Suriye'deki yabancı savaşçılarla ilgili 4 senaryo, 3 kırmızı çizgi

Suriye'deki yabancı savaşçılar kimler ve onları ne bekliyor?

Suriye'nin kuzeyindeki Halep ilinin batısında yer alan Atarib'de bir kamyonun üzerinden zafer işareti yapan savaşçılar, 28 Kasım 2024 (AFP)
Suriye'nin kuzeyindeki Halep ilinin batısında yer alan Atarib'de bir kamyonun üzerinden zafer işareti yapan savaşçılar, 28 Kasım 2024 (AFP)
TT

Suriye'deki yabancı savaşçılarla ilgili 4 senaryo, 3 kırmızı çizgi

Suriye'nin kuzeyindeki Halep ilinin batısında yer alan Atarib'de bir kamyonun üzerinden zafer işareti yapan savaşçılar, 28 Kasım 2024 (AFP)
Suriye'nin kuzeyindeki Halep ilinin batısında yer alan Atarib'de bir kamyonun üzerinden zafer işareti yapan savaşçılar, 28 Kasım 2024 (AFP)

Abbas Şerife

Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024 tarihinde düşürülmesine katılan ve halen Suriye'de kalmaya devam eden yabancı savaşçılar meselesi, Şam'daki yeni yönetimin karşılaştığı zorluklardan biri haline geldi. Özellikle Savunma Bakanlığı'nın yeni yönetimin yaklaşımı çerçevesinde Suriye halkının kurtuluşu için yaptıkları fedakârlıklar, yeni yönetimin politikalarına olan bağlılıkları, farkındalıklarının yüksek ve sayılarının ordunun yapısını etkileyemeyecek kadar az olmasının göz önünde bulundurularak bazılarına askeri rütbeler verme kararı almasının ve yeni yönetimin Suriye'ye dost olan hiçbir ülkeye tehdit oluşturmayacakları konusunda garanti vermesinin ardından, bu kişileri Suriye toplumuna entegre etme çağrıları ile onlara Suriye'nin güvenlik ve askeri kurumlarında herhangi bir resmi statü verilmemesi çağrıları birbiriyle çatıştı.

Suriye'nin kuzeybatısındaki yabancı savaşçıların haritası

Suriye'nin kuzeybatısındaki en fazla yabancı savaşçı Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) çatısı altında yer alıyor. HTŞ ile birlikte Suriye'nin kuzeybatısında kalan yabancı savaşçıların sayısına ilişkin kesin resmi veriler olmasa da sayılarının yaklaşık 2 bin 500 kişi olduğu tahmin ediliyor. Söz konusu yabancı savaşçılar, HTŞ'nin 2016 yılında El Kaide'den ayrıldığını açıklamasının ardından El Kaide'nin Suriye'deki kolu haline gelen Hurraseddin grubuna katılmak yerine HTŞ saflarında kalmayı tercih ettiler.

Yabancı savaşçıların HTŞ saflarında kalma kararına, Suriye sınırları dışında savaşma fikrinden koparak yerel cihatçılığı benimseme yönündeki ideolojik değişimler eşlik etti. HTŞ'nin, Suriye sınırları dışındaki hiçbir ülkeyi karşısına almamaya ve Suriye rejimiyle ve müttefikleriyle ülke sınırları içinde savaşmaya odaklanmaya dayanan politikalarına neredeyse tamamen bağlı kaldılar.

Yabancı savaşçıların HTŞ saflarında kalması kararına, yerel cihatçılığı benimseme ve Suriye sınırları dışında savaşma fikrinden kopma yönündeki ideolojik değişimler eşlik etti. Yabancı savaşçılar, HTŞ'nin, Suriye sınırları dışındaki hiçbir ülkeyi karşısına almamaya ve Suriye rejimiyle ve müttefikleriyle ülke sınırları içinde savaşmaya odaklanmaya dayanan politikalarına neredeyse tamamen bağlı kaldılar.

Suriye'deki yabancı savaşçıların milliyetlerini sıralayacak olursak ilk sırada Çin'den gelen Uygurlar (Doğu Türkistan) geliyor. Sayısal olarak en büyük gruplardan biri olan Uygurların sayısının birkaç bin olduğu tahmin ediliyor ve çoğu HTŞ'de bulunuyor. Sayı bakımından ikinci sırada Rusya'dan gelen ve savaş uzmanlıklarıyla tanınan Çeçen komutanlar ve savaşçılar yer alıyor. Üçüncü sırada Basra Körfezi havzasının yanı sıra Ürdün, Mısır, Tunus ve Fas’tan gelen Araplar bulunuyor. Dördüncü sırada Fransa, İngiltere ve Almanya'dan Avrupalılar gelse de sayıları çok az. Çünkü büyük bir kısmı ülkelerine geri döndü. Beşinci sırada ise Özbekistan, Tacikistan, Türkiye ve Arnavutluk ile diğer milletlerden az sayıda savaşçı geliyor.

HTŞ saflarındaki yabancı savaşçılar ya ayrı taburları olmayan bireysel olarak bulunan Mısırlılar ve Avrupalılar gibi etnik olmayan temelde ya da Çeçenler gibi etnik temelde ya da sayıları 150'yi bulan ‘Ecnadu'l Kavkaz’ (Kafkas Askerleri) adlı grubun üyeleri olan Çeçenler, sayıları bin 500 olan Özbekler ve Türkistanlılar ve diğerler milletlerden olan savaşçıların yanı sıra bağımsız olarak insan hakları savunuculuğu ve insani yardım alanlarında çalışan ve sayıları 200'ü geçmeyen Cezayirliler gibi etnik temelde tugaylara ve gruplara ayrılıyor.

Beşşar Esed rejiminin düşmesinin ardından Savunma Bakanlığı'nın kurulmasıyla birlikte, Bakanlık yabancı savaşçıları Suriye ordusu bünyesinde oluşturulan askeri birimlere dağıtmaya başladı. Bu grupları şöyle sıralayabiliriz:

  • 1- Türkistan İslam Partisi (TİP). Lideri Ebu Muhammed el-Turkistani. Savaşçı sayısının 2 bin 500 olduğu tahmin ediliyor.
  • 2- Ensar’ut-Tevhid (Tevhid Destekçileri). Lideri Ebu Diyab Sarmin. 200 kadar savaşçısı olduğu tahmin ediliyor.
  • 3- Ecnadu'l Kavkaz (Kafkas Askerleri). Lideri Müslim eş-Şişani. 250 civarı savaşçısı olduğu tahmin ediliyor.
  • 4- - Çeçenler (Ecnad’uş-Şam/Şam’ın Askerleri): Lideri Ebu Abdulmelik eş-Şişani. 300 civarı savaşçısı olduğu tahmin ediliyor.

Peki, Şam'daki yeni yönetim, yabancı savaşçılarla ne yapacak?

Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, daha önce yaptığı açıklamalarda, Beşşar Esed rejiminin devrilmesine katkıda bulunan yabancı savaşçıların ‘ödüllendirilmeyi hak ettiklerini’ söylemişti. Ocak ayı ortalarında gazetecilerle bir araya gelen Şara, devrik Esed rejiminin işlediği suçların onları yabancı savaşçılara güvenmeye ittiğini, devrime katılıp rejimin devrilmesine yardımcı olduktan sonra Suriye halkını destekledikleri için ödüllendirilmeyi hak ettiklerini söyledi. Şara, bu kişilere Suriye vatandaşlığı verilebileceğini ima etti.

Suriye yönetimi, yabancı savaşçıları yeni Suriye ordusuna entegre etmeye çalışıyor. Devlet kurumlarını harekete geçirme planları arasında yabancı savaşçıları bağımsız gruplardan ayırıp birleşik bir komuta altına almak da bulunuyor.

Devlet kurumlarını harekete geçirme planları arasında yabancı savaşçıları bağımsız gruplardan ayırıp birleşik bir komuta altına almak da bulunuyor.

Şarku’l Avsat’ın Suriye resmi haber ajansı SANA’dan aktardığı habere göre  yeni Suriye yönetimi, Askeri Operasyonlar İdaresi’nde görevli 50 komutanın yanında bazı yabancı savaşçıların üst düzey askeri mevkilere atandı.

Terfi edenler arasında yıllardır Arnavut Cemaati'ne (Jemati Alban) liderlik yapan Arnavutluk vatandaşı Abdul Samrez Yaşari (Ebu Katade Albani), Türk vatandaşı Ömer Muhammed Çiftçi (Muhtar et-Turki), Mısırlı Alaa Muhammed Abdulbaki ve Uygur Türkü Abdulaziz Davud Hudaverdi yer alıyor.

Bunlar arasında Tacik asıllı Mulan Tursun Abdussamed, tuğgeneral rütbesi verilen Ürdün vatandaşı Abdurrahman Hüseyin el-Hatib ve Ceyşu'l Muhaciriyn ve'l Ensar (Muhacir ve Ensar Ordusu) Komutanı Abdullah ed-Dağıstani de bulunuyor.

Suriye'deki yabancı savaşçıların akıbetine ilişkin olası senaryolar

Suriye'deki yabancı savaşçıların kaderini belirleyecek dört olası senaryo ile karşı karşıyayız gibi görünüyor. Ancak bu durum, söz konusu senaryolardan sadece birinin gerçekleşeceği anlamına gelmiyor. Aksine, önümüzdeki koşullara ve yabancı savaşçıların gruplaşmalarına, ideolojik farklılıklarına ve farklı milliyetlerden olan kökenlerine bağlı olarak bu senaryoların hepsi gerçekleşebilir.

  • 1- Bosna Hersek senaryosu: Entegrasyon ve yerelleştirme

Yabancı savaşçılar Suriye devletinin sınırları dışında herhangi bir tehdit oluşturmamaları, Suriyeli sivillere karşı ihlallerde bulunmamaları, Suriye’nin kanunlarına ve düzenine uymaları ve Suriye devleti içinde örgüt kurmamaları koşuluyla Suriye toplumuna entegre edilebilir ve sıradan vatandaşlar olarak kabul edilebilirler.

  • 2- Afganistan senaryosu: Herkesin ülkesine dönmesi

Yabancı savaşçı ihraç eden ülkeler, bu savaşçıların ve ailelerinin kendi ülkelerine dönmelerini kabul edebilir ve sıradan vatandaşlar gibi olmaları için onları toplumlarına yeniden kazandırmaya ve entegre etmeye çalışabilir. Bu tür savaşçıları rehabilite etmek için programları olan bazı ülkelerde bu bir çözüm olabilir, ancak güvenlik söz konusu olduğunda, bu kişiler kendilerini gözaltı merkezleri ya da cezaevlerinde bulabilir.

  • 3- Eylemsizlik koşuluyla siyasi sığınma hakkı verilmesi

Cihatçı savaşçılar hakkında veri toplamak ve veri tabanı oluşturmak isteyen bir devlet, bu kişilerin dosyalarının güvenlik bakımından ele alınması nedeniyle ülkelerine dönmeyi reddeden ve güvenlik açısından risk teşkil etmeyen cihatçıların bir bölümüne siyasi sığınma hakkı tanıyabilir. Bu kişiler, cihatçı faaliyetlerde bulunmayacaklarına dair taahhütte bulunabilir.

Şam'ın yabancı savaşçılarla ilgili olarak, yasal gerekçe olmaksızın iade edilmemeleri, devletin kontrolü dışında özel örgütler kurmalarına izin verilmemesi ve dost ülkelerin güvenliğine herhangi bir tehdit oluşturmalarına izin verilmemesi olmak üzere üç kırmızı çizgisi var.

  • 4- Irak senaryosu: Savaşçıların faaliyetlerine devam etmek için başka bir savaş alanına geçmeleri

Bazı raporlar Çeçen militan grupların daha önce HTŞ tarafından kontrol edilen Suriye’nin kuzeybatı bölgelerini terk etmeye başladığını gösteriyor. 2023 yılında Abdulhakim eş-Şişani liderliğindeki Ecnadu'l Kavkaz grubundan 170 savaşçının Ukrayna'da Rusya ordusuna ve Çeçen lider Ramzan Kadirov liderliğindeki Çeçen hükümetine bağlı güçlere karşı savaşmak üzere hareket ettiği tahmin ediliyor. Ancak Beşşar Esed rejiminin düşmesi ve Suriye'nin istikrara kavuşmasıyla birlikte yabancı savaşçıların vatandaşı oldukları ülkelerle bir mutabakat yapılabilir ve bu noktada her bir ülkeyle ayrı ayrı özel bir yaklaşım sergilenebilir.

cdfvgtrhy
HTŞ’nin Şam'daki askeri geçit töreninde yer alan maskeli savaşçılar (Reuters)

Yeni Suriye yönetiminin ordu saflarındaki savaşçılarla ilgilenme ve onları kontrol etme politikası daha önce emsaline rastlanmamış yeni bir durum değil. Yabancı savaşçılar tarih boyunca çeşitli çatışmalarda önemli roller oynamış, katkıları genellikle kabul edilmiş ve askeri rütbeler verilmiştir. Bununla ilgili önemli örneklerin başında, yabancı savaşçıların Birlik Ordusu’nun büyük bir bölümünü (yüzde 25-33'ü) Amerikan İç Savaşı (1861-1865) geliyor. Yabancı gönüllülerden oluşan uluslararası birliklerin 1930'larda İspanya Cumhuriyeti'ni desteklemek üzere katıldığı ve birçoğuna uzmanlıklarına göre askeri rütbelerin verildiği İspanya İç Savaşı da bu örneklerinden biri. 1830 yılında kurulan Fransız Yabancı Lejyonu, yabancı askerlerin terfi ve tanınma fırsatlarıyla birlikte düzenli orduya entegre edilen bir askeri yapı olarak örnekler arasında yer alıyor.

Şam'ın yabancı savaşçılarla ilgili olarak, yasal gerekçe olmaksızın iade edilmemeleri, devletin kontrolü dışında özel örgütler kurmalarına izin verilmemesi ve dost ülkelerin güvenliğine herhangi bir tehdit oluşturmalarına izin verilmemesi olmak üzere üç kırmızı çizgisi var.



Şam, Haseke vilayetinin güvenliğini sağlamaya yönelik kapsamlı bir planı duyurdu

Nureddin el-Baba, el-Hol kampı hakkında düzenlediği basın toplantısında (İçişleri Bakanlığı)
Nureddin el-Baba, el-Hol kampı hakkında düzenlediği basın toplantısında (İçişleri Bakanlığı)
TT

Şam, Haseke vilayetinin güvenliğini sağlamaya yönelik kapsamlı bir planı duyurdu

Nureddin el-Baba, el-Hol kampı hakkında düzenlediği basın toplantısında (İçişleri Bakanlığı)
Nureddin el-Baba, el-Hol kampı hakkında düzenlediği basın toplantısında (İçişleri Bakanlığı)

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, hükümet ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşmaya uygun olarak, Suriye ordu birliklerinin Haseke vilayetine girişiyle eş zamanlı olarak vilayetin güvenliğini sağlamak için bir güvenlik konuşlandırma planı hazırladığını duyurdu.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, düzenlediği basın toplantısında, bakanlığın ilk andan itibaren "el-Hol kampı"nın güvenliğini yeniden sağlamak, duvardaki açıklıkları kapatmak ve çevresini güvence altına almak için çalışmalara başladığını, ayrıca tutukluların verilerini ve kimlik belgelerini incelediğini ve Suriye'nin tamamını kapsayan birleşik bir veri tabanı oluşturmak için çalışmaların devam ettiğini açıkladı.

Bakanlık sözcüsü, el-Hol kampındaki insani durumu "her açıdan şok edici" olarak nitelendirdi ve binlerce insanın altyapıdan yoksun yarı çöl bir bölgede yıllarca zorlu koşullar altında tutulduğunu belirtti. Sözcü, kamp hakkında daha önce bildirilen her şeyin "abartmalar" nedeniyle daha yakından incelenmesi gerektiğini ifade etti.


Lübnan: Ajanların itirafları, Hizbullah'a nüfuzun ne kadar derin olduğunu ortaya koyuyor

Hizbullah destekçileri, komutan Hüseyin Yaghi'nin cenaze töreninde (AFP)
Hizbullah destekçileri, komutan Hüseyin Yaghi'nin cenaze töreninde (AFP)
TT

Lübnan: Ajanların itirafları, Hizbullah'a nüfuzun ne kadar derin olduğunu ortaya koyuyor

Hizbullah destekçileri, komutan Hüseyin Yaghi'nin cenaze töreninde (AFP)
Hizbullah destekçileri, komutan Hüseyin Yaghi'nin cenaze töreninde (AFP)

Lübnan'daki ajanların itirafları, Hizbullah'ın maruz kaldığı sızmanın boyutunu ortaya koydu.

Geçtiğimiz hafta İsrail ile iş birliği suçlamasıyla tutuklanan güneydeki Ensar kasabasında yaşayan "A.M." ile yapılan soruşturmalar, kendisinin Mossad'a imha edilen yerlerin kesin konumları hakkında proaktif bir şekilde bilgi verdiğini ve hatta bazıları Hizbullah'ın füze depolarına ve insansız hava aracı fabrikalarına ait olan askeri tesislerin koordinatlarını verdiğini ortaya koydu.

2020 yılında örgüte katılan ve en son tutuklanan şahsın durumu, gerçekleştirdiği görevler göz önüne alındığında belki de en ciddi olanıdır. Bu şahıs, Mossad'a Hizbullah üyeleri ve telefon numaraları hakkında bilgi vermiş, ayrıca partinin Güney Lübnan'da kullandığı buldozerlerin ve ağır makinelerin türlerini ve sahiplerini belirlemiştir. Tutuklanan şahıs, İsrail'i ziyaret ettiğini de itiraf etmiştir.

Bu arada, Hizbullah dün, saldırının İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'i hedef alması veya İran rejimini devirmeyi amaçlaması durumunda İran'a karşı olası bir savaşta askeri müdahale tehdidinde bulundu. Bir Hizbullah yetkilisi, Washington'un "sınırlı" saldırılar başlatması durumunda grubun askeri müdahalede bulunmayı düşünmediğini, ancak Hamaney'i hedef almanın "kırmızı çizgi" teşkil ettiğini ifade etti.


Suriye hükümeti, Suveyda vilayetindeki Dürzi gruplarla tutukluları takas etti

Suveyda’nın dış mahallelerinde Suriyeli yetkililer ile Dürzi savaşçılar arasında düzenlenen esir takasında, otobüslerin önünde tutuklu ve esirler takas edilirken, 26 Şubat 2026 (AFP)
Suveyda’nın dış mahallelerinde Suriyeli yetkililer ile Dürzi savaşçılar arasında düzenlenen esir takasında, otobüslerin önünde tutuklu ve esirler takas edilirken, 26 Şubat 2026 (AFP)
TT

Suriye hükümeti, Suveyda vilayetindeki Dürzi gruplarla tutukluları takas etti

Suveyda’nın dış mahallelerinde Suriyeli yetkililer ile Dürzi savaşçılar arasında düzenlenen esir takasında, otobüslerin önünde tutuklu ve esirler takas edilirken, 26 Şubat 2026 (AFP)
Suveyda’nın dış mahallelerinde Suriyeli yetkililer ile Dürzi savaşçılar arasında düzenlenen esir takasında, otobüslerin önünde tutuklu ve esirler takas edilirken, 26 Şubat 2026 (AFP)

Suriye’nin güneyindeki Suveyda vilayetinin Medya İlişkileri Birimi Müdürlüğü, hükümet ile kentin kontrolünü elinde bulunduran Dürzi gruplar arasında ‘tutuklu ve esir değişimi’ operasyonu gerçekleştirildiğini açıkladı. Bu, taraflar arasında geçen yaz kentte yaşanan ve ölümlere yol açan çatışmalardan bu yana yapılan ilk kapsamlı değişim operasyonu oldu.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, değişim kapsamında Şam, Adra Cezaevi’nde tutulan 61 Dürzi grup mensubunu serbest bırakırken; karşılığında Şeyh Hikmet el-Hicri’ye bağlı Ulusal Muhafızlar tarafından 25 Suriye hükümeti unsurunun serbest bırakılması sağlandı. Operasyon, Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) gözetiminde gerçekleştirildi.

VFEDV
Havadan çekilen bir fotoğrafta, ağırlıklı olarak Dürzi nüfusun yaşadığı Suveyda vilayetinde Dürzi savaşçılar ile Bedevi kabileleri arasında yaşanan ölümcül çatışmaların ardından tahrip olmuş bir tankın kalıntıları görülüyor, 25 Temmuz 2025. (Arşiv – Reuters)

Geçtiğimiz temmuz ayında Suveyda’da mezhep temelli çatışmalar yaşandı; olaylar Dürzi savaşçılar ile Bedevi aşiretleri arasında patlak verdi. Çatışmalar, hükümetin kenti kontrol altına almak amacıyla birliklerini göndermesiyle daha da şiddetlendi.

Mücadeleler sırasında, Dürzileri destekleyen İsrail, Şam yönetimine karşı hava saldırıları düzenledi. Günler süren şiddetin ardından aynı ay, çatışmaları sona erdirmek amacıyla kapsamlı bir ateşkes ilan edildi; olaylar sırasında yüzlerce kişi hayatını kaybetti.

FR5TGHT5
Suriye'nin Suveyda kentinde Suriyeli yetkililer ile Dürzi savaşçılar arasında düzenlenen esir takası töreni sırasında güvenlik görevlileri ve yetkililer, esirleri taşıyan otobüslerin yanında toplandı. (AFP)

AFP ekibi, Suveyda’nın kuzey kırsalındaki el-Metune beldesinde iki büyük otobüsün Şam yakınlarındaki Dera Cezaevi’nden tutukluları indirdiğini gözlemledi. Otobüsler, hükümet güçleri ve ICRC ekipleri eşliğinde kente hareket etti, ardından bir ambulans ve ICRC aracı eşliğinde Suveyda’ya doğru yol aldı.

Kısa bir süre sonra aynı noktaya, hükümet kontrolü dışında kalan bölgelerde faaliyet gösteren Ulusal Muhafızlar’ın elinde bulunan güvenlik ve ordu mensubu esirleri taşıyan bir otobüs ulaştı.

Suriye devlet televizyonu, tutuklu değişim operasyonunun güvenliğini sağlamak için İç Güvenlik Güçleri’nin Şam-Suveyda yolunda yoğun güvenlik önlemleri aldığını bildirdi.

GRB
Suveyda’da Suriyeli yetkililer ile Dürzi savaşçılar arasında gerçekleştirilen esir takasında esirleri taşıyan bir otobüs, 26 Şubat 2026 (AFP)

Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba, özellikle Suveyda’daki İç Güvenlik Güçleri’nin devlet ile yasadışı gruplar arasında gerçekleştirilen tutuklu değişimi operasyonunda yoğun çaba sarf ettiğini açıkladı.

El-Baba, Suriye el-İhbariyye televizyonuna yaptığı açıklamada, “Bugün 86 aileye sevinç getiren bir değişim operasyonunu başarıyla gerçekleştirdik. Yasadışı grupların elinde rehin tutulan 25 Suriye vatandaşının serbest bırakılmasını sağladık” dedi.

El-Baba ayrıca, “Devletin elindeki 61 tutuklu serbest bırakıldı” bilgisini vererek, bunun ‘Suveyda’da durumu yatıştırma ve Suriye ulusal birliği çerçevesinde barışçıl ve siyasi çözüm adımlarını öngören Amman Anlaşması’ kapsamında gerçekleştiğini belirtti.

El-Baba, yasadışı grupların hâlâ kayıpların durumu hakkında bilgi vermeyi reddettiğini ifade ederek, kayıpların akıbetinin ortaya çıkarılması için uluslararası çabaların sürdüğünü vurguladı.

BFFRGB
Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nden (ICRC) bir yetkili, Suriye’nin güneyindeki Suveyda’nın dış mahallelerinde Bedevi kabileleri ile Dürzi gruplar arasında yapılan takası denetliyor. (SANA)

Diğer yandan ICRC Suriye Delegasyonu Başkanı Stephan Sakalian yaptığı açıklamada, ‘aylarca yakınlarını beklerken endişe içinde kalan ailelerin yeniden bir araya gelmesinde rol oynayan tüm taraflara’ teşekkür etti.

Sakalian, “Bu operasyonun, diğer olası serbest bırakma girişimlerine ve tüm taraflar arasında insani konulara ilişkin diyaloğa zemin hazırlamasını umuyoruz. Bu kapsamda, Temmuz 2025’ten bu yana güney Suriye’deki düşmanlıklar nedeniyle kaybolan kişilerin akıbetinin ve yerlerinin belirlenmesi de gündeme gelebilir” dedi.

20 Temmuz’dan itibaren ateşkes sağlanmış olsa da durum halen gerginliğini koruyor ve Suveyda’ya ulaşım güçlüklerle devam ediyor. Dürzi sakinler, hükümetin kontrolü dışında kalan bölgeleri abluka altına aldığını ve buralarda on binlerce yerinden edilmiş kişinin bulunduğunu iddia ediyor; Şam ise bunu reddediyor.