Birçok üst düzey lideri suikasta kurbana giden Hamas politbürosunun kalan üyeleri kimlerdir?

Hamas'ın üst düzey yöneticileri bir hafta içinde beş suikasta kurban gitti.

Ravhi Müştaha, Salih el-Aruri, İsmail Haniye, Halid Meşal ve Halil el-Haya (Hamas medyası)
Ravhi Müştaha, Salih el-Aruri, İsmail Haniye, Halid Meşal ve Halil el-Haya (Hamas medyası)
TT

Birçok üst düzey lideri suikasta kurbana giden Hamas politbürosunun kalan üyeleri kimlerdir?

Ravhi Müştaha, Salih el-Aruri, İsmail Haniye, Halid Meşal ve Halil el-Haya (Hamas medyası)
Ravhi Müştaha, Salih el-Aruri, İsmail Haniye, Halid Meşal ve Halil el-Haya (Hamas medyası)

İsrail son günlerde Gazze Şeridi'ndeki Hamas politbüro liderlerine yönelik suikastlarını yoğunlaştırarak, hareketin karmaşık güvenlik koşulları ve sürekli İsrail takibi altında örgütsel boşluğu doldurmasını daha da zorlaştırdı.

İsrail bu hafta Hamas'ın Gazze'deki siyasi bürosunun önde gelen iki üyesi Salah el Berdevil ve İsmail Berhum'a suikast düzenleyerek İsrail ordusunun Salı günü Gazze Şeridi'ne yönelik bombardımanını yeniden başlatmasından bu yana öldürülen büro üyesi sayısını beşe çıkardı.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'a düzenlenen saldırıda 24 saat arayla öldürülen Berdevil ve Berhum'dan önce, Büro üyeleri Muhammed el Cemasi, İssam el Delis ve Yaser Harb, İsrail'in 18 Mart'ta şafak vakti savaşı yeniden başlatmasıyla aynı anda üç ayrı olayda öldürüldü.

xcsdvfg
Filistinliler Hamas'ın siyasi büro üyesi İsmail Berhum'un tabutunu 24 Mart 2025 tarihinde Gazze Şeridi'nde taşırken (AP)

Berdevil Ulusal İlişkiler Ofisinde, Berhum mali işlerden sorumlu, el-Cemasi Hukuk Departmanında ve genel üye, el-Delis Ekonomi Departmanından sorumlu Gazzeli üye ve daha sonra hükümet işlerinin yönetiminden sorumlu olurken, Harb Gazze Ofisinde ve kuzey Gazze Şeridinin örgütsel yönetiminden sorumluydu.

En önemli suikastlar

İsrail'in 7 Ekim 2023 saldırısının ardından başlattığı savaşın başında Hamas liderlerine ulaşmakta zorlanan İsrail, birkaç ay sonra bazıları yakın zamanlarda olmak üzere bir dizi suikast düzenledi.

En önde gelen isimlerden Hamas'ın siyasi büro başkanı İsmail Haniye Temmuz 2024 sonunda İran'ın başkenti Tahran'da suikasta uğradı; Haniye'den önce aynı yılın Ocak ayında Beyrut'ta suikasta uğrayan yardımcısı Salih el-Aruri geldi.

Onları, Hamas'ın Gazze Şeridi'ndeki siyasi bürosunun başkanı olan ve 16 Ekim 2024'te Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ın Tel el-Sultan mahallesinde ölümünden sonrasına kadar kimliği tespit edilemeyen bir İsrail gücüyle girdiği çatışmalar sırasında öldürülen Haniye'nin ardından hareketin genel başkanı olan Yahya Sinvar izledi.

sax
İsmail Haniye ve Yahya el-Sinvar (Kassam Tugayları videosundan bir kare)

Zekeriya Ebu Muammer ve Cevad Ebu Şamale 10 Ekim 2023'te, Hamas'ın Gazze'deki İsrail kasabalarına düzenlediği saldırıdan sadece üç gün sonra, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir binayı hedef alan bombardımanda öldürüldü.

Ebu Muammer Hamas'ın Gazze Şeridi'ndeki siyasi bürosunda ulusal ilişkiler dosyasından sorumluydu ve genel büronun bir üyesiydi; Cevad Ebu Şamala ise sadece Gazze'deki siyasi büronun bir üyesiydi ve güvenlik dosyalarını yönetiyordu.

Aynı ayın 19'unda İsrail, Gazze'deki Siyasi Büro'nun yanı sıra Genel Büro'nun da üyesi olan Cemile el Şanti'yi Gazze Şehri'nin kuzeyindeki bir bombardımanda öldürdü. Aynı gün, Gazze Şeridi'nden Siyasi Büro üyesi ve Gazze Şeridi'ndeki Genel Şura Konseyi Başkanı Usame el-Müzeyni, Tel el-Hava mahallesinde içinde bulunduğu bir apartman dairesine düzenlenen bombalı saldırıda öldürüldü.

Mart 2024'te İsrail, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat kampındaki bir tünelde kendisini hedef alan bir saldırının ardından generalin yanı sıra Gazze siyasi bürosunun bir üyesi olan Mervan İsa'ya suikast düzenledi. Kanser hastası olan İsa, Hamas'ın askeri kanadı Kassam Tugayları'nın komutan yardımcısı olarak siyasi ve askeri kademeler arasındaki bağlantıyı sağlıyordu.

Ağustos 2024'te, Gazze'den siyasi büro üyeleri Ruhi Müştaha (Ebu Cemal) ve Samih es-Serrac, Gazze Şehri'nin güneyindeki el-Sina'a bölgesinde içinde bulundukları bir tünelin bombalanmasının ardından suikasta uğradı.

xcdfvg
Ruhi Müştaha (Filistin medyası)

Müştaha, el- Sinvar'a çok yakındı ve hareket içinde siyasi ve idari görevleri vardı; Serrac ise güvenlik dosyalarından sorumluydu.

Politbüro'nun Oluşumu

Gazze Şeridi, Batı Şeria ve yurtdışı olmak üzere tanınan üç bölgede Hamas genellikle bir genel siyasi büro ve her bölge için büro üyeleri seçer; bunlardan bazıları aldıkları oylara göre genel büro üyesi olurlar.

Dönem dönem Genel Siyasi Büro'nun üye sayısı sadece 17 iken, son iki seçim döneminde bu sayı 24'e çıkarıldı ve her bölge, Batı Şeria bölgesi gibi saha durumuna göre belirlenen ve 10'dan az olmayan belirli sayıda Büro üyesini muhafaza etti.

Bu suikastların ardından Halil el Haya, Nizar Awadallah, Mahmud el Zahar, Gazi Hamad, Fethi Hammad ve Suhail el Hindi Gazze Şeridi'nden, İbrahim Sabra ve Kemal Ebu Avn ise Gazze'den Politbüro'nun tek üyeleri oldu.

rfge
Yahya Sinvar Halil el Haya ile birlikte 2017 yılında çekilmiş bir fotoğrafta (AFP)

Bunlardan el-Haya, Awadallah, Hamad ve el-Hindi İsrail savaşı öncesinden beri Gazze Şeridi dışında yaşamaktadır.

Diğer Politbüro üyeleri arasında Halid Meşal, Musa Ebu Marzuk, Muhammed Nazzal, İzzet el-Rişk, Zaher Cebarin, Mahmud Merdavi ve Hamas'ın güvenlik gerekçesiyle ismini açıklamadığı diğer isimler yer alıyor.

Politbüro Hamas'ın en yüksek yürütme organıdır ve hareket içinde nihai kararları alır, kader kararları ise Politbüro ile 50 üyeli Şura Konseyi arasında oybirliğiyle alınır.



Lübnan, Mısır'dan "uzun sürecek bir İsrail savaşı" hakkında istihbarat aldı

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan, Mısır'dan "uzun sürecek bir İsrail savaşı" hakkında istihbarat aldı

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan, Mısır'dan İsrail savaşının uzun süreceğine dair olumsuz bilgiler aldı; bu bilgiler, yakın bir ateşkesin kesin işaretlerinin olmaması ve İsrail'in güney Lübnan'a yeni bir askeri birlik konuşlandırarak çatışma alanını kademeli olarak tırmandırma niyetini teyit etmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Beyrut'ta yetkililerle bir araya gelen Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, "ülkesinin, gerilimi azaltmak ve bölgedeki çatışmanın yayılmasını önlemek amacıyla, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında mesaj iletimi de dahil olmak üzere yoğun temaslar yürüttüğünü, aynı zamanda İsrail tarafıyla da iletişim halinde olduğunu" açıkladı. Ancak Abdulati'nin Beyrut'taki görüşmelerine yakın kaynaklar, atmosferin "cesaret kırıcı" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, siyasi ve askeri verilerin Lübnan meselesine olumlu bir yaklaşımı yansıtmadığını, özellikle de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Lübnan savaşına Amerika ve İran arasındaki müzakerelerin bir parçası olmasına izin vermeyi reddettiğini ve "Hizbullah'ı ortadan kaldırma" konusundaki tutumunu sertleştirdiğini, bunun da Lübnan savaşının uzun vadeli olacağının göstergesi olduğunu belirtti.


İsrail'in güney Lübnan ve Beyrut'un güney banliyölerine yönelik hava saldırıları

 26 Mart 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur şehrinden çekilen bu fotoğrafta, İsrail'in Mansuri köyünü hedef alan hava saldırısının ardından yükselen duman görülüyor (AP)
26 Mart 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur şehrinden çekilen bu fotoğrafta, İsrail'in Mansuri köyünü hedef alan hava saldırısının ardından yükselen duman görülüyor (AP)
TT

İsrail'in güney Lübnan ve Beyrut'un güney banliyölerine yönelik hava saldırıları

 26 Mart 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur şehrinden çekilen bu fotoğrafta, İsrail'in Mansuri köyünü hedef alan hava saldırısının ardından yükselen duman görülüyor (AP)
26 Mart 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur şehrinden çekilen bu fotoğrafta, İsrail'in Mansuri köyünü hedef alan hava saldırısının ardından yükselen duman görülüyor (AP)

İsrail savaş uçakları bu sabah, Lübnan'ın güneyindeki Kfar Rumman, Qalila kasabaları ve Mansuri'nin banliyölerini hedef alan bir dizi hava saldırısı düzenledi. Hava saldırıları Hanin'deki bir evi, Kfar Rumman'daki açık bir alanı, güneydeki Qalila kasabası yakınlarındaki Amriye bölgesindeki bir binayı ve Mansuri'nin banliyölerini vurdu.

Bununla bağlantılı olarak, resmi Lübnan Ulusal Haber Ajansı, İsrail topçularının bu sabah Lübnan'ın güneyindeki Beyt Lif kasabasının girişlerini ve Dibil, Kuzah, Nakura kasabalarının ve Hamul bölgesinin dış mahallelerini bombaladığını bildirdi.

Ajans ayrıca, İsrail insansız hava araçlarının (İHA) şafak vakti güneydeki Kfar Rumman kasabasında bir evi hedef aldığını, batı kesimdeki bir dizi köyün yoğun topçu bombardımanına maruz kaldığını ve şafak vakti Beyrut'un güney banliyölerindeki Havita el-Gadir bölgesine hava saldırıları düzenlendiğini bildirdi.

İsrail ordusu, bu sabah Lübnan'ın güneyindeki Sajd köyü sakinlerine acil bir uyarıda bulunarak, evlerini derhal boşaltmalarını ve Zahrani Nehri'nin kuzeyine taşınmalarını istedi.


Şii İkilisi, İran büyükelçisinin sınır dışı edilme kararına karşı harekete geçti

Beyrut'un güney banliyösünde enkazın arasında çekilmiş eski Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın posteri (AFP)
Beyrut'un güney banliyösünde enkazın arasında çekilmiş eski Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın posteri (AFP)
TT

Şii İkilisi, İran büyükelçisinin sınır dışı edilme kararına karşı harekete geçti

Beyrut'un güney banliyösünde enkazın arasında çekilmiş eski Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın posteri (AFP)
Beyrut'un güney banliyösünde enkazın arasında çekilmiş eski Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın posteri (AFP)

Emel Hareketi ve Hizbullah’tan oluşan Şii İkilisi, İran’ın Beyrut Büyükelçisi Muhammed Rıza Şibani’nin sınır dışı edilme kararını, kendi siyasi grubuna yönelik kabul edilebilir önlemler ve kararlar ile artık sessiz kalınamayacak ve göz yumulamayacak bir ayrım çizgisi olarak değerlendiriyor.

Şii İkilisi ve destekçilerinin karara karşı sergilediği alarm durumu, 7 Ağustos'ta hükümetin silahların yasaklanmasına karar vermesi ve Hizbullah'ın askeri faaliyetlerinin askıya alınması gibi daha önce alınan daha büyük kararlar karşısında da devam etti. Emel Hareketi’nden bakanlar son kararı desteklerken, Şii İkilisi’nin bakanları ilk kararın alındığı oturumdan çıkmakla yetindiler.

Top Cumhurbaşkanı Avn’ın sahasında

Şii İkilisi’nden kaynaklar, bu karara karşı bazı seçenekleri olduğunu belirtti. Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin çözüm bulma görevini Cumhurbaşkanı Joseph Avn’a devrettiğini, Cumhurbaşkanı Avn’ın ise Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’nin İran Büyükelçisi’ni sınır dışı etme kararından, önceden haberi olmadığını söyledi.

Emel Hareketi'nin tutumu

Hizbullah'ın salı günü İran Büyükelçisi’nin sınır dışı edilme kararını ‘büyük ulusal ve stratejik bir hata’ olarak nitelendirdiği bildirinin ardından Cumhurbaşkanı Avn ve Başbakan Nevvaf Selam’ı, bu kararın ciddi sonuçları nedeniyle Dışişleri Bakanı Recci’den kararın derhal geri çekilmesini talep etmeye çağırdı. Emel Hareketi ise dün bir bildiri yayınlayarak Hizbullah'ın taleplerini destekledi. İlgili yetkilileri, ‘düşüncesiz ve sorumsuz bir adım’ olarak nitelendirdiği karardan geri dönmeye çağıran Emel Hareketi, ‘hiçbir koşulda bu kararın geçmesine göz yummayacağını’ vurguladı. Şii İkilisi’nin İran Büyükelçisi’ne kararı yokmuş gibi davranmasını bildirdiğini belirten kaynaklar, “Hükümetin faaliyetlerinin askıya alınması da seçenekler arasında yer alıyor, ancak Şii İkilisi’nin şu anda iç istikrarın sarsılmasını önlemeye kararlı olduğu vurgulanıyor” dediler.

Kaynaklara göre Lübnanlı yetkililerin, dün İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Litani Nehri boyunca uzanan tüm köprüleri yıkacaklarını ve Lübnan topraklarının yüzde 10'unu işgal ederek sınırlarını Litani Nehri'nin güneyine kadar genişletip bir tampon bölge haline getirme niyetini övünerek açıklaması karşısında uluslararası düzeyde diplomatik olağanüstü hal ilan etmeleri daha uygun olurdu.

dvf
Salı günü İsrail saldırısında hayatını kaybeden Emel Hareketi üyesinin cenaze törenine katılan Lübnanlılar (AP)

Emel Hareketi’nin bakanlık kotasından atanan Çevre Bakanı Tamara ez-Zeyn, televizyon ekranlarından yaptığı açıklamada, “Konunun perşembe gününden önce çözüme kavuşturulacağına güveniyoruz” ifadelerini kullandı. Konunun önemli sonuçları olduğu için oturumda gündeme getirileceğini belirten Zeyn, Şii İkilisi’nden bakanlar hükümetten çekilme seçeneğinin masada olduğunu da ifade ettiler. Buna karşın Dışişleri Bakanlığı kaynakları Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “Karardan geri adım atılması söz konusu değil, bu egemenlik hakkı kapsamındaki bir karar” demekle yetindi.

Siyasi şantaj

Akademisyen ve siyasi analist Dr. Ali Murad yaptığı değerlendirmede, “Lübnan hükümetinin, İsrail’e roket saldırılarının başladığı ilk günden itibaren harekete geçmesi gerekirdi; zira şu anda on yıllardır biriken anormal bir durumla karşı karşıya olduğumuzun farkındayız. Örneğin İran'a karşı tutum, yıllar önce, özellikle de İranlı yetkililerin beş Arap ülkesini yönettiklerini açıkça söylemelerinden bu yana değişmesi gerekirdi” ifadelerini kullandı. Lübnan devletinin aldığı birçok kararı uygulayamadığına dikkati çeken Dr. Murad, ancak Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın seçilmesinden ve Başbakan Selam hükümetinin kurulmasından bu yana alınan kararların, durumu değiştirme niyetinin olduğunu teyit ettiğini belirtti. Dr. Murad, “Buna karşın Hizbullah ve Emel Hareketi, istikrarı ve iç barışı tehdit ederek bu kararların uygulanmasına yönelik her türlü girişimi her zaman engellemeye çalışıyor ve dolayısıyla siyasi şantaj uyguluyor” diye ekledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Dr. Murad, devletin siyasi ve diplomatik bir çözüm bulması gerektiğini vurgulayarak “İran’ın, Tahran ve Hizbullah’ın istediği gibi Lübnan ve Lübnanlılar adına müzakere masasına oturması kabul edilemez” dedi. İran Büyükelçisi’nin sınır dışı edilme kararının ardından Şii İkilisi’nin gerginliği tırmandıracağını öngören Murad, ancak kararın tüm koşullarından bağımsız olarak, Lübnanlı yetkililerin şantaja boyun eğmemesi ve tüm tehditlere karşı kararlı kalmasının temel öncelik olduğunu belirtti.