İsrail Gazze Şeridi’ndeki kara operasyonlarına devam ederken Hamas, Netzarim Koridoru saldırısının sonuçlarından İsrail'i sorumlu tuttu

İsrail tankları Gazze Şeridi içinde manevra yapıyor (Reuters)
İsrail tankları Gazze Şeridi içinde manevra yapıyor (Reuters)
TT

İsrail Gazze Şeridi’ndeki kara operasyonlarına devam ederken Hamas, Netzarim Koridoru saldırısının sonuçlarından İsrail'i sorumlu tuttu

İsrail tankları Gazze Şeridi içinde manevra yapıyor (Reuters)
İsrail tankları Gazze Şeridi içinde manevra yapıyor (Reuters)

Gazze Şeridi’ndeki yerel sağlık yetkililerinin İsrail’in devam eden hava saldırılarının ikinci gününde en az 20 kişinin öldüğünü açıkladı. Reuters’ın haberine göre İsrail ordusu dün, birliklerinin Gazze Şeridi'nin orta kesimlerinde ve güneyinde kara operasyonlarına yeniden başladığını duyurdu.

Kara operasyonları, Gazze’deki sağlık yetkililerinin salı günü İsrail’in düzenlediği ve geçtiğimiz ocak ayında yürürlüğe giren ateşkesten bu yana haftalar süren göreceli sakinliği sona erdiren hava saldırılarında 400'den fazla kişinin öldüğünü ve savaşın başlangıcından beri bir günde en yüksek ölü sayısının kaydedildiğini açıklamasından bir gün sonra yeniden başladı.

Filistin basını dün günün ilerleyen saatlerinde, İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Lahiye'de bulunan es-Selatin bölgesine düzenlediği hava saldırısında 24 Filistinlinin öldüğünü bildirdi.

İsrail ordusu dün yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'nin orta kesimlerinde ve güneyinde kara operasyonlarına yeniden başladığını duyurdu. Ordu sözcülerinden biri Gazze Şeridi'ne yönelik geniş çaplı saldırının ‘gerekli olduğu sürece’ devam edeceğini belirtti.

İsrail ordusu, operasyonlarının Gazze Şeridi'ndeki Netzarim Koridoru’nda kontrolü ele geçirmesini sağladığını ve bunun Gazze Şeridi'nin kuzeyi ile güneyi arasında kısmi tampon bölge oluşturmayı amaçlayan bir hamle olduğunu vurguladı.

Öte yandan Hamas, Gazze Şeridi'nin orta kesimlerinde yer alan Netzarim Koridoru’na yönelik kara harekâtının yansımalarından İsrail'i ve İsrailli yetkilileri sorumlu tuttu. Hamas aynı zamanda arabuluculara ‘sorumsuzca gerçekleştirilen bu ihlalleri ve tecavüzleri engelleme’ konusunda sorumluluklarını yerine getirmeleri çağrısında bulundu.

Hamas yaptığı açıklamada, İsrail'in Filistinlileri yerinden etme tehditlerinin, onların ne kararlılığını ne de topraklarına ve ulusal haklarına olan bağlılığını zayıflatacağını vurguladı.

Geçtiğimiz ocak ayında yapılan ateşkes anlaşmasına bağlı olduğunu bir kez daha yineleyen Hamas, ateşkese garantör olan arabulucuları ‘sorumsuzca işlenen bu ihlalleri ve tecavüzleri engellemek için sorumluluklarını üstlenmeye, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu yaptıklarından geri adım atmaya zorlamaya ve tüm bunlardan kaynaklanabilecek her türlü yansımadan kendisini tamamen sorumlu tutmaya’ çağırdı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

Bir BM personeli öldürüldü

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM), İsrail'in Gazze'nin orta kesimlerindeki bir BM binasının yakınlarına düzenlediği hava saldırısında, Gazzeli olmayan bir BM personelinin öldüğünü ve beş kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail ise bunu yalanlayarak, Hamas'ın kendisine ateş açmaya hazırlandığının tespit edildiğini öne sürdüğü bir mevziyi vurduğunu belirtti.

BM Genel Sekreter Yardımcısı ve Birleşmiş Milletler Proje Hizmetleri Ofisi (UNOPS) İcra Direktörü Jorge Moreira da Silva yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“İsrail, buranın bir BM binası olduğunu ve insanların bu binada yaşadığını, ikamet ettiğini ve çalıştığını biliyordu. Burası bir yerleşke. Çok tanınabilir bir yer.”

Belçika’nın başkenti Brüksel'de düzenlediği basın toplantısında, yerleşkeye bomba atılmış ya da yerleştirilen bir patlayıcının infilak ettirilmiş olabileceğini belirten Silva, “Bu bir kaza değildi... Gazze'de yaşananlar artık sınırı aştı” ifadelerini kullandı.

Hamas'ı yok etmeye yemin etmiş olan İsrail, son saldırıyı ‘sadece bir başlangıç’ olarak nitelendirdi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ise dün yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'nde çatışmaların yeniden başlamasının milyonlarca insanın hayatını bir kez daha riske attığını söyledi. Ghebreyesus, ateşkesin ‘derhal’ yeniden başlatılması, tüm rehinelerin serbest bırakılması ve insani yardım çalışanları ile sivillerin korunması çağrısında bulundu.

Taraflar birbirlerini suçladı

İsrail ve Hamas birbirlerini, 17 ay süren ve bölge sakinlerinin büyük bir kısmını yer değiştirmek zorunda bırakan savaşın ardından harabeye dönen Gazze Şeridi'nde yaşayan 2,3 milyon insana nefes aldıran ateşkesi ihlal etmekle suçluyor.

Hamas başta olmak üzere Filistinli silahlı gruplar 7 Ekim 2023’te İsrail’e saldırdı. Şarku’l Avsat’ın İsrail verilerinden elde ettiği bilgiye göre saldırıda yaklaşık bin 200 kişi ölürken, 250 kişi de rehin alındı.

Filistinli sağlık yetkilileri, İsrail'in 7 Ekim sonrası Gazze Şeridi’nde yürüttüğü savaşta 49 binden fazla insanın öldüğünü ve gıda, yakıt ve su sıkıntısıyla birlikte insani bir krize neden olduğunu açıkladılar.

İsrail, Hamas'ı sivilleri canlı kalkan olarak kullanmakla suçlarken, Hamas bunu reddediyor ve İsrail'i hiçbir ayrım gözetmeksizin sivilleri bombalamakla suçluyor.

Son savaş, İsrail-Filistin çatışmasında on yıllardır yaşanan en yıkıcı ve kanlı olay olarak kayıtlara geçti.

Başbakan Binyamin Netanyahu'nun bombardımana devam etme kararı, halen Hamas tarafından tutulan 59 rehineden 24'ünün hayatta olduğuna inanıldığı İsrail'de protestolara yol açtı.

Netanyahu’nun yargı ve güvenlik güçlerine yönelik eylemlerine karşı çıkan rehine ailelerinin ve protestocuların yer aldığı bir muhalefet koalisyonu, Başbakanı savaşı siyasi amaçlarla kullanmakla' suçladı.

İsrail ordusu, dün sabah saatlerinde Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Hanun ve güneyindeki Han Yunus şehirlerine bildiriler atarak bölge sakinlerine evlerini boşaltmaları talimatı verdi ve ‘tehlikeli savaş bölgelerinde’ bulundukları uyarısında bulundu.

Beyt Hanun'a atılan bildirilerden birinde şöyle yazıyordu:

“Mevcut barınaklarda, evlerde veya çadırlarda kalmaya devam etmeniz sizin ve aile üyelerinizin hayatını tehlikeye atıyor. Derhal buraları tahliye edin!”

Öte yandan İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Gazzelileri çatışmaların başlamak üzere olduğu bölgelerden tahliye emirlerine uymaları konusunda uyardığı bir video yayınladı.

 İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (Reuters)İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (Reuters)

“Daha önce hiç görmediğiniz bir güç”

Katz, Gazzelilere hitap ettiği videolu açıklamasında, hava saldırılarının ‘sadece bir ön adım’ olduğunu söyleyerek “Rehinelerin serbest bırakılmaması halinde İsrail daha önce hiç görmediğiniz bir güçle harekete geçecek” dedi.

Aralarında Fransa ve Almanya'nın da bulunduğu Batı ülkeleri ile ateşkese arabuluculuk yapan Katar ve Mısır, yeniden başlayan saldırıları kınadı.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas dün yaptığı açıklamada, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'a Gazze'deki durumun ‘kabul edilemez’ olduğunu söylediğini belirtti.

Brüksel'de gazetecilere yaptığı açıklamada Kallas, “Dün Dışişleri Bakanı Saar ile de görüştüm. ‘Neler oluyor, bunu neden yapıyorsunuz?’ diye sordum. Bunun kabul edilemez olduğu mesajını da ilettik” ifadelerini kullandı.

Ürdün Kralı 2. Abdullah, ateşkesin yeniden yürürlüğe girmesi ve Gazze'ye insani yardımların akışının sağlanması çağrısında bulundu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Paris'te düzenlediği basın toplantısında, “İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını yeniden başlatması zaten vahim olan insani durumu daha da kötüleştiren son derece tehlikeli bir adım” açıklamasında bulundu.

Ancak ABD'nin BM Daimî Temsilciliği Geçici Maslahatgüzarı Dorothy Shea, salı günü yaptığı açıklamada, Gazze'de çatışmaların yeniden başlamasının sorumluluğunun yalnızca Hamas'a ait olduğunu söyledi.

Diğer taraftan Gazze Şeridi'ndeki sağlık yetkilileri dün, İsrail'in Gazze şehrinin Sabra Mahallesi’ndeki bir eve düzenlediği hava saldırısında üç kişinin öldüğünü, Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Hanun’da düzenlenen bir başka hava saldırısında ise iki kişinin öldüğünü ve altı kişinin yaralandığını açıkladılar.

Filistinli sağlık görevlileri, İsrail tanklarının Selahaddin Caddesi üzerinde açtıkları ateş sonucu bir Filistinlinin öldüğünü, diğerlerinin ise yaralandığını, İsrail’in hava saldırılarından birinde de Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Lahiye’de hedef alınan bir evde bulunan 3 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdiler.



BM, İsrail’in Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki eylemlerinin ‘etnik temizlik’ endişelerini artırdığı değerlendirmesinde bulundu

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
TT

BM, İsrail’in Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki eylemlerinin ‘etnik temizlik’ endişelerini artırdığı değerlendirmesinde bulundu

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in yoğun saldırıları ve Filistinli sivillerin zorla yerinden edilmesi nedeniyle Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da ‘etnik temizlik’ yaşanabileceğine dair endişelerini dile getirdi.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından yayımlanan raporda, “Yoğun saldırılar, mahallelerin sistematik biçimde tamamen yıkılması ve insani yardımların engellenmesi, Gazze Şeridi’nde kalıcı bir demografik değişim yaratmayı amaçlıyor gibi görünmektedir” ifadesine yer verildi.

Raporda ayrıca, “Kalıcı bir yerinden etmeyi hedeflediği izlenimi veren zorla tahliye uygulamalarıyla birlikte değerlendirildiğinde, bu durum, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da etnik temizlik konusunda ciddi endişelere yol açmaktadır” denildi.

BM’de üst düzey bir yetkili dün yaptığı açıklamada, İsrail’in idari olarak Filistin yönetimine bağlı olması öngörülen Batı Şeria bölgeleri üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya yönelik adımlarının ‘fiili ve kademeli bir ilhaka’ vardığı uyarısında bulundu. BM Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Filistin meselesine ilişkin BM Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, “Sahadaki durumu istikrarlı biçimde değiştiren tek taraflı İsrail adımları nedeniyle Batı Şeria’nın fiili ve kademeli bir ilhakına tanıklık ediyoruz” dedi. Geçen haftadan bu yana İsrail, Batı Şeria’daki kontrolünü pekiştirmeye yönelik bir dizi kararı onayladı. Filistinliler, Oslo Anlaşmaları kapsamında Batı Şeria’da sınırlı bir özerk yönetime sahip bulunuyor.

DiCarlo, söz konusu adımların işgal altındaki Batı Şeria’da, El Halil gibi hassas bölgeler de dahil olmak üzere İsrail sivil otoritesinin tehlikeli biçimde genişlemesi anlamına geleceğini belirtti. DiCarlo, bu adımların bürokratik engellerin kaldırılması, arazi alımının kolaylaştırılması ve İsraillilere inşaat ruhsatı verilmesinin önünün açılması yoluyla yerleşimlerin genişlemesine zemin hazırlayabileceğini ifade etti.

Yeni düzenlemelerin, hâlihazırda Filistin yönetiminin idari yetki kullandığı Batı Şeria’nın bazı bölümleri üzerindeki İsrail kontrolünü daha da pekiştirmesi bekleniyor. Oslo Anlaşmaları uyarınca Batı Şeria, Filistin Yönetimi, karma yönetim ve İsrail yönetimi altındaki A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı. Batı Şeria’nın, gelecekte kurulacak bir Filistin devletinin büyük bölümünü oluşturması öngörülürken, İsrail’deki aşırı sağ çevreler bölgeyi İsrail topraklarının bir parçası olarak görüyor.

Oslo Anlaşmaları’nın ilan edilen amacı, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının önünü açmaktı. BM nezdindeki 85 ülkenin misyonu ise salı günü yayımladıkları ortak açıklamada, İsrail’in Batı Şeria üzerindeki kontrolünü genişletmesini kınadı. Açıklamada, ‘İsrail’in Batı Şeria’daki yasa dışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve uygulamalar’ kınandı.


Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
TT

Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera dün çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişiler ile 70 yaşını aşmış mahkûmları kapsayan genel af kararı yayımladı. Ancak karar, Suriyelilere yönelik ihlallerde bulunanları kapsam dışı bırakıyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre söz konusu kararname, Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından göreve gelen Şera’nın yayımladığı ilk af niteliğini taşıyor. Esed, görev süresi boyunca zaman zaman benzer af kararnameleri çıkarmıştı.

Suriye devlet televizyonunda yayımlanan kararnameye göre, ‘müebbet hapis cezası’ 20 yıla indiriliyor. Ayrıca kabahat ve ihlallerde verilen cezaların tamamı kaldırılıyor. Uyuşturucuyla Mücadele Kanunu, Suriye lirası dışında işlem yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasa ve devlet destekli malların kaçakçılığına dair kanunda yer alan bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da affediliyor.

Af kapsamında ayrıca Askerî Ceza Kanunu ve Bilişim Suçları Kanunu’nda düzenlenen bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da kaldırılıyor.

Silah ve mühimmat yasasında yer alan suçlardan hüküm giyenler de kararın yayımlanmasından itibaren üç ay içinde silahlarını yetkili makamlara teslim etmeleri şartıyla cezalarının tamamından muaf tutulacak.

Kararname, ‘tedavisi mümkün olmayan ağır bir hastalığa’ sahip olanlar ile 70 yaşını doldurmuş hükümlülerin de, metinde belirtilen istisnalar dışında, cezalarının tamamından muaf tutulmasını öngörüyor.

Buna karşılık, ‘Suriye halkına karşı ağır ihlaller içeren suçlar’ ile İşkencenin Suç Sayılmasına Dair Kanun’da düzenlenen suçlar af kapsamı dışında bırakıldı.

Yeni yönetimin göreve gelmesinden bu yana, eski yönetimle bağlantılı oldukları ve Suriyelilere karşı ihlallerde bulundukları iddiasıyla onlarca kişinin gözaltına alındığı açıklanmış, bazıları hakkında yargı süreci başlatılmıştı.


Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.