Kaynaklar: Kimyasal silah denetçilerine ‘Esed döneminden kalma tesislere’ erişim izni verildi

Kimyasal silah denetçileri, bazıları yağmalanmış veya bombalanmış olan 5 bölgeyi ziyaret etti

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nün (OPCW) Hollanda'nın Lahey kentindeki merkezi (Reuters)
Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nün (OPCW) Hollanda'nın Lahey kentindeki merkezi (Reuters)
TT

Kaynaklar: Kimyasal silah denetçilerine ‘Esed döneminden kalma tesislere’ erişim izni verildi

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nün (OPCW) Hollanda'nın Lahey kentindeki merkezi (Reuters)
Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nün (OPCW) Hollanda'nın Lahey kentindeki merkezi (Reuters)

Suriye'de üç ay önce devrilen Beşşar Esed döneminden kalma, daha önce ziyaret edilmemiş üretim ve depolama alanlarının, Suriye'nin geçici yetkilileri tarafından kimyasal silah denetçilerine gösterildiği bildirildi.

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nden (OPCW) bir ekip, Esed rejiminin yasadışı stoklarını bulma ve imha etme görevine hazırlanmak üzere 12-21 Mart tarihleri arasında Suriye'yi ziyaret etti. Müfettişler, bazıları yağmalanmış ya da bombalanmış olan beş sahayı ziyaret etti.

Kaynaklar, bunların arasında Esed rejiminin örgüte bildirmediği tesislerin de bulunduğunu söyledi. Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığı habere göre, adlarının açıklanmaması kaydıyla konuşan kaynaklar, ekibin Esed'in kimyasal silah programı hakkında ayrıntılı bilgi ve belgeler elde ettiğini belirtti.

OPCW ziyaretle ilgili olarak internette yayınladığı bir özette, “Suriyeli geçici yetkililer kısa sürede mümkün olan her türlü destek ve iş birliğini sağladılar” ifadesi kullanıldı. Güvenlik görevlilerinin kendilerine eşlik ettiğini ve ‘tesislere sınırsız erişim sağladıklarını’ bildiren OPCW, daha fazla ayrıntı vermedi.

İlişkilerde iyileşme

Bu iş birliği, Esed yönetimindeki Suriyeli yetkililerin OPCW denetçilerini engellediği on yıl öncesine kıyasla ilişkilerde önemli bir iyileşmeye işaret ediyor.

Konuyla ilgili bilgi sahibi diplomatik bir kaynak ziyaretin, geçici Suriyeli yetkililerin Esed'in kimyasal silahlarını yok etmek için uluslararası toplumla birlikte çalışma sözünü yerine getirdiğini gösterdiğini söyledi.

Reuters'in salı günkü haberine göre, Şam'ın yaptırımlardan kurtulmak istemesi halinde ABD'nin Suriye'ye şart koştuğu maddeler arasında, kalan kimyasal silahların imha edilmesi de yer alıyordu.

Üç soruşturma, Esed yönetimindeki Suriye rejim güçlerinin iç savaş sırasında sarin sinir gazı ve klor gazı içerikli varil bombaları kullandığı ve binlerce kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğu sonucuna vardı.

Esed ve Rus askeri destekçileri 2011 yılında başlayan ve yüzbinlerce kişinin ölümüne neden olan çatışmalarda kimyasal silah kullanıldığını sürekli olarak reddetti.

Beyan edilmemiş stoklar

Esed'in Suriye'si, 2013 yılında yüzlerce kişinin ölümüne yol açan sarin gazı saldırısının ardından ABD-Rusya arasında varılan anlaşma uyarınca OPCW’ye katıldı. Yaklaşık bin 300 ton kimyasal silah ve bunları üretmek için kullanılan bileşikler imha edildi.

OPCW uzmanları halen beyan edilmemiş stoklar olduğuna inanıyor ve Esed güçlerinin kimyasal silah depoladığına ya da ürettiğine inanılan 100'den fazla yeri ziyaret etmek istiyor. OPCW, son dönemde artan şiddet olaylarının güvenlik endişelerini arttırdığı Suriye'de bir saha ofisi açmaya hazırlanıyor.

OPCW, 1997 tarihli Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'ni uygulamakla görevli, 193 üye ülkeden oluşan ve merkezi Lahey'de bulunan antlaşma temelli bir kurumdur.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.