Yüzlerce Iraklı aile Suriye'deki el-Hol Kampı’ndan ülkelerine dönüyor

Suriye'nin Haseke vilayetindeki el-Hol Kampı’nın genel görünümü, 2 Nisan 2019. (Reuters)
Suriye'nin Haseke vilayetindeki el-Hol Kampı’nın genel görünümü, 2 Nisan 2019. (Reuters)
TT

Yüzlerce Iraklı aile Suriye'deki el-Hol Kampı’ndan ülkelerine dönüyor

Suriye'nin Haseke vilayetindeki el-Hol Kampı’nın genel görünümü, 2 Nisan 2019. (Reuters)
Suriye'nin Haseke vilayetindeki el-Hol Kampı’nın genel görünümü, 2 Nisan 2019. (Reuters)

Suriye'nin Haseke vilayetindeki el-Hol Kampı’nda bulunan Iraklı aileler sorunu, Irak makamlarının DEAŞ’ın yenilgiye uğratılmasından ve ülkede 5 milyondan fazla vatandaşın yerinden edilmesine yol açan şiddet olaylarının azalmasından yıllar sonra ülke içinde ve dışında yerinden edilmeyi sona erdirme çabaları karşısında ciddi bir sorun teşkil etmeye devam ediyor.

Irak hükümeti, ülke içinde yerinden edilenlerin kaldığı kampların kapatılması için geçtiğimiz haziran ayının sonuna kadar süre tanımıştı, ancak bazı ailelerin ayrılmak istememesi nedeniyle bunu gerçekleştiremedi.

Yaklaşık 26 bin aile, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ndeki (IKBY) yerinden edilme kamplarında kalıyor.

Ülke içinde yerinden edilmenin yarattığı ve ülke dışında yerinden edilmeye kıyasla daha önemsiz olan sorunların aksine, el-Hol Kampı’ndaki yerinden edilmiş kişiler meselesi yerel makamlar için önemli zorluklar teşkil ediyor. Bunlardan en önemlisi, bu ailelerin çoğunun DEAŞ üyeleriyle bağlantıları olması nedeniyle geniş çaplı güvenlik soruşturmalarıdır. Bu bağlantı eş, çocuk ya da ebeveyn yoluyla olabileceği gibi, Iraklı annelerden doğan ancak öldürülmeden ya da Irak veya Suriye'den kaçmadan önce terör örgütüyle bağlantılı olan ve çalışan yabancıların çocuklarıyla ilgili karmaşık meseleler de olabilir.

El-Hol Kampı’nda aralarında çocukların da bulunduğu aileler, Irak'a nakledilmeyi bekliyor. (Kamp yönetimi)El-Hol Kampı’nda aralarında çocukların da bulunduğu aileler, Irak'a nakledilmeyi bekliyor. (Kamp yönetimi)

Bir diğer zorluk ise sığınma kamplarının mülteci sayısını karşılama kapasitesi ve mültecilerin hem Irak hem de Suriye'de bulunmalarından kaynaklanan güvenlik riskleri ile ilgili sorunlar. Tehlikeli olanların kaçmasından ve terörist grupların geri dönme tehdidinde bulunmasından korkuluyor.

El-Hol Kampı’ndaki Iraklı ailelerin varlığı sadece Irak makamları için değil aynı zamanda başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere uluslararası örgütler için de bir sorun teşkil ediyor. Resmi bir açıklamaya göre Irak Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan, geçtiğimiz hafta BM Genel Sekreteri’nin Irak Özel Temsilci Yardımcısı Gulam Muhammed İshak ile bir araya gelerek, ‘el-Hol Kampı’ndan geri dönenlerin bölgelerine geri dönüş sürecini hızlandırma çabalarının bir parçası olarak sivil belgelerin düzenlenmesi mekanizmasını’ görüştü.

Kampın çıkış ofisi yetkilisi Şukri el-Hacci'ye göre geçtiğimiz cumartesi günü 186 Iraklı aile Ninova eyaletindeki el-Ceda Kampı’na gitmek üzere el-Hol Kampı’ndan ayrıldı.

El-Hacci yerel basına yaptığı açıklamada, “Bu, 2025 yılının başından bu yana Iraklıları ülkelerine geri döndürmek için yapılan yedinci, toplamda ise 24. tur. Bu turda beklenen sayı 186 aile ve 681 birey” ifadelerini kullandı.

El-Hacci, ‘bu yılki çalışmaların Suriye Özerk Yönetimi ve Irak hükümeti arasındaki koordinasyonla ülkelerine dönmek isteyen tüm Iraklı aileleri ülkelerine götürmeyi hedeflediğini’ bildirdi.

Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, şubat ayı ortasında, ‘Suriye'nin kuzeyindeki cezaevlerinden yaklaşık 3 bin Iraklı teröristin teslim alındığını ve soruşturmaların tamamlanması ve adil bir yargılamanın sağlanması için İçişleri Bakanlığı'na teslim edildiğini’ duyurdu.

Iraklı yetkililer, el-Hol Kampı’nın nihai olarak kapatılmasının bir başlangıcı olarak, kampın tüm Suriyelilerden ve 60 ülkeden gelen yabancılardan boşaltılması için sık sık çağrıda bulunuyor.

El-Hol Kampı’nda bir iç güvenlik kuvvetleri aracı. (Şarku’l Avsat)El-Hol Kampı’nda bir iç güvenlik kuvvetleri aracı. (Şarku’l Avsat)

Irak'ın uluslararası topluma kampın boşaltılması yönünde defalarca yaptığı çağrılar, ‘terör merkezlerinin yeniden canlanmasından duyulan korkuyla’ ilişkilendiriliyor.

Son turda geri dönenler 20 otobüsle Haseke'nin doğusundaki el-Yarubiye Sınır Kapısı’ndan geçirilirken, otobüslerin Irak topraklarına güvenli bir şekilde ulaşmasını sağlamak üzere alınan sıkı güvenlik önlemleri çerçevesinde Uluslararası Koalisyon’a ait helikopter ve savaş uçakları havadan uçuş yaptı.

Daha önce Ulusal Güvenlik Danışmanlığı’na bağlı Şiddete Varan Aşırıcılıkla Mücadele Stratejisinin Uygulanması Ulusal Komitesi Başkanı Ali Abdullah şunları söyledi: “El-Hol Kampı birçok ulustan insanı barındırıyor. Ancak 16 bin Iraklı halen kampta olduğu için odak noktası Iraklılar.”

Mart ayı ortasında 607 kişiden oluşan 161 Iraklı aile, 2025 yılı başından bu yana altıncı, kamptaki Irak vatandaşlarının ülkelerine dönmesi için Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Irak hükümeti arasındaki koordinasyonun başlamasından bu yana ise 23'üncü kez el-Hol Kampı’ndan Irak topraklarına doğru yola çıktı.

Irak Göç ve Yerinden Edilmişler Bakanlığı tarafından geçtiğimiz hafta yapılan açıklamaya göre, Göç İşleri Dairesi Genel Müdürü Safa Hüseyin Ahmed başkanlığında, İçişleri Bakanlığı temsilcileri, Mülteci İşleri Daimî Komitesi ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) yetkililerinin katılımıyla Göç ve Yerinden Edilmişler Bakanlığı merkezinde ‘Irak'taki mültecilerle ilgili mekanizmaları iyileştirme yollarını görüşmek üzere’ ortak bir toplantı düzenlendi.

Toplantıda ‘mültecilerin yasal ve güvenli bir şekilde hareket etmelerini sağlamak amacıyla ülke içindeki hareketlerini düzenleyecek bir kılavuzun geliştirilmesinin yanı sıra mültecilere temel hizmetleri sağlayacak entegre bir kabul merkezinin kurulması olasılığının araştırılması’ ele alındı.

Açıklamada, BM temsilcilerinin Irak'ın çabalarını övdükleri ve ‘teknik ve lojistik destek sağlamaya’ hazır olduklarını ifade ettikleri aktarıldı. Tavsiyelerin uygulanmasını takip etmek ve sonraki adımları belirlemek üzere ortak görev güçleri oluşturulması kararlaştırıldı.



Sisi: Savaşı durdurabilecek tek kişi Trump

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Sisi: Savaşı durdurabilecek tek kişi Trump

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, bugün (Pazartesi) yaptığı açıklamada, bölgedeki savaşı durdurabilecek tek kişinin ABD Başkanı Donald Trump olduğunu belirtti.

Sisi, Mısır Uluslararası Enerji Konferansı ve Fuarı (EGYPS) açılışında bölgedeki bu savaşı durdurabilecek tek kişinin Trump olduğunu ifade etti.

Sisi, arz eksikliği ve fiyat artışlarının etkisine dikkat çekerek, petrol fiyatının varil başına 200 doları aşabileceğine dair analistlerin endişeleri ve tahminlerin abartılı olmadığını vurguladı.

Sisi, Ortadoğu’daki karışıklıklar nedeniyle gübre kıtlığı ve bunun sonucunda küresel gıda güvenliği krizinin olası olduğunu söyledi. Sisi, “Zengin ülkeler bunu karşılayabilir, ancak orta gelirli ve kırılgan ekonomiler için bu durum ciddi istikrarsızlık yaratabilir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Sisi, Trump’ı Gazze’deki savaşı sona erdirmedeki rolünden ötürü övdü. Sisi, Kasım ayında Mısır’ın Şarm El-Şeyh kentinde imzalanan ateşkes anlaşmasından önce de ABD Başkanı’nın tek çözümün kendisi olduğunu söylediğini hatırlattı.

 

Mısır, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını kınayarak, bölgesel bir savaşın önlenmesi için diplomatik girişimlerde bulundu.

Buna karşılık, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi video konferansla yaptığı konuşmada uluslararası toplumu hayati deniz yollarını korumaya çağırdı ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasını ve enerji altyapısına yönelik saldırılarını kınadı. Budeyvi, İran’ın agresyonunun tüm dünyayı tehdit ettiğini belirtti.

ABD Başkanı Trump, ABD-İsrail savaşının “İran rejiminde değişim” sağladığını ve mevcut liderleri “çok mantıklı” olarak nitelendirdiğini söyledi. Trump, aynı zamanda İranlılarla bir “anlaşma” yapacağını da belirtti.

Trump, Financial Times’a verdiği röportajda, “İran petrolünü ele geçirmek istediğini” ifade ederek, İran’ın petrol ihracat merkezi olan Hark Adası’nı kontrol edebileceğini söyledi. Trump ayrıca, İran Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın Hürmüz Boğazı’ndan tankerlerin geçişine izin verdiğini belirtti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise ABD’nin aracılar üzerinden ilettiği müzakere mesajlarını “gerçekçi olmayan, mantıksız ve abartılı” olarak nitelendirdi.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed Ishak Dar, dün Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır dışişleri bakanlarıyla yaptığı görüşmelerin ardından, İslamabad’ın önümüzdeki günlerde ABD ve İran arasında “ciddi müzakerelere ev sahipliği yapmaya ve bunları kolaylaştırmaya hazır olduğunu” belirtti. Amaç, süregelen çatışmaya kalıcı ve kapsamlı bir çözüm bulmak.


Sur’daki kontrol noktasına düzenlenen İsrail saldırısında Lübnanlı bir asker hayatını kaybetti

İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)
TT

Sur’daki kontrol noktasına düzenlenen İsrail saldırısında Lübnanlı bir asker hayatını kaybetti

İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)

Lübnan ordusu bugün yaptığı açıklamada, ülkenin güneyindeki Sur kentinde bir askeri kontrol noktasına düzenlenen İsrail saldırısında bir askerin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Bu saldırı, Hizbullah ile İsrail arasında çatışmaların başlamasından bu yana ordu noktalarına yönelik ilk doğrudan hedef alma olarak kayda geçti.

Lübnan ordusu tarafından yapılan açıklamada, el-Amiriye bölgesinde, el-Kalile-Sur yolu üzerindeki bir kontrol noktasının hedef alındığı, saldırı sonucu bir askerin yaşamını yitirdiği ve diğer askerlerin yaralandığı belirtildi. Yaralı sayısına ilişkin detay verilmedi.

2 Mart’ta başlayan çatışmalardan bu yana Lübnan ordusu, güney ve doğu bölgelerinde görev yerleri dışında İsrail ateşi sonucu hayatını kaybeden sekiz asker için taziye açıklaması yayımladı.

Öte yandan, İsrail ordusunun yedi mahalle için tahliye uyarısı yapmasının ardından, bu sabah Beyrut’un güney banliyösüne hava saldırısı düzenlendi. Üç gün aradan sonra bölgeye gerçekleştirilen ilk saldırı sonrası hedef alınan noktadan dumanlar yükseldi. Sürekli saldırılar ve tahliye uyarıları nedeniyle bölge sakinlerinin büyük kısmının daha önce göç ettiği belirtildi.

İsrail ordusu ise yaptığı açıklamada, Beyrut’ta Hizbullah’a ait olduğunu öne sürdüğü ‘altyapı hedeflerini’ vurduğunu bildirdi.

sdvsd
İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (AFP)

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X platformundaki resmi hesabından yaptığı açıklamada, Beyrut’un güney banliyölerinde yaşayanlara acil tahliye uyarısında bulundu. Adraee, özellikle Haret Hreik, el-Gubeyri, el-Leyleki, el-Hadath, Burc el-Baracne, Tahvita el-Gadir ve eş-Şiyah mahallelerinin hedef alınabileceğini belirtti.

Adraee açıklamasında, “İsrail ordusu, Beyrut’un güneyindeki farklı bölgelerde Hizbullah’a ait askeri altyapıyı hedef almaya devam ediyor. Size zarar vermek niyetinde değiliz, bu nedenle güvenliğiniz için derhal tahliye olmanız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, orduya Lübnan’daki ‘tampon bölgeyi genişletme’ talimatı verdiğini duyurdu.

Netanyahu, yayımladığı video mesajda, “Lübnan’da mevcut tampon bölgenin daha da genişletilmesi için orduya talimat verdim” dedi. Bu adımın amacının, Hizbullah mensuplarının olası saldırı riskini tamamen ortadan kaldırmak ve sınır hattında tanksavar füzesi atışlarını engellemek olduğunu ifade etti.


Mısır: Sisi'ye suikast düzenlemeyi planlamakla suçlanan Hasm Örgütü üyeleri gözaltına alındı

Mısır İçişleri Bakanlığı Genel Merkezi (Bakanlığın Facebook sayfası)
Mısır İçişleri Bakanlığı Genel Merkezi (Bakanlığın Facebook sayfası)
TT

Mısır: Sisi'ye suikast düzenlemeyi planlamakla suçlanan Hasm Örgütü üyeleri gözaltına alındı

Mısır İçişleri Bakanlığı Genel Merkezi (Bakanlığın Facebook sayfası)
Mısır İçişleri Bakanlığı Genel Merkezi (Bakanlığın Facebook sayfası)

Mısır İçişleri Bakanlığı, Mısır tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılan Müslüman Kardeşler Örgütü’ne bağlı terör hareketi ‘Hasm’ üyelerinin, ‘devletin güçlerine zarar vermeyi amaçlayan terör eylemleri planlamak ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye suikast girişiminde bulunmak’ suçlamasıyla gözaltına alındığını duyurdu.

Bakanlık tarafından dün yapılan açıklamada, Hasm Hareketi üyelerine yönelik operasyonlar kapsamında Müslüman Kardeşler Örgütü liderlerinden Mahmud Muhammed Abdulvunis'i gözaltına aldığını duyurdu.

Bakanlık, bunun devlete zarar vermeyi amaçlayan eylemlere karışan Hasm Hareketi üyelerinin takibi kapsamında gerçekleştiğini ve bu eylemler arasında, 7 Temmuz'da Mısır güvenlik güçlerinin baskınlarından önce, hareketin iki üyesi olan Ahmed Muhammed Abdurezzak ve İhab Abdulatif Muhammed'in güvenlik ve ekonomik tesislerin yanı sıra başkanlık uçağını hedef alan operasyonlar gerçekleştirmeye zorlanmasının da yer aldığını ekledi. Açıklamaya göre hareket üyelerine ait bir sığınağa yapılan baskın sonucunda iki Hasm üyesi öldürüldü.

Bakanlığın açıklamasında, terörist Ali Mahmud Abdulvunis'in birçok terör davasında müebbet hapis cezasına çarptırıldığını belirtildi. Bu davalardan başlıcaları arasında, ‘başkanlık uçağını hedef almaya teşebbüs’ ve ‘Şehit Yarbay Macid Abdurrazık suikastı’ ile ilgili 2022 yılına ait 120 numaralı dava yer alıyor.

vvf
2013 yazında yanan Müslüman Kardeşler Örgütü’nün Kahire'deki merkezi (Getty)

İçişleri Bakanlığı'nın açıklaması, Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) üyesinin planladığı terör eylemleri ve Hasm Hareketi’ne mensup diğer üyeler hakkındaki itiraflarına eşlik etti.

Abdulvunis, aralarında Menufiye vilayetindeki el-Acezi Kontrol Noktası’na düzenlenen saldırı, Tanta şehrindeki polis eğitim merkezine düzenlenen bombalı saldırı (bu saldırıda çok sayıda polis memuru şehit oldu ve yaralandı) ve el-Obur şehrinde evinin önünde öldürülen Tuğgeneral Adil Ragai'nin suikastı da dahil olmak üzere birçok terör eylemine katıldığını itiraf etti.

Ayrıca, Müslüman Kardeşlerin kaçak liderlerinden Yahya Musa’nın (Hasm Hareketi’nin kurucusu) talimatıyla 2016 yılında komşu ülkelerden birine sızdığını, Hişam Aşmavi (idam edildi) tarafından kurulan el-Murabitun Örgütü’nün liderleriyle temas kurduğunu ve Hasm Hareketi üyelerini uçaksavar füzeleri, ağır silahlar ve patlayıcıların kullanımı konusunda eğitmek üzere komşu ülkelerden birinde bir kamp kurduğunu da anlattı.

Abdulvunis, yurtdışına kaçan Hasm Hareketi liderleri Yahya Musa, Muhammed Refiqk İbrahim Menna, Alaa Ali Ali el-Samahi ve Muhammed Abdulhafız Abdullah Abdulhafiz ile birlikte 2019 yılı boyunca ülkede bazı terör eylemleri gerçekleştirmeyi planladıklarını ve hareketin eğitimli unsurlarını bomba yüklü araçlar hazırlamaya yönlendirdiklerini, bunlardan birinin Kahire’nin orta kesimlerindeki Onkoloji Enstitüsü önünde patladığını açıkladı. Ayrıca 2025 yılında, yurtdışında bulunan teröristler Mahmud Şehte Ali el-Ced ve Mustafa Ahmed Muhammed Abdulvehhab'ı, saldırı eylemleri gerçekleştirmek üzere ülkeye dönmeye cesaretlendirdiklerini itiraf eden Abdulvunis, ancak güvenlik güçleri tarafından tespit edilip yakalandıkları için bunu başaramadıklarını ifade etti.

scds
Mısır'da Müslüman Kardeşler üyelerinin yargılandığı, daha önce yapılan bir duruşmadan bir kare (AFP)

Hasm Hareketine atfedilen son operasyonlar 2019 yılında gerçekleşti. Mısırlı yetkililer, o yıl Hasm Hareketi’ni Kahire’deki Onkoloji Enstitüsü çevresinde 22 kişinin ölümüne ve onlarca kişinin yaralanmasına yol açan bir araba bombalamasına karışmakla suçlamıştı. Ayrıca, hareketin 2016 yılında, Mısır'ın eski Müftüsü Ali Cuma ve Başsavcı Yardımcısına saldırı hazırlığında olduğu ve Fayum ilindeki Tamiya Emniyet Müdürü'ne suikast düzenlediği iddia ediliyor. Hasm Hareketi 2019 yılında kendisini resmi olarak ilan etmişti.

Uluslararası terörle mücadele uzmanı Hatem Sabir’e göre Mısır İçişleri Bakanlığı'nın Hasm Hareketi üyelerinin gözaltına alındığını duyurması, Müslüman Kardeşlerin Mısır'ı terör eylemleriyle hedef almaya devam ettiğini gösterdi. Şarku’l Avsat’a konuşan Sabir, Müslüman Kardeşler örgütünün artan bölgesel zorluklara rağmen Mısır'ı hedef almaya devam ettiğini söyledi.

Başta Genel Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii olmak üzere Müslüman Kardeşler liderlerinin çoğu, 2013 yılında İhvan’ın iktidardan ayrılmasının ardından Mısır'da meydana gelen ‘şiddet ve cinayet’ davaları nedeniyle Mısır hapishanelerinde tutulurken, diğer üyeler ise ülke dışında ikamet ediyor.

Sabir, yakalanan teröristin, aralarında başkanlık uçağının hedef alınması da dahil olmak üzere itiraf ettiği terör eylemlerinin, ‘bazı istihbarat teşkilatlarının örgütü desteklediğini yansıttığını’ belirtti, ancak bu istihbarat teşkilatlarının adı açıklamaktan kaçındı. Bu tür operasyonların planlanmasının herhangi bir örgüt veya hareketin kapasitesini aştığını söyleyen Sabir, bu operasyonların temel amacının Mısır devletinin siyasi ve ekonomik kapasitesine zarar vermek olduğunu vurguladı.

Öte yandan Mısır İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, ülkenin güvenliğini ve istikrarını sarsmayı hedefleyen Müslüman Kardeşler örgütü ve destekçilerinin planlarına karşı kararlılıkla mücadeleye devam edeceğini teyit etti.