Gazze’de Hamas'a karşı protestolar giderek artıyor

Netanyahu protestoları savaşı yeniden başlatmanın meyvesi olarak görürken Filistinli gruplar, ‘ulusal bütünlüğü tehdit ettiği’ konusunda uyardı

Dün Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Lahiye'de savaşın sona ermesini isteyen ve Hamas karşıtı sloganlar atan Filistinliler (Reuters)
Dün Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Lahiye'de savaşın sona ermesini isteyen ve Hamas karşıtı sloganlar atan Filistinliler (Reuters)
TT

Gazze’de Hamas'a karşı protestolar giderek artıyor

Dün Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Lahiye'de savaşın sona ermesini isteyen ve Hamas karşıtı sloganlar atan Filistinliler (Reuters)
Dün Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Lahiye'de savaşın sona ermesini isteyen ve Hamas karşıtı sloganlar atan Filistinliler (Reuters)

Gazze'de protestolar dün ikinci gününde büyüyerek ve yaygınlaşarak devam etti. Protestolara katılan göstericiler, Hamas aleyhine sloganlar atarak savaşın sona erdirilmesini istediler.

Gazze Şeridi'nde Şıucaiye Beyt Lahiye ve Deyr Beleh de dahil olmak üzere çeşitli bölgelerde farklı yoğunlukta protesto gösterileri düzenlendi. Protestolar ilk olarak salı günü Beyt Lahiye'de başladı. İsrail ordusunun Beyt Lahiye'den yerleşim bölgelerine roket atılması üzerine tahliye emri vermesinin ardından çok sayıda bölge sakini protestolara katıldı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre  bir görgün tanığı, “Bu savaşa karşı spontane bir yürüyüştü. Çünkü insanlar yorgun ve gidecek yerleri yok. Hepsi değil ama çoğu Hamas aleyhine sloganlar atarak 'Hamas'ı terk edin' dedi. İnsanlar yorgun, kimse onları suçlamamalı” ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, protestoların Gazze'ye yönelik savaşın yeniden başlamasının bir sonucu olduğunu söyledi.

Netanyahu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Eşi ve benzeri görülmemiş bir olaya, Gazze'de Hamas yönetimine karşı halk protestolarına tanık olduk. Bu durum, politikalarımızın işe yaradığını gösteriyor. Savaşımızın tüm hedeflerine ulaşmaya kararlıyız.”

Hamas gösteriler konusunda resmi olarak sessiz kalırken, Filistin Ulusal ve İslami Hareket grupları, ‘halk hareketlerini kararlılık savaşının bir parçası’ olarak tanımlandığı bir bildiri dağıttı. Bildiride Gazzelilere “Sizi, öfkeli kitle hareketinizin yönünü değiştirmeye ve ulusal bütünlüğü tehdit etmek üzere acı ve ıstırabınızı istismar etmeye yönelik her türlü girişime karşı uyanık, dikkatli ve özenli olmaya çağırıyoruz” diye seslenildi



Hizbullah: İsrail'in Lübnan'ı işgali kabul edilemez

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım televizyonda yayınlanan konuşması sırasında (videodan alınan ekran görüntüsü)
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım televizyonda yayınlanan konuşması sırasında (videodan alınan ekran görüntüsü)
TT

Hizbullah: İsrail'in Lübnan'ı işgali kabul edilemez

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım televizyonda yayınlanan konuşması sırasında (videodan alınan ekran görüntüsü)
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım televizyonda yayınlanan konuşması sırasında (videodan alınan ekran görüntüsü)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım dün yaptığı açıklamada, İsrail'in Lübnan'da halen işgal altında tuttuğu bölgelerden ‘kayıtsız şartsız’ çekilmesi gerektiğini söyledi.

Kasım televizyonda yayınlanan konuşmasında, “İsrail buna uymazsa diğer seçeneklere dönmekten başka çaremiz kalmayacak. İsrail'in Lübnan'ı kirletmesi denklemini kabul edemeyiz” ifadelerini kullandı.

Kasım sözlerini şöyle sürdürdü: “İsrail saldırgan bir pozisyondadır ve bu saldırganlık durdurulmalıdır. Ateşkesten bu yana ilk kez güney banliyölerini bombalayarak ve Güney Lübnan'daki çeşitli bölgelere saldırarak sınırlarını aştı (...) Bu yaklaşımın devam etmesini kabul edemeyiz.”

Hükümetin ‘siyasi ve diplomatik süreci ele alması’ için halen zaman olduğunu belirten Kasım, “Hükümet yeniden yapılanma konusunu tartışmaya başlamalı ve bunu başka bir şeye bağlamamalı” dedi.

Suriye konusunda ise Kasım, Hizbullah'ın Suriye'de olup bitenlere ya da Lübnan-Suriye sınırındaki çatışmalara müdahil olduğunu reddetti.

Kasım, “Lübnan vatandaşlarını Lübnan-Suriye sınırında meydana gelen saldırılardan korumak Lübnan ordusunun sorumluluğundadır” dedi.

İsrail, savaş uçaklarının ateşkes anlaşmasına varılmasından bu yana ilk kez Beyrut'un güney banliyölerini bombalamasıyla Hizbullah'a karşı mücadelesini son dört ayın en yüksek seviyesine çıkardı. İsrail ayrıca, İsrail'in kuzeyinin hedef alınması halinde bombardımanın tekrarlanacağı tehdidinde bulundu ve cuma günü Güney Lübnan'dan Yukarı Celile'ye roket atılmasından Lübnan hükümetini sorumlu tuttu.

Söz konusu gerilim, ‘ateşkes anlaşmasına varılmasından bu yana yaşanan en tehlikeli olay’ olarak uluslararası ve Lübnanlı yetkilileri harekete geçirirken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail'in ‘herhangi bir tehdide karşı Lübnan'ın her yerini vuracağı’ uyarısında bulundu.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan'dan İsrail topraklarına ‘iki roket’ atıldığı, birinin önlendiği, diğerinin ise Lübnan'a düştüğü kaydedildi. Açıklamada, “Sirenlerin çalmasının ardından Lübnan'dan gelen iki roket tespit edildi. Biri önlendi, diğeri ise Lübnan topraklarına düştü” denildi.

Söz konusu iki roket atışı, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana ilk kez geçtiğimiz hafta cumartesi günü Lübnan'ın güneyinden İsrail'e üç roket atılmasından günler sonra gerçekleşti.

Hizbullah'tan resmi bir kaynak, Hizbullah’ın Güney Lübnan'dan fırlatılan roketlerle hiçbir ilgisi olmadığını yineleyerek, Güney Lübnan'dan roket fırlatılmasının saldırganlığın sürdürülmesi için şüpheli bahaneler uydurulması bağlamında gerçekleştiğine işaret etti. Kaynak, Hizbullah'ın ateşkes anlaşmasına bağlılığını vurguladı.