İsrail ordusunun doğudan fırlatılan bir İHA’nın önlendiğini açıklamasının ardından Husiler, Kızıldeniz'de iki ABD destroyerini hedef aldıklarını duyurduhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5130082-i%CC%87srail-ordusunun-do%C4%9Fudan-f%C4%B1rlat%C4%B1lan-bir-i%CC%87ha%E2%80%99n%C4%B1n-%C3%B6nlendi%C4%9Fini-a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1n%C4%B1n
İsrail ordusunun doğudan fırlatılan bir İHA’nın önlendiğini açıklamasının ardından Husiler, Kızıldeniz'de iki ABD destroyerini hedef aldıklarını duyurdu
İsrail ordusunun doğudan fırlatılan bir İHA’nın önlendiğini açıklamasının ardından Husiler, Kızıldeniz'de iki ABD destroyerini hedef aldıklarını duyurdu
Yemen'deki Husiler dün, İsrail ordusunun doğudan fırlatılan bir insansız hava aracını (İHA) önlediğini açıklamasından kısa bir süre sonra, İsrail'deki bir askeri tesisi hedef aldıklarını ve Kızıldeniz'deki iki ABD destroyerine saldırdıklarını duyurdu.
Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri yaptığı görüntülü açıklamada şunları söyledi: “Hava kuvvetleri, Yafa tipi bir İHA’yla işgal altındaki Yafa bölgesinde İsrailli düşmanın askeri bir tesisini hedef alan askeri bir operasyon gerçekleştirdi.”
Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığı habere göre Husiler Kızıldeniz'de ‘bir dizi kanatlı füze ve İHA’yla iki ABD destroyerini hedef aldı.’
İsrail ordusu dün, kendi topraklarına geçmeden önce ‘İsrail topraklarına doğudan yaklaşan’ bir İHA’yı önlediğini bildirdi.
Yemen'de İran destekli Husiler tarafından kontrol edilen bölgeler, Washington'un 15 Mart'ta İsrail'le bağlantılı olmakla suçladıkları gemileri hedef almaktan vazgeçmeleri için başlattığı hava harekâtından bu yana neredeyse her gün ABD'ye atfedilen saldırılarla vuruluyor.
Husiler ayrıca, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerle dayanışma içinde olduklarını söyleyerek ABD savaş gemilerine ve İsrail'e de saldırılar düzenliyor.
Husiler Ekim 2023'te Gazze Şeridi'nde savaşın başlamasının ardından Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki gemilerin yanı sıra İsrail topraklarını da hedef almaya başladı. Ocak ayında Gazze Şeridi'nde ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından saldırıları durdurdular.
Mart başından bu yana Gazze Şeridi'ne tüm ikmali kesen İsrail, 18 Mart'ta Filistin topraklarına yönelik saldırılarını yeniden başlatarak kısa süreli ateşkesi sona erdirdi.
ABD'nin yeni operasyonları, Husilerin İsrail'in Gazze Şeridi'ne uyguladığı abluka nedeniyle saldırılara devam etme tehditlerinin ardından başladı.
Hizbullah, İsrail ordusuna karşı 1980’lerin “taktiklerine” dönüş sinyali mi veriyor?https://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5268237-hizbullah-i%CC%87srail-ordusuna-kar%C5%9F%C4%B1-1980%E2%80%99lerin-%E2%80%9Ctaktiklerine%E2%80%9D-d%C3%B6n%C3%BC%C5%9F-sinyali-mi
Hizbullah, İsrail ordusuna karşı 1980’lerin “taktiklerine” dönüş sinyali mi veriyor?
İsrail askeri araçları Lübnan toprakları içinde hareket ediyor (EPA)
Hizbullah içinden sızan ve birbiriyle örtüşen medya bilgileri, “intihar saldırıları” (istişhadi eylemler) söyleminin yeniden gündeme gelmesiyle güney cephesinde önümüzdeki dönemin niteliğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor. Bu çerçevede, 1980’li yıllardaki savaş dilini ve yöntemlerini hatırlatan alışılmadık askeri seçeneklerin tartışıldığı belirtiliyor.
Askeri kaynaklara dayandırılan sızıntılara göre Hizbullah, “1980’ler taktiklerine” dönmeyi değerlendiriyor; buna “istişhadi grupların” yeniden devreye alınması da dahil. Bu yaklaşım, örgüt içinde daha önce yapılan açıklamalarla da bağlantılı bir anlam taşıyor. Hizbullah’ın eski genel sekreteri Hasan Nasrallah, 2024’teki “destek savaşı” sırasında güneydeki savaşçıları “istişhadi” olarak nitelendirmişti. Bu ifade, çatışmanın doğasına ve sahadaki koşullara işaret ediyordu. Kavramın bugün yeniden gündeme gelmesi, bunun bir mobilizasyon dili mi yoksa olası operasyonel tercihlere işaret eden bir gösterge mi olduğu yönünde tartışma yaratıyor.
Saha koşulları ve teknolojik dönüşüm
Emekli Tuğgeneral Yarub Sahr, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Güney Lübnan’daki mevcut saha gerçekliğinin intihar saldırılarına dönüş ihtimalini teorik bir tartışma düzeyinde bıraktığını söyledi.
Sahr, “Bugün güney bölgesi, göç ve yıkım nedeniyle neredeyse boşalmış durumda. Bu da bu tür operasyonların en önemli unsurlarından biri olan sivil ortam içinde gizlenme imkânını ortadan kaldırıyor” dedi.
İki İsrail askeri, Güney Lübnan’da enkazlar arasında ilerliyor (AP)
Ayrıca, gözetleme ve istihbarat teknolojilerindeki gelişmelerin ve İsrail’in geniş bir hedef havuzuna sahip olmasının, bu tür eylemlerin gerçekleştirilmesini son derece zorlaştırdığını, sürekli izleme ve hassas takip altında sahada hareket kabiliyetinin sınırlı olduğunu belirtti.
Sahr’a göre bu tür operasyonlara işaret eden söylemler daha çok propaganda niteliği taşıyor. “Mesaj yalnızca askeri değil, Lübnan iç siyasetini de hedef alıyor. Bu dil, siyasi aktörler üzerinde baskı kurmak ve onları dış politika tercihleri konusunda yönlendirmek için kullanılıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Sahr, “1980’ler yöntemlerinin hatırlatılması sadece intihar saldırılarını değil, aynı zamanda kaçırma ve suikastları da içeren daha geniş bir modelin yeniden gündeme gelmesi anlamına gelir. Bugünkü koşullarla 1980’lerin karşılaştırılmasının sağlıklı değil. Bu söylem, mevcut şartlarda uygulanabilir bir askeri seçenekten ziyade siyasi baskı aracı olarak öne çıkıyor” dedi.
Teori ile pratik arasında
Öte yandan emekli Tuğgeneral Fadi Davud ise Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, 1980’ler yöntemlerine dönüş tartışmasının yalnızca medya söylemi olmadığını, bunun örgütün “mevcut kapasite havuzu” içinde yer alan bir seçenek olduğunu savundu.
Davud, intihar eylemcilerinin varlığına ilişkin söylemin, Hizbullah’ın tarihsel olarak önemli bir güç unsuru olan insan kaynağı kapasitesiyle bağlantılı olduğunu belirtti. Teknolojik gelişmelere rağmen bu tür eylemlerin sahada etkili olabileceğini ifade eden Davud, “Teknoloji, hedefe ulaşmaya kararlı bir insan unsuruna karşı sınırlı kalabilir” dedi.
Bu tür operasyonların etkinliğinin hedefin niteliğine, güvenlik düzeyine ve sahadaki koruma önlemlerine bağlı olduğunu söyleyen Davud, başarı ihtimalinin duruma göre değiştiğini vurguladı.
Güney Lübnan’daki sınır kasabası Kefr Kila’da yıkılmış binaların enkazı (Reuters)
Davud ayrıca, olası bir kullanımın İsrail hedeflerine yönelik olacağını, ancak İsrail içinde bu tür eylemler gerçekleştirebilmek için sızma ve doğrudan erişim gerekliliğinin ciddi saha zorlukları yarattığını ifade etti. Buna rağmen bu seçeneğin dile getirilmesinin psikolojik ve stratejik bir boyut taşıdığını, geçmiş deneyimleri hatırlatarak İsrail’e “geleneksel olmayan bir tırmanma ihtimali” mesajı verdiğini söyledi.
Kavramın sahadaki anlamı
Hizbullah operasyonlarını yakından takip eden bir kaynak ise “istişhadi” kavramının her zaman klasik anlamda intihar saldırılarını ifade etmediğini belirtti.
Kaynak, “Bu terim, Güney Lübnan’daki kuşatma koşulları altında savaşçıların içinde bulunduğu durumu yansıtıyor. Savaşçılar, karşı karşıya oldukları risklerin farkında ve gerektiğinde sonuna kadar savaşmaya hazır” dedi.
Aynı kaynak, kavramın ayrı bir taktik tercihten ziyade çatışmanın doğasına işaret ettiğini vurgulayarak, “Bu ifade, en zor saha koşullarında dahi çatışmayı sürdürme ve gerekirse ölüm pahasına mücadele etme kararlılığını anlatıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Suriye: Guta’daki kimyasal katliamın başlıca sorumlularından Adnan Halva tutuklandıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5268214-suriye-guta%E2%80%99daki-kimyasal-katliam%C4%B1n-ba%C5%9Fl%C4%B1ca-sorumlular%C4%B1ndan-adnan-halva
Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab’ın X platformunda paylaştığı fotoğrafta, Guta’daki kimyasal katliamın başlıca sorumlularından Adnan Halva görülüyor.
Suriye: Guta’daki kimyasal katliamın başlıca sorumlularından Adnan Halva tutuklandı
Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab’ın X platformunda paylaştığı fotoğrafta, Guta’daki kimyasal katliamın başlıca sorumlularından Adnan Halva görülüyor.
Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab dün, 21 Ağustos 2013 tarihinde Doğu Guta’da gerçekleşen kimyasal katliamın sorumlularından biri olan emekli General Adnan Halva’nın tutuklandığını açıkladı.
Hattab, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “General Adnan Halva, 2013’te Doğu Guta’da meydana gelen kimyasal saldırıdan sorumlu olan en önemli subaylardan biriydi ve bugün Terörle Mücadele İdaresi’nin elinde” ifadelerini kullandı.
اللواء عدنان عبود حلوة أحد أبرز الضباط المسؤولين عن مجزرة الكيماوي في الغوطة الشرقية عام 2013 بات اليوم في قبضة إدارة مكافحة الارهاب. pic.twitter.com/24QktTSIO6
Şarku’l Avsat’ın yerel medya kaynaklarından aktardığına göre Halva, Şam’ın güneyindeki Hırbet eş-Şeyyab bölgesinin sorumlusu ve Şam kırsalındaki topçu ve füze dairesinin başkan yardımcısıydı.
Halva, Suriye’deki iç savaş sırasında, Şam kırsalındaki topçu ve füze dairesinin başkan yardımcısı olarak, Suriye’nin kuzeyindeki şehirlere Scud füzelerinin fırlatılmasında rol oynamakla suçlandı.
Ayrıca, 155 ve 157 numaralı birimlerde görev alarak, sivil halka karşı insan hakları ihlalleri işledi. Bu birimler, sivil halka karşı kimyasal silahlar ve füzeler kullandı.
Daha sonra, Şam’ın güneyindeki Hırbet eş-Şeyyab bölgesinde askeri sorumlu oldu; burada bölgedeki askeri kontrol noktalarının yönetiminden sorumluydu. Bu kontrol noktalarının, yüzlerce sivili alıkoymak ve kaybetmekle suçlandığı belirtiliyor.
Halva, 2017’deki Astana görüşmelerine katılan Suriye rejimi heyetinde yer aldı ve ABD tarafından, sivillere karşı işlenen cinayetlerden sorumlu tutulan 13 kişilik listeye dahil edildi.
28 Ekim 2016’da Avrupa Birliği (AB) tarafından yaptırım listesine alındı.
Doğu Guta’daki kimyasal katliam
Doğu Guta bölgesinde, 21 Ağustos 2013 tarihinde meydana gelen kimyasal saldırıda, aralarında yüzlerce çocuk ve kadının da bulunduğu bin 400’den fazla sivilin hayatını kaybettiği bildirildi.
O gün, Doğu Guta’daki birkaç kasabada yaşayan Suriyeliler, sokaklarda ve evlerde sarin gazı ile hayatını kaybeden yüzlerce ceset ile uyanmıştı. Bu saldırı, Esed rejiminin yıllar süren iç savaş boyunca sivil halka karşı işlediği en korkunç katliamlardan biri olarak kayıtlara geçti.
Suriye İnsan Hakları Ağı’na (SNHR) göre Beşşar Esed rejimi, 2011 yılında başlayan devrimden bu yana, muhaliflerin kontrolündeki yerleşimlere yönelik 217 kimyasal silah saldırısı gerçekleştirdi.
Tedamun katili birkaç gün önce yakalandı
Bu açıklama, Suriye İçişleri Bakanlığı’nın, Hama kırsalında düzenlenen bir güvenlik operasyonu sonucu Tedamun katili olarak bilinen Emced Yusuf’un yakalandığını duyurmasının birkaç gün sonrasına denk geldi.
Diğer yandan Bakanlık salı günü, eski Suriye rejimine ait 3 pilotla yapılan sorgulamalardan bir kısmını içeren bir video paylaştı. Videoda, İki Guta’nın Düşmanı olarak bilinen Mizer Suvan’ın da yer aldığı görülüyor. Suvan yaptığı açıklamada, saldırı emirlerinin devrik Devlet Başkanı Beşşar Esed’den geldiğini belirtti.
Irak'taki yeni hükümetten silahlı grupları ayırma gücünün testihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5268140-iraktaki-yeni-h%C3%BCk%C3%BCmetten-silahl%C4%B1-gruplar%C4%B1-ay%C4%B1rma-g%C3%BCc%C3%BCn%C3%BCn-testi
Irak'taki yeni hükümetten silahlı grupları ayırma gücünün testi
Nuri el-Maliki, Muhammed es-Sudani, Kays el-Hazali ve Latif Raşid'in Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda bir araya geldiği arşiv fotoğrafı (AFP)
Kaynaklar, Washington’ın İran yanlısı silahlı grupları yeni Irak hükümetinden uzaklaştırmak amacıyla Bağdat'taki bazı taraflarla birlikte baskılarını yoğunlaştırdığını bildirdi.
Bağdat'ta gelen ABD heyeti dün Ali ez-Zeydi'nin yeni kabineyi kurmakla görevlendirilmesini memnuniyetle karşılayarak ‘kabinenin Iraklıların özlemleriyle uyumlu biçimde oluşturulması’ çağrısında bulundu.
Kaynaklar, “Zeydi'nin parti liderlerini programının silahlı grupları uzaklaştırmaya dayandığı konusunda bilgilendirdiğini’ belirtirken ‘silahlı gruplardan uzak bir kabine listesinin geçirilmesinin belirleyici bir güç sınavı oluşturduğuna’ dikkat çekti.
Uzmanlar, silahlı grupların devlet kurumlarındaki varlıkları konusunda oyalama taktiğine başvurmasından ya da ABD’lilere karşı saldırıların yeniden başlamasından endişe ediyorlar.
Öte yandan ABD merkezli bir hukuk firması, kısa bir süre önce yürüttüğü bağımsız soruşturmanın Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali el-Zeydi'yi İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) mali faaliyetleriyle ilişkilendiren herhangi bir kanıt ortaya koymadığını açıkladı.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة