Hamas'ın yeniden İsrail'e roket fırlatmaya başlaması hangi mesajları veriyor?

Şarku’l Avsat’a konuşan Hamaslı kaynaklar: Roketli saldırıların yeniden başlamasının Gazze'de Hamas’a karşı düzenlenen protesto gösterileriyle bir bağlantısı yok

Pazar günü Gazze'den Aşkelon şehrine atılan bir roketin düştüğü noktaya müdahale eden İsrailli acil durum personeli (Reuters)
Pazar günü Gazze'den Aşkelon şehrine atılan bir roketin düştüğü noktaya müdahale eden İsrailli acil durum personeli (Reuters)
TT

Hamas'ın yeniden İsrail'e roket fırlatmaya başlaması hangi mesajları veriyor?

Pazar günü Gazze'den Aşkelon şehrine atılan bir roketin düştüğü noktaya müdahale eden İsrailli acil durum personeli (Reuters)
Pazar günü Gazze'den Aşkelon şehrine atılan bir roketin düştüğü noktaya müdahale eden İsrailli acil durum personeli (Reuters)

Hamas'ın askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları'nın İsrail'e 10 roket fırlatması birçokları için sürpriz oldu. Bu gelişme, Tel Aviv'in 18 Mart'ta ateşkesi ihlal etmesinden bu yana bir ya da iki roketi geçmeyen ve çoğu İslami Cihad Hareketi tarafından düzenlenen roketli saldırılarda bir tırmanışa işaret etti.

İsrail'in iddiasına göre roketler Gazze Şeridi’nin orta kesimlerindeki Deyr el-Belah şehrinin kuzeyindeki Züveyda bölgesinden ateşlendi. Ancak Şarku’l Avsat’a konuşan sahadaki kaynaklar, roketlerin genellikle roket fırlatma alanı olarak kullanılmayan bir bölgeden (kaynaklar tarafından adı açıklanan, ancak Şarku’l Avsat’ın yayınlamama hakkını saklı tuttuğu) ateşlendiğini söylediler.

Kaynaklar, roketli saldırıların amaçlarından birinin de Hamas'ın roket sistemine erişim kabiliyeti konusunda İsrailli düşmanları arasında soru işaretleri yaratmak ya da yeniden roket üretme kabiliyeti kazanma tehdidinde bulunmak olduğunu belirttiler.

Hamas’ın mesajları

Hamaslı kaynaklar, son saldırıda kullanılan roketlerin ne kadar süredir üretildiğini belirtmekten kaçınırken, saldırı kararının ‘temelde sahadaki koşullara’ ve savaşçılar ile komutanlarının değerlendirmelerine dayandığını ifade ettiler.

Kaynaklar, şunları söyledi:

Bazen İsrail’in Hamas’ın liderlerine ve saha komutanlarına yönelik tüm suikastlarına rağmen Hamas’ı ve askeri kanadı Kassam Tugaylarını yenemediğini vurgulamak gibi belirli siyasi mesajlar vermek istiyoruz. 

rfgthyjuı
Hamas tarafından İsrail'e atılan roketler (Arşiv - DPA)

Hamas’ın İsrail’e yönelik roketli saldırısının, kendi saflarındaki üst düzey isimlere yönelik suikastlara verilen bir yanıtla olduğu görüşünü reddeden kaynaklar, “Bunlar İsrail'in tüm Filistinlilere yönelik devam eden katliamlarına karşılık olarak gerçekleştirilen doğal eylemlerdir” ifadelerini kullandı.

“Gazze’deki protesto gösterileri”

Hamas'ın İsrail'e yönelik roketli saldırının, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas'a yönelik bir protesto yürüyüşünden birkaç saat sonra gerçekleşmesi dikkati çekti. Roketlerin fırlatılmasını kınayan sloganlar atan protestocular, savaşın sona ermesini ve Hamas'ın Gazze Şeridi'ni yönetmeyi ya da Gazzeliler adına konuşmayı bırakmasını istediler.

Hamaslı kaynaklar, Hamas’ın roketli saldırıları yeniden yoğunlaştırarak Gazze Şeridi'ne bir mesaj vermek isteyip istemediği sorusuna roketli saldırıların Cibaliye Mülteci Kampı’ndaki protesto gösterileriyle hiçbir ilgisi olmadığını söylediler. Protesto yürüyüşlerinin son zamanlarda tekrarlandığına dikkati çeken Hamaslı kaynaklar, o sırada Gazze Şeridi’nden İsrail’e roket fırlatılmadığını vurguladılar.

Kaynaklar, Şarku’l Avsat’ın, protesto gösterilerinin Hamas’ın ve Gazze Şeridi'nin geleceği üzerindeki etkilerine ilişkin sorusuna şu yanıtı verdiler:

Hamas içinde direnişten taviz verilmeden ya da saldırıya uğramasına müsaade edilmeden savaşın durması gerektiğini vurgulayan net ulusal çerçeveler içerisinde protesto yürüyüşleri ve insanların kendilerini ifade etme haklarının vurgulanması gerektiği konusunda tartışmalar yaşandı.

“Gazze Şeridi’nin yönetilmesi”

Gazze Şeridi'nin yönetimi konusundaki karmaşıklıktan Fetih Hareketi (El Fetih) ve İsrail'i sorumlu tutmaya çalışan kaynaklar, “Hamas'ın Gazze'yi yönetmekten vazgeçmek gibi bir sorunu yok, ancak krizin kaynağı bunun için masaya konan tüm önerileri reddeden diğer taraflar” dediler.

Kaynaklar, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin yönetimini bırakmak ve Mısır'la üzerinde anlaşmaya varılan ‘Toplumsal Destek Komitesi’ adlı idari bir komite devretmek için mümkün olan her türlü esnekliği gösterdiğini, ancak ne El Fetih’in ne de İsrail’in bu komiteyi kabul ettiğini vurguladılar.

Kaynaklar, Gazze Şeridi'nin yönetiminden vazgeçme kararının Hamas'ın Gazze'deki geleceğini ne ölçüde etkileyeceği konusunda ise Hamas’ın geleceğinden endişe duymadığını ve yönetimden vazgeçip uzun yıllar sürecek kalıcı bir ateşkese girse bile ayakta kalabileceğinden emin olduğunu belirttiler.

dvfgtrhy
Geçtiğimiz ay Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Lahiye'de Hamas'a karşı protesto gösterisi düzenleyen ve savaşın sona ermesini isteyen Filistinliler (AP)

Fetih Hareketi’nden bir heyet iki gün önce Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Filistin iç ilişkilerini ve Hamas'ın Gazze Şeridi'nin işlerini Toplumsal Destek Komitesi'ne devretmeyi kabul etmesi çerçevesinde Gazze'nin geleceğini görüştü.

Şarku’l Avsat'a konuşan Hamaslı kaynaklar, komitenin başına Ramallah'taki Filistin Yönetimi’nde bir bakanın, yardımcılığına da Gazze Şeridi'nden bir ismin getirilmesini istediklerini Mısır'a bildirdiklerini söylediler.

Bu arada Hamas heyetinin önümüzdeki günlerde Gazze Şeridi'nin geleceğine ilişkin gelişmeleri Mısırlı yetkililerle görüşmek üzere Kahire'yi ziyaret etmesi bekleniyor.



İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde bir askerinin öldüğünü duyurdu

İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)
İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)
TT

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde bir askerinin öldüğünü duyurdu

İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)
İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)

İsrail ordusu yaptığı açıklamada, İsrail ve Hizbullah'ın birbirini ihlal etmekle suçladığı ateşkesin ortasında, Lübnan'ın güneyinde dün bir askerinin öldüğünü ve bazı askerlerin yaralandığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ordu açıklamasında, bir subay ve dört askerin yaralandığı olayda 19 yaşındaki bir çavuşun öldüğünü belirtti.

17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkesin ardından Hizbullah, İsrail'in baskınlarına, bombalamalarına ve binaların yıkımına karşılık olarak güney Lübnan'daki İsrail güçlerini hedef alan operasyonlar düzenleyeceğini veya kuzey İsrail'e füze ve insansız hava araçları (İHA) fırlatacağını defalarca duyurdu.


Irak'ta hükümet açısından "anayasal boşluk" yaşanıyor

Irak'ta hükümet açısından "anayasal boşluk" yaşanıyor
TT

Irak'ta hükümet açısından "anayasal boşluk" yaşanıyor

Irak'ta hükümet açısından "anayasal boşluk" yaşanıyor

Irak’ta, başbakan adayının belirlenmesi için tanınan 15 günlük sürenin dolmasıyla birlikte bugün hükümet düzeyinde anayasal bir boşluk sürecine girildi. “Koordinasyon Çerçevesi” olarak bilinen siyasi ittifakın, cumartesi akşamı yaptığı toplantıda tek bir isim üzerinde uzlaşamaması, sürecin tıkanmasına yol açtı. Bu durum, geçen yılın sonlarında yapılan parlamento seçimlerinin üzerinden beş aydan fazla, Nizar Amedi’nin cumhurbaşkanı seçilmesinin üzerinden ise yaklaşık yarım ay geçmesine rağmen hükümetin kurulamamasına neden oldu.

“Koordinasyon Çerçevesi”, siyasi ve seçim ağırlıkları farklılık gösteren 12 Şii liderden oluşuyor. Bu durum, mevcut Başbakan Muhammed Şiya al-Sudani’nin yerine geçecek yeni ismin belirlenmesini zorlaştırıyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre başbakanlık için 40’tan fazla adayın bulunuyor ama buna rağmen uzlaşı sağlanamaması dikkat çekiyor.

Gözlemciler, ülkenin anayasal boşluğa girmesinin Şii “Koordinasyon Çerçevesi” için ciddi bir siyasi baskı oluşturduğunu belirtirken, bazı ittifak üyeleri ise bu durumu, söz konusu boşluk için herhangi bir cezai yaptırım bulunmadığı gerekçesiyle savunmaya çalışıyor.


Mısır'da yüzlerce mahkum cumhurbaşkanlığı affından yararlandı

Dün serbest bırakılan mahkumlardan biri ailesinin yanında (Mısır İçişleri Bakanlığı)
Dün serbest bırakılan mahkumlardan biri ailesinin yanında (Mısır İçişleri Bakanlığı)
TT

Mısır'da yüzlerce mahkum cumhurbaşkanlığı affından yararlandı

Dün serbest bırakılan mahkumlardan biri ailesinin yanında (Mısır İçişleri Bakanlığı)
Dün serbest bırakılan mahkumlardan biri ailesinin yanında (Mısır İçişleri Bakanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi dün, çeşitli davalardan hüküm giymiş 602 mahkum hakkında af kararı aldı.

Mısır İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada “Sina Yarımadası'nın kurtuluş yıl dönümü kutlamaları vesilesiyle ve Cumhurbaşkanı Sisi'nin af koşullarını karşılayan bazı mahkûmlar hakkında aldığı af kararı doğrultusunda Toplumsal Koruma Dairesi (eski adı Cezaevleri Dairesi), af hakkını kazanan mahkumları belirlemek amacıyla ülke genelindeki cezaevlerinde tutuklu dosyalarını incelemek üzere komisyonlar kurdu" ifadelerine yer verildi.

Bakanlığın açıklaması şöyle devam etti:

“Komisyon çalışmaları, 602 tutukluya af kapsamında tahliye kararının uygulanabilir olduğu sonucuyla tamamlandı.”

Mısır, her yıl 25 Nisan'da Sina Yarımadası’nın kurtuluşunu kutluyor. Bu tarih, 1982 yılında İsrail'den geri alınan Sina Yarımadası'nda Mısır bayrağının göndere çekildiği ve barış antlaşması gereği son İsrail askerinin de bölgeden çekildiği tarih.

vfgthyj
Mısır'da cumhurbaşkanlığı affı kapsamında tahliye edilen mahkumlar (Mısır İçişleri Bakanlığı)

İçişleri Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamada, tutukluların tahliyesinin Bakanlığın modernite anlayışıyla ceza politikasını uygulamaya, Islah ve Rehabilitasyon Merkezleri sakinlerine çeşitli bakım hizmetleri sunmaya ve topluma yeniden kazandırılmaya hazır hale getirilen mahkûmların serbest bırakılması yöntemlerini etkin biçimde uygulamaya verdiği önemin bir yansıması olduğu vurgulandı.

Mısır İçişleri Bakanlığı tarafından daha önce yapılan bir açıklamada, tüm Islah ve Rehabilitasyon Merkezleri'nin, ceza sisteminde uluslararası insan hakları standartlarının en üst düzeyine uygun olarak gerçekleştirilen gelişme ve modernleşme süreci çerçevesinde tahliye olan hükümlülere eksiksiz yaşam ve sağlık imkânları sunduğunu ve bu merkezlerin yargı denetimine tabi olduğunu teyit edilmişti.