Libya Ulusal Birlik Hükümeti deniz sınırı meselesinin çözümü konusunda kararlı

Öte yandan İstikrar Hükümeti, UBH’yi hedef almaya devam ediyor

UBH yetkilileri deniz sınırı meselesini görüştü (UBH)
UBH yetkilileri deniz sınırı meselesini görüştü (UBH)
TT

Libya Ulusal Birlik Hükümeti deniz sınırı meselesinin çözümü konusunda kararlı

UBH yetkilileri deniz sınırı meselesini görüştü (UBH)
UBH yetkilileri deniz sınırı meselesini görüştü (UBH)

Libya'nın doğusundaki İstikrar Hükümeti, Tesisler ve Tesisler Güvenlik Kurumu'na yeni bir başkan atayarak ve merkezini başkent Trablus'tan Bingazi'ye taşıyarak geçici Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) ile güç anlaşmazlıklarını tırmandırdı. Öte yandan UBH Başbakanı Abdulhamid ed-Dibeybe, ‘deniz sınırı meselesinin Libya ulusal güvenliğinin özüne dokunan bir egemenlik meselesi olduğunu ve ulusal siyasi karardan ayrı bir teknik mantıkla ele alınamayacağını’ söyledi.

defrgty
UBH’ye paralel İstikrar Hükümeti’nin Başbakanı Usame Hamad (İstikrar Hükümeti)

Salı akşamı Libya deniz sınırları dosyasındaki son gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen toplantıya başkanlık eden UBH Başbakanı Dibeybe, “Teknik doğruluk, yasal yetki ve net bir egemen kararı birleştirerek tam bir kurumsal uyum içinde çalışmak gerekiyor” dedi.

Dibeybe, Dışişleri Bakanlığı Kara ve Deniz Sınırları Komitesi Başkanı Muhammed el-Harari’nin mevcut durum, komitenin çalışmalarındaki ilerleme ve deniz noktalarının sınırlandırılması ve kontrolünün tamamlanmasının önündeki engeller hakkında kapsamlı bir brifing verdiğini söyledi. Dibeybe, gelecekte yaşanabilecek herhangi bir çatışma ya da bölgesel mutabakat karşısında Libya'nın istikrarlı konumunu güvence altına almak için teknik ve egemen makamlar arasındaki koordinasyonun önemini vurguladı.

Ulusal Petrol Şirketi (NOC) Yönetim Kurulu Başkanı Vekili Mesud Süleyman ise herhangi bir yasal ya da coğrafi karışıklığın açık denizde arama ve üretim yapma faaliyetleri üzerindeki etkilerine değinirken ‘Libya’nın kaynaklarını herhangi bir dış çatışmadan korumak için’ imtiyaz alanlarının tam yasal güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.

Libya'nın deniz sınırlarının belirlenmesiyle ilgili teknik ve hukuki konuların ele alındığı toplantıda, Libya'nın deniz alanlarındaki egemenlik haklarıyla, özellikle de münhasır ekonomik bölgelerdeki doğal kaynaklarla ilgili siyasi ve bölgesel zorluklar değerlendirildi. Toplantıda ayrıca ilgili taraflar arasında koordinasyonu sağlayan, sınır belirleme ve deniz gözetim planlarının uygulanmasını takip eden ve Libya devletinin deniz hukukuna ilişkin referansları ve kabul edilen uluslararası sözleşmeler uyarınca bölgesel haritada konumlandırılmasını teşvik eden egemen bir teknik odanın kurulmasının önemi vurgulandı.

UBH toplantıyı, ‘ulusal egemenlik, kara ve denizle ilgili her konuda inisiyatifi yeniden ele geçirme ve ertelenmesi ya da tartışılması söz konusu olmayan stratejik dosyaların ele alınmasında Libya'nın tutumunu birleştirme’ yaklaşımının bir parçası olarak nitelendirdi.

Sayıştay Başkanı Halid Şakşak ise Trablus'ta düzenlenen Libya Ekonomik Forumu'nun ilk oturumunun açılışına, Sayıştay'ın ekonomik reform alanındaki ulusal eğilimleri destekleme ve kalkınma planlarını takip etmesi çerçevesinde katıldığını söyledi. Başbakan Dibeybe’nin ekonomik reform ve kalkınmaya yönelik ulusal stratejileri benimsediğine dikkati çeken Şakşak, bu stratejilerin devlet kurumlarının gözetiminde, özel sektör ve sivil toplumla ortaklık içinde, büyüme ve üretimi teşvik etmek, mali istikrarı sağlamak ve kamu fonlarının şeffaflık ve yönetişim ilkelerini tesis etmek amacıyla uygulanacağını belirtti.

fergty6
Libya Başsavcısı Sıddık es-Sur (Başsavcılık Ofisi)

Öte yandan Başsavcı Sıddık el-Sur, reform ve ıslah kurumlarının halen çoğunlukla silahlı milislerin kontrolü altında olmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirerek aralarında İçişleri Bakanlığı mensuplarının da bulunduğu 18 bin sanık hakkında yıllar önce verilen cezaların uygulanmamasını eleştirdi. Başsavcı Sıddık Sur dün, yeni savcılarla bir araya geldiği törende Trablus Savcılığı'nda son otuz yılda 56 bin hükümlü hakkındaki cezaların infaz edilmediğini söyledi.

Diğer bir gelişmede UBH hükümeti, başkent Trablus'un batısındaki ez-Zaviye kentinin er-Rakine bölgesinde el-Gavil ve Nasrat grupları arasında yeniden başlayan şiddetli çatışmaları görmezden gelirken, Kızılay ekipleri yardım taleplerine rağmen mahsur kalan aileleri bölgeden tahliye edemedi.

Vatandaşlar ve yerel medya kuruluşları dün bölgede silahlı çatışma sesleri duyulduğunu bildirirken, ölü ya da yaralı sayısına ilişkin herhangi bir resmi veri bulunmamakla birlikte ailesi bir gencin çatışmalar sırasında öldüğünü doğruladı.

dfrgt
Sınırda konuşlandırılan Libya güvenlik güçleri (UBH İçişleri Bakanlığı)

UBH İçişleri Bakanlığı, kaçakçılık ve yasadışı göçle mücadele çereçvesinde Cezayir ile olan ortak sınırın yakınlarındaki Hamada el-Hamra bölgesinde Sınır Muhafaza Birimi'nin el-Karyat Güvenlik Şubesi üyeleri tarafından çöl devriyelerinin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, devriyelerin amacının yasaları uygulamak, çöl bölgelerinde güvenlik kontrolünü güçlendirmek ve ülkenin güvenlik ve istikrarına yönelik tüm tehditleri ele almak olduğu belirtildi.

Diğer taraftan İstikrar Hükümeti Başbakanı Usame Hammad, salı akşamı aldığı iki kararla Tesisler ve Kuruluşlar Güvenlik Kurumu'nun başına Tümgeneral Ekrem el-Mismari'yi atadı ve kurumun merkezini başkent Trablus'tan Bingazi'ye taşıdı. Kararlar, İstikrar Hükümeti’nin UBH ile arasındaki idari ve siyasi anlaşmazlıkları tırmandırdı.

sdfrgty
Saddam Hafter'in İstikrar Hükümeti karargahını ziyaretinden bir kare (LUO)

Öte yandan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Kara Kuvvetleri Komutanı Saddam Hafter, İstikrar Hükümeti karargahını ziyaret ederek Hammad ve Yardımcısı Ali al-Katrani ile İç Güvenlik Servisi Başkanı Usame ed-Dersi'nin katılımıyla gerçekleşen toplantıda sahadaki son gelişmeleri ele aldı. Görüşmede, istikrarın sağlanması ve güvenliğin arttırılması için ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun önemini vurgulayan Hafter, iş akışını gözden geçirmek, güvenlik düzenlemelerini takip etmek, ortak görevleri koordine etmek ve performans ve hazırlık düzeyini değerlendirmek üzere İç Güvenlik Servisi merkezini de teftiş ettiğini açıkladı.



İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.


Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
TT

Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, Ali el-Zeydi'nin Irak başbakanı olarak atanmasını tebrik ederek, çok verimli bir yeni ilişki kurmayı dört gözle beklediğini belirtti.

El- Zeydi, Trump ile telefonda görüştüğünü ve Trump'ın kendisini Bağdat'ta hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmeye davet ettiğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Başbakanlık basın ofisi yaptığı açıklamada, El- Zeydi'nin "ABD Başkanı Donald Trump'tan bir telefon aldığını, Trump'ın kendisini yeni hükümeti kurmak üzere resmen atanmasından dolayı tebrik ettiğini ve hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmesi için resmi bir davette bulunduğunu" belirtti.

Pazartesi günü, Tahran'a yakın Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi tarafından eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin yerine aday gösterilen el-Zeydi, hükümeti kurmakla görevlendirildi. Nuri el-Maliki'nin adaylığı ise Amerika Birleşik Devletleri ve Trump tarafından muhalefetle karşılanmıştı.


ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
TT

ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir angajman kurulması çağrısında bulunarak, Lübnan’ın egemenliğini geri kazanması ve bağımsız bir gelecek inşa etmesi için "tarihi bir fırsatın" eşiğinde olduğunu belirtti.

Büyükelçilik tarafından X platformu üzerinden yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın şahsi talebiyle sağlanan geniş kapsamlı sükunetin, Lübnan’a kendi taleplerini Amerikan hükümetinin tam desteğiyle sunabileceği bir alan açtığı ifade edildi.

Açıklamada, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında Trump’ın himayesinde gerçekleşecek doğrudan bir görüşmenin, Lübnan için kritik kazanımlar sağlayabileceği vurgulandı. Bu olası zirvenin; tam egemenlik, toprak bütünlüğü, sınır güvenliği, insani yardım ve yeniden imar çalışmalarının yanı sıra devlet otoritesinin tüm ülke topraklarında yeniden tesis edilmesi noktasında bir fırsat teşkil ettiği kaydedildi.

ABD’nin bu süreçte Lübnan’ın yanında durmaya hazır olduğunu teyit eden Büyükelçilik, Lübnanlı yetkilileri bu fırsatı "güven ve sağduyuyla" değerlendirmeye çağırdı. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre açıklamanın sonunda, bölgedeki mevcut durumun artık tereddüt etmeye tahammülü kalmadığına dikkat çekildi.