Gazze'deki Sağlık Bakanlığı: Her 40 dakikada bir çocuk ve her 60 dakikada bir kadın öldürülüyor

Gazze’de savaşın başlamasından 600 gün sonra sarsıcı rakamlar ve gerçekler

Dün Gazze'de yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler (Reuters)
Dün Gazze'de yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler (Reuters)
TT

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı: Her 40 dakikada bir çocuk ve her 60 dakikada bir kadın öldürülüyor

Dün Gazze'de yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler (Reuters)
Dün Gazze'de yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler (Reuters)

İsrail'in Gazze Şeridi'ne savaş açmasının üzerinden 600 gün geçerken Gazzeliler, son on yılların en ağır acılarını yaşamaya devam ediyor. Her gün kaybın, ölümün, yıkımın, açlığın ve çocukların yetersiz beslenme nedeniyle ölmelerinin acısını tadıyorlar.

Gazze Şeridi’nde yaşam 7 Ekim 2023 tarihinden önce de boğucu ekonomik koşullar sebebiyle zorluydu. Nüfusun yüzde 80'inden fazlası insani yardımlara muhtaçtı. Yemek, içmek, çalışmak gibi temel gereksinimler o dönemde bugünkünden çok daha kolay ve ulaşılabilirdi. Elektrik krizleri ve yüksek işsizlik oranları vardı, ancak şu anki durum kadar kötü değildi.

İsrail’in Gazze Şeridi’nde yürüttüğü mevcut savaş başladığında İsrail ordusu, Gazzelileri evlerini terk etmeye zorladı. Havadan ve denizden bombardımanlarla yetinmeyen İsrail güçleri, Gazze'yi Taş Devri'ne geri döndürmeyi amaçlayan bir hamle ile su ve elektrik kaynakları, evler, binalar ve diğer tüm altyapısını kasıtlı olarak yerle bir etti.

Gazze’nin mahalleleri

Gazze Şeridi'nin birçok bölgesinde üst sınıf olarak adlandırılan insanların yaşadığı lüks mahalleler vardı. Ayrıca yıllar içinde inşa edilen, orta ve üst sınıfların yaşadığı çok sayıda konutun olduğu binalar da bulunuyordu. Ancak er-Rimal, Tel el-Heva, en-Nasır, el-Kerame, el-Muhaberat, el-Maştal ve el-Avde mahalleleri başta olmak üzere tüm bu bölgeler moloz yığınlarına dönüştü.

Savaştan önce bu mahalleler restoranlar, kafeler, parklar ve dünyanın en lüks markalarını satan mağazalarla dolup taşıyordu, ancak şimdi yerlerinden edilmiş insanların barındığı çadırlardan başka bir şey yok. Bu çadırların arasında basit içeceklerin satıldığı derme çatma kafeler açıldı, ancak temel ihtiyaçlara ulaşılamaması nedeniyle bu kafeler düzenli olarak hizmet veremiyor ve kısa süreliğine çalışabiliyor.

Yıllar ve on yıllar boyunca Gazze Şeridi'nin sembolü olan Şucaiyye ve Zeytun gibi mahalleler, Cibaliye ve el-Vasat gibi mülteci kampları, Beyt Hanun, Beyt Lahiye, Han Yunus şehirleri ve doğu beldelerinin yanı sıra bazıları tarafından serbest ticaretin başkenti olarak adlandırılan Refah gibi büyük şehirler vardı. Buralarda bulunan binalar ve evler bazen hava saldırılarıyla bazen de tonlarca patlayıcıyla havaya uçurularak kasıtlı olarak yıkıldıktan sonra hepsi harabeye döndü.

Henüz netleştirilememiş olan resmi rakamlar, kitlesel imha oranının yüzde 88'e ulaştığını gösteriyor.

Yıkım, savaşın bazı dönemlerinde gelişigüzel olsa da çoğu dönemde, özellikle de 2023 yılının kasın ayında sadece yedi gün süren ilk ateşkes anlaşmasından sonra, 19 Ocak 2025'te yürürlüğe giren geçici ateşkesten önceki son üç ay boyunca iki katına çıkan ve yoğunlaşan kitlesel yıkım yoluyla daha sistematik hale geldi.

sdf
Gazze'nin kuzeyindeki yıkımın sınırın İsrail tarafından çekilmiş fotoğrafı, 17 Mayıs 2025 (Reuters)

Gazze Şeridi'ndeki mahalleler, mülteci kampları ve beldelerde moloz yığınları ve yıkım hâkim. Her on evden sadece ikisi küçük onarımlardan sonra oturulabilir halde, ancak geriye kalanı ya ağır hasar görmüş ya da tamamen yıkılmış durumda.

Geçtiğimiz ocak ayındaki ateşkes sırasında İsrail ordusunun geri çekilmesiyle Gazzeliler mahallelerine dönerek, enkazların üzerine ve meydanlara çadırlar kurdu. Fakat ateşkes yaklaşık iki ay sonra kısa sürede bozuldu ve yeniden başlayan bombardıman nedeniyle bir yerden başka bir yere göç etmek zorunda kaldılar.

Eskiden yazlıklar, tatil tesisleri, restoranlar, kafeler ve düğün salonlarıyla dolu olan Gazze sahilleri, özellikle orta ve güney bölgeleri zor koşullar altında çadırlarda yaşayan yüz binlerce yerinden edilmiş insanın barındığı yerlere dönüştürüldü. Gazze sahil şeridi geçtiğimiz birkaç hafta içinde kuzeydeki sakinlerin yerlerinden edilmesinin ardından binlerce çadırdan oluşan geniş bir alana dönüştü.

Sahil şeridi -özellikle Gazze Şeridi'nin kuzeyi ve Gazze şehri- zaman zaman İsrail ordusunun geçtiği ve giriş çıkış koridoru olarak kullandığı bir askeri operasyon alanı oldu.

Alt üst olan hayatlar

Savaş Gazzelilerin hayatını alt üst etti. Temiz su kaynaklarının ortadan kalkmasıyla Gazzeliler insani tüketime uygun olmayan suları içmek zorunda kaldı. Bu durum, özellikle Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah ve Han Yunus gibi yerinden edilenlerin sığındığı bölgelerde ciddi sağlık ve çevre krizlerine neden oldu.

Elektriğin tamamen kesilmesiyle birlikte, gücü yetenler güneş enerjisine bel bağlamış durumdalar. Bu da onlara bir ticaret kapısı açtı. Bu ne kalıcı ne de büyük ticaret ama geçimlerinin bir kısmını karşılıyor.

Bir zamanlar yatağa aç girenlere nadiren rastlanırken, şimdi genç yaşlı, kadın erkek, çocuk büyük çoğunluk yiyecek bir şey bulamıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) dün Gazze Şeridi'ni ‘dünyada açlık oranının en yüksek olduğu yer’ olarak tanımladı. OCHA, zamanın çok hızlı bir şekilde tükendiği ve ‘her saat açlık sebebiyle ölümlerin yaşandığı’ uyarısında bulundu.

fgthyju
Han Yunus'un Mevasi bölgesindeki aş evinden yemek almaya çalışan Filistinliler (Arşiv- AP)

Gazze’deki Hamas'a bağlı hükümetin Enformasyon Ofisi tarafından açıklanan verilere göre savaş sırasında tekrarlanan kuşatmalar yüzünden 60'tan fazla çocuk yetersiz beslenme sonucu hayatını kaybederken, 242 çocuk da gıda ve ilaç eksikliği nedeniyle öldü.

Kasırganın ortasında eğitim

Gazze Şeridi'nde eğitim de diğer pek çok alan gibi ortadan kayboldu. Öğrenciler okulsuz, enstitüsüz ve üniversitesiz kaldılar. Öğrenci iken evsizlere dönüştüler ya da kendileri ve aileleri için bir lokma yemek veya bir bardak su alabilmek umuduyla uzun kuyruklarda bekler oldular.

Bombardımanlardan geriye kalan az sayıdaki okul ve üniversite, sığınaklara dönüştürüldü. Diğer eğitim binaları İsrail güçleri tarafından kuşatıldı ve baskın düzenlenip içeridekiler tutuklanıp ya da sorgulanıp kaçmaya zorlandıktan sonra buldozerlerle yıkıldı.

fgthyuı
Gazze'deki bir UNRWA okulunda yerinden edilenlerin kurduğu çadırlar (Arşiv-Reuters)

İsrail'in Gazze'de okuma yazma bilmeyen yeni bir nesil yaratmaya çalıştığı savaşta, farklı kaynaklardan elde edilen aynı istatistiklere göre son savaşta yaklaşık 13 bin öğrenci hayatını kaybetti. Öğretmenler, bazı gençlik örgütleri ve uluslararası kuruluşlar yeni nesle okul müfredatını hatırlatmak için çadırlardan ve teneke kutularından sınıflar yaptı, ancak her seferinde bombalandılar. Bu da görevlerini yapmalarını daha da zorlaştırdı.

İstatistiklere göre İsrail ordusu şimdiye kadar 149 okul, üniversite ve eğitim kurumunu tamamen, 369'unu ise kısmen yıktı, 800 öğretmen ve eğitimciyi öldürdü.

Hedeflenen alan genişletildi

İsrail saldırıları sadece militanları ya da Hamas üyelerini değil, evlerinde ya da çadırlarında bulunan sivilleri de hedef aldı. Doktorlar, gazeteciler ve akademisyenlerin yanı sıra yüzlerce kişi doğrudan saldırılarda öldürüldü.

Aynı istatistiklere göre savaş sırasında bin 581 sağlık personeli, 220'den fazla gazeteci öldürüldü. Gazze'de üniversitelerde 150'den fazla önde gelen bilim adamı ve akademisyen öldürüldü.

dsfgtrhyju
Dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Filistinlilerin cenaze töreninde ağlayan insanlar (Reuters)

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı'na göre İsrail’in saldırı sonucunda 38 hastaneden 22'si hizmet dışı kalırken, temel ilaçların yüzde 47'si ve tıbbi sarf malzemelerinin yüzde 65'i tamamen tükendi. Şu anda 105 birinci basamak sağlık merkezinden sadece 30'u faaliyette ve diyaliz hastalarının yüzde 41'i savaş sırasında öldü.

Kurbanlar

Gazze Şeridi'nde neredeyse her evden en az bir kişi ya öldürüldü ya yaralandı veya esir düştü ya da kendisinden haber alınamıyor.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan son verilere göre İsrail’in 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 54 bin 84 Filistinli öldürüldü, 123 binden fazla kişi yaralandı, binlerce kişi halen kayıp. Sağlık Bakanlığı, İsrail’in Gazze'de 14 bin katliam gerçekleştirdiğini, 2 bin 483 ailenin nüfus kayıtlarından tamamen silinmesine neden olduğunu, 5 bin 620 aileden ise sadece bir kişinin hayatta kaldığını açıkladı.

Aynı verilere göre İsrail, her 40 dakikada bir çocuğu ve her 60 dakikada bir kadını öldürüyor. Bakanlık ayrıca savaşın başından bu yana 16 bin 854 çocuğun öldürüldüğünü ve bu rakamın, kurbanların yüzde 31.5'ini oluşturduğunu belirten rapor, bunların 931'inin bir yaşından küçük olduğunu kaydetti.

fghytju
Dün Gazze'de İsrail saldırısında annesi ölen bir ceninin cenazesinin taşıyan bir Filistinli (Reuters)

BM Uluslararası Çocuk Acil Durum Fonu (UNICEF), sadece iki ay içinde 950'den fazla çocuğun öldürüldüğünü bildirdi. UNICEF, daha önceki bir açıklamasında da savaşın başlamasından bu yana ölen veya yaralanan çocuk sayısının yaklaşık 50 bin olduğunu açıklamıştı.

Savaştan önce ve sonra Hamas

Hamas, savaştan önce Gazze Şeridi üzerindeki kontrolünü resmi, askeri ve siyasi olarak genişleten güçlü bir hareketti, ancak 7 Ekim 2023'teki ani saldırısından sonra durum değişti. Birçok dönemeçten, zayıflık, güçlülük ve güçsüzlük aşamalarından geçti.

Bu aşamalar, aylarca zayıf kalan ve en önde gelen liderlerine suikast düzenleyemeyen ya da onları öldüremeyen, onlara ulaşamayan İsrail'in Hamas liderlerini ve kadrolarını hedef alma yöntemleriyle bağlantılıydı.

İsrail, 18 Mart'ta savaşın yeniden başlamasının ardından bazı etkili suikastların ardından zayıfladığını söylediği Hamas’a yönelik en büyük ve en tehlikeli saldırıları başlatarak, en önde gelen isimlerini ortadan kaldırmayı başardı.

gjukı
Dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Gazze İnsani Yardım Vakfı'ndan aldıkları yardımları taşıyan Filistinliler (Reuters)

Hamas çeşitli hükümet, askeri ve örgütsel düzeylerdeki çalışanlarına ve yöneticilerine asgari düzeyde bile olsa maaş sağlayabiliyordu, ancak savaş yeniden başladığından beri artık bunu yapamıyor ve onlara küçük miktarlarda bile para sağlamakta son derece zorlanıyor.

Askeri düzeyde ve üyelerine gerekli imkanların sağlanması konusunda bile idari ve mali bir boşlukla karşı karşıya olan Hamas, eskisi kadar olmasa da zaman zaman İsrail güçlerine karşı operasyonlar düzenleyerek halen tam kadro bir arada olduğunu göstermeye çalışıyor.

Ne var ki Hamas, pazarlardaki fiyatları kontrol etmek, yardımları korumak, hırsızlara karşı önlem almak gibi Gazze'deki hükümetin sorumluluklarını yerine getirme kabiliyetini kaybetmiş durumda. Öyle ki, fiilen tamamen dağınık bir şekilde faaliyet gösteriyor.

Yine de bazı alanlarda halen bütünlük arz etse de eskisi kadar güçlü değil. Bu da muhaliflerinin Hamas’ı eleştirmesini, kamuoyu önünde ona karşıt tutumlar sergilemesini kolaylaştırıyor. Oysa daha önce böyle bir durum söz konusu dahi değildi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.