Mısır, AB'nin Gazze Şeridi'nin yeniden inşası konferansına katılımını dört gözle bekliyor

Kahire, BM ve Filistin hükümeti ile iş birliği içinde konferansa ev sahipliği yapıyor

Yerlerinden edilmiş Gazzeli kadın ve çocuklar, eşyalarıyla birlikte bir kamyonetin arkasında seyahat ediyorlar. (AFP)
Yerlerinden edilmiş Gazzeli kadın ve çocuklar, eşyalarıyla birlikte bir kamyonetin arkasında seyahat ediyorlar. (AFP)
TT

Mısır, AB'nin Gazze Şeridi'nin yeniden inşası konferansına katılımını dört gözle bekliyor

Yerlerinden edilmiş Gazzeli kadın ve çocuklar, eşyalarıyla birlikte bir kamyonetin arkasında seyahat ediyorlar. (AFP)
Yerlerinden edilmiş Gazzeli kadın ve çocuklar, eşyalarıyla birlikte bir kamyonetin arkasında seyahat ediyorlar. (AFP)

Mısır, Avrupa Birliği'nin (AB) Filistin Yönetimi'ne desteğini sürdürmesini ve Mısır'ın ev sahipliğinde Birleşmiş Milletler (BM) ve Filistin hükümetiyle iş birliği içinde düzenlenecek olan Gazze Şeridi'nin yeniden inşası konferansına aktif ve yapıcı bir şekilde katılmasını dört gözle bekliyor.

Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından bugün yapılan açıklamada, Kahire, Avrupa Komisyonu'nun 14 Nisan'da Filistin'in toparlanması için 1,6 milyar euroluk çok yıllı mali programı açıklamasını memnuniyetle karşıladığını ifade etti. Bu program, AB'nin Filistin Yönetimi'ne ve kurumlarının güçlendirilmesine verdiği desteği yansıtıyor ve Filistin halkının isteklerinin gerçekleştirilmesine ve Gazze Şeridi ile Batı Şeria'daki meşru ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunuyor.

Geçtiğimiz ay Kahire'de düzenlenen Arap Birliği Zirvesi, ‘Filistinlilerin topraklarından sürülmesi’ çağrılarına karşı koymak amacıyla Mısır'ın ‘Gazze Şeridi'nin toparlanması ve yeniden inşası için 5 yıllık bir süre içinde tahmini 53 milyar dolarlık bir maliyetle’ çalışmayı amaçlayan önerisini onayladı. ‘Filistinlilerin Gazze Şeridi'nden sürülmesi’ önerisi, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrailli yetkililer tarafından gündeme getirilmiş ve Arap ve İslam dünyasında geniş çaplı bir tepkiyle karşılanmıştı.

Kahire, BM ile koordinasyon halinde Gazze Şeridi'nin yeniden inşasını desteklemek üzere uluslararası bir konferans düzenlenmesi çağrısında bulundu. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, bu ay Mısır'a gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron ile düzenlediği basın toplantısında ‘konferansın Gazze Şeridi'ndeki çatışmalar sona erer ermez düzenleneceğini’ belirtti.

Mısır Bakanlar Kurulu tarafından bugün açıklamaya göre Kahire, AB'nin tutumunun, mücadelelerinin bu kritik aşamasında Filistin halkını destekleme ve Filistin meselesine iki devletli çözüm temelinde adil ve kalıcı bir çözüm bulmaya yönelik çalışma ihtiyacının anlaşıldığını yansıttığını vurguladı.

Mısır ayrıca, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) aracılığıyla Filistinli mültecilerin desteklenmesi için tahsis edilen miktarı da (82 milyon euro) memnuniyetle karşıladı. Zira UNRWA’nın Filistinli mültecilere temel hizmetlerin ve insani yardımın sağlanmasındaki rolü vazgeçilmezdir.



DEAŞ’ın Suriye'deki “çelişkiler” üzerine bahsi

2019 yılında DEAŞ üyelerinin ailelerinin Baguz'dan SDG yönetimindeki gözaltı merkezlerine nakledilmesi sırasında çekilen bir fotoğraf (AFP)
2019 yılında DEAŞ üyelerinin ailelerinin Baguz'dan SDG yönetimindeki gözaltı merkezlerine nakledilmesi sırasında çekilen bir fotoğraf (AFP)
TT

DEAŞ’ın Suriye'deki “çelişkiler” üzerine bahsi

2019 yılında DEAŞ üyelerinin ailelerinin Baguz'dan SDG yönetimindeki gözaltı merkezlerine nakledilmesi sırasında çekilen bir fotoğraf (AFP)
2019 yılında DEAŞ üyelerinin ailelerinin Baguz'dan SDG yönetimindeki gözaltı merkezlerine nakledilmesi sırasında çekilen bir fotoğraf (AFP)

Suriye'nin Deyrizor, Rakka ve Haseke arasında kalan alan el-Cezire bölgesi, DEAŞ terör örgütünün yeteneklerini test ettiği başlıca saha hâline geldi. Bu durum, örgütün önceliklerini yeniden belirlemesi ve Suriye hükümeti ve ülkedeki çeşitli kesimler ile coğrafya kazanımı konusunda yürüttüğü açıklanmamış yarış bağlamında değerlendiriliyor.

ABD’nin son geri çekilmesinin ve Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye devletine entegrasyonuna yönelik mutabakatlara varılmasının ardından örgüt, yıllarca özerk yönetim ya da uluslararası nüfuz altında kalan bölgelere Şam otoritesinin yeniden dönmesiyle doğabilecek ‘çelişkilerden’ medet umuyor. Örgüt; merkezi politikalara ilişkin aşiret kaygılarını istismar ederken kamplarda kendi safları için üye devşirme faaliyetleri yürütüyor.

Örgütün bugün ‘uyuyan hücre’ evresine girmesinin nedeni daralma dönemlerini yeniden konuşlanmak ve faaliyetlere yeniden başlamaya zemin hazırlamak amacıyla her türlü açıktan yararlanmaya alışmış olmasından kaynaklanıyor.

Bu yüzden yetkililer ne kadar çaba harcarsa harcasın DEAŞ’ın Şam'ı -en azından asgari düzeyde- ‘rahatsız etme’ yeteneğini halen sürdürdüğü görülüyor.


İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında Lübnanlı gazeteci öldürüldü

 Güney Lübnan'da yıkılmış bir cami (AFP)
Güney Lübnan'da yıkılmış bir cami (AFP)
TT

İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında Lübnanlı gazeteci öldürüldü

 Güney Lübnan'da yıkılmış bir cami (AFP)
Güney Lübnan'da yıkılmış bir cami (AFP)

Lübnan Sivil Savunması'nın açıklamasına göre, Lübnanlı gazeteci Amal Halil, dün İsrail'in güney Lübnan'daki sınıra yakın el-Tayri kasabasındaki bir evi hedef alan hava saldırısında öldürüldü.

Sivil Savunma Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, "Sivil Savunma Genel Müdürlüğü arama kurtarma ekipleri, saatlerce süren arama çalışmalarının ardından, Tayri kasabasındaki bir eve düzenlenen düşman baskını sonucu şehit düşen gazeteci Amal Halil'in cesedini bulmayı başardı" denildi.

Gazeteci Halil'in çalıştığı Lübnan gazetesi Al-Akhbar, ölümünün ardından şu açıklamayı yaptı: "Güney Lübnan'da Al-Akhbar muhabiri olan meslektaşımız Amal Halil, düşman ordusuna ait uçaklar tarafından takip edildikten ve önce arabasına, ardından sığındığı eve düzenlenen bir dizi hava saldırısının hedefi olduktan sonra şehit oldu. Bu, Lübnan'daki basın ve gazetecileri açıkça hedef alan bir eylemdir."


Libya Kızılayı: 10 teknedeki 404 göçmen kurtarıldı

Libya'nın doğusundaki Tobruk'ta göçmenlerin cesetlerinin çıkarılması (Arşiv- Kızılay)
Libya'nın doğusundaki Tobruk'ta göçmenlerin cesetlerinin çıkarılması (Arşiv- Kızılay)
TT

Libya Kızılayı: 10 teknedeki 404 göçmen kurtarıldı

Libya'nın doğusundaki Tobruk'ta göçmenlerin cesetlerinin çıkarılması (Arşiv- Kızılay)
Libya'nın doğusundaki Tobruk'ta göçmenlerin cesetlerinin çıkarılması (Arşiv- Kızılay)

Libya’nın doğusundaki Tobruk kentinde faaliyet gösteren Kızılay yetkilileri, dün yaptıkları açıklamada, Libya Ulusal Ordusu’na bağlı sahil güvenlik güçlerinin denizde zor şartlarla karşı karşıya kalan en az 404 göçmeni kurtardığını bildirdi.

Yetkililer, göçmenlerin farklı uyruklardan olduğunu ve 10 ayrı teknede bulunduklarını belirtti. Tobru, Libya’nın doğusunda Mısır sınırına yakın bir sahil kentidir.

Kızılay tarafından Facebook üzerinden paylaşılan görüntülerde, gönüllülerin kurtarılan göçmenlere ilk yardım sağladığı, yiyecek ve battaniye dağıttığı görüldü.

Libya, özellikle Sahra Altı Afrika’dan gelen göçmenler için önemli bir geçiş güzergâhı olmaya devam ediyor. Göçmenler, çatışma ve yoksulluktan kaçmak amacıyla çöl ve deniz üzerinden Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken büyük riskler alıyor.

Öte yandan, pazartesi günü Tobruk açıklarında bir teknenin alabora olması sonucu 10 göçmenin hayatını kaybettiği doğrulandı. Üç Libyalı kaynak ve Uluslararası Göç Örgütü’ne göre 31 kişi ise hâlâ kayıp. Cumartesi günü dalgaların kıyıya sürüklediği altı cesedin bulunduğu bildirildi.