Ürdün'de kKaos planı davasında dört sanığa 20 yıl hapis cezası

 Ürdün güvenlik güçleri, 21 Haziran 2021'de Ürdün'ün başkenti Amman'daki askeri mahkemenin dışında nöbette (Reuters)
Ürdün güvenlik güçleri, 21 Haziran 2021'de Ürdün'ün başkenti Amman'daki askeri mahkemenin dışında nöbette (Reuters)
TT

Ürdün'de kKaos planı davasında dört sanığa 20 yıl hapis cezası

 Ürdün güvenlik güçleri, 21 Haziran 2021'de Ürdün'ün başkenti Amman'daki askeri mahkemenin dışında nöbette (Reuters)
Ürdün güvenlik güçleri, 21 Haziran 2021'de Ürdün'ün başkenti Amman'daki askeri mahkemenin dışında nöbette (Reuters)

Devlet Güvenlik Mahkemesi, dün gerçekleşene açık duruşmada, “kaos planı” olarak bilinen davada 16 sanıktan 4'üne 20 yıl hapis cezası verdi.

Ürdünlü yetkililer, birkaç gün önce, başkent ve Zerka illerinde “füze üretimi, eleman yetiştirme, insansız hava aracı eğitimi ve üretimi” için organize olan ve planlar yapan bir hücrenin varlığını ortaya çıkarmıştı.

Mahkeme, sanıkları yasadışı amaçlarla patlayıcı madde, silah ve mühimmat bulundurmak ve terörle mücadele kanununa aykırı olarak kamu düzenini bozacak, toplumun güvenliğini tehlikeye atacak eylemlerde bulunmak suçlarından mahkûm etti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre birkaç “kaos hücresi” üyesinin Ürdün'deki “Müslüman Kardeşler” örgütü ile bağlantılarını itiraf etmesinin ardından hükümet birkaç gün önce, yıllardır faaliyetlerini kontrol altında tuttuğu ve 2020 yılında yasadışı ilan ettiği bu örgütü ülkede tekrar yasadışı ilan etti ve yasakladı.

Temyiz Mahkemesi yolunun açık olduğu yargı kararına geri dönersek, mahkeme, bu davalarda sabit olan gerçeklerin, suçluların, Ürdün Krallığı topraklarına nakledildikten ve ortaya çıkmamaları için birden fazla yerde saklandıktan sonra, kamu düzenini bozacak ve Ürdün toplumunun güvenliğini tehlikeye atacak yasadışı eylemlerde kullanmak amacıyla patlayıcı maddeleri bulundurdukları sonucuna varmıştır.

Mahkeme, ilgili güvenlik birimlerinin yaptığı işlemler ve suçlular hakkında elde edilen bilgiler neticesinde, sanıkların yakalandığını ve patlayıcı maddelerle birlikte bir dizi silah ve mühimmatın ele geçirildiğini belirtti.

Mahkeme, ele geçirilen patlayıcı maddelerin son derece güçlü olduğunu ve askeri patlayıcılar arasında yer aldığını, yıkıcı özelliklere sahip ve kullanıma uygun olduğunu, can kaybına yol açabileceği, kamu malına ve güvenliğine zarar verebileceğini tespit etti.

Mahkeme, suçluların işlediği eylemlerin, güvenliği ve asayişi bozma, toplumun emniyet ve güvenliğini tehlikeye atma, toplumun güvenlik ve istikrarını tehdit etme, kamu düzenini bozma ve vatandaşların hayatlarını tehlikeye atma ihtimalinin ciddiyetini göz önünde bulundurarak, bu davalardan elde edilen gerçekler ve işlenen günahkar eylemlerin ciddiyetinin derecesi temelinde, genel caydırıcılık ve özel caydırıcılık ilkesini gerçekleştirmek ve Ürdün toplumunun emniyet ve güvenliğini korumak amacıyla, kendileri ve başkalarının bu tür iğrenç eylemleri işlemeye teşvik edilmemesi için verilen cezanın artırılması ve en üst seviyeye çıkarılması gerektiği sonucuna varmıştır.

Bu davanın, hükümetin yakın zamanda duyurduğu ve 2021 yılında başlayan bir planın parçası olduğunu belirtmekte fayda var. Güvenlik güçleri, 2023 yılının ortalarında dört sanığı gözaltına aldı ve davayı Cumhuriyet Savcılığı'na, Cumhuriyet Savcılığı da davayı Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne gönderdi. Davanın yargılama süreci aylar önce başlamış olup, yakın zamanda duyurulan diğer davaların ise halen yargısal süreci devam etmektedir.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.