Gazze'de Hamas'ın çekilmesini isteyen gösteriler sürüyor

İnsani durumun kötüleşmesinden sorumlu olmakla suçluyor

Yüzlerce Filistinli, 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden İsrail savaşının sona ermesini talep ediyor (Reuters)
Yüzlerce Filistinli, 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden İsrail savaşının sona ermesini talep ediyor (Reuters)
TT

Gazze'de Hamas'ın çekilmesini isteyen gösteriler sürüyor

Yüzlerce Filistinli, 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden İsrail savaşının sona ermesini talep ediyor (Reuters)
Yüzlerce Filistinli, 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden İsrail savaşının sona ermesini talep ediyor (Reuters)

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye kampında dün düzenlenen gösteriye katılan yüzlerce Filistinli, 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden İsrail savaşının sona ermesini talep ederek, Gazze Şeridi'ndeki insani koşulların kötüleşmesinden sorumlu tuttukları Hamas'ın bölgeyi terk etmesini isteyen sloganlar attı.

Şarku’l Avsat’ın DPA'dan aktardığına göre göstericiler, “Mesaj geldi... (Hamas) çöp” ve “Hee hee hee... (Hamas) teröristtir” gibi öfkeli sloganlar attılar ve hareketin savaşın yansımalarını yönetmesine yönelik artan halk öfkesinin bir ifadesi olarak hareketin liderlerini doğrudan eleştirdiler.

Gösteriye katılanlardan Ali (soyadını açıklamaktan kaçındı) DPA'ya şunları söyledi “Bu acıyı yaşayan bizleriz ve Gazze Şeridi halkı söz sahibi olmalı, başka bir taraf değil. Savaştan ve Hamas'ın daha fazla yıkım ve açlığa yol açan politikalarından bıktık.”

Her gün sevdiklerimizi kaybediyoruz ve ufukta hiçbir umut göremiyoruz.

Gösteriye katılanlardan 45 yaşındaki Um Muhammed ise DPA'ya  “(Hamas) bizim adımıza konuşuyor ama bizim hissettiklerimizi hissetmiyorlar. Çocuklarımız açlıktan ve soğuktan ölüyor ve onları tedavi edecek ilaç bile bulamıyoruz. Savaşlardan uzak, barış içinde yaşamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Öte yandan bazı göstericiler de İsrail politikalarını sert bir dille eleştirerek, İsrail ordusunu yerleşim bölgelerini kasten hedef almakla ve halka boğucu bir kuşatma uygulamakla suçladı.

32 yaşındaki Mahmud isimli genç şunları söyledi: “Hamas'ın politikalarını reddediyoruz ama aynı zamanda çocukların ve kadınların her gün bombalanmasını da reddediyoruz. Bu yıkım hiçbir bahaneyle haklı gösterilemez. İsrail kuşatma altındaki sivillere karşı öldürme, yıkma ve aç bırakma yöntemlerini kullanıyor ve kimse kılını kıpırdatmıyor.”

Samir adında 29 yaşındaki bir başka protestocu da şunları ekledi: “Biz iki ateş arasında kalmış kurbanlarız, kimse sesimizi duymuyor. İsrail yıllardır bizi kuşatıyor, yiyecek ve ilaçlarımızı kesiyor, Hamas'ı hedef aldığını iddia ediyor, bir yandan da sivillerin evlerini bombalıyor. Bu savaş hepimizi tüketti.”

Hamas karşıtı gösteriler 25 Mart'ta, Gazzelilerin eşi benzeri görülmemiş insani krizle karşı karşıya olduğu bir dönemde başladı. 18 Mart'tan beri devam eden İsrail askeri operasyonları ve geçişlerin kapatılması ciddi gıda, ilaç ve yardım sıkıntısına yol açtı.

Hamas hükümetinin medya ofisi son 20 gün içinde Gazze'de yaklaşık 400 çocuğun öldürüldüğünü ve askeri operasyonların yeniden başlamasından bu yana ölenlerin sayısının yaklaşık bin 350 kişiye ulaştığını bildirdi.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.