İsrail şiddetle karşılık veriyor... Hizbullah Suriye'nin kuzeyini bombalama olayına karıştığını reddetti
Güney Lübnan'ın Tulin köyünde yaşayanlar dün İsrail saldırısında yıkılan bir binayı inceliyor (DPA)
Lübnan topraklarından İsrail'in kuzeyindeki Metulla'ya fırlatılan kimliği belirsiz roketler Lübnan'daki istikrarı sarstı ve İsrail'in, çoğu kuzey Litani bölgesinde yoğunlaşan düzinelerce saldırı gerçekleştirmesiyle Lübnan'a yönelik savaşını yeniden başlatma tehdidi yarattı.
Şarku’l Avsat’ın İsrail medyasından aktardığına göre dün sabahı yapılan bombardımanın ardından akşam saatlerinde ikinci bir bombardıman dalgası başlatan İsrail, Sur şehir merkezini ve Bekaa, Suriye sınırı ile Elma bölgesindeki diğer saldırılarla birlikte yaklaşık 50 hedefi vurdu. İsrail Savunma Bakanlığı, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın orduya Hizbullah hedeflerine yönelik ikinci bir saldırı dalgası başlatma talimatı verdiğini bildirdi. İsrail, dün güney Lübnan'dan kuzeyine doğru atılan üç füzeyi durdurduğunu ve şiddetle karşılık vererek iki sivili öldürdüğünü açıkladı. Atılan roketlerin sorumluluğunu kimse üstlenmezken, Hizbullah İsrail'in suçlamalarının “Lübnan'a karşı devam eden saldırganlığı için bahaneler bağlamında” olduğunu söyleyerek, olayla ilgisini reddetti.
Lübnan Ordu Komutanlığı yaptığı açıklamada, birimlerinin "araştırma sonucunda Litani Nehri'nin kuzeyinde, Kafr Tibnit ve Arnun - Nabatiyeh kasabaları arasındaki bölgede 3 adet el yapımı füze platformu bulduğunu ve bunların sökülmesi için çalıştığını" duyurdu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi ve Başkan Yardımcısı Salim el-Hanbaşi, Hadramaut'un "kendi adına zafer kazandığını" ve "herkese yer olduğunu" belirterek, sivil barışı etkileyebilecek kışkırtma ve çağrılara karşı uyardı ve vilayette sivil davranışın benimsenmesi ve istikrarın korunması çağrısında bulundu.
El-Hanbeşi, "Şarku’l Avsat Podcast"e verdiği röportajda, Hadramut'ta geçen yılın sonu ve ocak ayının başlarında yaşananların, iç çatışmalardan korunması amacıyla “kampların ele geçirilmesi” çerçevesinde gerçekleştiğini açıkladı. El-Hanbeşi, bugün önceliğin güvenliği sağlamak, kalkınmayı teşvik etmek ve yatırım için cazip bir ortam yaratmak olduğunu vurguladı.
El-Hanbeşi, Hadramut'taki istikrarın daha geniş bir kalkınma aşamasının kapısını açacağını vurgulayarak, enerji ve yatırım alanlarındaki fırsatların valiliğin ekonomik rolünü güçlendirebileceğini ve sakinlerinin yaşamlarını iyileştirebileceğini belirtti.
Liderlik Konseyi üyesi, yeni Yemen hükümetine üç tavsiyede bulundu: Partizanlıktan uzak durmak ve dar çıkarlara kapılmamak, devlet kurumlarındaki yolsuzlukla mücadele etmek ve özellikle gelir getiren bakanlıklarda Merkez Bankası'na kaynak toplama ve sağlama verimliliğini artırmak.
ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5245357-abd%E2%80%99den-suriyeye-%C3%A7in-men%C5%9Feili-ileti%C5%9Fim-sistemlerinden-vazge%C3%A7mesi-bask%C4%B1s%C4%B1
ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Üç kaynak, ABD'nin Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe Çin teknolojisine güvenmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu, bunun ABD'nin çıkarlarına aykırı olduğunu ve ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini savunduğunu bildirdi.
Bu mesaj, salı günü San Francisco'da ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir heyet ile Suriye İletişim Bakanı Abdusselam Heykel arasında yapılan bir toplantıda iletildi. Toplantının yapılacağı bilinmiyordu. Washington, muhalefetin Çin ile stratejik ortaklığı olan eski Devlet Başkanı Beşşar Esed rejimini devirdiği 2024 yılından bu yana Şam ile yakın iş birliği yapıyor.
Suriye'li bir iş adamı, Suriye'nin telekomünikasyon kulelerini ve yerel internet servis sağlayıcılarının altyapısını desteklemek için Çin’in teknolojisini satın almayı düşündüğünü söyledi. Görüşmelere dair bilgi sahibi bir kaynak, ABD tarafının bakanlığın Çin telekomünikasyon ekipmanlarına ilişkin planları hakkında açıklama istediğini aktardı. Kaynak, Suriyeli yetkililerin altyapı geliştirme projelerinin zaman açısından hassas olduğunu ve Şam'ın tedarikçilerin çeşitliliğini artırmak istediğini söylediğini açıkladı.
Suriye devrimi bayrağını sallayan Suriyeliler (AFP)
San Francisco'da düzenlenen toplantıyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, Suriye'nin Amerikan şirketleriyle iş birliğine açık olduğunu, ancak konunun aciliyeti karşısında ihracat kontrolleri ile bunlara ‘aşırı uyumun’ bir engel teşkil etmeye devam ettiğini söyledi.
ABD'li bir diplomat ise Reuters'a yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ‘Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe ABD veya müttefiklerinin teknolojisini kullanması için açıkça çağrıda bulunduğunu’ söyledi. ABD'nin bu konuda Suriye'ye mali veya lojistik destek sözü verip vermediği bilinmiyor.
Öte yandan Reuters'ın sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü şunları söyledi:
“Kritik altyapı ile ilgili tüm satın alımlarda, ülkelerin daha düşük fiyatlı ekipman ve hizmetler yerine ulusal güvenlik ve gizliliği öncelikli tutmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz.”
Sözcü, Çin istihbarat ve güvenlik kurumlarının ‘Çin vatandaşlarını ve şirketlerini hassas verileri paylaşmaya zorlama veya müşterilerinin sistemlerine yetkisiz erişim izni verme konusunda yasal hakka sahip olduğunu’ ve Çinli şirketlerin müşterilerinin gizliliğini koruma vaatlerinin ‘Çin yasaları ve yerleşik uygulamalarla tamamen çeliştiğini’ de sözlerine ekledi. Buna karşın Çin, casusluk amacıyla teknoloji kullandığı iddialarını defalarca kez reddetti.
Suriye İletişim Bakanlığı tarafından Reuters'a yapılan açıklamada, ekipman ve altyapı ile ilgili tüm kararların ulusal teknik ve güvenlik standartlarına uygun olarak alındığı, veri koruma ve hizmet sürekliliğinin sağlandığı belirtildi. Bakanlık, ulusal çıkarlar doğrultusunda ortaklıkların ve teknoloji kaynaklarının çeşitlendirilmesine öncelik verdiğini vurguladı.
Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyorhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5245348-gazze%E2%80%99deki-i%CC%87ran-destekli-gruplar-%C3%A7%C3%B6k%C3%BC%C5%9Ften-korkuyor
Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor
Gazze’deki İran destekli grupların saha komutanları ve üyeleri, ABD'nin Tahran'a olası bir saldırı sinyalleriyle eşzamanlı olarak tırmanan mali krizle karşı karşıya kalırken ‘tam bir çöküşten’ korkuyorlar.
Neredeyse iki yıldır süren İsrail'in Gazze'de yürüttüğü uzun soluklu savaşı ve Lübnan, İran ve Suriye'nin bazı bölgelerini de kapsayan saldırıların kapsamı, para transferi yollarına baskı uyguladı ve bu grupların varlıklarını ve birikimlerini tüketti.
İslami Cihad Hareketi, Gazze’deki İran’la mali ve lojistik olarak bağlantılı en büyük grup. Daha az ölçüde de olsa, bu bağlantılar ‘Direniş Komiteleri’, ‘Mücahit Tugayları’ ve diğer askeri gruplar için de söz konusu.
Bu gruplardan kaynaklar ve Gazze'deki diğer aktivistler, zorlu mali koşulların herkesi etkilediği konusunda hemfikir.
Washington'ın İranlı kuruluşlara ve kişilere uyguladığı ekonomik yaptırımlar, krizin geleceğini tartışmaya devam eden grupları desteklemeyi zorlaştırdı.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة