenlenen toplu cenaze törenine katıldılar. İsrail, Suriye topraklarında gerçekleştirdiği saldırıların amacının ‘eski rejime ait silahların ve araçların bulunduğu komuta merkezleri ve askeri alanları’ imha etmek olduğunu öne sürüyor. İsrail ordusu pazartesi sabahı, Dera'nın batı kırsalındaki Yermuk havzası bölgesinde yer alan Koya köyüne bakan Maariya köyünün güney ucuna girdi. “Daraa24” adlı haber sitesi, İsrail güçlerinin zaman zaman gerçekleştirdiği bu hamlelerin keşif amaçlı olduğunu yazdı.

Jusoor Araştırma Merkezi'nde araştırmacı olan Wael Alwan, İsrail'in Suriye’de istikrarın sağlanmasını engellemek ve farklı bölgeler arasındaki bölünmeyi ve kaosu sürdürmek için askeri altyapıyı kasıtlı olarak hedef aldığını ve Suriye devletinin sahip olduğu imkanlardan geriye kalanları yok ettiğini söyledi. İsrail’in Suriye'deki mevcut sahneyi kendi etki alanını, güvenlik ve askeri müdahalelerini genişletmek için kullandığını belirten Alwan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin İsrail'in bu hedefine sadece askeri yollarla ulaşmadığını, aynı zamanda Suveyda ve Suriye'nin kuzeydoğusundaki tarafları kutuplaştırmak için içlerindeki anlaşmazlıkları istismar etmeye çalıştığını belirtti. Alwan, İsrail’in böylece Suriye'nin devrik Esed rejiminin ülkeyi sürüklediği bölünmeden ve kaostan kurtulmasını engellediğini ifade etti.

Suveyda’daki kutuplaşmalar

Öte yandan Suveyda'da Şam hükümeti ile varılan anlaşma konusundaki bölünme ve görüş ayrılıkları devam ederken, sahada zaman zaman şiddet olayları yaşanıyor. “Suwayda24” adlı haber sitesinin aktardığına göre dün Suveyda'nın batısındaki Vardak beldesinden gelen gruplarla bazı aşiretlere mensup olan bir grup çoban arasında çıkan çatışmalarda iki genç hafif yaralandı. Daha önce de Suriye'deki Dürzilerin ruhani lideri Şeyh Hikmet el-Hicri'ye yakın Suveyda Askeri Konseyi üyeleri, yerel gazetecilerin şehir merkezindeki Sivil Hareket Meydanı'ndaki gösteriyi takip etmesini engellemişti.

Dera'nın el-Kerane Meydanı'nda Suriye devriminin yıldönümünü kutlayan Suveydalılar (er-Rasid)Dera'nın el-Kerane Meydanı'nda Suriye devriminin yıldönümünü kutlayan Suveydalılar (er-Rasid)

Şarku’l Avsat’a konuşan Suveydalı kaynaklar, meselenin düzeltildiğini söylerken, Suveydalılar arasında eski rejimin düşmesinden sonra derinleşen kutuplaşmalar nedeniyle sürekli tartışmalar ve gerginlikler yaşandığına dikkat çektiler. Suveyda’da dini liderler, aşiret ve önde gelen ailelerin reisleri, sivil hareketler ve yerel silahlı gruplar olduğunu belirten kaynaklar, her grubun Şam'daki geçiş hükümetiyle ilişkiler konusunda kendi görüşleri ve endişeleri olduğunu vurguladılar.

Suveyda'daki çoğunluğun Suriye halkının isteklerini karşılamadığı için anayasal bildirinin birçok maddesini reddetme konusunda aynı fikri paylaştığını söyleyen kaynaklar, ancak tarafların bu reddi ifade etme şekillerinde farklılıklar gösterdiklerinin altını çizdiler. Sivil hareket, Şam ile anlaşmaya varılması, silahların devletle sınırlandırılması ve anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesi dışında bir alternatif olmadığına inanıyor. Bu yaklaşım, Rical el-Kerame Hareketi ve Ahrar el-Cebel el-Arab başta olmak üzere, Suriye güçlerine katılmak ve Suveyda'da kalmak için Şam ile anlaşma imzalayan yerel silahlı gruplar tarafından da destekleniyor.

Suriye'deki Dürzilerin ruhani lideri Şeyh Hikmet el-Hicri (ortada) Suveyda'da cemaatinin üyeleriyle bir aradayken, 20 Şubat 2025 (Reuters)Suriye'deki Dürzilerin ruhani lideri Şeyh Hikmet el-Hicri (ortada) Suveyda'da cemaatinin üyeleriyle bir aradayken, 20 Şubat 2025 (Reuters)

Diğer taraftan Dürzilerin üç ruhani lideri silahların teslim edilmemesi gerektiğini savunuyor. Ancak temelleri dini normlara dayanan Şam hükümetine karşı tutum konusunda bölünmüş durumdalar. Bu liderlerden Şeyh Hamud el-Henavi ve Şeyh Yusuf Cerbu, bir anlaşmaya varmak için Şam hükümetiyle diyaloğun gerekli olduğuna inanırken, Şeyh Hikmet el-Hicri, çoğulculuğun olacağına dair güvence verilmeden hükümete katılmaya karşı çıkıyor.

Şeyh Hicri, Suveyda Askeri Konseyi’ni ve Usud el-Cebel (Dağ Aslanları) grubunu destekliyor. Kaynaklara göre Şeyh Hicri, meselenin ‘bölge sakinlerinin kaderiyle ilgili’ olduğu gerekçesiyle Suveyda’da Şam hükümetine karşı tutumuna yönelik herhangi bir muhalefeti reddetmeye devam ediyor. Kaynaklar, Şeyh Hicri'nin bu tutumunun, ailesinin Suveyda üzerindeki siyasi ve dini liderliğini yeniden tesis etme hırsıyla ilgili olabileceğini düşünüyorlar. Bu hırs, Fransız Mandası döneminde, Sultan (Paşa) el-Atraş'ın Suveyda'nın siyasi lideri olduğu dönemde hükümetteki tutumu nedeniyle zayıflamıştı.

Ancak kaynaklar, üç Dürzi liderin de ‘Suveydalıları herhangi bir kanlı çatışmadan’ uzak tutma ve tüm Suriyelileri kapsayan sivil ve çoğulcu bir hükümet sisteminin kurulması için bastırılması gerektiği konusunda aynı fikri paylaştıklarını belirttiler. Şeyh Hicri, İeyh Henavi ve Şeyh Cerbu arasındaki anlaşmazlığın, her birinin kendi konumlarını güçlendirmek için kullandıkları bir araç olduğunu vurgulayan kaynaklar, Şeyh Hicri’nin devrimin başlangıcında sivil hareketi desteklemesinin uluslararası tarafların kendisiyle görüşmelerde bulunmasıyla sivil hareketin lideri olarak görülmesine katkıda bulunduğunu ifade ettiler. Kaynaklara göre Şeyh Hicri’nin bugün de konumunu güçlendirmek için İsrail’deki Dürzilerin ruhani lideri Muvaffak Tarif ile olan ilişkisinin yanında bu ilişkilerden faydalanmak istiyor. Ancak Şeyh Henavi ve Şeyh Cerbu gibi liderlerin yanı sıra Sivil Hareket ve onları destekleyen gruplar Tarif ile ilişki kurmayı reddediyor.

Dera'nın el-Kerame Meydanı'nda Suriye devriminin başlamasının 14’üncü yıl dönümünü kutlayan Suveydalılar (er-Rasid)Dera'nın el-Kerame Meydanı'nda Suriye devriminin başlamasının 14’üncü yıl dönümünü kutlayan Suveydalılar (er-Rasid)

İsrail'in bu anlaşmazlıkları istismar etme ve Suveyda’da istikrarı baltalamak için yoğun çaba sarf etmesinden duydukları üzüntüyü dile getiren kaynaklar, bunun Suriye'nin güneyinde genel olarak istikrarı baltalayacak tehlikeli olasılıklara işaret ettiğini belirttiler.

Dera ilinin İzra ilçesi, İsrail’in askeri lojmanları ve175. Alay ile 12. Tugay karargahlarını hedef alan 30'dan fazla hava saldırısı nedeniyle korkunç bir gece yaşadı. Dera'nın kuzey kırsalındaki Inhil ilçesinde bulunan 15. Tugay ve Dera kentindeki 132. Tugay karargahlarına düzenlenen hava saldırılarında, aralarında Savunma Bakanlığı’na bağlı güçlerin bir üyesinin de bulunduğu 3 kişi hayatını kaybetti.

Şam'ın güneyinde bulunan Seyyide Zeynep türbesine bombalı saldırı planladıkları gerekçesiyle tutuklanan ve DEAŞ üyesi oldukları iddia edilen kişilerŞam'ın güneyinde bulunan Seyyide Zeynep türbesine bombalı saldırı planladıkları gerekçesiyle tutuklanan ve DEAŞ üyesi oldukları iddia edilen kişiler

Öte yandan Suriye İçişleri Bakanlığı, Şam'ın güneyinde bulunan Seyyide Zeynep türbesine bombalı saldırı düzenleyerek ve ülkedeki farklı mezhepleri hedef alarak provokasyon yapmaya çalışmakla suçlananlardan birinin sorgusunda çekilen bir video yayınladı.

Kısa süreli video kaydında sanık, ‘halkı ve uluslararası kamuoyunu tahrik etmek ve çatışmayı körüklemek’ amacıyla Seyyide Zeynep türbesine bombalı saldırı planlayıcılarından biri olduğunu itiraf ederken, birçok intihar bombacısı aracılığıyla ‘şehadet eylemleri’ gerçekleştirme planlarından da bahsediyor. İtirafçı, Hıristiyan, Şii ve Alevi azınlıkları hedef almayı planladıklarını da belirtti. Suriye İçişleri Bakanlığı zanlıların itiraflarının tamamını yakında yayınlayacağını açıkladı.

ABD merkezli Washington Post gazetesi bir haberinde, ABD'nin Suriye hükümetiyle doğrudan istihbarat paylaşımında bulunarak DEAŞ’ın ocak ayında Şam’ın dış mahallelerindeki bir türbeye bombalı saldırı planının engellenmesine yardımcı olduğunu bildirmişti.



Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab (Kobani) ve Kamışlı’da Suriye bayrağının indirilmesi gerilimi artırdı

Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)
Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)
TT

Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab (Kobani) ve Kamışlı’da Suriye bayrağının indirilmesi gerilimi artırdı

Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)
Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)

Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab (Kobani) kentinde Nevruz kutlamaları sırasında Suriye bayrağının indirilmesi, cumartesi akşamı ülkenin kuzey ve doğusundaki birçok bölgede geniş çaplı öfkeye yol açtı. Olayların ardından güvenlik noktalarına saldırılar düzenlenirken, protesto hareketleri ve bazı bölgelerde halk eylemleri görüldü. Terör örgütü PKK bağlantılı Devrimci Gençlik Hareketi unsurlarının Kamışlı kentinde iç güvenlik merkezine baskın düzenleyerek Suriye bayrağını indirdiği bildirildi.

Haseke İç Güvenlik Komutanı Mervan el-Ali dün, söz konusu binanın üzerine Suriye bayrağını yeniden çekti. Bu anlar, Suriye Enformasyon Bakanlığı bünyesindeki Haseke Medya Müdürlüğü tarafından sosyal medyada paylaşılan görüntülerde yer aldı. Yaşanan gelişmelerin ardından Suriye hükümeti yetkilileri ile Kürt liderler, kuzey ve doğu Suriye’de yükselen tansiyonu düşürmek için temaslarda bulundu. Gerginliğin, 29 Ocak’ta hükümet ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşmayı riske atabileceği değerlendirilirken, olayın anlaşmadan rahatsız olan kesimler tarafından ‘fitne çıkarma’ girişimi olduğu öne sürüldü. Kürt kaynaklar ise yaşananların münferit bir olay olduğunu ve herhangi bir sonuç doğurmayacağını belirtti.

Gerginliğin, Halep’in kuzey kırsalındaki Ayn el-Arab’ta Nevruz kutlamaları sırasında bir Kürt gencin Suriye bayrağını indirmesiyle başladığı ifade edildi. Kürt yetkililer bu davranışı ‘bireysel’ olarak nitelendirirken, sosyal medyada geniş çaplı kışkırtma kampanyalarının başlatıldığı ve bunun bazı bölgelerde Araplar ile Kürtler arasında yer yer çatışmalara yol açtığı aktarıldı. Yetkililer, sahadaki durumun kontrol altına alınmaya çalışıldığını bildirdi.

Kürt siyaset araştırmacısı Mehdi Davud, yaşanan gerginliğin bazı Kürt çevrelerinde etkili olan PKK ideolojisinden kaynaklandığını savundu. Olayı ‘münferit bir hadise’ olarak tanımlayan Davud, bu tür durumların büyük kalabalıkların bulunduğu etkinliklerde yaşanabileceğini belirtti. Sosyal medyada olayın abartıldığını ifade eden Davud, bazı tarafların kasıtlı olarak gerilimi tırmandırmaya çalıştığını söyledi.

Sahada belirli bir gerginliğin varlığını kabul eden Davud, bunun sosyal medyada yansıtıldığı kadar büyük olmadığını vurguladı.

Bölgede uzun yıllardır birlikte yaşayan toplulukların birbirini tanıdığını dile getiren Davud, kışkırtma faaliyetlerinin arkasındaki aktörlerin bilindiğini ve mevcut gelişmelerin entegrasyon anlaşmasının uygulanmasına etkisi olmayacağını ifade etti.

sdfvfd
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile 29 Ocak’ta varılan anlaşmanın uygulanmasından sorumlu Suriye Cumhurbaşkanlığı ekibinin sözcüsü Ahmed el-Hilali (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından entegrasyon anlaşmasının uygulanmasını denetlemekle görevlendirilen ekibin sözcüsü Ahmed el-Hilali, ‘herhangi bir gerekçeyle sivillere yönelik intikam eylemleri veya saldırıları kesin şekilde reddettiklerini’ açıkladı. El-Hilali, güvenlik ve yargı kurumlarıyla devletin, yasayı uygulama ve ihlallerde bulunanları cezalandırma konusunda tek yetkili merci olduğunu vurgulayarak, herkesi sükûnete, sorumluluk bilinciyle hareket etmeye ve kışkırtma çağrılarına kapılmamaya davet etti.

El-Hilali ayrıca, devlet kurumlarının güçlendirilmesi ve entegrasyon sürecine yönelik çabaların ‘bu tür münferit olaylardan etkilenmeyeceğini’ belirtti. Mevcut aşamada herkesin sağduyu ve aklıselimi öne çıkarması gerektiğini ifade eden el-Hilali, ‘elde edilen olumlu kazanımların korunmasının önemine’ dikkat çekti.

Öte yandan siyasi analist Halef Ali Halef, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan son anlaşmadan rahatsız olan kesimlerin bulunduğunu söyledi. Halef, söz konusu anlaşmanın olası bir iç çatışmayı engellediğini, SDG güçlerinin Suriye ordusuna, güvenlik unsurlarının ise İçişleri Bakanlığı bünyesine entegre edilmesini öngördüğünü belirtti. Söz konusu kesimlerin yeniden kriz çıkarmaya ve dengeleri bozacak hamleler yapmaya çalıştığını ifade etti.

dvdcfv
Suriye’deki Kürtler cuma akşamı Şam’da Nevruz’u kutladı. (Reuters)

Halef, entegrasyon sürecinin ‘iyi ve sorunsuz şekilde ilerlediğini’ belirterek, SDG içinde ağırlığı olan isimlerin üst düzey devlet görevlerine atanmasının bu süreçte önemli rol oynadığını ifade etti. Halef, bu adımı ‘engellerin aşılmasına katkı sağlayan isabetli bir karar’ olarak nitelendirdi.

Halef, Ayn el-Arab ve Afrin bölgelerinde yaşananların ‘anlaşmadan zarar gören kesimlerin ürünü’ olduğunu savunarak, bunu ‘elde edilen kazanımlarla kıyaslandığında küçük bir sorun’ olarak değerlendirdi. Beklentilerinin daha büyük olaylar yönünde olduğunu dile getiren Halef, buna karşın en önemli gelişmenin Kürt sivil oluşumların bayrağın indirilmesini açık şekilde kınaması olduğunu söyledi. Halef’e göre, anlaşmaya karşı olan bazı Arap çevreler bu olayı büyütmeye çalıştı. Ayrıca Kürt kökenli Suriyeli hükümet yetkililerinin de sert kınama açıklamaları yaptığını belirten Halef, kamuoyunu kışkırtma girişimlerine karşı uyardıklarını aktardı. Suriye güvenlik güçlerinin hızlı müdahalesinin olası toplumsal çatışmaları önlemede etkili olduğunu vurgulayan Halef, tüm bu gelişmelerin ‘entegrasyon sürecinin geri döndürülemez olduğunu ve taraflar arasında tam iş birliği bulunduğunu’ gösterdiğini ifade etti.

Öte yandan Suriye Savunma Bakan Yardımcısı Semir Ali Asu, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, bazı mahallelerde Kürtlerin münferit bir olay nedeniyle darp edilip aşağılandığını bildirdi. Bu tür olayların Suriye halkının bileşenleri arasında fitneye yol açtığını belirten Asu, sükûnet çağrısında bulunarak ulusal birlik ruhuna bağlı kalınması ve kışkırtmalara kapılınmaması gerektiğini vurguladı.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da gelişmelere ilişkin bir paylaşımda bulunarak, söz konusu açıklamayı hesabından yeniden yayımladı ve “Kritik bir anda önemli sözler ve bilge liderlik” ifadesini kullandı.

Öte yandan SDG bünyesindeki özerk yönetimin dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed, Ayn el-Arab’ta Suriye bayrağının indirilmesini ‘münferit bir davranış’ olarak nitelendirdi. Ahmed, bu yıl Nevruz kutlamalarının Suriye’de ilk kez resmi şekilde gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, Suriyelilere fitneden uzak durma, sükûneti koruma ve herhangi bir gerilimi tırmandırmaktan kaçınma çağrısında bulundu. Ahmed, “Bölgede yeni bir çatışmanın başlamasına ihtiyaç yok” dedi.

dfvfdfd
Suriyeli Kürtler, cumartesi günü Halep kırsalındaki Afrin’de düzenlenen Nevruz kutlamaları sırasında yerel bayraklarını dalgalandırdı. (Reuters)

Bu çerçevede el-Cezire bölgesindeki iç güvenlik güçleri dün yayımladığı açıklamada, Afrin ve Halep kentlerinde Nevruz kutlamalarına katılan Kürtlere yönelik saldırıları ve fitne çıkarma girişimlerini kınadı. Açıklamada ayrıca, bir kişinin bireysel davranışla Suriye bayrağını indirmesi de eleştirildi. Olayın hemen ardından Ayn el-Arap İç Güvenlik Müdürlüğü’nün harekete geçerek şüpheliyi gözaltına aldığı ve dosyanın ilgili yargı mercilerine sevk edildiği bildirildi. Açıklamada, Suriyelilerin ortak değerlerini temsil eden sembollere yönelik her türlü saldırının kesin şekilde reddedildiği vurgulandı.

Öte yandan Kobani’de Nevruz etkinliklerini düzenleyen hazırlık komitesi de bir açıklama yaparak, toplumsal istikrara zarar veren davranışlara müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti. Komite, söz konusu olayların halkın farklı kesimleri arasında ayrışma ve fitne yaratmak amacıyla kullanılmasına karşı olduklarını ifade ederek, Suriye’de güvenlik ve istikrarı tehdit eden her türlü girişime karşı durma çağrısında bulundu.


Şam'da alkollü içecek kısıtlamasına karşı oturma eylemi

Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)
Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)
TT

Şam'da alkollü içecek kısıtlamasına karşı oturma eylemi

Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)
Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)

Şam'da yüzlerce Suriyeli dün, yetkililerin alkollü içeceklerin satışını kısıtlama, restoranlarda ve gece kulüplerinde servis edilmesini yasaklama kararını protesto etmek amacıyla sessiz bir oturma eylemi düzenledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre protestocular, sivil toplum aktivistlerinin çağrısı üzerine, sıkı güvenlik önlemleri altında, çoğunluğu Hristiyan olan Bab Tuma mahallesinin meydanına akın etti. Bu eylem, 2024 yılının sonlarında Başkan Beşşar Esed'in devrilmesinin ardından iktidara gelen yeni yetkililerin kişisel özgürlükleri ihlal edeceğine dair artan endişeleri yansıtıyor.

Protestocular Suriye bayrağı ile Arapça ve İngilizce pankartlar açtılar; bunlardan birinde “Kişisel özgürlük kırmızı çizgidir” yazıyordu.

“Anayasanın maddeleri bir talep değil, bir haktır” yazılı pankart taşıyan 60 yaşındaki üniversite öğretim üyesi Hanan Ası, AFP’ye verdiği demeçte, Suriyelilerin “yoksulluktan yerinden edilmişlere, evsizlere ve mültecilere kadar binlerce unutulmuş sorunu” olduğunu belirterek, “Biz bir inşa aşamasındayız, bölünme aşamasında değiliz” ifadelerini kullandı.

Tartışma, geçtiğimiz aylarda alınan ve özgürlükler konusunda endişelere yol açan bir dizi karar ve önlemin ardından ortaya çıktı; bunlar arasında plajlarda ve havuzlarda «daha mütevazı» kıyafet kuralları ile Lazkiye’de kadın memurların makyaj yapmasının yasaklanması konusundaki tartışma yer alıyor.

Bir komedyen olan Melki Mardanyal (31), Instagram sayfasında yayınladığı videoda, kararı alaycı bir şekilde ele aldıktan sonra programa katıldı ve şunları söyledi: “Komedi, yetkililere karşı elimizdeki hafif bir silahtır ve onların aldığı kararlar, bizim yaptığımız komediden daha çok insanı güldürüyor” diyerek, “insanları meydanlara toplayanın, yetkililerin kararları olduğunu” vurguladı.

Televizyon yazarı Rami Kousa (37 yaşında) ise “Bu kararların amacı, şehrin kimliğini değiştirmek için kamu özgürlüklerini kısıtlayacak benzer kararları geçirmek üzere nabız yoklamaksa, mesaj yerine ulaşmış olmalı” dedi ve “Bu tür kararlar geçmeyecek” vurgusunda bulundu.

Bu protesto, özellikle Suriye'deki azınlıklar arasında endişelerin giderek arttığı bir dönemde gerçekleşiyor; Hıristiyanların endişeleri, haziran ayında Şam'ın Duveyle semtinde bir kilisenin bombalanmasının ardından, temmuz ayında kanlı şiddet olaylarına sahne olan Dürzilerin kalesi Süveyda'ya ve zaman zaman yetkililerle çeşitli sorunlar nedeniyle gerginliklerin yaşandığı ülkenin kuzeydoğusundaki Kürtlere kadar uzanıyor.

Şam Valiliği 17 Mart'ta, mühürlü alkollü içeceklerin satışını çoğunluğu Hristiyan olan üç bölgeyle sınırlayan bir karar yayınladı. Bu bölgeler el-Kassa, Bab Tuma ve Bab Şarki'dir. Karar, alkolün restoran ve gece kulüplerinde servis edilmesini yasaklıyor. Valilik bu kararla, "kamu ahlakını ihlal eden olayları" azaltmayı amaçladığını ve kararın yerel halktan gelen şikayetler üzerine alındığını belirtti.

Hükümetteki tek Hristiyan bakan olan Sosyal İşler Bakanı Hind Kabavat, alkolün Hristiyan bölgeleriyle sınırlandırılmasını eleştirerek, bu bölgelerin "içki ve alkol yerleri değil, Şam'ın kalbi, parlak tarihi ve bir arada yaşama yeri" olduğunu ifade etti.

Valilik dün yaptığı açıklamada, yeni önlemlerin yıllar önce çıkarılan kararnamelerle "uyumlu" olduğunu ve amacının "alkol satış noktalarında yaşanan kaosu" düzenlemeyi amaçladığını bildirdi.

Kararda belirtilen üç alanın, taraflardan hiçbirini incitmeyecek şekilde yeniden değerlendireceğini duyurdu.


Savaş, Hamas’ın yeni bir lider seçimi sürecini aksatıyor

Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)
Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)
TT

Savaş, Hamas’ın yeni bir lider seçimi sürecini aksatıyor

Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)
Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)

ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş, Hamas'ın yeni lider seçimi sürecini altüst etti. Kaynaklar, çeşitli karmaşıklıklar ve ‘bölgedeki güvenlik ve siyasi değişiklikler’ nedeniyle sürecin dondurulmasının planlandığını bildirdi.

Yaklaşık bir buçuk yıldır Hamas'ın işlerini bir ‘liderlik konseyi’ yönetiyor. Son iki aydır hareketi yönetecek yeni bir lider seçmek için bir süreç başlatıldı. Şarku’l Avsat'a konuşan Gazze’nin içinden ve dışından Hamaslı dört bilgili kaynak, bölgedeki mevcut durum nedeniyle hareketin başkanlık seçimini geçici olarak askıya alma eğilimi olduğunu aktardı.

Hamas’ın liderliği için rekabet, hareketin yurtdışındaki Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal ile Gazze Şeridi'ndeki muadili ve ateşkes müzakere ekibi başkanı Halil Hayye arasında sürüyor. Hem Meşal, hem de Hayye, Hamas’ın liderlik konseyinde yer alıyor.

Hamas’tan biri Gazze Şeridi içinde, diğeri dışındaki iki kaynak, önümüzdeki günlerde seçimlerin iptal edilmesi ve siyasi büro seçimlerinin bu yılın sonunda yapmayı planlandığını teyit etti.