Netanyahu'nun ofisi: Amerika, Hamas'ın Edan Alexander’ı "karşılıksız" serbest bırakma niyetini bize bildirdi
İsrail asıllı Amerikalı rehine Edan Alexander, El Kassam Tugayları tarafından yayınlanan videodan (AFP)
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun ofisi, Amerika'nın İsrail'e Hamas'ın ABD'ye iyi niyet göstergesi olarak “herhangi bir karşılık veya koşul olmadan” Edan Alexander'ı serbest bırakma niyetini ilettiğini açıkladı.
Netanyahu'nun ofisi, Amerika'nın dün İsrail'e bu adımın daha fazla rehinenin serbest bırakılması için müzakerelere yol açmasının beklendiğini bildirdiğini belirtti.
Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre Netanyahu'nun ofisi, İsrail'in politikasının savaş devam ederken müzakereleri sürdürmek ve savaşın tüm hedeflerine ulaşmak için kararlılığını korumak olduğunu vurguladı.
Hamas hareketi dün akşam, ateşkesin sağlanması, sınır kapılarının açılması ve yardımların ulaştırılması için atılan adımlar kapsamında, Amerikan vatandaşı İsrail askeri Edan Alexander'ı serbest bırakacağını duyurdu.
Hamas, yaptığı açıklamada, son günlerde ABD yönetimi ile temasların sürdüğünü ve hareketin ABD yönetimi ile temaslarında “olumlu bir tavır” sergilediğini ifade etti.
Hamas, savaşın sona erdirilmesi ve tutukluların değişimi için nihai bir anlaşmaya varılması amacıyla yoğun müzakerelere derhal başlamaya ve ciddi çabalarda bulunmaya hazır olduğunu belirtti. Açıklamada, "Gazze Şeridi'nin, önümüzdeki yıllarda huzur ve istikrarın sağlanması, yeniden inşa sürecine ve ablukanın kaldırılmasına katkıda bulunacak 'bağımsız, profesyonel' bir kurum tarafından yönetilmesi konusunda mutabakatı teyit ediyoruz" denildi.
İsrail'in Batı Şeria'daki seçim kampanyasıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5311170-i%CC%87srailin-bat%C4%B1-%C5%9Feriadaki-se%C3%A7im-kampanyas%C4%B1
İsrail güçleri, dün Ramallah’ın güneyinde bulunan “UNRWA” merkezine düzenledikleri baskında bir Filistinliyi gözaltına aldı (AFP)
İsrailli yetkililer ve milletvekilleri, ekim ayında yapılması planlanan seçimlere yaklaşık iki ay kala aşırı sağ seçmenin desteğini kazanmak amacıyla dün Batı Şeria’da seçim odaklı gövde gösterilerine girişti.
Hükümetin kamuoyundaki desteğinin gerilemesi ve rekabetin kızışması üzerine aşırı sağcı Bakan Itamar Ben-Gvir, dün İsrail güçlerinin başında ve basın mensuplarının eşliğinde Kudüs’ün kuzeyindeki Kalendiya bölgesinde bulunan Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) merkezine girdi. Aynı saatlerde Knesset üyesi Tzvi Sukkot da Nablus yakınlarındaki Madma köyüne giderek kameraların önünde Filistinli savaşçıların anısına dikilen bir anıtı kendi elleriyle yıktı.
Şarku’l Avsat’ın İsrail gazetesi Maariv’den aktardığına göre üst düzey ordu yetkilileri gazeteye, “Ben-Gvir ve Sukkot seçimlerden önce ortamı kızıştırmak ve üçüncü bir intifada başlatmak istiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Başbakan Binyamin Netanyahu, Ben-Gvir’e destek vererek bakanın talimatları doğrultusunda hareket ettiğini söyledi.
UNRWA ise “izinsiz ve endişe verici müdahaleyi” kınadı. Filistin Devlet Başkanlığı da Birleşmiş Milletler kurumlarına yönelik saldırıların durdurulması için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin toplantıya çağrılmasını istedi.
Lübnan, “Roma 3” için Washington’un kararını bekliyorhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5311168-l%C3%BCbnan-%E2%80%9Croma-3%E2%80%9D-i%C3%A7in-washington%E2%80%99un-karar%C4%B1n%C4%B1-bekliyor
Lübnan ordusuna ait askerî araçlar, Doğu Zevter (Zavter eş-Şarkiyye) beldesindeki İsrail ordusunun mevzileri ile Güney Lübnan’ın ilk pilot bölgelerinden olan Batı Zevter’e (Zavter el-Garbiyye) dönen siviller arasında konuşlandı. (Şarku’l Avsat)
Lübnan, “Roma 3” için Washington’un kararını bekliyor
Lübnan ordusuna ait askerî araçlar, Doğu Zevter (Zavter eş-Şarkiyye) beldesindeki İsrail ordusunun mevzileri ile Güney Lübnan’ın ilk pilot bölgelerinden olan Batı Zevter’e (Zavter el-Garbiyye) dönen siviller arasında konuşlandı. (Şarku’l Avsat)
Lübnan ile İsrail arasındaki müzakerelerin sekizinci turu, Washington’un kararını bekliyor. ABD yönetimi, toplantının tarihini belirlemekte acele etmeyerek, Roma’da üçüncü kez yapılması planlanan görüşmenin somut ilerleme sağlaması ve mevcut durgunluğun aşılmasına zemin hazırlaması için gerekli ortamın oluşmasını bekliyor. Böylece “çerçeve anlaşması”nın uygulanmasının kolaylaştırılması hedefleniyor.
Müzakerelerle ilgili siyasi bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ABD’nin İsrail ile istişarelerini yoğunlaştırdığını ve müzakerelerin sürdürülmesinde ısrarcı olduğunu söyledi. Kaynağa göre Washington, sekizinci turun tarihini belirlemeyi, mevcut engelleri ortadan kaldıracak bir ilerleme sağlanması şartına bağlıyor. Kaynak, müzakerelerde ilerleme sağlanmasının önündeki tek engelin İsrail’in taleplere karşılık vermemesi olduğunu ifade etti.
Öte yandan İsrail ordusu, güney Lübnan’da kuşatma altındaki üç Hristiyan beldesinin sakinlerinin hareketlerine kısıtlama getirdi. Ordu, bölge sakinlerinin Lübnan’ın iç kesimleriyle ulaşımını yalnızca Nakura üzerinden ve her gün düzenlenen konvoylarla gerçekleştirilecek şekilde sınırlandırdı.
Suriye'nin yeni eğitim politikasında Kürtçe için tarihi adımhttps://turkish.aawsat.com/ya%C5%9Fam/e%C4%9Fitim/5311115-suriyenin-yeni-e%C4%9Fitim-politikas%C4%B1nda-k%C3%BCrt%C3%A7e-i%C3%A7in-tarihi-ad%C4%B1m
Suriye'nin yeni eğitim politikasında Kürtçe için tarihi adım
Suriye'de Kürtçe eğitimi (SANA)
Kürtçe, Suriye'de 2026-2027 eğitim-öğretim yılından itibaren okullarda ilk kez resmi bir ders olarak okutulacak. Eğitim ve Öğretim Bakanlığı'nın uygulama talimatları doğrultusunda Kürtçe, haftada iki ders saati olmak üzere seçmeli ders kapsamında müfredata dahil edilecek. Şarku’l Avsat’ın Suriye resmi haber ajansı SANA’dan aktardığı habere göre uygulama, Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın 2026 tarihli 13 sayılı kararnamesi ile Eğitim ve Öğretim Bakanlığı tarafından yayımlanan uygulama talimatları doğrultusunda hayata geçirilecek.
Adımın, kültürel ve dilsel hakların korunmasının yanı sıra Suriye'nin ortak ulusal kimliği çerçevesinde çeşitliliğin güçlendirilmesini amaçladığı belirtildi.
Kürtçenin okutulması, Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın 16 Ocak 2026'da yayımladığı 13 sayılı kararnameye dayanıyor. Kararnamenin birinci maddesinde, Suriyeli Kürtlerin Suriye halkının asli ve temel bir parçası olduğu, kültürel ve dilsel kimliklerinin ise çoğulcu ve birleştirici Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçasını oluşturduğu ifade edildi.
Kararnamenin üçüncü maddesinde ise Kürtçenin ulusal dil olarak kabul edilmesi ve Kürtlerin nüfusun kayda değer bir bölümünü oluşturduğu bölgelerde devlet okulları ile özel okullarda okutulmasına izin verilmesi öngörüldü. Kürtçe, seçmeli ders kapsamında ya da eğitsel-kültürel etkinlik olarak öğretilebilecek.
Yarım asrı aşan ayrımcılık politikaları
Suriye'deki Kürtler, yarım yüzyılı aşkın süre boyunca ayrımcılık ve dışlama politikalarına maruz kaldı. Bu politikalar, özellikle 1962 yılında Haseke vilayetinde gerçekleştirilen nüfus sayımının ardından belirginleşti. Sayımın sonucunda binlerce kişi Suriye vatandaşlığından mahrum bırakılırken, Kürtlerin medeni ve siyasi haklarını kullanmalarına yönelik kısıtlamalar getirildi.
Bu politikalar, feshedilen Baas Partisi'nin 1963'te iktidarı ele geçirmesinin ardından daha da ağırlaştı. Özellikle Hafız Esad'ın 1970'te gerçekleştirdiği darbenin ardından hukuki, kültürel ve dilsel dışlama onlarca yıl boyunca kalıcı hale geldi.
Şam Üniversitesi Yüksek Diller Enstitüsü'nde Kürtçe dil kursları düzenleniyor (SANA)
Geçen 26 Ocak'ta Eğitim ve Öğretim Bakanlığı, 13 sayılı kararnamenin uygulanmasına ilişkin talimatları yayımladı. Eğitim planında Kürtçenin, tüm sınıf seviyelerinde haftada iki ders saati olmak üzere öğrencilere seçmeli ders olarak okutulması kararlaştırıldı.
Dersin notu genel başarı puanına dahil edilecek ancak öğrencinin dersten aldığı sonuç, sınıf geçme veya kalma durumunu etkilemeyecek. Böylece öğrencilerin Kürtçeyi öğrenmesine olanak sağlanırken dersin ilave bir akademik baskı unsuruna dönüşmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Müfredatın hazırlanması için altı ay süre
Talimatlar kapsamında Ulusal Eğitim Müfredatlarını Geliştirme Merkezi, tüm eğitim kademeleri için Kürtçe ders müfredatını en fazla altı ay içinde hazırlamakla görevlendirildi. Müfredatların hazırlanması, onaylanması ve basımının 2026-2027 eğitim-öğretim yılı başlamadan önce tamamlanması öngörüldü.
Eğitim ve eğitim denetimi müdürlükleri de gerekli öğretmen kadrolarını kurum içinden veya dışından temin etmekle görevlendirildi. Başvuranlar, Kürtçeye hâkimiyetlerini ölçmek amacıyla yazılı ve sözlü sınavlara tabi tutulacak. Ayrıca Kürtçe derslerini verecek öğretmenler için eğitim ve mesleki yeterlilik programları düzenlenecek.
Ulusal Eğitim Müfredatlarını Geliştirme Merkezi, 29 Ocak'ta farklı eğitim kademelerine yönelik Kürtçe müfredatların hazırlanması ve yazılması çalışmalarına başladı. Bunun için farklı vilayetlerden dil ve eğitim uzmanlarının yer aldığı özel bir komite oluşturuldu.
Merkez, 5 Mart'ta kurum içinden ve dışından Kürtçe müfredatların hazırlanmasına katkıda bulunmak isteyen çalışanların başvurularını kabul etmeye başladı. Başvuru koşulları arasında üniversite diploması, pedagojik formasyon, Kürtçeyi okuma, yazma ve dilbilgisi kurallarına hâkimiyetin yanı sıra eğitim müfredatı hazırlama konusunda deneyim bulunması yer aldı.
Haseke'de bir okulda Kürtçe dersi sırasında derse katılan öğrenciler (Arşiv - Şarku’l Avsat)
Eğitim ve Öğretim Bakanlığı da 17 Ağustos'ta İdari Kalkınma Müdürlüğü aracılığıyla, ihtiyaç doğrultusunda kurum içinden veya dışından gerekli şart ve niteliklere sahip Kürtçe öğretmenlerini görevlendirmek istediğini duyurdu.
Eğitim ve Öğretim Bakanı Muhammed Abdurrahman Türko, 13 sayılı kararnamenin Suriye'deki Kürt meselesine ilişkin tarihsel yaklaşımda niteliksel bir dönüşüm anlamına geldiğini belirtti. Türko, kararnamenin yeni Suriye'nin inşasında hak ve sorumluluklara dayalı vatandaşlık ilkesini pekiştirdiğini söyledi.
Türko, bakanlığın kararnamenin uygulanmasına müfredatların hazırlanması ve öğretmen kadrolarının temin edilmesiyle başladığını belirterek, sürecin Doğu Suriye de dahil olmak üzere ülkenin farklı bölgelerini kapsayacağını ifade etti. Bakanlığın okulun ayrımcılık ve dışlamanın değil, ulusal aidiyetin alanı olması için çalıştığını vurguladı.
Ana dili öğrenmek bir haktır
Kürt meselesi araştırmacısı Muhammed Süleyman ise SANA'ya yaptığı açıklamada, toplumun herhangi bir bileşeninin ana dilini öğrenmesinin, o topluluğun çocuklarına dili okuma, yazma ve dilbilgisi kurallarıyla öğrenme, ayrıca edebiyatını tanıma ve bu dilde üretme imkânı sağlayan bir hak olduğunu söyledi.
Süleyman, dilin atasözleri, hikâyeler, şiirler, gelenek ve görenekleriyle birlikte kültürü ve hafızayı taşıdığını belirtti. Kürtçenin, eski rejimin izlediği dışlayıcı politikalar nedeniyle tehdit altında kaldığına işaret etti.
Kürtçenin resmi olarak okutulmasının dile, yok olmasını önleyecek hukuki bir statü kazandıracağını belirten Süleyman, bunun aynı zamanda Kürtçenin gelişmesi ve ilerlemesi için alan açacağını, bu dilde yazma ve edebi üretimi güçlendireceğini ifade etti.
Müfredat ve öğretmen kadrosu uygulamanın önündeki başlıca zorluklar
Kürtçenin okullarda okutulmasının karşı karşıya olduğu zorluklara ilişkin değerlendirmesinde Süleyman, öncelikli sorunun ortak ve standart bir müfredat hazırlanması olduğunu söyledi. Bunun yanı sıra uzman öğretmen kadrosunun sınırlı olmasının da önemli bir sorun oluşturduğunu belirtti.
Süleyman, başlangıçta ilkokul kademesine yönelik müfredatların kademeli biçimde uygulanmasını ve daha sonra geliştirilmesini önerdi. Bununla birlikte Kürtçe eğitim verebilecek nitelikli öğretmen kadrolarının yetiştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kürtçenin okutulmasının kültürel ve dilsel kimliği ve ulusal aidiyeti güçlendireceğini belirten Süleyman, okul içinde dil ve kültür için alan oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Süleyman ayrıca erken yaşta ek bir dil öğrenmenin dil edinimini desteklediğini, dilsel ve kültürel çeşitliliğin de Suriye'nin ortak ulusal kimliğini güçlendiren bir unsur haline gelebileceğini ifade etti.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة