Yüzlerce kurbanın kimliklerinin doğrulanmasıyla Gazze'deki savaşta ölenlerin sayısı 52 bin 243'e yükseldi

İsrail hava saldırısında öldürülen Filistinli kız çocuğu Mesa Abdul'un (4 yaşında) yakınları, cenazeyi Deyr el-Belah'ta defnetmeden önce cesedini taşıyor (AP)
İsrail hava saldırısında öldürülen Filistinli kız çocuğu Mesa Abdul'un (4 yaşında) yakınları, cenazeyi Deyr el-Belah'ta defnetmeden önce cesedini taşıyor (AP)
TT

Yüzlerce kurbanın kimliklerinin doğrulanmasıyla Gazze'deki savaşta ölenlerin sayısı 52 bin 243'e yükseldi

İsrail hava saldırısında öldürülen Filistinli kız çocuğu Mesa Abdul'un (4 yaşında) yakınları, cenazeyi Deyr el-Belah'ta defnetmeden önce cesedini taşıyor (AP)
İsrail hava saldırısında öldürülen Filistinli kız çocuğu Mesa Abdul'un (4 yaşında) yakınları, cenazeyi Deyr el-Belah'ta defnetmeden önce cesedini taşıyor (AP)

Gazze Sağlık Bakanlığı, dün yaptığı açıklamada, daha önce kayıp olarak listelenen yüzlerce kişinin ölümleri kimliklerinin doğrulanmasının ardından, savaşta ölenlerin sayısının 52 bin 243'e yükseldiğini duyurdu.

Hamas'a bağlı bakanlıktan yapılan açıklamada, "Sağlık Bakanlığı'nın kayıp şahıslar dosyasını takip etmekle görevli yargı komitesi tarafından tüm verilerin tamamlanmasının ardından, bugün toplam şehit sayısına 697 şehit daha eklendi" denildi.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre El-Aksa Şehitleri Hastanesi sözcüsü Dr. Halil El-Dakran enkaz altında kaybolanlarla ilgili olarak: “Aileleri tarafından kayıp oldukları bildirildi, ancak cesetleri ya enkaz altından ya da İsrail ordusunun varlığı nedeniyle sağlık ekiplerinin ulaşamadığı bölgelerden çıkarıldı” dedi.

Hükümet Enformasyon Ofisi Genel Müdürü İsmail el- Thawabta ise bu rakamın neden periyodik olarak açıklanmadığı sorusuna cevaben şunları söyledi: “Yargı komitesi raporunu günlük değil, dönemsel yayınlıyor... Kendi çalışma protokolü vardır ve raporunu sunduğunda onaylanır.” İsrail, Gazze'deki Sağlık Bakanlığı istatistiklerinin güvenilirliğini defalarca sorguladı, ancak BM bu verilerin güvenilir olduğunu belirtiyor.

AFP savaş verilerini bağımsız olarak doğrulayamadı. Filistin Sivil Savunması dün yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda 50 Filistinlinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Gazze sivil savunma yetkilisi Muhammed el-Muğayyer, “İsrail'in şafak vaktinden bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği aralıksız hava saldırıları sonucunda 50 şehit kaydedildi” dedi.

Sivil Savunmaya göre, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Gazze Şehri'nin doğusunda “bir grup sivile” yönelik bir saldırıda 9 kişi öldü.

Han Younis'teki (güney) Nasır Hastanesi bir evi hedef alan bombardımanda ölen 7 kişinin cesedini teslim alırken, el-Avda Hastanesi de el-Bureyc kampı (orta Gazze) yakınlarındaki bir kafeyi hedef alan bombardımanda 4 ölü ve 12 yaralı teslim aldığını bildirdi.

Savaş, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e düzenlediği ve resmi verilere göre İsrail tarafında çoğu sivil bin 218 kişinin ölümüne neden olan eşi benzeri görülmemiş bir saldırıyla tetiklendi.

Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan verilere göre, İsrail saldırılarının yeniden başlamasından bu yana en az 2 bin 151 Filistinli öldürüldü.



Irak'ta düzenlenen hava saldırılarında 10 Haşdi Şabi üyesi öldürüldü

Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
TT

Irak'ta düzenlenen hava saldırılarında 10 Haşdi Şabi üyesi öldürüldü

Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)

Güvenlik ve sağlık kaynakları, bugün Irak'ın batısındaki Anbar vilayetinde “Haşdi Şabi” güçlerinin karargahını hedef alan hava saldırıları sonucu, 30 kişinin de yaralandığını bildirdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığı habere göre « Haşdi Şabi güçleri, yaptıkları açıklamada, Anbar Operasyonları Komutanı Saad Baici ile bazı yardımcılarını öldürüldüğünü doğruladı ve saldırıyı gerçekleştirmekle ABD’yi suçlayarak, «vatan görevlerini yerine getirirken komuta merkezinin» bir ABD hava saldırısı hedef alındığını belirtti.

Açıklamada, bu saldırıların “Irak'ın egemenliğinin açık bir ihlali ve Iraklıların kanına ciddi bir saygısızlık” olduğu belirtildi ve “uluslararası hukuka ve insani normlara hiç önem vermeyen saldırgan yaklaşımın doğasını bir kez daha ortaya koyduğu” ifade edildi.

Kaynaklar, “siyasi güçlerin, ABD’nin tekrarlanan bu ihlallerine karşı durma ve ülkenin egemenliğini koruyacak ve bu ciddi ihlallere son verecek açık ve kararlı tutumlar sergileme konusunda tam sorumluluk taşıdıklarını” belirtti.

Kaynaklar, saldırıların bir dizi üst düzey komutanın katıldığı güvenlik toplantısı sırasında “Haşdi Şabi” karargahını hedef aldığını ifade etti.

«Haşdi Şabi» güçleri, çoğu Şii olan yarı askeri grupları bünyesinde barındırmaktadır ve bu gruplar resmi olarak Irak güvenlik güçlerine dahil edilmiştir; bu gruplar arasında İran'a bağlı birçok örgüt de bulunmaktadır.

Şubat ayında ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın ardından Tahran destekli silahlı gruplar Irak'taki ABD üslerine saldırılar düzenliyor ve bu durum bölgede daha geniş çaplı bir tırmanma korkusunu artırıyor.


Berri: Bize karşı yürütülen savaşı durduracak bir anlaşmaya varılmasını umuyoruz

İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
TT

Berri: Bize karşı yürütülen savaşı durduracak bir anlaşmaya varılmasını umuyoruz

İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)

Şarku’l Avsat’a bilgi veren, konuyu yakından takip eden Lübnanlı kaynaklar, İran'ın Beyrut'taki bazı liderlere, ABD ve İsrail ile süren savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmada Lübnan'ın da yer alacağına dair “açık bir taahhüt” verdiğini belirtti. Kaynaklar, Lübnanlı yetkililerin “diplomatik olmayan” kanallar aracılığıyla, Tahran'ın Lübnan'daki bazı müttefiklerine, savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmanın “kesinlikle Lübnan'ı da kapsayacağını” bildirdiğini söyledi.

Lübnan, İran ile savaşın sona ermesinin ardından İsrail’in askeri gücünü ülkeye kaydırmasından endişe duyuyor; zira İsrail ordusunun gerçekleştirdiği saha tatbikatları, Lübnan topraklarında daha geniş çaplı operasyonlar ve olası bir kara işgali için bir başlangıç noktası olabilecek “köprü başları” kurduğunu düşündürüyor.

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsat ile yaptığı görüşmede, sızan bu bilgilerin doğru olmasını umduğunu belirterek, “İsrail'in Lübnan'a karşı savaşının sona ermesini içeren kapsamlı bir anlaşma” istediğini ifade etti.


İsrail, Litani köprülerinin yıkılması emrini verdi

İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
TT

İsrail, Litani köprülerinin yıkılması emrini verdi

İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)

İsrail ordusu dün, Lübnan'ın güneyindeki sahil yolunda bulunan Kastmiye Köprüsü'nü hedef aldı. Bu saldırı, Litani Nehri üzerindeki köprülerin yıkılacağına dair yapılan açıkntehditlerin ardından gerçekleşti ve sınır şeridindeki köyleri Sur şehrine bağlayan en hayati arterlerden birini doğrudan etkiledi.

İsrail ordusu sözcüsü Avichaiy Adraee, "takviye birliklerinin ve savaş teçhizatının transferini engellemek için kıyı otoyolu köprüsü olan Kasımiye Köprüsü'ne saldırı düzenleneceğini" duyurdu ve bölge sakinlerini Zahrani Nehri'nin kuzeyine taşınmaya çağırdı. Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise bunu "bir tampon bölge oluşturma ve işgalin gerçekliğini pekiştirme yönündeki şüpheli planlar çerçevesinde gerçekleşen tehlikeli bir tırmanış" olarak nitelendirdi.

Bu arada, Lübnan-Amerikan ateşkes görüşmeleri "uzun süreli askıya" alındı.

Bu bağlamda, emekli Tuğgeneral Halil el-Hilu, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, Güney Lübnan'daki köprüleri hedef almanın "kesin bir askeri hedef sağlamadığını" söyledi. "Hizbullah, mühimmatı karayolları veya köprüler üzerinden taşımaya güvenmez, bunun yerine İsrail'in hava üstünlüğü altında açık hareket etmenin tehlikesini bilerek, konuşlandığı bölgelerdeki yeraltı depolarında depolar" diye açıkladı. "Köprülerin yıkılmasının askeri ikmal hatlarını kestiği iddiası yanlıştır, çünkü parti kolayca bozulabilecek geleneksel bir ikmal hattı modeline göre hareket etmez" diye vurguladı.