İntikam cinayeti: Hamas’ın bir polisi alenen neden tasfiye edildi?

İsrail ile ateşkesin başladığı ocak ayında Nuseyrat Mülteci Kampı’ndaki Hamas üyeleri (AFP)
İsrail ile ateşkesin başladığı ocak ayında Nuseyrat Mülteci Kampı’ndaki Hamas üyeleri (AFP)
TT

İntikam cinayeti: Hamas’ın bir polisi alenen neden tasfiye edildi?

İsrail ile ateşkesin başladığı ocak ayında Nuseyrat Mülteci Kampı’ndaki Hamas üyeleri (AFP)
İsrail ile ateşkesin başladığı ocak ayında Nuseyrat Mülteci Kampı’ndaki Hamas üyeleri (AFP)

Gazze Şeridi'nin orta kesimlerindeki Deyr el-Belah kentinde salı günü Hamas üyesi bir polis memurunun önde gelen bedevi aşiretlerinden Ebu Samra aşiretinin üyeleri tarafından ‘intikam’ için öldürüldü. Bu eylem tek seferlik bir olay olmanın ötesinde, İsrail'in yaklaşık bir buçuk yıldır devam eden savaşından etkilenen Gazzelilerin hayatlarına sızan daha büyük ve daha tehlikeli bir kaosun kanıtıdır.

Bir grup silahlı soyguncunun Deyr el-Belah'tan Nusayrat Mülteci Kampı’nın eteklerine doğru Selahaddin Caddesi boyunca ilerleyerek vatandaşların paralarını ve eşyalarını çalmasının yankıları dün sabah kısa sürede yayıldı.

Bu silahlı adamlar, insani yardımları ilk kez çalmıyordu. Ancak sınır kapılarının kapatılması ve yardımların kesilmesiyle birlikte bu kişilerin çoğalması, halkın yaşamına yönelik çifte bir tehdit haline geldi.

Hamas ne yaptı?

Bu haberin yazıldığı sırada Hamas'ın hırsızları durdurmak ya da kendi bünyesindeki bir polisi öldüren aşirete karşı her zamanki gücüyle harekete geçmemiş olması, Hamas'ın güvenlik gücünün gerçekliğini yansıttı.

Görgü tanıkları, Ebu Samra aşiretinin silahlı üyelerinin, Hamas'a bağlı unsurlar ve hatta öldürülen polis memuru İbrahim Şaldan'ın ailesi tarafından misilleme yapılmasından korktukları için evlerinin yakınlarında konuşlandıklarını aktardı.

Şarku’l Avsat'a konuşan Deyr el-Belah’taki basın kaynaklarına göre olayın meydana geldiği salı günü öğleden çarşamba akşamına kadar muhtarlar ve bölgenin ileri gelenleri olayların büyümesini engellemeye çalıştı.

Hamas tarafından yapılan açıklamalarda, ‘olaya karışan herkesle yasalar çerçevesinde güçlü ve sert bir şekilde mücadele edileceği’ vurgulandı. Ancak kaynaklar, Hamas’ın ‘polis memurları da dahil olmak üzere, Hamas’a ait her şeyi hedef alan İsrail’in bombardımanlarının gölgesinde sahada sükunetin geri gelmesini bekleyeceği’ tahmininde bulundular.

Sadece birkaç ay önce (Hamas'ın askeri kanadı) İzzeddin el-Kassam Tugayları'na bağlı Sahm Birimi ve diğer silahlı grupların desteklediği polis, Refah'ta insani yardımları çalan hırsızlara karşı şiddetli baskınlar düzenledi.

Geçtiğimiz ocak ayında Refah'ta yardım kamyonlarının güvenliğini sağlayan Hamas üyeleri (AP)Geçtiğimiz ocak ayında Refah'ta yardım kamyonlarının güvenliğini sağlayan Hamas üyeleri (AP)

Son yıllarda, özellikle de Hamas'ın 2007 yılında Gazze Şeridi'nin kontrolünü ele geçirmesinden sonra, Fetih Hareketi’ne (El Fetih) bağlı bazı aileler ya da Hamas'la ilişki kurmayı reddeden büyük aşiretler Hamas'a karşı ayaklanmaya çalıştı.

Bazı aileler Hamas üyelerine karşı silaha başvurdu. Onlar da bu ailelerle yüzleşmekte tereddüt etmedi. Bu ailelerin bazı üyeleri öldürüldü, bazıları tutuklandı.

Hamas daha önceki savaşlar sırasında her zamanki askeri gücüyle güvenliği kontrol etmeyi sürdürmüştü. Ancak bu kez, Hamas’ın vatandaşların güvenliğini sağlama konusundaki gerçek yeteneği açısından büyük bir gerileme olduğu gözlemlendi.

Polis memuru neden öldürüldü?

Deyr el-Belah'taki tasfiye olayı, Hamas'ın nadir yaşanan Hamas karşıtı protestoları engellememesinden sadece birkaç gün sonra gerçekleşti. Uday er-Rab'i adlı gencin Tel el-Heva'da kimliği belirsiz kişiler tarafından öldürülmesi ve arkasında kimin olduğu bilinmeyen adam kaçırma olaylarının meydana gelmesi, yayılmaya başlayan kaosun açık işaretleriydi.

Şarku'l Avsat'a konuşan Deyr el-Belah'tan bağımsız kaynaklar ve tanıklar, un kıtlığı nedeniyle vatandaşların kentteki bir tüccarın depoları önünde toplandığını ve (Hamas polisine bağlı) Ekonomi Soruşturma Departmanı'ndan ekiplerin gelmesiyle, karaborsada satılan fiyatlara kıyasla daha düşük bir ücret karşılığında unun depolardan çıkarılıp halka satıldığını söyledi.

Geçtiğimiz ay Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Lahiya kentinde Hamas'ı protesto eden ve savaşın sona ermesini talep eden öfkeli kalabalık tarafından düzenlenen protesto gösterisinden bir kare (AP)Geçtiğimiz ay Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Lahiya kentinde Hamas'ı protesto eden ve savaşın sona ermesini talep eden öfkeli kalabalık tarafından düzenlenen protesto gösterisinden bir kare (AP)

Kaynaklar, mevcut miktar tükenmek üzere iken polis memurlarının dışarı çıkıp bölge sakinlerini bilgilendirdiğini, ancak bazılarının depoya girmeye çalıştığını belirtti.

Kaynaklara göre depoya baskın girişimi ve baskının püskürtülmeye çalışılması sırasında yaşanan kargaşada, polis memuru İbrahim Şaldan'ın silahından iki kurşun çıktı. Kurşunlardan biri deponun bulunduğu evin çatısından sekerek Ebu Samra aşiretinden bir çocuğa isabet etti. Çocuk El Aksa Şehitleri Hastanesi'ne kaldırıldıysa da kurtarılamadı.

Kaynaklar, bu olay üzerine Ebu Samra aşireti üyelerinin polisi kaçırdığını, deponun önünde bir polis aracını ateşe verdiğini ve daha sonra polis memurunu yol kenarında herkesin gözü önünde öldürdüklerini aktardı.

Olayın El Fetih ile bağlantısı var mı?

Kaynaklar, polis memuru Şaldan'ın öldürülmesi olayına ilişkin videoda görünen iki suç ortağının El Fetih hareketine bağlı olduğunu ve Filistin Yönetimi'nin güvenlik birimlerinde çalıştıklarını doğruladı.

Ancak kaynaklar, ‘olayın öncelikle örgütsel bir olay olmadığını, daha ziyade çocuğun öldürülmesinin ve o sırada olay yerindeki mevcut koşulların bir sonucu olduğunun’ altını çizdi.

Kaynaklara göre Hamas, El Fetih ve diğer gruplar arasındaki bölünmüşlük, Ebu Samra aşireti de dahil olmak üzere ailelerin çoğunluğuna yansıdığından tüm Filistinli aşiretleri ve ailelerini tek bir Filistin örgütü çatısı altında sınıflandırmak oldukça güç.

Kaynaklar, İsrail'in mevcut savaş sırasında aralarında Hamas aktivistlerinin de bulunduğu Ebu Samra aşiretinin en az 20 üyesini öldürdüğünü belirtti.

“Olay sonrası”

Ebu Samra aşireti bir açıklama yayınlayarak Şaldan'ı çocuklarını ‘kasten ve doğrudan’ öldürmekle suçlarken, ‘bu krizin aşiret yasaları ve yargıları tarafından yönetileceğini’ vurguladı.

Aşiretin açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Bizler hiçbir zaman fitnenin, kanunlardan ve ilkelerden sapmanın savunucusu ya da sosyal dokuya darbe vurmanın bir aracı olmadık. Aksine, gençlerimizin ve erkeklerimizin en iyilerini bu toprakların savunulması ve insanlar arasında uzlaşı arayışı için sunduk. Bu yüzden halkımıza, sosyal dokumuzu parçalamaya yönelik tüm girişimler karşısında birlik ve beraberlik içinde olma çağrısında bulunuyoruz. Çünkü herhangi bir iç çekişme yalnızca düşmanlarımıza hizmet eder.”

Diğer yandan bir İsrail savaş uçağı dün öğle saatlerinde Deyr el-Belah’taki derme çatma bir polis karakolunu bombaladı. Saldırıda iki polis memuru ve bir çocuk öldü.

Sahadaki kaynaklara göre bombalanan karakol polis memuru Şaldan'ı öldürmekle suçlananları yakalamaya çalışıyordu.

Polis memuru Şaldan'ın ailesi yaşananlar karşısında sessizliğini korurken, bu haberin hazırlandığı ana kadar herhangi bir açıklamada bulunmadı. Aile ayrıca olay karşısında ne intikam alma girişiminde bulundu ne de başka bir şekilde tepki gösterdi.

Hamas tarafından yapılan açıklamada ‘bir grup suçlu’ tarafından gerçekleştirildiği belirtilen olay kınanırken, faillerin ‘güçlü ve kesin bir şekilde’ sorumlu tutulması gerektiği vurgulandı.

Hamas’a göre böyle bir suç, Siyonistlerin Filistin iç cephesini kırmaya çalışma, kaosu ve yozlaşmayı yayma ve Filistinlileri yerinden etme hedefine ulaşma amaçlarına hizmet ediyor.

Hamas'a bağlı bazı gruplar da saldırıyı kınayan açıklamalar yayınlayarak, ‘masumların kanına ve canına kast eden ya da sivil ve toplumsal barışı ve güvenliği baltalama cüretini gösteren herkesin’ yargılanması çağrısında bulundu.



Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.


ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.